amazonlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
amazonlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2016 Çarşamba

Atalanta - Polyksena - Amazon - Alp Kadınlarımız


Atalanta ve Peleus 
Pelias'ın "cenaze oyunları" da güreşir.
MÖ.500–490
Staatliche Antikensammlungen Munich




* ATALANTA, (Atalante) Arkadya (ya da Boiotia) bölgelerinde ARTEMİS'i (ERTEMİ) simgeleyen bir avcı kız. ARKAS'ın torunu, LYKURGOS'un oğlu olan babası İasos'un erkek çocuğu olsun istermiş, kızı olunca dağa bırakmış. Atalante'yi dişi bir ayı emzirmiş, sonra da avcılar büyütmüş ve yaman bir avcı olarak yetişmiş. Koşuda kimse onu geçemezmiş. Bakire kalmak istediği için de taliplerini kendisiyle koşuda yarışmaya zorlar, hepsini geçer sonra da kargısıyla öldürürmüş.


ER+TEMİ - ERDEM/ERTEM, TR.kökenli



* PELEUS, Aiakos'un oğlu, Telemon'un kardeşi ve Akhilleus'un (Aşil) da babasıdır. Akastos'un arkadaşıdır, lakin karısına tutulunca Akastos onu kendi eliyle öldürmek istemez ve vahşi hayvanlara yem olsun diye dağ başına silahsız olarak bırakır. Peleus'u at adam Kheiron kurtarır, öfkelidir ve Akastos ile eşini öldürür. Akastos'un oğulları da onu İstanköy'e sürer.

(Telemon aynı zamanda Priamos'un eniştesidir, kızkardeşi ile evlidir ve Troyalılara karşı Akhaların yanında savaşan Teucer'un da babasıdır. Savaştan sonra KKTC-Salamis'i kurmuş, soyundan gelenlerde Mersin Olba'yı kurmuştur.)



* PELİAS, Jason'un üvey amcasıdır. Ondan kurtulmak ister ve onu Altın Post'u getirmesi için Kolkhis'e gönderir. Jason Medea ile birlikte geri dönünce, büyücü prenses Pelias'ın kızlarını kandırır. Pelias'ı kesip kazana atarlarsa babaları güya gençleşecektir. Pelias'ın ölümünden sonra kral olan oğlu Akastos, Jason'u ve Medea'yı ülkesinden sürer.

kaynak: Mitoloji Sözlüğü-Azra Erat.



* LYKURGOS, adı da yabancı değil, "Yasa Koyucu" Sparta kurucusunun adı da Lykurgos'tur (MÖ.900-800, gerçi Thales'le (MÖ 624-MÖ 546) arkadaş olduğu da söyleniyor!). Spartalıların kadın-erkek demeden toplumun eşit olduğunu gösteren yasaları uygulamıştır. Spartalı kadınlar da askeri eğitimden geçer, spor faaliyetlerinde bulunur, hatta evlenecekleri erkeğin kendilerini spor yarışmalarında (güreş dahil) yenmelerini isterlermiş. Lykurgos'un, Troyalıların yanında savaşan Amazonların hikayelerinden etkilenip bu yasaları getirdiği de söylenir.

Spartalı Lykurgos, detaylı:


Spartalı Koşan Kız, y.MÖ.520
Spartalı Helen ile Troyalı Paris
Jacques-Louis David,1788
Louvre Museum



Troyalı Polyksena'nın kurban edilişi
Etruria'da bulunmuş vazodan detay, MÖ.570
British Müzesi



Neuptolemos, babası Achilleus'un (Aşil) mezarı başında Polyksena'nın boğazını keserek kurban ediyor. Kanını Aşil'in mezarına akıtıyor. Prensesi taşıyan savaşçılar Amphilokhos, Antiphates ve Oileus'un oğlu Ajax. Neoptolemus'un arkasında Diomedes ve Nestor var. En sağdaki ise Phoenix.






Bir Hellen erkeği, Amazonun saçını çekerken
Phidias'ın yaptığı Athena Heykelinin kalkanından
Savaş sahnesi-MS.2.yy Roma kopyası
Arkeoloji Müzesi Pire




ESKİ YUNAN’IN ÇİLEKEŞ KADINLARI 
ANTİK YUNAN TRAGEDYALARININ GİZLİ KAHRAMANLARI






Gorgo'lar Amazonlar gibi savaşçı bir soy, Atlant'lara (Atlantis) yakın bir uzak ülkede oturur....





Acaba ATALANTA ile ATALANTİS arasında bağ var mıdır?


Examination of the legend of Atlantis in reference 
to Protohistoric communication with America 
Hyde Clarke (Royal Historical Society)(book)










Çağırdılar. Beyrek geldi. Banu Çiçek yaşmaklandı, haber sordu: «Yiğit, gelişin nerden?» Beyrek: «îç Oğuzdan» dedi, «İç Oğuzda kimin nesisin?» «Pay Püre Bey oğlu Bamsı Beyrek dedikleri benim»

Kız: «Peki ya ne yapmaya geldin yiğit?» dedi.


Beyrek de: «Pay Piçen Beyin bir kızı varmış, onu görmeğe geldim» dedi.


Kız: «O öyle insan değildir ki sana görünsün, amma ben Banu Çiçeğin dadısıyım, gel şimdi seninle ava çıkalım, eğer senin atın benim atımı geçerse onun atını da geçersin, hem seninle ok atalım, beni geçersen onu da geçersin ve hem seninle güreşelim, beni yenersen onu da yener- sin» dedi. Beyrek kabul etti! «Pekâlâ, hemen atına bin.»


İkisi atlandılar, meydana çıktılar. At teptiler, Beyreğin atı kızın atını geçti. Ok attılar, Beyrek kızın okunu geride bıraktı. Kız: «Bre yiğit benim atımı kimsenin geçtiği yok, okumu kimsenin geride bıraktığı yok, şimdi gel seninle güreş tutalım» dedi.


Beyrek hemen attan indi. Kavuştular, iki pehlivan olup birbirine sarmaştılar. Beyrek kaldırır kızı yere vurmak ister, kız kaldırır Beyreği yere vurmak ister. Beyrek bunaldı.


«Bu kıza yenilecek olursam, kudretli Oğuz içinde başıma kakınç, yüzüme tokuç ( Anadolu’da, çamaşır yıkamak için yapılan ağaçtan yontma bir âlet; tokaç) ederler» diye düşündü. Canını dişine taktı geldi, kavradı kızı sarmaya aldı, memesinden tuttu. Kızı koçundu. Bu sefer Beyrek kızın ince beline girdi, çengele aldı, arkası üzerine yere yıktı. Kız o zaman: «Yiğit, Pay Piçe- nin kızı Banu Çiçek benim» dedi. Beyrek üç öptü bir dişledi...link















link


TAYYAR RAHMİYE


Osmaniye'nin Kaziyeler köyünden olan Rahmiye Fransızlara karşı 9, Tümenin yaptığı mücadeleye müfrezesiyle katılmıştır, Temmuz 1920'de Fransızlara karşı harekete geçildiği sırada askerlerde bir duraksama olunca "Ben kadın olduğum halde ayakta duruyorum da, siz erkek olarak yerlerde sürünmekten utanmıyor musunuz?" demiş, aynı muharebe sırasında ateş hattında kalan iki arkadaşını korumak için İleriye atıldığında şehit düşmüştür.


Rahmiye'nin Ağıdı
Temmuzun sarı sıcağı Yaktı
köşeyi bucağı Zalim
düşman talan etti,
Söndürdü nice ocağı
Rahime otuz yaşında Yan giyer
fesi başında Arkadaşı çetelerle
Gezer düşmanın peşinde
Çeteler düşmana hücum, Anam,
babam, kardeş, bacım Ben bu
uğurda ölürsem Kalmasın
düşmanda öcüm
Öğlen, ikindi arası
Düşman üstüne varası
Rahime'yi şehit ettik
Alnında kurşun yarası
Çeteler içinde şanlı Yüzü
nokta nokta benli Yurdu
için şehit düştü Yerde yatar
ala kanlı


Emekli Öğ. Mehmet Yavuz.
A. Neşet Dincer: Rahime Onbaşı, SF. 43.




















Alp Kadınları ; fedakâr, iffetli, saygın, erkeğin sadık dostu, erkeklerle bizzat savaşan, dövüşen, yarışan, güreş tutan, avcı, akıncı bir kahramandır; “ALP”tır, ve Türk Kültüründe ve tarihinde sayısızca ALP KADINLARIMIZ vardır. 
(diğer milletlere nazaran) 
SB






16 Kasım 2013 Cumartesi

ATHENA ; ADI YUNANCA AÇIKLANAMAMIŞTIR.




ATHENA  ; Hildesheim Hazinesi Gümüş Kase , MÖ.1.yy


Athena and Asena, figures in Turkish and Greek mythologies. 
It's interesting to note that Turkish language does not have 
the "th" sound.... 

Is it Turkish of origin? 

"Athena doesn't mean anything in Greek language"....
Mircea Eliade




"Athena ismi Yunanca ile açıklanamamıştır." 
(Mircea Eliade-Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi 1)


"Athena adının kökeni bilinmediği gibi, 
Pallas'ın kaynağı da tartışma konusudur."
 (Azra Erat-Mitoloji Sözlüğü)







"Büyük Ana'nın Hellen kültürünün oluşumunda koyduğu çok önemli katkılarla pay sahibi olduğu bir gerçektir. Çünkü Hellen pantheonunun büyük tanrıçaları : Hera, Demeter, Aphrodite, Athena, Artemis ve ikinci dereceden diğer tanrıçlar, tümü Hellen öncesi kültür katmanından kök salarlar ve Büyük ana'nın özelleştirilmiş görünüş biçimlerini oluştururlar. Bu Hellen tanrıçalarının adları da kısmen Hellen öncesi dillerden gelmedir. Örneğin Athene adının oluşumunu Leukophryene, Steunene, Kyrene ve benzerleri gibidir, Hellence değildir. (1)

(1) C.Bosch, Das anatolischhe in der Geschichte II Türkischer Geschichtskongress, Ankara,1937.6. M.P.Nilson'a göre de, Geschichte der griechischen Religion I,1992;  "ad olarak ATHENE - ene ile sonlanan kelime kümesine aittir ki bunlar genellikle yer adlarında oluşur ve büyük olasılıkla Hellen öncesi zamandan kaynaklanır" 

Ege'nin doğu kıyısında Troas'dan ve Aiolia üzerinden İonia'ya kadar birçok yerleşimde, İlion, Assos, Pergamon, Phokaia, Erythrai, Smyrna, Kolophon, Priene ve Miletos kent tapınakları Athena'ya adanmıştı. O'nun Anadolu kökeninden anlaşılıyor ki sözde "Hellen sömürgesi" kıyı kentlerinde kent tanrıçası olarak en büyük saygı gördü diye ATHENA HELLENLEŞTİRİLEMEZ. Onun kutsal alanları da "İlion kaynaklı bir geleneğe dayanıyorsa" eğer, Batı Anadolu'daki kültleri "MÖ.11.yüzyıl Aiol ve İon sömürgecilerin kuruluşları" olamaz; kült yontuları, Hellen göçmenler tarafından kendi ata yurtlarından birlikte getirilmiş olarak da tanımlanamaz. Özü nedeniyle Athena kült heykeli de tıpkı Samoslu Hera, Ephesoslu Artemis ve Aphrodisiaslı Aphrodite'nin özünde olduğu gibi, yani "Anadolu Bacıları"nın özünde, Anadolu Büyük Ana'sının özgünleşmiş ayrı bir biçimini oluşturur.




Athena Nikephoros uzun ve kemerli bir peplos giymiştir; başında üzerine çarşafın geçirildiği sivri ve uzun bir polos taşır. Tıpkı Athena Ergane resminde olduğu gibi, Anadolulu vasfı besbelli ortadadır. Bu gerçek, bilim dünyasında herkesçe kabul görmüştür ve Ephesoslu Artemis'in etkisi altında ortaya çıktığı kuşkusuzdur. Çünkü polos, gerdanlık, geniş kemer, "göğüs biçimli" nesneler ve her iki elden aşağı sarkan düğümlü yün ipler- değişik şekillendirilmiş olsa da- esasta Artemis Ephesia resminin de içeriğinde vardır ve onun beliryeci vasıflarrnı oluşturur. Sonuçta bunlar, Eski Anadolu'nun  Büyük Tanrıçası'na özgü temel biçimlerdir. Athena Nikephoros'un konik biçimde sivriltilmiş uzun tanrısal başlığı Assoslu Athena Ergane'de de vardır, ve Anadolu Ana Tanrıçası'nın giydiği başlık tipinden sürer geleneğini.  
Prof.Dr. Fahri Işık.












Antik Çin kaynaklarından, Tü'küe halkının türeyişini anlatan Asena efsanesinin farklı şekillerine rastlanılır. Bulunan en eski şekli şöyledir:

„Tü-küe kavimi Hiung-nu'ların bir uzantısıydı. Hükümdar soyunun isimi A-Se-Na idi. Kendilerince ayrı bir ordu kurmuş, ama sonradan komşu bir kavim tarafından yenilgiye uğramışlardı. On yaşında bir çocuğun haricinde bütün kavimleri katliama kurban gitmişti. Düşman askerlerinin hiçbirisi bu çocuğu öldürmeye cesaret edememişti. Çocuğun ayaklarını kesip, onu bir bataklığa attılar. Orada bir dişi kurt vardı, çocuğu et ile besledi. Böylece çocuk zamanla büyüdü ve dişi kurt ile çiftleşti. Kurt derhal gebe kaldı. Düşmanların kralı, çocuğun hala yaşadığını öğrendi ve öldürtmek için tekrar adamlarını gönderdi. Adamlar çocuğun yanındaki dişi kurdu öldürmek istemediler. Dişi Kurt derhal "Kao Çang"'ın (Turfan)'ın Kuzeybatısında bulunan bir dağın üstündeki mağaraya kaçtı. Mağaranın içinde birkaç yüz "li" genişliğinde, uzun otlarla kaplı ve etrafı dağlarla kapalı bir ova vardı. Dağın içine kaçan dişi kurt, bu yerde on oğlan çocuk doğurdu. Çocuklar büyüyünce dışarıdan kadınlar aldılar. Bu kadınlar hamile oldu. Çocukların hepsi ayrı bir soy adı aldı. Birisinin soy adı Asena (Aşina) oldu.“ ............   pdf:




Ate , as Dr.Schliemann has pointed out in Ilios, was the native name of the Trojan goddess whom the Greeks identified with their Athena, and Athi was also the name of the great goddess of Carchemish.

The Owl-Headed vases, agian, escibit under a slightly varying form the likeness of the same deity. The owl-like face is common in the representations of the goddess upon the cylinders of primitive Chaldea, as well as the three protuberances below it which are arranged in the shape of an inverted triangle, while the wings which distinguish the vases find their parallel, not only on the engraved stones of Babylonia, but also in the exented arms of the Nykenaean goddess....

Athi: the great goddess of Carchemish, derived from Babylon, probably the original of the Trojan Ate and Athene, type of the Trojan idols and owl-vases and on the cylinders of Chaldea, Asia Minor, Cyprus and Mycenae.

Owl Vases : with female characteristics, likeness to the idols of Troy, Mycenae and Tiryns, still seen in potters shops at the Dardanelles. The pattern typical of the Babylonian and Hittite goddess ATHI.

Athene, the Ilian , originated from the Phrygian ATE, on a coin as a Phrygian goddess; combined with the Greek Athene as A.Ilıas; her symbols, the Phrygian cap (actually Scythian cap-SB) ,spear, torch (replaced by distaff and spindle) and owl, the cow of many colours..... the owl-headed or owl-faced goddess of Troy; borrowed by Greek, art from Asia....in no way connected with Egypt.

kaynak:






"But the descendants of Shem were not the first civilizers of Babylonia. Those far-spreading tribes called by ethnologists Turanian had been beforehand."

"All appearances" says M.F.Lenormant, "would lead us to regard the Turanian race as the first branch of the familiy of Japhet which went forth into the world, and by that premature sepatation, by an isolated and antagonistic existence took, or rather preserved, a completely distinct physiognomy". " A thick stratum of Turanian civilization underlay Semitism in western Asia. 

In fact all the great towns both of Assyria and Babylonia bear Turanian names".

So writes the Rev.A.Henry Sayce in a most interesting essay on the origin of Semitic Civilization

....


ATHI :
An Egyptian Hieroglyphic Dictionary: With an Index of English Words ..., 1. cilt
Wallis Budge


....

Dr.Selvaratnam requested his holiness to wxplain the meaning of the words, Nirveeka Katpa Samathi :

His Holiness explained as follows: Nirva means Niramayam. Nira means the place where the senses, the elements , body consciousness and connected factors were destroyed completely in man. Niramayam means Soul (Atma) which has become fully purified and reached a state of sanctity without equal, and gets fertilized in his effulgence.

Samathi means this: Within the womb of the Grace of God, Wisdom (Arivu) appears as an embryo and grows and takes full shape and grows within His Law of Truth, Equality and Peace and comes out of the womb and appears. This birth of Wisdom (Arivu) is Samathi. The state of steadiness in which God is Samathi. 

Soul (Atma) has become God (ATHI). It was conceived in His nature, it took shape in his love, reached its full merged within his Truth. It appeared within his Patience and Forbearance, reached fullness within His Plenitude, and merged within His the Effulgnece of God. This state is Samathi. It is a state where that one has become that uniwue one. That is God (ATHI) and brillance (JOTHI).

Children ! You should understand this with your True Wisdom.

M R Bawa Muhaiyaddeen


....

Ugaritic literature provides our primary source concerning the goddess. The name is spelt atrt, usually vocalised as Athirat(u). She appears in the Baal cycle of myths, she is a great goddess, mother of the minor gods of the pantheon, referred to as 'the seventy sons of Athirat'.....When the vow is broken, her vengeance entails the complete undoing of all El's plans to redeem Keret. Further , the heir to Keret's throne is described as one "who will drink the milk of ATHIRAT, draining the breast of the virgin."....

Dictionary of Deities and Demons in the Bible

.

In this section the traveling party makes its way to El's tent and ATHİRAT comes into the presence of the old ruler of the gods. This passage focuses directly on ATHİRAT, with all the verbs in lines 20-26 being 3rd fem.sg......

....Pope (EUT 37) interpreted this passage through the lens of the Hittite Elkunirsha text (in which El and ATHİRAT show serious marital problems) to suggest that the two deities are estranged from one another here as well.

(No court like ATHİ ra t's children's = wa-haziru/ka-bani 'ati ra ti )

He cries to Bull (El,his Father)
To El, the king (Who created him)
He cries to Athirat and her children
The goddess and the band of her brood
For Baal has no house like the gods
No court like Athirat's children's
The dwelling of El is the shelter of his son
The dwelling of the Lady Athirat of the Sea
The dwelling of Pidray, Daughter of Light
The shelter of Tally, Daughter of Showers
The dwelling of Arsay Daughter of the Wide World
On a second subject I would speak with you
Please see to gift for Lady Athirat of the Sea
A present for the Creatress of the Gods.

Mark S. Smith


Bu yazıttan da anlaşılacağı gibi tanrıların yaratıcısı denizlerin tanrıçası ATHİ ... Başlangıçta SU....



Hadrian's breastplate


ATHENA and SHEWOLF

A very different interpretation of this breastplate type is offered by Toynbee, who insists that it refers not to an ideological union of Rome and Athens, but to Rome alone. Instead of identifying the central figure as Athena, Toynbee sees her as the Palladium, the ancient image of Pallas Athena, and a symbol of Rome's aeternitas, and then notes that the seh-wolf with nursing twins is another preserving incident in the story of Rome's primeval past and a favourite symbol both of the city and of her aeternitas.

For Toynbee, the eastern Hadrianic breastplate type documents Rome's strategy for supremacy over the Greek-speaking East. Janet Huskinson, clearly echoing Toynbee, states that the theme of the symbolic decoration of the breast-plate is the victory of eternal Rome and then reiterates Toynbee's interpretation of the Palladium and the she-wolf with twins as symbols not of Athens and Rome, but as dual images of Rome's aeternitas..

There is much to appreciate in Toynbee's focus on Hadiranic imperialism, but her insistence that the breastplate iconography relates not to Athens and Rome, but to Rome alone, is difficult to accept.

The problem lies with her identification of the central figure as the sacred Palladium, symbol of Rome's aeternitas.

There are two flaws in this interpretation. 

First, the Palladium is usually depicted in archaistic fashion, whereas the central figure of the eastern Hadrianic breastplate type is clearly meant to be seen as an actual figure or personification, not as an archaic-style cult figure.

Second, the accompanying owl and snake are not appropriate adjuncts to the Palladium, but belong to the goddess herself as titular deity of Athens.

Therefore the warrior maiden should not be identified as the archaistic Palladium symbol of Rome's aeternitas, but as Athena , symbol of Athens and of this city's special position in the rich cultural tradition of the Greek-speaking East.

Conside the basic imagery of this breastplate type. Athena , flanked by Victories, stands on the back of the She-Wolf with nursing twins.

Athena clearly represents the rich heritage of the Greek-speaking East, with an emphasis on Athens as its epicenter.


der kitapta : 
Charis: Essays in Honor of Sara A. Immerwahr / link



***


Heredot kitabında ,Yunanlıların medeniyeti kendilerinden önce oraların yerlileri olan bir kavimden aldıklarını ve bu kavme Pelasglar dediğini biliyoruz.



Athena AY TANRIÇASIDIR..

Asena nın Kurt ile bağlantısı vardır ve Mircea Eliade'ya göre Kavimlerin yeniden doğuş mitlerinde AY'sal yani Ay ile bağlantılı bir hayvan başrol oynar ve Eliade'ya göre KURT bir AY hayvanıdır..


Athena'nın kökenini Minoan'a bağlayan da var. Minoan da sembolleri kuş, yılan ve hayat ağacı imiş.Artemis'e karşı yaratıldığı düşünülüyor. Annesiz doğması, el becerileri derken tam bir savaşçıya dönüşüyor. Belki de Amazonları kıskandıkları için, çünkü Yunan kültüründe kadının yeri yok.




Minoan Snake Goddess from the Palace at Knossos/Crete




"İki buluntu ve aralarındaki ilişki
Phaistos Diski - Minoan / Girit ve
İskit Issık buluntusu Altınadam yüzüğü"
- Nuray Bilgili






Minoan da Tanrıçalar ve Kadınlarda çifte balta görülür. Araştırmalara göre biliyoruz ki bu çifte baltalar Amazonların silahlarındandır. Ve Amazonlar İskit ve Kimmerlerin bir koludur.
 / link





LETO  (Titan Coeus ile Phoebe'nin kızı ve Asteria'nın - kuyruklu yıldızlar tanrıçası-  da kızkardeşidir.) , çocukları APOLLO (güneş) ve ARTEMİS (ay), Lycia da tapınım gören bu üçlü tanrılar grubu Kurt ile alakalıdır - Lykos / KURT  demektir. Lycia' nın asıl adı da Lukkia'dır, yani "Kurtların Ülkesi". Mitolojide, doğumu yaklaşan Leto'ya bir Kurt rehberlik eder, ya da Leto bir Dişi Kurt'tur... O da bir sonraki yazıya... SB.












15 Temmuz 2013 Pazartesi

SCYHTİANS AND CENTAUR/İSKİTLER KENTAUR





Origins of the Sagittarius Mythos

In a Persian legend of the very early  period, when Iran was civilized by a western Mesopotamian ruler, Takma Urupi (Takma=Tana) whose wife was Eneth. Eneth or Nana are names of the mother goddess of waters, rivers, and fertility among Mesopotamian and Scythian peoples.


Takhma Urupi (Nimrod), has three sons Tura, Sin, and Iredj. The first two stick together against the third son who inherits Iran. Tura becomes the ancestor of the Turanians, that is Scythians and Huns. Nimrod was known by several names in the Near East and was symbolized by the constellations Sagittarius and Orion amongst the Turanian/Scythian nations.


The centaur race is marked in myth as particularly war like and fierce. The Mesopotamians, who introduced the constellation Sagittarius and defined it as a centaur, represented it as twin headed with a human head facing forward and an animal head facing back, imagery which later adapted into the presence of a cloak flying behind the head of the constellation figure.


Insight into how the centaur myth originated offers an interesting reflection on its early basis. The first and most effective race to use the horse in battle was the Scythians, skilled archers who took full advantage of its speed and height to become a race beheld in terror and awe. It is claimed that when the Greeks first saw the Scythians they believed the horse and rider to be one, giving rise to imaginative and fear-inspired tales of the war-like centaur.






Sagittarius 
constellation, late 14c., from L., lit. "archer," properly "pertaining to arrows," from sagitta "arrow," which probably is from a pre-Latin Mediterranean language. Meaning "person born under Sagittarius" (properly Sagittarian) is attested from 1940.

Various OLD German forms are „scuzzo“, „skut“, „sketta“, „schütte“, modern German „Schütze“  
Anglosaxon „skytt“ and in Swedish „skytte“ ... look  : Scythians and Tur









"Yunanlılar tarihlerin şafağında İskitler ile çetin savaşlar yapmışlardır... 
Efsaneye dönüşmüş bu savaşlarda bazen Centaurlar  bazen de Amazonlar ile çarpışmışlardır.

Bilindiği gibi Centaurlar "insan başlı at vücutlu" varlıklardır... 
Efsanede böyle geçen şey, aslında at üstündeki İskit savaşçıları idi!.. 

Benzer bir değerlendirme, hayatlarında hiç at görmemiş Amerika yerlilerince, istilacı İspanyol Süvarileri için yapılmıştı. Aztekler Cortez'in savaşçılarını atlarına bitişik çelik vücutlu yenilmez varlıklar olarak algılamışlardı." link



________

Yakutlar ayı kafası üzerine ant içmekteydiler. Ayı kafası bulunmadığı zaman at kafası üzerine ant içiyorlardı. Yakutların kökenleri hakkında söyledikleri efsaneye göre ilk ataları yarısı at, yarısı kişi şeklinde bir yaratık olup, gökten inmişti. Bunun için onlarda at kutlu sayılmaktaydı. 

Genelde Türk kavimlerinde atların kafatasları yere atılmayıp, bir sırığa geçirilmek suretiyle dikilmektedir. Bu adet Türk kültür çevresinde yaygın olarak görülmektedir (İnan 1948: 289- 290). 


Prof.Dr.İlhami Durmuş

...




KENTAUR

Avery ancient word, probably Turanian, from Gan "man" and Tor "beast", as in Finnic and in Akkadian speech, according to Colonel Conder. 

The Kentaur was akin to the Gandharva (see that heading) and was the offspring of Ixion (the sun) and tje cloud. They were armed with bows, having a horse's body (if a Hippo Kentaur) or that of an ass (if an Ono Kentaur) with the head ,arms, and trunk, of a man in front. The most famous Kentaur was Kheiron. Nessus a Kentaur was slain by the sun (see Herakles) and in mythology they seem clearly to represent clouds.




....




SUMERİAN - İNDUS - EGYPT  /  CENTAUR SEALS: