Translate

6 Ağustos 2014 Çarşamba

TÜRKLERDE VE YERLİLERDE YAS VE ÖLÜ GÖMME ADETLERİ



Right : "Mourning Türks". 
Detail of the wall painting “Peoples of the World Mourning Buddha”. 
Kyzyl, Mingoi, Maya cave
Early Turks: Male Costume in the Chinese Art / link
Sergey A. Yatsenko

Left : Native Americans Mourning




Emel Esin : Eski Türklerde cenaze merasimine (yoğ) Çinlilerin “kubbeli otağ altındaki tabut” adını verdiklerini, çünkü Türk geleneğinde ölen kimsenin cesedinin, kubbeli otağ altına konarak otağın etrafında at koşturulduğunu belirtir. Otağın kapısına gelinince matem tutanlar yüzlerini ve kulaklarını bıçaklarlar. Matem işareti olarak saç kesilir, tütsü kullanılır, tütsülü matem meşalesi (yug yıpar) yakılırdı....


Volga Bulgarlarının defin töreni X. yy.’da İbn Fadlan tarafından kısaca anlatılmıştır. Buna göre, Bulgarlarda eski Şamanî defin törenleri olduğu gibi devam ettirilmekte idi. Ölünün çadırı kapısına gelirler, yüksek sesle ağlarlardı, köleleri kendilerini kamçı ile döve döve feryat ederlerdi. 


Ölünün çadırına bayrak asarlardı. Ölü mezara bayraklı araba ile götürülür, silahları mezarının çevresine bırakılırdı. Yas tutma iki yıl devam ederdi. İki yıl sonra saçlarını keserler, bayrağı indirirlerdi. Bu törenden sonra dul kalan kadına evlenme izni verilirdi. Bayrak unsuru Kazaklarda aş törenlerinde ve ölü çıkan ailelerin çadırlarında da bulunmaktadır. 


S. Buluç, saç kesmenin, ölüye sunulan bir nevi kurban addedilmiş olmasının muhtemel olduğu düşüncesindedir....




Yrd. Doç. Dr. Yıldız Kocasavaş





.
Heredot İskitlerin eni ile boyu dikdörtgen bir mezara mumyalanmış ölünün defnedildiğini ,ölünün yakınlarının başlarını kazıyıp, kollarını çizdiklerini,alınlarını burunlarını yırttıklarını belirtiyor. 

Benzer ölü merasimi Orhun Kitabelerinde var ;Bilge Kağan Abidesinin güney cephesinde;Çinli Elçilerinde hazır bulunduğu Bilge Kağan babasının Ölüm töreninde,bütün halkın saçlarını traş ettiği ve kulaklarını yaraladığı yazılıdır . Aradan birkaç bin yıl geçse de ,farklı zaman ve mekanda da olsa, İskit Ölü merasimiyle Göktürklerin Ölü merasimi neredeyse tıpatıp örtüşmekte.






SCYTHIANS Burial Ceremony - HEREDOT AND AL-TABARI



HEREDOT BOOK 4-71

The tombs of their kings are in the land of the Gerrhi, who dwell at the point where the Borysthenes is first navigable. Here, when the king dies, they dig a grave, which is square in shape, and of great size. 

When it is ready, they take the king's corpse, and, having opened the belly, and cleaned out the inside, fill the cavity with a preparation of chopped cypress, frankincense, parsley-seed, and anise-seed, after which they sew up the opening, enclose the body in wax, and, placing it on a waggon, carry it about through all the different tribes. 

On this procession each tribe, when it receives the corpse, imitates the example which is first set by the Royal Scythians; every man chops off a piece of his ear, crops his hair close, and makes a cut all round his arm, lacerates his forehead and his nose, and thrusts an arrow through his left hand. 

Then they who have the care of the corpse carry it with them to another of the tribes which are under the Scythian rule, followed by those whom they first visited. 

On completing the circuit of all the tribes under their sway, they find themselves in the country of the Gerrhi, who are the most remote of all, and so they come to the tombs of the kings. There the body of the dead king is laid in the grave prepared for it, stretched upon a mattress; spears are fixed in the ground on either side of the corpse, and beams stretched across above it to form a roof, which is covered with a thatching of osier twigs. 

In the open space around the body of the king they bury one of his concubines, first killing her by strangling, and also his cup-bearer, his cook, his groom, his lacquey, his messenger, some of his horses, firstlings of all his other possessions, and some golden cups; for they use neither silver nor brass. After this they set to work, and raise a vast mound above the grave, all of them vying with each other and seeking to make it as tall as possible. 

Herodotus 4.71






AL-TABARI:
Two texts of al-Tabarī (Cafer el-Tabari) from AD 728/729;


He describes mourning for a chief from Transoxiana: 
“His Turks cut off their ears, becoming the worst of those with bowed heads, weeping.”


Ten years later ( AD 738/739) Arabs killed in Transoxiana Kūrşūl, a Turgesh leader.(Türgişler/Erken Türkler/Earlier Turks-Türgişler hakkında daha fazla bilgi için: LİNK). 


His mourning is described in a similar way: 
“They cut their ears and tore the skin on their faces and began weeping over him.”





Attila’nın 453 yılındaki ölümü ve akabinde düzenlenen ve Slavca olarak “strava” adıyla anılan cenaze merasimi münasebetiyle Jordanes tarafından anlatılan bilgilerden, Avrupa Hunları’ndaki gelenek hakkında oldukça teferruatlı bilgilere sahibiz. Buna göre, cenaze merasimine katılan "Hunlar, âdetleri üzere, saçlarından bir kısmını kesmiş ve yüzlerini derin yaralar bırakacak şekilde bıçaklarla korkunç bir biçimde çizmişlerdi; öyle ki cesur savaşçı [Attila] için, sadece erkek ve kadınların ağlamaları ve göz yaşlarıyla değil, insanların kanlarıyla da yas tutuluyor, kadınlar tarafından ağıtlar yakılıyor, gözlerden akan yaşlarla yanaklardan akan kanlar birbirine karışıyordu."

The world of the Huns: Maenchen-Helfen 




Mutilation of mourners. 
Wall painting in Cave 158 of Tun-huang, 
8th or 9th century AD




*SAÇ KESMEK, YEMEK VE İÇECEK SUNMAK 
"KANSIZ KURBAN" DİYE DE GEÇER. 





Native Americans offering food to deads, 

like the Turks. 
link




........



Yas adeti dünyada bilinen bütün kültürlerin genel ritüellerinden biridir. Büyük afetler, yenilgiler, ölümler sonucu insanlar davranışlarıyla, sözleriyle üzüntülerini ortaya koymaya çalışmışlardır. Bu ritüellerin bazıları zaman içinde toplumda uyulması gereken bir kural haline gelebilir.


Türk kültüründe de Şamanizmin etkisiyle yas adetinde yıllar içinde insanların uyması gereken birçok inançların ortaya çıktığını görüyoruz. Bu adetler Sultanların hakimiyet alameti bile olmuştur. Sultan tahta çıktığında ölen babası için siyah giyer, atının kuyruğunu keser, saçı (ulufe) dağıtırdı. Eğer bu ritüeller yapılmazsa Sultanın hakimiyeti eksik kalırdı.


Baş açmak, elbiseyi ters giymek, kara ve gök elbise giyilmesi vs., gibi yas ritüelleri, gerek halk, gerekse de sultanlar tarafından İslamiyette pek uygun görülmese de devam ettirilmiştir. bu yas adetleri sanki bir İslami bir kuralmış gibi de kabul edilmiştir. Bundan dolayı bunun bazı İslami yansımaları da olmuştur. Bunun en büyük yansıması Kerbela matemidir....


Çin kaynaklarında anlaşıldığına göre; Hunlar, Gansu (Kansu) eyaletindeki Tsilen-şan (Tanrı) dağından ayrıldıktan sonra ağıt yakmışlardır. Bildiğimiz en eski ağıt örneği ise MÖ.119 yılında Hunların bir savaş sonucunda Ordos'un kuzeyindeki topraklarını kaybederek büyük çölün kuzeyine çekilmeleri üzerine söylenilmiştir.


Ayrıca Türkler'in en eski ağıtları içinde Alp Er Tunga'ya yakılan Kaşgarlı Mahmut tarafından sagu denilen ağıtı da zikretmemiz gerekiyor. Alp Er Tunga'ya yakılan ağıtlar ve yuğ töreni ile ilgili ilk bilgi kırıntılarını Bilge Kağan anıtında buluyoruz.....


Türklerin İslamiyeti kabulünden önceki yas töenlerinin temellerinin Şamanizme dayandığını söylememiz mümkündür. Türkler ölen kişinin ruhunun insanlara zara vermemesi için "yoğ" törenleri düzenlerlerdi. Bu törenden sonra "ölü aşı" adı verilen yemeğe yalnız dirilere değil, bilhassa ölülere ikram edildiğine inanılırdı...





Yrd.Doç.Dr.Mehmet Ali Hacıgökmen
SÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü


Dardanos, MÖ.3.yüzyıl lahit - Priştina Arkeoloji Müzesi



Kadın ağıtçılar tutulurdu, Hıristiyanlıkta yasaklanmış , 
İslamda lanetlenmiş. 
Roma döneminde ağıtçılar gözyaşlarını şişede toplar 
ve ölü ile gömerdi, 
Ne kadar çok gözyaşı şişesi o kadar çok mutlu.




Pelasglılar - Amphora - MÖ. 760-750  Atina Arkeoloji Müzesi




........



NATIVE AMERICANS

We should find some of the mourning customs interesting. The friends of the dead wail and scream fearfully; they cut off their hair; they gash their bodies; they sometimes even chop off their finger tips or whole joints. They watch by the grave—this is particularly true of women. Food and drink are often carried to the grave for some time after the burial. Fires are kindled to supply light or heat to the soul on its long journey.


About Native Americans


Ojibwa Gravestone- from Schoolcraft



Supplying food to the dead is a custom which is known to be of great antiquity; in some instances, as among the ancient Romans, it appears to have been a sacrificial offering, for it usually accompanied cremation, and was not confined to food alone, for spices, perfumes, oil, &c., were thrown upon the burning pile. In addition to this, articles supposed or known to have been agreeable to the deceased were also consumed. The Jews did the same, and in our own time the Chinese, Caribs, and many of the tribes of North American Indians followed these customs. The cutting of hair as a mourning observance is of very great antiquity, and Tegg relates that among the ancients whole cities and countries were shaved (sic) when a great man died.....





STUDY OF THE MORTUARY CUSTOMS OF THE
NORTH AMERICAN INDIANS. 
BY Dr. H. C. YARROW (Left image)
FIRST ANNUAL REPORT OF THE BUREAU OF ETHNOLOGY TO THE
SECRETARY OF THE SMITHSONIAN INSTITUTION - 1879-’80


Native Americans 

Fig. 12 shows the dead warrior's totem, a tortoise, and beside it a headless man, which is a common symbol of death among Indian tribes. 

Below the trunk are three marks of honour. The next and more elaborated figure (13) records the achievements of Shingabawassin, a celebrated chief of the St. Mary's band. His totem, the crane, is shown reversed. 

The three marks on the left of the totem represent important general treaties of peace to which he had been a party; the six strokes on the right probably indicate the number of big battles which he fought. 

The pipe appears to be a symbol of peace, and the hatchet a symbol of war. In like manner head-boards erected over a woman have the various articles used by her in life, as cutting and sewing instruments and weaving utensils, depicted upon them.




Orta Asya Türk Bengütaş'ları





Alaska - Native



Fig. 26, which depicts some general features of Alaskan life on a piece of walrus tusk. 

1, a native is resting against his house, and on his right stands a pole surmounted by a bird, apparently a totem-post. 
2. A reindeer. 
3. One man shooting at another with an arrow. 
4. An expedition in a dog-sledge, and, 
5, in a boat with sail and paddle. 
6. A dog-sledge, with the sun above; perhaps indicating the coming of summer. 
7. A sacred lodge. The four figures at each outer corner represent young men armed with bows and arrows to keep off the uninitiated from the forbidden precincts. The members of the occult society are dancing round a fire in the centre of the lodge. 
8. A pine tree up which a porcupine is climbing. 
9. Another pine tree, from which a woodpecker is extracting larvæ. 
10. A bear. 
11, 12. Men driving fish into, 
13, the net, above them being a captured whale, with harpoon and line attached.


link 









.......





BU ARADA BİZE NOT;
"YABANCI" AKADEMİSYENLER, 
TÜRKLERDEN BAHSETMEZ 
TÜRKLERİ  HAZMEDEMEZLER !
ÇÜNKÜ EL ATTIKLARI HER ÇALIŞMADA 
TÜRK KÜLTÜRÜ
ÇIKAR KARŞILARINA.
SB.