Translate

17 Mart 2015 Salı

Orestes ve iphigenia Efsanesi




Aiskhylos'un "Agamemnon" üçlüsünde, Sophokles'in "Elektra", Euripides'in de hem "Elektra" hem de "Orestes" tragedyalarında rol alır. 

Antigone gibi insanlarüstü bazı yasaları korumayı, bazı ilkeler adına kendi kendine eyleme geçmeyi göze alan yiğit bir kızdır. Ne var ki, eli kana bulandığı, anasını öldürmek gibi korkunç ve doğadışı bir suça karıştığı içindir ki, Elektra - adının tersine - karanlık ve karmaşık bir kişilikle canlanır gözümüzün önünde. 

Hamlet sorununu ilkçağ tragedyasında dile getiren kişidir.

Bu bakımdan tragedya yazarlarını çekmesi, büyülemesi, karakterini çeşitli açılardan ele almayı esinlemesi şaşılacak bir şey değildir.

Agamemnon Troya (link) savaşına çıktığı zaman , kocasını affedemeyen karısı Klytaimestra, Atreusogullarının baş düşmanı Aigisthos'la kocasını aldatır ve yıllar geçip Agamemnon dönünce iki âşık onu alçakça bıçaklarlar. 

Gene yıllar geçer, bu kez Elektra delikanlılık çağına gelen kardeşi Orestes'i babalarının öcünü almak üzere yetiştirir. Kardeşinin önce Aigisthos'u, sonra da Klytaimestra'yi öldürmesine yardım eder. Ana katili olduktan sonra, Orestes'in peşine Erinys'ler takılır. Elektra'nın rolüyse burada biter. Herhangi bir pişmanlık duyduğu tragedyada söz konusu değildir. Elektra kan davasının en belirgin simgelerinden biridir.

...

Orestes eylemini haklı gösterir: Evet, der, anamı öldürdüm, ama o da babamı öldürmüştü, tanrıların tiksindiği pis bir kadındı anam, oysa benim elime güç katan, Pytho (link) tanrısı Loksias'tır, yani Apollon'dur. 

Böyle konuşurken, birdenbire yanı başında kara urbalı kadınlar belirir, bakar ki Gorgo yüzlü, saçları yılanlarla örülmüş Erinys'ler bunlar. Ellerinden taptaze kan damlamakta. Orestes bağırır, çağırır ve deli gibi atar kendini dışarıya. 

"Eumenides" tragedyası Delphoi tapınağının önündeki bir sahneye açılır:

Apollon'a sığınmış olan Orestes evrenin göbeği  sayılan taşın üstüne yıkılmış, yalvarmaktadır. Erinys'ler korkunç hırıltılarla dört dönmektedir çevresinde.  Apollon gelir, onları uyutur, derken Klytaimestra'nın tayfı dürter, uyandırır köpekleri,  Apollon oklarıyla onları kovduktan sonra sahne değişir ve Atina'daki Akropolis görülür. 

Orestes'in davası Athena'nın tapınağı önünde görülecektir bu kez. Tam bir mahkeme sahnesidir bu.  İki hak ve hukuk anlayışının çarpıştığı bir mahkeme: Geleneksel kısas kurallarını simgeleyen Erinys'ler, kendini ve eylemini savunan bir insanla karşı karşıya gelip tartışmaktadırlar, sonuç mahkemenin vereceği oylara bağlıdır.

Orestes Athena tanrıçanın verdiği bir oy fazlasıyla beraat eder. Böylece tanrı kararı, kader ağırlığı yerine insanların mahkemesi, yani Areopagos kurulmuş olur. 

Tragedyanın sonunda yenilgiye uğrayan Erinys'ler korosu öfkeyle çekilmek üzeredir ki, Athena onları Atina'nın koruyucuları olarak şehirde kalmaya çağırır, buna karşılık Atina halkından sonsuz saygı göreceklerdir. Erinys'ler değişir, iyi niyetliler diye çıkarlar ortaya, bunun simgesi eski hukukla yeni hukuk anlayışının birleşmesi olsa gerek. Erinys'ler bundan böyle Atina'ya bereket saçacak tanrıçalar olarak intikamı değil, adaleti gerçekleştireceklerdir.

Aiskhylos'un, Atina din ve devlet anlayışını yüceltmekte ve yeni yeni kavramlar kurup, onları canlandırmaktaki ustalığı bu üçlüde en yüksek zirvesine erişmiştir. Zaman geçince, Erinys'ler, insanları yeraltında cezalandıran tanrıçalar olarak görülmeye başlar. Eski metinlerde beliren bu inanış Vergilius'un "Aeneis" destanında dile gelmektedir:

Erinys'leri Tartaros'un dibinde ruhlara ellerindeki kamçılar ve yılanlarla korku salıp eziyet eder görürüz. Cehennem kavramına yaklaşan bu görüşler Roma mythos ve şiirinde Etrüsk etkisiyle gelişmiş olabilir.

...

ara not:
Bir Artuklu Parası Ejderhaya binmiş, yılanı Kamçı gibi kullanan Şaman ikonografisi gibi. Anadolu Menkıbelerinde Aslana binen ve yılanı kamçı gibi kullanan evliya söylenceleri vardır..Hacı Bektaş_ı Veli Ejderha Donuna girer. Sanırım tamamen Şamancıl bir mitoloji..Ejderha ÖD ya da ÖDLEK TANRI yani Zaman Tanrısı.."Kam" Yani Şamanlar "Kam-çı" kullanarak Zamana Hakim olduklarını simgeliyor olabilirler..Nuray Bilgili (link).

(The Artquids Turks or Artuqid Turkish Dynasty (1102-1409) Coin: "A iconography, like Shaman riding on a dragon, uses snake as whip . In Anatolia there are legends, myths of saints riding lions using snake as whip. like Saint "Hacı Bektaş Veli" impersonate Dragon . I think it is quite a shamanic myth .. Dragon is the TIME GOD .. May represent that "the Shaman is controlling the Tıme" ..."  A Shaman called in Turkish = Kam ; and whip = Kam-çı)


...


Orestes İtalya'ya Tauris Artemis'ini getirmiş ve Nemi'ye yerleştirmiş. Gerçekten de Latium'un bu şehrin çevresinde bir göl, kutsal bir koru ve Diana'nın bir tapınağı vardı. Tauris'te olduğu gibi burada da tanrıçaya insan kurban edilirdi. Tapınağa başrahip olabilmek için kendinden önceki başrahibi tanrıçaya kurban etmek gerekirmiş bu tapınakta. Başka bir efsaneye göre, tanrı Asklepios'un dirilttiği Hippolytos Artemis'e kaçırılıp İtalya'ya getirilmiş ve Virbius adıyla tanrıçanın kültüne girmişti.

...

Orestes efsanesinin son bölümü Hermione ile evlenmesine değilinir. Orestes'le Hermione'yi babaları daha çocukken nişanlamışlardı, ama Troya savaşından sonra Menelaos kızını Neoptolemos'a verir. Tauris dönüşünde Orestes nişanlısını kaçırmaya kalkar, Naoptolemos'la kavgaya tutuşurlar, bir ayaklanma olur, Akhilleus'un oğlu ölür. Orestes Hermione'yle evlenir, Argos'a kral olur ve çok uzun bir ömür sürer.


Kaynak:
Azra Erat - Mitoloji Sözlüğü




Orestes Efsanesini anlatan Lahit - MS.145-İtalya 
Cleveland Museum of Art







Tauris bugünkü Kırım'dır.
İskitler (Skyths, Scythians, Saka), MÖ 8. yüzyıl MÖ 3. yüzyıl arasında Avrupa'nın doğusu Kırım ve Pontik Bozkırlar ile Orta Asya'da, Tanrı Dağları ve Fergana Vadisi'ni (Kırgızistan ve Tacikistan) de içine alan geniş bir bölgede yaşamışlardır.






Iphigenia Tauris'te (Kırım'da) -Euripides (MÖ.4.yy)


Truva savaşı öncesi Agamemnon hava şartlarından dolayı yelken açamaz, bunun sebebi Artemis'tir. Ona en büyük kızını kurban etmesini söylerler ve yelken açılacaktır. Lakin Prenses Iphigenia'yı kurban etmek üzere iken, Artemis gelir ve sunakta olan Iphigenia'yı bir geyik ile değiştirirek kurtarır. Tauris'teki Artemis tapınağına getirir ve rahibesi yapar. 

Tauris'te korkunç bir fırtına hüküm sürmektedir. Iphigeneia ve Artemis'in diğer rahibeleri, bu doğal afeti dindirmeleri için tanrılara dua etmektedir. Fırtına yavaş yavaş diner, Iphigeneia gördüğü korkunç rüyayı anlatır. Babası Agamemnon annesi tarafından öldürülmüş, kendisine de ağabeyi Orestes'i öldürmesi için Clytemnestra tarafından bir kılıç verilmiştir. Rahibeler şaşkındır. Iphigeneia, Artemis'e ailesi üzerindeki lanetin bitmesi için kendi canını almasını diler. İskit'lerin kralı Thoas'a bir yabancı tarafından öldürüleceği kehanetinde bulunulmuştur. Iphigeneia'dan adaya gelen bütün yabancıları öldürmesini ister. Ancak bu sayede korkusunu yenebilecektir. 

Halk, iki yabancının sahile ayak bastığını söyler; onların öldürülmesi tanrıları mutlu edecektir. Iphigeneia bu görevi yerine getirmek istememektedir fakat başka çaresi yoktur. İskit'liler, çılgın bir dansla kurban edilme törenine hazırlanır. Orestes ve Pylades, Iphigeneia'yı bulmak üzere Tauris'e gelmiş fakat İskitliler tarafından ele geçirilmişlerdir. Zincirler içinde Thaos´un huzuruna çıkartılırlar ve kraldan öleceklerini öğrenirler.

Pylades ve Orestes, sunakta kaderlerini beklemektedir. Orestes kendisini suçlamaktadır. Annesini öldürdükten sonra en yakın arkadaşının da ölümüne sebep olmaktadır. Kendi günahları için tanrılardan cezalandırılmayı diler. Pylades, arkadaşıyla beraber ölmenin korkunç bir şey olmadığını söyleyerek onu teselli etmeye çalışır. İlk önce Pylades götürülür; Orestes geride kalmıştır. Büyük bir umutsuzluk ve yorgunluk içinde uykuya dalar. Eumenides, Orestes'e rüyasında görünür ve Clytemnestra'nın ölümüyle ilgili görüntülerle onu korkutur. Orestes'in tanıyamadığı Iphigeneia, Agamemnon'un Clytemnestra tarafından öldürülüşünü yabancıdan duyar. Ayrıca öldü zannedilen Orestes'in gerçekleştirdiği korkunç suçu da öğrenir. Sadece Elektra hala Miken'de yaşamaktadır. Rahibeler, anavatanlarının kaderi, Iphigeneia ise ölen ailesi için yas tutmaktadır. Zincire vurulmuş Yunan kadınlarının Orestes tarafından kurtarılma ümitleri yok olmuştur. Ağabeysiyle beraber olmak için Iphigeneia ölmeyi diler.

Iphigeneia, iki yabancıdan birini, Elektra'ya bir mesaj göndermesi için kurtarmaya karar verir. Seçimi, ona kardeşini hatırlatan Orestes'ten yanadır. Iphigeneia, zincire vurulmuş iki adamdan sadece birini kurtaracağını söyler. Her iki adam da diğerinin hayatının bağışlanması için yalvarır. Pylades, arkadaşı için ölmekten mutluluk duymaktadır, fakat Orestes onun fedakârlığını kabul etmeyi reddeder. Eğer Pylades onu seviyorsa yaşamalı ve görevini yerine getirmelidir. Pylades bu teklifi reddeder ve ölümünde bile arkadaşına sağdık kalacağını tekrarlar. Iphigeneia, Orestes'in dışarı çıkartılmasını emreder fakat genç adam buna karşı çıkar ve arkadaşı kurtarılamayacaksa, kendisini öldüreceğini söyler. Iphigeneia şartı kabul eder, Orestes, Pylades'e veda eder. Iphigeneia, kendi kimliğini açıklamadan Pylades'e bir mektup verir ve bunu Elektra'ya ulaştırmasını söyler. Pylades, tanrılardan ona yardım etmesini ve Orestes´i kurtarabilmeyi diler.

Iphigeneia, sunağın önünde, Diana'ya, kendisine verilen kurban etme görevi için ne kadar üzgün olduğundan yakınır. Diana'dan bu korkunç görevi yapabilmesi için kendisine güç vermesini diler. Rahibeler, Orestes'i kurban edilmek üzere hazırlar. Birbirlerini hala tanımamış olan Orestes ve Iphigeneia, karşılıklı bir şekilde birbirlerine sempati duymaktadır. Artık Iphigeneia, kurban etme görevini yerine getirmek zorundadır. Tam bu esnada Orestes, Aulis'te tıpkı kendisi gibi kurban edildiğini düşündüğü ablasını hatırlar. Bu sözlerle beraber Iphigeneia, kardeşini tanır ve kendisinin kim olduğunu söyler. 

Pylades'in kaçtığını öğrenen Thoas, onların yanına gelir ve Iphigenia'dan kurban etme görevini yerine getirmesini ister. Orestes'in Iphigeneia'nın kardeşi ve Agamemnon'un oğlu olduğu gerçeği ne kralın, ne de İskitlilerin fikrini değiştirmez. Tam bu sırada Pylades bir grup yunan askeri ile gelir ve Orestes'i kurtarmaya çalışır. Diana tarafından durdurulan savaşta Thoas öldürülür. Tanrıça Diana, onun sunağını uzun zamandır lekeleyen İskitlilerden timsalini Yunanlılara teslim etmelerini ister. Orestes işlediği suçun bedelini gözyaşlarıyla ödemiştir. Miken'e dönüp ülkesini huzur içinde yönetmelidir. Iphigeneia'da kendi halkına geri döner. Bu trajik dönemin bitmesiyle eser sonlanır...





Altın Geyik

Ramayana Hindistan’ın en çok bilinen yapıtıdır. Bu destanda 24.000 beyitte Rama ile sadık eşi Sita’nın aşkı anlatılır.

Ravana isimli iblisin, dünya üzerinde kurduğu egemenliğin ortadan kaldırılması için, mistik ve yarı tanrıların ve tanrıların elbirliği ile çalışmasıyla başlar. 

Ravana Sita'ya aşıktır, onunla evlenmek ister. Sita'nın geyikleri sevdiği duyar, iblis Mareet'e kendisini bir altın geyiğe dönüştürmesini emreder, böylece Sita ona aşık olacaktır. Sita mest olmuştur, Rama'yı onu yakalaması için ormana gönderir. Ama Lakshmana Sita'yı uyarır, onun bir iblis olduğunu söyler, Rama geyiğin peşine düşer, onu okla vurur, iblis Rama'dan korktuğu için sesini taklit eder ve Sita'dan yardım ister..... ingilizce link



Artemis