ertemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ertemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2026 Pazar

Artemis - Umay Ana

 

Ertemi (Artemis) - Umay Ana

"Uzun bir süre önce dövüşken Amazonlar,

Artemis senin heykelini bir kayın ağacı altına,

Kraliçe Hippo'nun adaklar sunduğu yere,

diktiler ve silahlarını kuşanarak kalkan dansını yaptılar,

Sonra bir daire şeklinde genişleyerek,

tiz sesli flütün eşliğinde, gürültülü titreşimleriyle,

yeri göğü sarstıkları bir dansı yaptılar."

Kallimachus'un (MÖ.3.yy) Artemis ilahisi


* Artemis'in baş tanrıça olduğu Efes'te savaşçı rahibeler vardı.

* Artemis'in Adı Türkçe Ertem/Erdem'den geliyordu. Lukkia (Likya) yazıtlarında Ertemi olarak geçerken, baş tanrıça olarak Lidya'da Artimuu'ydu. Mitolojide de "bakire" olarak anılan tanrıça kadınların, doğumun ve çocukların tanrıçasıydı. Tıpkı Umay Ana'nın da kadınların, doğumun ve çocukların koruyucusu olduğu gibi. Üstelik her ikisi de bereketin sembolüydü.

* Türk mitolojisinde iki kayın ağacı Umay Ana ile beraber (gökten) inmişti.

* Umay adı Etrüskler'de Una Mae oldu ve Latinceye Maius (Mayus) olarak geçti. Bir ay adı olan Mayıs (May) da böylece adını Umay’dan aldı. Mayıs bereketli günlerin de habercisiydi.

* Saha (Yakut) Türklerinde Umay bir çocuğun üzerinde öterse çocuk bereketli olurdu. Başkurt Türklerinde ise göğün efendisi Samray kuşudur. Samray'ın iki kızı vardır; Koyaş Hanım'dan koruyucu Humay ile Ay Hanım'dan Ayhılu. Öyle ki Artemis/Ertemi de bir Ay tanrıçasıdır ve hem Umay hem de Ertemi'nin sembollerinden biri ana damgası iken diğeri de ok-yay idi. Hakasya'da yenidoğanların beşiğine beze sarılan küçük ok ve yay modelleri yerleştirilirdi. Umay Ana da kötü ruhları okuyla öldürürdü.

* Amazonlara İskit Türkçesinde Oiorpata denilirdi; Er Pataklayan.


SB. 






* 1071 diyenler yalanlar içinde yaşamaya devam etsin ;)

17 Ekim 2024 Perşembe

Sardesli Artemis

 


“Lidyalılar’da Hellenleşme Sardes’e Zeus tapınağını inşa ettiklerinde yaşandı."- (Georgios Nakracas )


Lidya'nın başkenti Sardes’te (Salihli) Zeus tapınağı yoktur. Ancak kültü ve kutsal alanının varlığı Pers Dönemine (MÖ 6.yy) kadar gittiği epigrafik kanıtlardan bilinmektedir. Lidya'nın baş tanrıçası Artemis'tir. Lidçe Artimuu, Likçe Ertemi dedikleri "tanrça"nın adı Türkçedir ve Ertem/Erdem olarak hâlâ kullanılır.


"Geç Helenistik dönemden Roma dönemine tarihlenen ve Sardes'te Zeus kültünün bazı yönlerinin devam ettiğini kanıtlayan “Zeus'un hizmetkârlarından” Zeus'a ithaflar içeren birkaç yazıt bulunmaktadır. Bunların dışında, Paktolos'un doğu kıyısında, tapınağın nispeten yakınında bulunan Droaphernes yazıtı özellikle ilgi çekicidir; MÖ 4. yüzyıla ait bir Ahameniş orijinalinin MS 2.yüzyıla ait kopyası olan bu yazıtta “Baradatesli Zeus ”a bir heykel adanmıştır. Ne bu kültün doğası (erken tarihi ve Pers kökenli olması dışında), ne bu tanrının adı ve kimliği açıkça bilinmektedir, ne de Artemis Tapınağı'ndaki varlığı tespit edilmiştir." [Fikret Yegül, 2020]




“Hellenization of the Lydians happened when they built the temple of Zeus in Sardis.” (Georgios Nakracas )


There is no temple of Zeus in Sardis (Salihli today), the capital city of Lydia, but the existence of his cult and sanctuary is known from epigraphic evidence dating back to the Persian Period (6th century BC). The chief goddess of Lydia is Artemis, Artimuu in Lydian language, which is Ertemi in Lycian is not İndo-European or Greek origin. It is Turkish of etymology; Ertem/Erdem. The meaning is "virtuous", but back in time it was "virgin", just like the character of Artemis, a "virgin" goddess. Erdem and Ertem is in use as male/sur-name today.



"There are several inscriptions dating from the late Hellenistic to the Roman era that bear dedications to Zeus “from the servants of Zeus” that attest to the continuing observance of some aspect of Zeus cult at Sardis. Apart from these, of particular interest is the so-called Droaphernes inscription, found on the east bank of the Pactolus, relatively near the temple; it is a 2nd-century AD copy of a 4th-century BC Achaemenid original carrying a dedication of a statue to “Zeus of Baradates.” Neither the nature of this cult (except for its early date and Persian origin), nor the name and identity of this deity are clearly known, nor is its presence in the Temple of Artemis established." [Report 7: The Temple of Artemis at Sardis (2020), by Fikret Yegül]


SB


10 Ağustos 2018 Cuma

Umay Ana - Kayın Ağacı - Artemis




Artemis (1) ilahisinde Kallimachus (2) şöyle yazar:

"Uzun bir süre önce dövüşken Amazonlar (3)
Artemis senin heykelini bir kayın ağacı altına,
Kraliçe Hippo'nun adaklar sunduğu yere
diktiler ve silahlarını kuşanarak kalkan dansını
yaptılar, sonra bir daire şeklinde genişleyerek
tiz sesli flütün eşliğinde, gürültülü titreşimleriyle
yeri göğü sarstıkları bir dansı yaptılar."


"Efes'te savaş donatımlı kadın rahipler vardı." (4)
(Halikarnas Balıkçısı - Altıncı Kıta Akdeniz)




“İlk başta Ülgen atamızdan türediğimiz zaman bu iki Kayın Ağacı Umay Ana ile beraber (gökten) inmiştir”. (5)
(Abdulkadir İnan - Eski Türk Dini Tarihi)


"Gobustan'daki Maral buyunuzlu ANA TANRIÇA. Ural və Altaylarda da rast gəlinir. 
Yuxarıda, sol tərəfdə HUMAY damğası diqqətə şayandır. "
Elşad Alili / Bakü








(1) Artemis Grekçe değildir, Likçe adı Ertemi.
(2) Callimachus (MÖ.3.yy - Kirene/Libya), şair ve İskenderiye Kütüphanesi'nin bilginlerinden.
(3) Amazonlar - Oerpatalar (Tr.)
(4) Kadın Savaşçılar , Kadın Şamanlar , Mulan



Amazonlar ile Büyük İskender arasında politik diyalog sonucu, Amazonlar Büyük İskender'e yılda 100 talent altın ve 
500 kadın savaşçı desteği ile 100 adet at teklif etmişlerdir.





12.-13.yy Selçuklu Dönemi Ayna (Közüngü) Arkalığı









SB




9 Mart 2016 Çarşamba

Atalanta - Polyksena - Amazon - Alp Kadınlarımız


Atalanta ve Peleus 
Pelias'ın "cenaze oyunları" da güreşir.
MÖ.500–490
Staatliche Antikensammlungen Munich




* ATALANTA, (Atalante) Arkadya (ya da Boiotia) bölgelerinde ARTEMİS'i (ERTEMİ) simgeleyen bir avcı kız. ARKAS'ın torunu, LYKURGOS'un oğlu olan babası İasos'un erkek çocuğu olsun istermiş, kızı olunca dağa bırakmış. Atalante'yi dişi bir ayı emzirmiş, sonra da avcılar büyütmüş ve yaman bir avcı olarak yetişmiş. Koşuda kimse onu geçemezmiş. Bakire kalmak istediği için de taliplerini kendisiyle koşuda yarışmaya zorlar, hepsini geçer sonra da kargısıyla öldürürmüş.


ER+TEMİ - ERDEM/ERTEM, TR.kökenli



* PELEUS, Aiakos'un oğlu, Telemon'un kardeşi ve Akhilleus'un (Aşil) da babasıdır. Akastos'un arkadaşıdır, lakin karısına tutulunca Akastos onu kendi eliyle öldürmek istemez ve vahşi hayvanlara yem olsun diye dağ başına silahsız olarak bırakır. Peleus'u at adam Kheiron kurtarır, öfkelidir ve Akastos ile eşini öldürür. Akastos'un oğulları da onu İstanköy'e sürer.

(Telemon aynı zamanda Priamos'un eniştesidir, kızkardeşi ile evlidir ve Troyalılara karşı Akhaların yanında savaşan Teucer'un da babasıdır. Savaştan sonra KKTC-Salamis'i kurmuş, soyundan gelenlerde Mersin Olba'yı kurmuştur.)



* PELİAS, Jason'un üvey amcasıdır. Ondan kurtulmak ister ve onu Altın Post'u getirmesi için Kolkhis'e gönderir. Jason Medea ile birlikte geri dönünce, büyücü prenses Pelias'ın kızlarını kandırır. Pelias'ı kesip kazana atarlarsa babaları güya gençleşecektir. Pelias'ın ölümünden sonra kral olan oğlu Akastos, Jason'u ve Medea'yı ülkesinden sürer.

kaynak: Mitoloji Sözlüğü-Azra Erat.



* LYKURGOS, adı da yabancı değil, "Yasa Koyucu" Sparta kurucusunun adı da Lykurgos'tur (MÖ.900-800, gerçi Thales'le (MÖ 624-MÖ 546) arkadaş olduğu da söyleniyor!). Spartalıların kadın-erkek demeden toplumun eşit olduğunu gösteren yasaları uygulamıştır. Spartalı kadınlar da askeri eğitimden geçer, spor faaliyetlerinde bulunur, hatta evlenecekleri erkeğin kendilerini spor yarışmalarında (güreş dahil) yenmelerini isterlermiş. Lykurgos'un, Troyalıların yanında savaşan Amazonların hikayelerinden etkilenip bu yasaları getirdiği de söylenir.

Spartalı Lykurgos, detaylı:


Spartalı Koşan Kız, y.MÖ.520
Spartalı Helen ile Troyalı Paris
Jacques-Louis David,1788
Louvre Museum



Troyalı Polyksena'nın kurban edilişi
Etruria'da bulunmuş vazodan detay, MÖ.570
British Müzesi



Neuptolemos, babası Achilleus'un (Aşil) mezarı başında Polyksena'nın boğazını keserek kurban ediyor. Kanını Aşil'in mezarına akıtıyor. Prensesi taşıyan savaşçılar Amphilokhos, Antiphates ve Oileus'un oğlu Ajax. Neoptolemus'un arkasında Diomedes ve Nestor var. En sağdaki ise Phoenix.






Bir Hellen erkeği, Amazonun saçını çekerken
Phidias'ın yaptığı Athena Heykelinin kalkanından
Savaş sahnesi-MS.2.yy Roma kopyası
Arkeoloji Müzesi Pire




ESKİ YUNAN’IN ÇİLEKEŞ KADINLARI 
ANTİK YUNAN TRAGEDYALARININ GİZLİ KAHRAMANLARI






Gorgo'lar Amazonlar gibi savaşçı bir soy, Atlant'lara (Atlantis) yakın bir uzak ülkede oturur....





Acaba ATALANTA ile ATALANTİS arasında bağ var mıdır?


Examination of the legend of Atlantis in reference 
to Protohistoric communication with America 
Hyde Clarke (Royal Historical Society)(book)










Çağırdılar. Beyrek geldi. Banu Çiçek yaşmaklandı, haber sordu: «Yiğit, gelişin nerden?» Beyrek: «îç Oğuzdan» dedi, «İç Oğuzda kimin nesisin?» «Pay Püre Bey oğlu Bamsı Beyrek dedikleri benim»

Kız: «Peki ya ne yapmaya geldin yiğit?» dedi.


Beyrek de: «Pay Piçen Beyin bir kızı varmış, onu görmeğe geldim» dedi.


Kız: «O öyle insan değildir ki sana görünsün, amma ben Banu Çiçeğin dadısıyım, gel şimdi seninle ava çıkalım, eğer senin atın benim atımı geçerse onun atını da geçersin, hem seninle ok atalım, beni geçersen onu da geçersin ve hem seninle güreşelim, beni yenersen onu da yener- sin» dedi. Beyrek kabul etti! «Pekâlâ, hemen atına bin.»


İkisi atlandılar, meydana çıktılar. At teptiler, Beyreğin atı kızın atını geçti. Ok attılar, Beyrek kızın okunu geride bıraktı. Kız: «Bre yiğit benim atımı kimsenin geçtiği yok, okumu kimsenin geride bıraktığı yok, şimdi gel seninle güreş tutalım» dedi.


Beyrek hemen attan indi. Kavuştular, iki pehlivan olup birbirine sarmaştılar. Beyrek kaldırır kızı yere vurmak ister, kız kaldırır Beyreği yere vurmak ister. Beyrek bunaldı.


«Bu kıza yenilecek olursam, kudretli Oğuz içinde başıma kakınç, yüzüme tokuç ( Anadolu’da, çamaşır yıkamak için yapılan ağaçtan yontma bir âlet; tokaç) ederler» diye düşündü. Canını dişine taktı geldi, kavradı kızı sarmaya aldı, memesinden tuttu. Kızı koçundu. Bu sefer Beyrek kızın ince beline girdi, çengele aldı, arkası üzerine yere yıktı. Kız o zaman: «Yiğit, Pay Piçe- nin kızı Banu Çiçek benim» dedi. Beyrek üç öptü bir dişledi...link















link


TAYYAR RAHMİYE


Osmaniye'nin Kaziyeler köyünden olan Rahmiye Fransızlara karşı 9, Tümenin yaptığı mücadeleye müfrezesiyle katılmıştır, Temmuz 1920'de Fransızlara karşı harekete geçildiği sırada askerlerde bir duraksama olunca "Ben kadın olduğum halde ayakta duruyorum da, siz erkek olarak yerlerde sürünmekten utanmıyor musunuz?" demiş, aynı muharebe sırasında ateş hattında kalan iki arkadaşını korumak için İleriye atıldığında şehit düşmüştür.


Rahmiye'nin Ağıdı
Temmuzun sarı sıcağı Yaktı
köşeyi bucağı Zalim
düşman talan etti,
Söndürdü nice ocağı
Rahime otuz yaşında Yan giyer
fesi başında Arkadaşı çetelerle
Gezer düşmanın peşinde
Çeteler düşmana hücum, Anam,
babam, kardeş, bacım Ben bu
uğurda ölürsem Kalmasın
düşmanda öcüm
Öğlen, ikindi arası
Düşman üstüne varası
Rahime'yi şehit ettik
Alnında kurşun yarası
Çeteler içinde şanlı Yüzü
nokta nokta benli Yurdu
için şehit düştü Yerde yatar
ala kanlı


Emekli Öğ. Mehmet Yavuz.
A. Neşet Dincer: Rahime Onbaşı, SF. 43.




















Alp Kadınları ; fedakâr, iffetli, saygın, erkeğin sadık dostu, erkeklerle bizzat savaşan, dövüşen, yarışan, güreş tutan, avcı, akıncı bir kahramandır; “ALP”tır, ve Türk Kültüründe ve tarihinde sayısızca ALP KADINLARIMIZ vardır. 
(diğer milletlere nazaran) 
SB