umayana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
umayana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2026 Pazar

Artemis - Umay Ana

 

Ertemi (Artemis) - Umay Ana

"Uzun bir süre önce dövüşken Amazonlar,

Artemis senin heykelini bir kayın ağacı altına,

Kraliçe Hippo'nun adaklar sunduğu yere,

diktiler ve silahlarını kuşanarak kalkan dansını yaptılar,

Sonra bir daire şeklinde genişleyerek,

tiz sesli flütün eşliğinde, gürültülü titreşimleriyle,

yeri göğü sarstıkları bir dansı yaptılar."

Kallimachus'un (MÖ.3.yy) Artemis ilahisi


* Artemis'in baş tanrıça olduğu Efes'te savaşçı rahibeler vardı.

* Artemis'in Adı Türkçe Ertem/Erdem'den geliyordu. Lukkia (Likya) yazıtlarında Ertemi olarak geçerken, baş tanrıça olarak Lidya'da Artimuu'ydu. Mitolojide de "bakire" olarak anılan tanrıça kadınların, doğumun ve çocukların tanrıçasıydı. Tıpkı Umay Ana'nın da kadınların, doğumun ve çocukların koruyucusu olduğu gibi. Üstelik her ikisi de bereketin sembolüydü.

* Türk mitolojisinde iki kayın ağacı Umay Ana ile beraber (gökten) inmişti.

* Umay adı Etrüskler'de Una Mae oldu ve Latinceye Maius (Mayus) olarak geçti. Bir ay adı olan Mayıs (May) da böylece adını Umay’dan aldı. Mayıs bereketli günlerin de habercisiydi.

* Saha (Yakut) Türklerinde Umay bir çocuğun üzerinde öterse çocuk bereketli olurdu. Başkurt Türklerinde ise göğün efendisi Samray kuşudur. Samray'ın iki kızı vardır; Koyaş Hanım'dan koruyucu Humay ile Ay Hanım'dan Ayhılu. Öyle ki Artemis/Ertemi de bir Ay tanrıçasıdır ve hem Umay hem de Ertemi'nin sembollerinden biri ana damgası iken diğeri de ok-yay idi. Hakasya'da yenidoğanların beşiğine beze sarılan küçük ok ve yay modelleri yerleştirilirdi. Umay Ana da kötü ruhları okuyla öldürürdü.

* Amazonlara İskit Türkçesinde Oiorpata denilirdi; Er Pataklayan.


SB. 






* 1071 diyenler yalanlar içinde yaşamaya devam etsin ;)

16 Eylül 2020 Çarşamba

Mother Umay

 


Mother Umay, owner of the Tree of Life

Protector of women, children, and Turkish communities around the world. It is the most important sacred being, symbol of birth and fertility in Turkish mythology.

There is a battle scene on a Umay stone stel and a leader gets her blessing. This scene is also to be seen on Pazyryk felt in Hermitage Museum.

Today, Umay is used as a female name.

She gave her name to the month; May.


SB

Umay Ana - Kayın Ağası - Artemis

Umay - Mayıs

Koban Kültürü Kafkas Değil Kimmer ve Saka Kültürüdür




Pazyryk Felt - Mother Umay and a Leader

The same symbol on Mamluk Turkish Banner, with a "Fleur de Lis"
14th c AD, Egypt



DG Savinov, Ancient burial mounds Uzuntala - Altai, (the question of allocating Kurai culture).// Archeology North Asia. Novosibirsk, 1982/link





MAIA is the daughter of ATLAS, which is a TİTAN and son of IAPETOS/IAPETUS (Yapet-os/us/Yafes, leader of the TURANIANS. Because all his children and grand children are listed as Turkish Tribes: Gomer [=Kamer/Kimmerians. Father of Ashkenaz = Kassites, Sacae, Khazar + Diphath (Dip Oghuz) + Togarmah (father of Ughurs, Khazars, Bulgars, Gokturks, Oghuz, Pechenegs, Sabirs, Avars)], Magog = Saka, Madai = Meds, Javan = Pelasg/İon, Tubal = Tabal, Meshech = Meşe/Mişer, Tiras = Tracians, Trojans)


18 Ekim 2018 Perşembe

Harpy - Kerübi - Hüma Kuşu; Hangisi?




Etrüsk - MÖ 530-510, Vulci
Altes Museum - Berlin

* Müze "Ruhları cehenneme götüren iblis ya da harpy" olarak açıklamış...
Buradaki figür ise Harpy gibi 2 değil Kerübi gibi 4 kanatlıdır, yüzü ise Medusa'ya benzer ve Etrüsklerde Medusa kanatlıdır.




* Kerübi (Cherubin-Cherubs) dört kanatlı (bazen de dört yüzlüdür), tanrının korumaları, kolluk gücüdür. Etrafta uçarak günahın, yozlaşmanın ve ahlaksızlığın ulaşmasını engellerler, taht melekleri olarak da anılır.


Kanatlı Medusa - Etrüsk, MÖ 575
Siraküza Arkeolojik Müzesi /Sicilya



* Bir "Gorgo" olan Medusa da kötü düşünceli olanları taşa çevirir. Libya Amazonları ecelerinden birinin adı da Medusa'dır. Perseus'un kafasını kestiği Medusa MÖ 7.yy'da bir Kentaur olarak tasvir edilmiştir. Kentaurlar da Kimmerlerin/İskitlerin mitolojideki betimlemeleridir. Ve Medusa bir tılsım gibi Romalı imparatorların göğüs zırhlarına işlenmiştir, yani sahibini korur...

Hellencede Gorgo'nun anlamı "korkunç, acımasız, dehşet saçan" dır. Ama Hellence'ye Türkçe'den girmiştir, çünkü Gorgo bugünkü Türkçe ile Korku kelimesinin kendisidir. (Qorgu / Gorku).


Oyun yazarı Eshilos (Aiskhylos, MÖ 5.yy) ne diyordu?

"Ejderha kanatlı Gorgolar
o insanları korkudan korkuya salan, 
görenlerin soluğunu kesen Gorgolar..."

Perseus Gorgon Medusa'nın başını keserken / MÖ 7.yy - Boeotia (Pelasg bölgesi)



Kyzikos Sikkesi - MÖ 550-450 / Erdek / Balıkesir
Harpy elinde bir tuna balığı tutuyor.
Dönem olarak bu bölgede Kimmerlerin varlığı da hatırlanmalıdır.


Bir "Siren" (?) küçük bir ruh taşıyor (çocuk?). Gövedesinden de anlaşıldığı gibi bir "kuş", başında da tacı ve 4 kolu var.
Kybernis Mezarı'ndan detay, MÖ 480 / Ksanthos (Xanthos)- Lukkia (Likya) 
"Harby Mezarı" da diyorlar, ama Prof.Fahri Işık'a göre yanlış adlandırılmıştır.



"Şirin" - Rusya - 19.yy'ın başları

Eski Rus folklorunda "Şirin", tatlı sesiyle gezginleri ölüm krallığına götüren geniş göğüslü, rengarenk bir kuş gibi betimlenen taçlı güzel bir kızdır. Ve genellikle de Grek-Roma'daki "Siren" ile karıştırırlar. Çünkü, Şirin bir "Siren"e benzemez, çirkin ve ürkütücü değildir. Halbuki Hüma Kuşu'na çok benzemektedir ve Türklerde onun farklı bir görevi vardır ve Umay Ana ile ilişkilidir. Buna Harpy de diyorlar, ama o da ölmüşlerin ruhunu ölüler diyarına taşır, yani öldürmez. Sanatta kimin kimden etkilendiğini ortaya çıkarabilmek için göçleri ve tarihi kronolojiyi de takip etmemiz gerek. Ruslar bu sanatı/geleneği Kıpçaklardan almışlardır, çünkü Ruslar'da en eski betimleme 10.yy'dan öncesine gitmez. 


Selçuklu 12.-13.yy


Kuş kılığında görünen "Ailenin ve Çocukların Koruyucusu" Umay Ana ya da Hüma Kuşu...



SB

10 Ağustos 2018 Cuma

Umay Ana - Kayın Ağacı - Artemis




Artemis (1) ilahisinde Kallimachus (2) şöyle yazar:

"Uzun bir süre önce dövüşken Amazonlar (3)
Artemis senin heykelini bir kayın ağacı altına,
Kraliçe Hippo'nun adaklar sunduğu yere
diktiler ve silahlarını kuşanarak kalkan dansını
yaptılar, sonra bir daire şeklinde genişleyerek
tiz sesli flütün eşliğinde, gürültülü titreşimleriyle
yeri göğü sarstıkları bir dansı yaptılar."


"Efes'te savaş donatımlı kadın rahipler vardı." (4)
(Halikarnas Balıkçısı - Altıncı Kıta Akdeniz)




“İlk başta Ülgen atamızdan türediğimiz zaman bu iki Kayın Ağacı Umay Ana ile beraber (gökten) inmiştir”. (5)
(Abdulkadir İnan - Eski Türk Dini Tarihi)


"Gobustan'daki Maral buyunuzlu ANA TANRIÇA. Ural və Altaylarda da rast gəlinir. 
Yuxarıda, sol tərəfdə HUMAY damğası diqqətə şayandır. "
Elşad Alili / Bakü








(1) Artemis Grekçe değildir, Likçe adı Ertemi.
(2) Callimachus (MÖ.3.yy - Kirene/Libya), şair ve İskenderiye Kütüphanesi'nin bilginlerinden.
(3) Amazonlar - Oerpatalar (Tr.)
(4) Kadın Savaşçılar , Kadın Şamanlar , Mulan



Amazonlar ile Büyük İskender arasında politik diyalog sonucu, Amazonlar Büyük İskender'e yılda 100 talent altın ve 
500 kadın savaşçı desteği ile 100 adet at teklif etmişlerdir.





12.-13.yy Selçuklu Dönemi Ayna (Közüngü) Arkalığı









SB




9 Mart 2017 Perşembe

UMAY - MAYIS




Umay Ana ; 
Ayna 13.yy- Selçuklu
Hatıra para üzerinde 6.yy kaya resmi- Kazakistan



"Kaşgarlı Mahmud'a göre Umay'ın kelime anlamı "song"dur. Song'u, kadın doğurduktan sonra karnından çıkan halka gibi, nesne, çocuğun ana karnındaki eşi, yani plasenta olarak tarif eder. D.M.Field, dünyanın yeniden doğmasını ve canlanmasını temsil eden Mayıs ayının adını Romalıların "May-Us" olarak Asya'nın tanrıçası "Umay"dan aldıklarını ifade eder."


Mehmet Ateş - Mitoloji ve Semboller
(syf 124 - dipnot, syf 69. Jürgen Hoffmann-Heyden Die Eurasische İkonographie in der Seldschukischen Kunst Anatoliens / Der Atem der Steppe Ornament und Symbol, DIE KARAWANE 22.Jahrgang 1981 - Heft 4) Almanca kitabında geçen bölüm: "Umai. Die "Mutter der Wiegen" ist die größte türkische Göttin.. Der Name Umai ="Gebärmutter" [ = etruskisch"Una"] oder Mai ist nicht zufällig mit unserem Monatsnamen identisch: Auch die Römer bezeichneten noch den gleichen Monat mit "Maj (us)", "nach einer uralten Göttin", wie D. M. Field in seiner Mythologie der Griechen und Römer feststellt."  



Yani kısaca, 
Etrüskçe /UNA - Türkçe/UMAY : Romalılara MAY-US olarak geçen ve bizim de MAYIS dediğimiz ay adı, ÖZ TÜRKÇE ;)



(Tıp) Dr.Ramazan Durmaz'dan ek bilgi: " Plecenta nın Türkçe adı da var. İnsanlar için duymadım ama koyunlarda olana eten deniyor. Yani yavruyu besleyen biyolojik organın songu (sonu)... Yani eski Türkçede song dur. Kaşgarlı herhalde bu günün Türkçesini kullanacak değildi."




Maral buyunuzlu ANA TANRIÇA. Ural və Altaylarda da rast gəlinir. 
Yuxarıda, sol tərəfdə HUMAY damğası diqqətə şayandır.
Gobustan Kaya Resimleri
Оленорогая богиня (Horned Goddess) - Old Turkish deity; mother "Umay/Humay" with Deer Horns. 
To be seen in Altai and Ural at most. On the left above, the symbol/mark (damğası/damga/tamga) of Mother Humay. 
Gobustan Open Air Museum
(info and photo Elşad Alili/Baku)


"Kobustanda isimsiz məzar daşı. Məncə tamqa Üç Ok boylarına aid. Ama hən də Humay damğası. 
Tarixi konusunda bir bilgi yox."
Elşad Alili







 UMAY ANA - KAYA RESMİNDE


 UMAY ANA - BALBAL OLARAK







The fifth month May (Mai), which represents the rebirth and revival of the world, was named after the Turkish goddess "Umay (Umai)", which the Romans called "May-Us".

MAIA is the daughter of ATLAS, which is a TİTAN and son of IAPETOS/IAPETUS (Yapet-os/us/Yafes, leader of the TURANIANS. Because all his children and grand children are listed as Turkish Tribes: Gomer [=Kamer/Kimmerians. Father of Ashkenaz = Kassites, Sacae, Khazar + Diphath (Dip Oghuz) + Togarmah (father of Ughurs, Khazars, Bulgars, Gokturks, Oghuz, Pechenegs, Sabirs, Avars)], Magog = Saka, Madai = Meds, Javan = Pelasg/İon, Tubal = Tabal, Meshech = Meşe/Mişer, Tiras = Tracians, Trojans)



27 Haziran 2015 Cumartesi

Hakasya Bronz Plakalar - Umay Ana




"Sibirya'nın Türkçe konuşan halkları arasında küçük ok ve yay, Umay - dişi ruh - çocukların koruyucusu- kültü ile ilişkilidir. Özellikle yaygın olan fikir, çocukların yakınına gelen kötü ruh Umay'ın okuyla öldürülüyor."
" Hakasya'da yenidoğanların, beze sarılı küçük ok ve yay modelleri beşiğine yerleştirilir."












At the Turkic-speaking peoples of Siberia small images bow and arrow were associated with 
the cult Umay - female spirit - guardian of the children. Particularly widespread was the idea that Umai archery 
in an evil spirit that comes close to the child.

Khakassia in the XIX century. model bows and arrows wrapped in a cloth and placed in the cradle of the newborn boy. 



____




Among the random finds from Khakass-Minusinsk depression are three miniature bronze plaque in the form of a complex onion sigmaobraznoy form with holes for the boom and one pendant depicting illuminated with a protruding end of a bow (Fig. 21). These plaques are of particular interest, since so far no remains of bows in the burials Tagar era were found. An idea of the Tagar bows can only indirectly on such data as their images in bronze, on cave paintings, as well as on the basis of consideration of the shape and size of arrows close to the Scythian.


Plaques reproduce short bows Scythian type, like a stretched letter M, with long, strongly curved towards the back ends and the middle concave. Scythian bows are well known for the many images on metal objects from the rich Scythian burial mounds, on ancient coins, stone sculptures, the drawings on Greek vases. Along with close to him variants bows Scythian type were common in ancient Scythia beyond itself in the vast territory from Greece to Siberia. At the end of the era of the Tagar replace short come longbows "Hun" type.


The miniature bronze bows, such as those discussed in this article are known among vyat antiquities Ananyino culture in the Ural Savromats among the ancient inhabitants of the modern neighborhoods of Tomsk. A similar form of miniature bronze bow was found on the mound Buyskikh IV-III centuries. BC is located on the right bank of the river. Vyatka. The famous bronze plaques that adorn the leather quiver from the mound near the village. Blagoslovenskogo near Orenburg, the researchers attributed to the IV. BC. Seven of these miniature bows contained in collective of the same period of the neighborhood Stepanovka near Tomsk. Thus, the possible date for the published plaques IV-III centuries. BC.


Miniature bronze bow in a special case, burn, similar to the suspension, found in s. Lobsters of Tatarstan, seem to belong to the same time. Bronze Votive picture onion burn 4.2 cm long, 2.5 cm wide was found in the burial Prokhorov time on the Lower Volga.


Tagar bronze pendant reproduces the onion in the burn, which has the shape of a half bow. The shape is determined by the shape of complex Gorita bow, so not only in ancient peoples - the Persians, Medes, Scythians, ananintsev, the population of Tuva Scythian - but also in the recent past of the peoples of Siberia key lights were quite similar in form. A feature Tagar Gorita is an acute-angled protrusion at the bottom corresponding to the folded forward, toward the back, the end of the bow, as opposed to Scythian (Fig. 22), and lights up the royal guards at the Persepolis reliefs, which had a smooth, often oval outline bottom. Clarify the methods of carrying Gorita help petroglyphs. Tagartsy hung case for a bow to the belt (Fig. 23) appears on the left, like the other peoples of antiquity.


For what created thumbnails onions? The answer to this question lies, I believe, in ethnographic evidence. According to the hypothesis DK Zelenin, the simplest tools of primitive human society, serves as an instrument of labor or tools of attack and at the same time drink for defense purposes, in representations of primitive man received over time the function of amulets or talismans. This gun was ascribed magical ability to protect people from enemies and avert scare away evil spirits.


In the Siberian ethnographic literature witnessed numerous cases of the use of bow and arrow as a magic cult guns. So, until the shaman's drum instrument in Altai religious activities were a bow and arrow. Ritual with onions produced all the northern Altai until very recently. Among the paintings there are images Shor shaman holding a tambourine in one hand and the other with a bow and arrows. Suspension of onions in the XIX century. preserved in a suit Altai shamans.


Luke was also an attribute of the Buryat shamans. The ancient predecessors Khakases also used the bow as a weapon of cult activities, as evidenced by petroglyphs shamans with sophisticated bows (Fig. 24). In the view of some Siberian peoples image bows were amulets. Gilyaks put on chest like a Christian cross a small onion and arrow. The images of bows on vintage wooden boxes Khakassian have, apparently, the same protective value.


At the Turkic-speaking peoples of Siberia small images bow and arrow were associated with the cult Umay - female spirit - guardian of the children. Particularly widespread was the idea that Umai archery in an evil spirit that comes close to the child.


In Buryatia cradles cut onion image overlaid with the arrow, as if ready to fly. Altai hung iron sheaves to the cradle - Gilyaks hung onions or model of cradle to drive away evil spirits. Khakassia in the XIX century. model bows and arrows wrapped in a cloth and placed in the cradle of the newborn boy.

Now, not only published plaque provide a glimpse of the Tagar onions and burn, but in some way shed light on the ideological representation of the ancient society.


Bronze plaques in the form of an onion of Khakassia.
М.А. Дэвлет // KSIA. Vol. 107. 1966. pp 70-74.
(Rusçadan İngilizceye google çeviri - link)






Lena....







15 Aralık 2014 Pazartesi

APİ - HERA - UMAY - ETUGEN







Herodot, İskit tanrıçası Api'nin Hera ile aynı olduğunu söyler.



İdentik Türk Tanrıları

Yunan Hera'sının iki ilahe : İskitlerde Api ve Türk Umay'ı ile semantik olaraq tam üst-üste düşmesini qeyd etmek vacibidir. Api fonetik olaraq da, semantik olarak ta Türklerde günümüze kadar da ev-ocak koruyucusu gibi meşhur olan, kadın-yer başlangıcı ve mahsuldarlığı tecessüm etdiren Umay'la aynılaştırılabilinir.

Umay ailenin, dövüşçülerin ve hakanın kadınının himayeçisidir. Mitoloji hiyeraşisine göre, o ali Türk tanrısı Tengrinin avradıdır. (Herodot versiyasına göre, Hera- İskitlerde Papay olan Zeusun arvadıdır)


Hera ve Api'yi Umay'la aynılaştıran başlıca faktör Umay adının ana betni manasını vermesidir. Türk Umay'ının Yunan Herası ile daha bir umumi ceheti vardır o, Hera gibi müdrikliyi, meslehet ve ümidler vermek bacarığı ile seçilir.


Mahmud Kaşgarlı da Umay, uşağın olduğu yer, ana betni demektir, um-mede , uma ise ana'dır. Ana manevi başlangıçlarını aks etdiren ap/am/um kök morfeminden hem de "qezeb", "gizletmek" kimi, yaxud "ram etmek", sakitleşdirmek" kimi, habele "göylere qalxmaq" kimi sözler yaranmışdır.


Hera hakkında mitin menşeyine dair her hansı bir neticeye iddia etmeden qeyd etmek isterdik ki, o bu anlayışları da ehtiva edir. Mife göre, Hera "uşaqlarını öz betninde gizletmişdi", bele ki, onlar dehşetli görkemleriyle "atada nifret (qezeb) oyadırdılar". 


"Göylere qalxmaq" anlayışı mehz Hera'nın Uran-göyleri töremesinden ireli gelir. "Ram etmek, sakitleşdirmek" anlayışları, güman ki, Hera'nın qadim müdrikliyi qoruması funksiyaları ile bağlıdır. "Opla - "döyüşe atılmaq" anlayışı Hera'nın Zeus'u Troya ile savaşa tahrik etmesi cehdi ile bağlıdır.


Teonimin Türk dil zemininde funksional izahı skif ilahesi Api'nin yunan Hera'sı ile tam eyniyyeti haqqında netice çıxarmağa esas verir. Her ikisi ana-yeri, insan neslinin valideyni-anasını tecessüm etdiren ilahelerdir.


Umayla yanaşı, monqol mifologiyasında da Api'ye uygun tanrı vardır. Bu Umay'ın analoqu kimi tesdiq tapan ilahe Etugendir. Etugen - Ana-yer, müqeddes Yer, kosmik qadın başlanğıcı- yerin tecessümü, mahsuldar qadın betni kimi qabul olunur. Etugen ilahileşdirilmiş göyle - Tengri ile cütlük teşkil edir, Etugen ve Tengrinin kosmik izdivacından bütün varlıq yaranır.


Etimologiya:

api adı Türk zemininde berpa olunur ve ananevi olaraq api/apa formasında yaşça böyük qadına, anaya, büyük bacıya hörmeti ifade edir. 

Mordov dilinde ana - aba, ava - qadim Türk dilinde ise avi şeklindedir. Sevortyan'ın lüğetinde bu sözün Türk dillerinde müvafiq olaraq ana, böyük bacı, xala, ata tarafdan en böyük qadın qohum, ata nenesi, qadına hörmetle müraciat, baldız, qadın anlayışlarını bildiren 8 manası verilir : Api, abi, abı, avı, apa, abba, aba, apay.


Bunula yanaşı Api adı Türk dilleri zemininde etimolojileşdirilir ve "ali qadın başlanğıcı", yani "ana ve ya böyük bacı" manasını verir. Apa Mahmud Kaşğarlı'da "ana ve ya böyük bacı" manasında verilir. Api Çuvaş dilinde böyük bacıya müraciat kimi işlenir. Böylelikle, api birmenalı olaraq Türk sözü Abi, Apa, yeni statusca böyük olan qadın kimi berpa olunur.


Api teoniminin esasını Türk leksik kökleri ap, ep, am, em, ep, em,up, üp, um, op, öp, om, öm, ip, ıp, ım teşkil edir.


Türk dillerinde bu köklerden aba, yeni ana, insan yükseklik, gizlemek, gizletmek, sevmek (amra) sakitleşdirmek, ram etmek, böyük qadın qohum, böyük bacı, övret, qadın, uşaqların çöreye verdikleri ad, qadın cinsiyyet organı, emmek (körpenin ana döşünü emmesi), qadın döşü, ezab çekmek, müalice etmek, yumaq, göylere qalxmaq, öpüş, qezeblenmek, utanmaq, ümid etmek, gözlemek, ana batni, uşaqlıq (qadında), uşağın yumşağ emgeyi, oğurlamaq, talan etmek, hücuma atılmaq, ümid manalarını veren sözler yaranmışdır. Bu sözlerin ekseriyyeti ana, uşaq, qadın meneviyyatı kimi qadın elametlerine aiddir.


Belelikle Skif Api'si funksiyanların ve obrazların tam çevresi üzre Türk Umay'ı ve onun monqol paraleli Etugenle tam eynileşir.


- Aba, Api, abi, abı, avı, apa, abba, aba, apay - ana, böyük bacı, xala, ata terefden yaşca en böyük qadın qohumu, ata nenesi, qadına hörmetle müraciet, baldız, qadın.

- Uma - ana;
- umay - ana betni, uşaqlıq (qadında);
- Umay - ilahe adı;
- um - ümid;

Am kökü ile sözler aşağıdaki manaları verir.

- amir, amra, amran - sevmek, sevgi oyadan, sevgili, dost, aziz;
- amraqsızın - üreksiz, qaddar;
amirtqur, amrıq - sakitleşdirmek, ram etmek, dinclik elde etmek, sessiz, yola getirmek;
- amru - hemişe, daim;
- amşu - qurbanlıq yemek.

Skif ve Türk leksikasına xas çoxmanalılığa esaslanaraq ilahe Api'nin funksional kompleksinin polisemantikasını aşkarlamaq olar. O, "qadının fizioloji ve menevi varlığını teşkil edendir, ana betnidir, özünde ana başlanğıcını daşıyır, özünde neneni, ananı, xalanı, böyük bacını tecessüm etdirir, amansızlığına baxmayaraq, hemişe sakitleidiren, ram eden, zalımlıq ve amansızlıqla vuruşan, ümid ve meslehetler veren, dinclik yaradan, qarşılıqlı mehebbet yaradır."





Zaur Hesenov- Çar Skifler
Çar Skiflerin ve qadim Oğuzların etno-dil eynileşdirilmesi
Tsarskie skifi etnoyazikovaya identifikatsiya tsarskikh skifov 
i drevnikh oquzov
Royal Scythians: ethnolinguistic identification 
"Royal Scythians" and ancient Oghuz Zaur Hasanov Müəllif 





Etrüsk Urnlarındaki Scylla olarak geçer- Hekate ve Api ile benzerlik


Karia Hekate Efes'te olup Roma Dönemindendir.






Scylla MS.2.yy Sütun Başlığı - Magnesia Meander - Aydın Arkeoloji Müzesi'nde






APİ








Tepesinde venüsün sembolü olan 5 uçlu yıldız. 
Ve Boynuzlu Taçlar Ana tanrıça ile İlişkilendirilen 
Doğurganlık sembolleridir. 
Kuyruğunun yılan yada balık şeklinde olması, 
Ana tanrıça arketipinin türevleri olan "Doğurganlık" ile ilgili semboller olmasından dolayı..
Sular-Balık-Ana tanrıça-Doğurganlık... 
N.Bilgili











Every culture took something from mother goddess. Scylla is maybe derived from Hekate , Hekate was the goddess of the souls, who took to Hades world, she had the key of the door. 
And Scylla have dogs like Kerberus, which is also the dogs of Hekate. and you can 
see Scylla on  Etruscan urns. 











11 Ekim 2014 Cumartesi

UMAY ANA - MAYIS - ANATANRIÇALAR






Katanoff'a göre 
"Tanrıça Umay, en eski ana-atayı temsil eder"

Abramova da " Anatanrıça olarak adlandırılan kadın formlarının tanrısallıkla ilgili bir içerik taşımadıklarını belirtir. Bu tanrıça heykelcikleri topluluğun ilk maddi ana-atasını simgelerler."

Umay kültü Orta Asya ve Tibet'te öylesine köklü bir mitolojik ögedir ki, bugün bile bazı kabileler arasında hala inanç konusudur ve omuzunda bir bebek tutan bir azize olarak algılanır.

Yakutlar'da Ayaasıt, Umay'ın işlevini üstlenmiştir. Ayasıt da gebe kadınları korur ve ana karnındaki çocuğa "kut" (yaşam cevheri) üfler. Bu nedenle Yakut kızları onun adına put yapıp yataklarının altına saklarlar. Kısır kadınlar da çocuk sahibi olmak için Ayasıt'a dilekte bulunurlar. 

Umay ve Ayasıt ; her ikisi de aynı kişiliktir ve doğurgan gücü simgelerler.

Kaşgarlı Mahmut'a göre, Umay'ın kelime anlamı "song" dur. Song'u kadın doğurduktan sonra karnından çıkan halka gibi nesne, çocuğun ana karnındaki eşi, yani plasenta olarak tarif eder. 

D.M.Field, dünyanın yeniden doğmasını ve canlanmasını temsil eden Mayıs ayının adını Romalıların "May (Us) olarak Asya'nın tanrıçası "Umay" dan aldıklarını ifade eder.

Dünyanın çatısı olarak bilinen Tibet'te de Umay inancı günümüzde de yaygındır. Tarihin karanlık geçmişine ait en eski mitolojiler ve gelenekler burada hala canlıdır. Bu geleneklerden biri de genç kızların ergenliğe geçişlerinde kullandıkları imgelerdir. Tibet kızları ergenlik çağına ulaştıklarında başlarına ağaçtan yapılma boynuzlar takarak doğurganlığa hazır olduklarını gösterir.

Tibetliler bu uygulamanın çok eskilere dayanan bir geleneğin devamı olduğunu ve boynuzların rahimin kollarını, yani doğurganlığı ifade ettiğini söylerler.

Asya'da adı bile Umay; yani "rahim,plasenta"- anlamına gelen bu tanrıçayı kutsayan insanların doğurgan ögelerden haberdar oldukları düzenledikleri mezar kompozisyonlarından da anlaşılmaktadır.

Asya mitolojilerinde sık sık adı geçen "lje kul-lye kul" terimi doğurgan kadınların hayvan eşi demektir. Özellikle alınlarında beyaz bir leke bulunan inek doğurgan ananın eşidir.

Örneğin, Kırgızlar ata mağarasında bir inek ata'dan türediklerine inanırlardı. Aynı şekilde leopar, geyik ve akbabalar da ana eşleri olarak kabul edilirdi.

Şamanlar doğurganlık ayinleri sırasında genellikle boynuzlu maskeler takarlar. Geyik hemen hemen her yerde kadınla ilişkilendirilmiştir. Hatta günümüz Kızılderililerinden Sioux-Ponka'lar da geyiği kadın olarak algılarlar.

Aynı şekilde günümüzde de Orta Asya'nın değişik bölgelerinde kutsal geyik ve leopar heykelleri vardır. Hatta, Buryatlarda çocukları olmayan köylü kadınlar hala geyik heykellerinin boynuzlarına dilek bezleri bağlarlar ve bu bezler de plasentaya yapışan aşılanmış yumurtaları temsil ederler.

Günümüzde dünyanın değişik yörelerinde geyik boynuzu ile ağaç arasında kurulan paralellik dolayısıyla, kutsal mekanlardaki ağaçlara bez parçaları bağlama geleneği kısır kadınların çocuk sahibi olabilmeleri için hala yapılmaktadır.

Asya ve Anadolu'da oldukça yaygın olan ağaç dallarına dilek bezleri bağlama geleneğinin altında yatan düşünce böylece açığa çıkmaktadır.

İlk çağlarda doğanların ancak yarısı ana-baba olabilecek kadar uzun yaşayabiliyordu. Zira kadın ve çocuk ölümleri çok yaygındı. Bu yüzden de doğum olgusu büyük önem kazanıyordu. Anatanrıça heykelciklerinde üreme organlarının ön plana çıkarılmaları da aslında doğumun biyolojik evrelerini anlatmaya yönelikti. 

Anatanrıça heykellerinin Doğu Avrupa'nın sınırlarına doğru MÖ.33.000'lerde başlamıştır. Zira Batı Avrupa'da bu dönemlerde tanrıça imgeleri yoktur. Buna karşın Doğu Avrupa'dan Baykal bölgesine kadar uzanan geniş lös topraklarındaki zengin av bölgelerinde önde gelen kişilik odur.

Böylelikle kadın simgeciliği, Asyalı Umay'ın tarih sahnesinde görülmesinden ve batıya doğru göç etmesinden sonra Avrupa'da da görülmeye başlamış, Mal'ta'dan Sibirya steplerini geçerek Don Nehri'ni, Kostienki, Gagarino'dan itibaren Tuna Nehri'ni geçmiş ve Avusturya Willendorf, Predmost ve Dolni Visternitz'e nihayet Bresompouy Dordogne Fransa, İtalya ve İspanya'ya doğru yayılmıştır.

Anatanrıça imajıyla birlikte onun mitolojileri de dünyaya yayılmış, nesilden nesile aktarılarak yakın Tarihin son dönemlerine kadar gelebilmiştir.





Neandertaller Avrupa’da MÖ.200.000 den MÖ.30.000 a 
kadar kesintisiz gelmiş ve 
Cro Magnonların gelmesiyle nesilleri tükenmiş.


Neandertaller taşlardan basit aletler yaparken teknolojileri 150bin yıl boyunca hiç değişmemişti diğer yandan genetikçiler Cro Magnonların Neandertalden ayrı, özgün bir ırk olduğu sonucuna vardı. Uzun boylu ve daha uzun yaşayan ve zeki bir ırktı. Ürettikleri aletler ile üstün bir teknolojiye sahip oldukları anlaşıldı. Hayvan kemiklerin tozundan, kilden heykelcikler yaparak fırında pişiriyorlardı. Kazılarda bulunan evlerin birisi Şaman'a aitti ve içinde fırın vardı, tanrıça heykelciklerini bu fırında pişiriyorlardı.

Kendilerine özgü bir düşünce ve felseye sahiptileri, ölülerini fetüs şeklinde, doğuma hazır halde gömüyorlardı. Cro Magnonlar ölülerini kırmızı aşı boyası, deniz kabukları, ev eşyaları, boynuzlar ve doğu batı ekseninde gömerdi. Tanrıçalar hep mağaralar ile ilişkilendirilmiştir. 

Ancak bu insanlar göçebeydi ve Avrupanın yerlileri değildi. Arkeolojik kazıların bu insanların Doğu Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu'dan geldiğini gösteriyordu.

Neandertaller dikilmiş giysiler üretemiyorken, Cro Magnonlar dericilik konusunda uzmanlaşmıştı. Kapuşonlu giysiler üretiyor, ince kemik iğnelerle dikiyorlardı. Isınmak için kömür yakıyor, av hayvanlarını avlayabilmek içinde çeşitli aletler üretiyordu. Derileri şişirerek botlar yapıyor, tuzaklar hazırlıyordu. Balık tutuyor, buğuluyor ve ilerisi için saklayabiliyordu. Cro Magnonlar göç eden ren geyiklerini takip etmişler ve avlanma konusunda uzmanlaşmıştı. Soğuk ve kardan korunmak için evlerini toprak seviyesinin biraz altında yapıyorlardı.

Bu kültürün sanat eserleri, aletleri Avrupa yerlilerine göre üstündü ve aynı işçilik Orta Asya'da vardı. Cro-Magnonlar iklimde oluşan bir değişiklik nedeniyle MÖ.35.000 lerden itibaren Lena bölgesi, Pamir Ovası, Fransa’nın güneybatısındaki Aquitaine havzası ve daha geç dönemlerde İspanya’ya doğru tarihi bir göç başlatmıştır. 

Kamçatka (Ouchkovo yarım adası) buluntuları MÖ.33.000, Dolni Vestonice (Moravya) 28.900 , Willendorf 28.000, Mezin 27.000-14.000 , Chauvet 26.000, Eyzie 25.000, Brassempouy 23.000, Grimaldi 20.000, Lespugue 18.000, Lascaux 15.000 , Rouffignac 14.000, İngiltere Stonhenge bölgesi de MÖ.10.500 olarak tarihlenir.

Fransa'daki Aurignacien Kültürü Kuzey Doğu Asya'dan gelmiştir. Perigordien Kültürü de Kuzey Afrika'dan. Bu iki kültürün birleşmesi Gravitten Kültürü'nü doğurdu. Perigordien Kültürü MÖ.21000 de kaybolur ve yerini MÖ.18700 de görülen Solutreen Kültürü'ne bırakır.

Kuzey Afrika'da da MÖ.12.000-10.500 yılları arasında görülmüş, Orta doğuda da Anadolu Toros Dağları'na kadar uzanan yaylalarda (Beldibi) Mezopotamyayı da içine alan Suriye, Lübnan yani bereketli hilal dediğimiz uygarlık merkezlerinde de –buzul hareket-lerine paralel olarak yaklaşık 30.000 yıl yaşamışlardır.

Bu kültür Sibirya'dan doğu istikametine Çin'e ve Amerika'ya da gitmiştir. 

1999’da İtalya’nın kuzeyindeki Lessini Tepeleri’nde bulunan Fumana Mağarası keşfedildiğinde , Ferrari Üniversitesi antropologlarından Prof.Alberto Broglio, buradaki duvar resimlerinin Fransa’daki Lascaux ve İspanya’daki Altamira mağarası çizimlerinden en az 10.000 yıl daha eski olduğunu söylemiştir.

Dr.Alessanra Astes (Verona Doğal Tarih Müzesi Müdürü) de Fumana Mağarası’nda Neandertal ve Cro-Magnon iskeletlerinin bir arada bulunduğunu ve bu mağaranın her iki insan tarafından kullanıldığını tespit etmiştir.

Prof.A.Broglio kültürel açıdan bu iki insan arasında açık bir fark olduğunu ve Cro-Magnon insanın gelişiyle kültürde ani bir değişim yaşandığını ve bu mağarada Obsidyen aletlerin yanısıra deniz kabuklarından yapılmış eşyaların bulunduğunu açıklamıştır. Cro Magnonların kendi kültürlerini ve dünya görüşlerini Neandertallere aktardıkları anlaşılmıştır.


Mehmet Ateş
Mitoloji ve Semboller
(Ana Tanrıça ve Doğurganlık)





Not:

- Yani Willendof Venüs heykelciği bir “Doğulu" Cro-Magnon ürünüdür. Bu dönem diğer bütün “yaşlı” heykelcikler gibi….

- İlk bulundukları mağaranın adıyla Cro Magnon olarak adlandırılan ve 25.000 yıl önce Avrupa’ya yayıldığı düşünülen Cro Magnonlar, günümüz insanının doğrudan atası sayılıyor. (BİLİM ve TEKNİK Ağustos 2002)

- Cro-Magnon man was, compared to the other humans around him, practically a superman. They were skilled hunters, toolmakers and artists famous for the cave art at places such as Lascaux, Chauvet, and Altamira. And they came from East to Europe, when Europe was Neanderthal for 150.000 years.



KİMİN NEREDEN NEREYE, NE ZAMAN GÖÇTÜĞÜ
KİMİN KİMDEN ETKİLENDİĞİ
ÖNEMLİ BİR DİPNOTTUR.....
SELAM OLSUN CRO MAGNONLAR :)



ilgili yazı:
DOLMENLER / TUMULUSLER / JADE TAŞI TURANİDİR
AVRUPALILARIN ATALARI TÜRK'TÜR


ESKİ TÜRK VE RUS GELENEKLERİNİN ETKİLEŞİM İZLERİ


"Sümer mitolojisindeki Enü, gökyüzü tanrısıdır. 
O, Uruk (Sümerce Unug, yani Uluğ manasındandır.) 
şehrinin gökyüzündeki koruyucusu sayılır. 
Enü, Tükçedeki "ana" (anne) kelimesine benzer. 
Eski yazılarda da Umay Ana ismi dile getirilir. 
Türk halkları arasında ürün yaratıcısı sayılır. 
Kaşgârlı Mahmut onu “kahraman erlerin koruyucusu” 
şeklinde tarif eder. "


Üzerindeki çizgilerin "Kürk" kıyafeti olduğu ortaya çıkmıştır.