ares etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ares etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2025 Pazartesi

Kadmos

 

Kadmos ejder-yılanla savaşıyor. Euboea'dan (Ayboğa), MÖ 560–550. Louvre Müzesi


Tyr (Tur) oğlu Kadmos, Zeus tarafından kaçırılan kız kardeşi Europe’yi ararken yorulmuş ve bir yerlere yerleşmeye karar vermişti. Delphi’deki kehânet merkezine danıştıktan sonra Thebes’e geldi. Suyu koruyan Ares’in ejderini öldürdüğü için Ares’e yedi yıl boyunca hizmet etti. Sonra da Thebes’e kral oldu ve Thebalıların atası sayıldı.

* Ares Yunanca değildir. Türkçedir. Alp Er Tonga’nın oğlu Alp Arız ile Sakaların soyundan gelen Alban-Türklerindeki Oroiz (Oruz) adları Ares ile ilgilidir. Oğuz Han’ın sol kanat komutanı Urum Kağan’ın kardeşi Uruz Bek’in adında da Ares görülür. Savaş tanrısı Ares ismi ve sıfatıyla Saka Türklerinden Greklere geçmiş bir tanrıdır. Günümüzde kullandığımız vuruşmak fiili (vuruş, uruş) savaşmak, dövüşmek, kavga etmek anlamlarına gelir ki Başkırt Türklerinde İreş (savaş, kavga) ve Kırgız Türkçesinde Araz (savaş, kavga)’dır.(kaynaklar kitabımda) Ares adının kökenini Gut Türklerinde Ariis/Aries Kan, yani Aris Kağan özel isminde de buluruz.

* Türk Kültüründe Ejder-Yılan suyun koruyucusudur.

* Kadmos Yunanca değildir. "Yazıyı Fenike'den getiren Kadmos" diyen Herodot'a (2.49) istinaden "Fenikeli" sanılan Kadmos Hint-Avrupalı olmayan Pelasg boyu Kar'lardan. Kadmos Mısır'a gidip dönenlerden olduğu için Mısırlı, hatta Fenikeli  sanıldı. Bu durumda yazı da Fenike kökenli değil, Pelasg kökenliydi.

* Tur (Tyr), Pelasgların diğer adı olan Tyrrhen'den türetildi. İtalya'da Etrüsk olarak adlandırılanlar da Pelasglardı.

* Kadmos'un "kaçırılan" kızkardeşi Europe'nin (Ayrope) adı da Hint-Avrupa dillinden olmadığı gibi ne Yunanca, ne de Fenikece. Makedonya'da Europa adında bir yerleşim vardı. Zaten sadece Trakya bölgesi Europa olarak anılıyordu. Avrupa kıta adını ise MS 8.yy'dan sonra aldı, ancak 11.yy'da genelleşti.

* Europe ile Kadmos genellikle Boeotia bölgesiyle ilişkilendirilmiştir. Boeotia (Boğa), Thebai/Thebes (Tepe) ile Euboea/Euboia (Ay Boğa) yer adları Türkçe kökenlidir. Ayrıca bölgenin en eski kralı olarak Ogyges gösterilir ki o da Oğuz'dur. Tepe'de geçen diğer Türkçe isimler; Atamaz (Athamaz), Ergin/Erkin (Erginos), Orhan/Orhun (Arrhon), Az/As (Azeus), Buzağı (Buzyge). Ayboğa (Euboia) Grek ağızlarında "Euboia"dan > Europe"ye dönüşmüş gibi duruyor. Ataları olan İo'nun adı da Türkçe Ay'dır. Ben ona Ay Kız demeyi tercih ediyorum. Ay Kız'ın babasının adı da İnachos olarak geçer, yani Türkçe İnag/k, tıpkı Hazar Türklerinden İnak et-Türkî (9.yy) adındaki gibi.


Boğa donuna girmiş Zeus Europe'yi kaçırırken.
MÖ 7.-6. yy, Selinunte Arkeolojik Site / Sicilya
Palermo Arkeoloji Müzesi


Zeus'un boğa kılığına girerek Europe'ye musallat olması da bir fikir verebilir. Bu arada Grek kültüründe "şamanizm" kültürü yoktur. Yani Zeus'un boğa donuna girmesi Greklerin kültürüne terstir. Ayrıca Europe'nin çocuklarının adları: Rhadamantus, Minos ve Sarpedon... bunların adları da ne Hint-Avrupa ne de Grekçedir. Minos ile Manas, Sarpedon ile Sarp Türkçedir. Rhadamantus'u ise çözemedim. Zaten "Minos Uygarlığı" da Grek uygarlığı değildir. Denizli'deki Baba Dağı'nın eski adı da Kadmos'tur. Ayrıntılar "Turova ve Saka Türkleri" adlı kitabımda.


SB


Hiçbiri "Grek" ya da HA değildi.


EK

Kökenleri Belirsiz Olanlar

Ejder

Sardesli Artemis

Boğa Başlı İnsan

Orat - Ortak


11 Şubat 2018 Pazar

ARİMAN - ARES - MARS - DEMİR





ARİMAN = ARES = MARS
ARİMAN = ARMAN = ERMAN
Ve Erman'dan türetilen kelime "German" 
(etimolojisi/kökeni TR.)




ARTHUR'un KILICI denilen KILIÇ
aslında TÜRKLERİN KILICI
çünkü, EXCALİBUR XALUB'tan geliyor
(öteki adları Halup, Kaşka-Kaška, Kasku, Gasga)
ki bir İSKİT BOYU ve bölgede DEMİR YATAKLARI
işgalci HİTİT kaynaklarında geçen ve KUZEY ANADOLU'da yaşayan HALKTIR
Ayrıca, PRİSCUS HUNLARIN KUTSAL KILICINDAN bahseder.
HİTİTLERİN de bir KILIÇ TANRISI YOK MUYDU? 
HATTİLERİN BAŞKENTİ OLAN HATTUŞA YAZILIKAYA'da görülen KILIÇ TANRISI NERGAL...
KÖKENİ ASLINDA HATTİ OLAN "KAYAYA SAPLANMIŞ KILIÇ"
KÜLTÜRLERİNİ HURRİ ve HATTİLERE BORÇLU OLAN HİTİTLER...
Tıpkı HEREDOT'un bahsettiği "İSKİTLER'in KILIÇ TANRISI"
Ya da Mircea Eliade'nin: "İSKİTLER her yıl ARES'e ATLAR ve her yüz savaş tutsağından birini kurban ediyorlardı; TANRI YAPAY BİR TEPECİK ÜZERİNE DİKİLİ DEMİR BİR KILIÇLA temsil ediliyordu." dediği gibi...


Hangi German?..Hangi Kelt?..Hangi Arthur?..
Yani, Hangi Avrupa?..
Arthur ve kılıcı Excalibur ile Hititlerin Nergal'inin kökenini Türk kültüründe aramalı Batılı!...



HUN = İSKİT/SAKA = ATİLLA = ARİMAN = TÜRK.


Homer'in İlyada'sında : Alybs (Alizonain), Ksenophon'un Anabasis'inde: Chalybes (Khalybs), ya da Hitit kaynaklarında Gaşga - Kaşka olarak geçen İskit boyu Xalub - Haluplar'dır. Hellen kaynaklarında Khalybler çeliği bulan halktır ve Çelik kelimesinin karşılığı olarakta bu halkın adını vermişlerdir: Khalbys = Çelik 


[The Khalybs, who were famous for their iron-mining and were mentioned in Homer's “Iliad” as Alybs or Alizonians, were described by Xenophon in the same terms too but it is also stated that they had adopted Mossynoik nationality. link]


Buradaki Mossynoik ise, Mosk (Moskova adının da kökeni)- Mosynoeci, Ağaçeri boy adı gibi Meşe/Meşer Türkleri'dir. İskit boyu olan bu Moskların bir diğer adı da Muşki'dir, ki kral Midas'ın da Muşkili Mita olabileceği söylenir... [Milattan Önce Karadeniz'de Türkler:link]








Latince Sözlükte Chalybs'in karşılığı Demir/Çelik ve Kılıç'tır.



Chalybes: A people living on the south shore of the Black Sea, famous for their manufacture of steel.
Chalybs: iron/steel, iron weapons, sword
(Türkiye'nin kuzey bölgesi demek yerine, Karadeniz'in güneyi demeyi tercih etmiş!!!)
[oxford latin dictionary]

Chalybes = Kaskians (Non-Indo-European tribal people)



Ve yüzyıllar sonra... 
13.yüzyılda efsane için üretilmiş çelik kılıçın adı da eXCALİBur'dur.... 
ve Demircilik Türklerle Başlar....


Semra Bayraktar





EKLER


Anadolu'da demir buluntuları MÖ 3 binyıla tarihlenir. Anadolu'nun erken demir buluntularıyla ilgili en önemli soru, demirin doğada nabit halde çok ender bulunması nedeniyle, köken konusudur. Meteor kökenli nabit demirden daha da ender bulunan tür, terrestrik nabit demirdir. Yapılan son araştırmalarda terrestrik nabit demirin nikel ve ayrıca karbon içerebileceğini gösterir. Buna göre erken demirin kökeni konusundaki tartışmalarda sadece nikel oranını değerlendirmek yetmez, buluntuların karbon oranını da dikkate almak gerekir. ....

Khalib (Khalyb) demirinin yüksek nikel oranı içerdiğini öne sürerler. Kuzey Anadolu'nun demir içeren nehir kumlarından elde edilen, paslanmayan Khalib demirinin basit demirden daha güzel olduğu söylenir ve bu iddia Aristoteles'e atfedilir:

"...Amisos'ta (Samsun) Khalyblerin özel metotla demir elde ettikleri anlatılır. Ülkede bol miktarda bulunmaktadır. Bu demir diğer çeşitlerinden daha iyidir ve dış görünüşü gümüşten farklılık göstermez..."

"... Karadeniz'in güney sahilinde, Amisos yakınlarında bulunan Khalyblerin ocaklarında bol miktarda demir kazanılmaktadır. Cevher kil içerdiğinden zor ergitilmektedir. Bilinen en iyi ve en sert demir Khalyblerden gelmekte ve adına da KHALYB denmektedir.

[Kaynak: Doç.Dr.Ünsal Yalçın (arkeoatlas, sayı 3,2004)]



*

"Daha az belirleyici olmakla beraber, diğer nedenler de bizi maden işlenmesinin ilk ocağını Altaylı ve Turanlı ulusların en eski atalarında aramaya zorlamaktadır." (Atatürk'ün notu: ÇOK MÜHİM)

Lenormant, Şarkın Eski Tarihi - Med Savaşlarına Kadar
Atatürk'ün Okuduğu KitaplarDerleyen: Gürbüz Tüfekçi

*

ilginç başka bir makale:

DEMİR ÇAĞI: BAŞLANGICI VE BAŞLATANLARI, ANADOLU’YA ETKİLERİ ÜZERİNE
Hakkı Fahri ÖZDEMİR / PDF

Yerleşik topluluklarda demir kullanımının neden olduğu kültürel değişimlere ve demir metalürjisine olan yöneliş arkeolojide yaklaşık olarak yarım asırlık geçmişi olan bir konudur. Araştırmacıları bu alana yönlendiren sorunların en önemlisi; ideolojik çekişmeler nedeniyle 20. yüzyılın ortalarından itibaren popülerliğini yitirmiş olan Demir Çağı’nın başlarındaki göç hareketleri ve “kitlesel aksiyon” kuramlarının sahaya uygulanabilirliğinin açmazlarıdır. Yeniden arkeoloji biliminin gündemine taşınan bu problemli olgu geleneksel arkeoloji bakış açısından uzak analitik düşünce sistemine sahip araştırmacılar tarafından coğrafi ve siyasal durum tarihsel süreç mekansal ve kuramsal çerçeve gözetilerek arkeolojik verilerle bütünleştirilmeye çalışılmaktadır. 

Demir Çağı’nda Anadolu’nun durumu kolonizasyon faaliyetleri ve bölgesel seramik ekolleri gibi konulara ilgi duyan araştırmacılar kendilerini bir anda bitip tükenmeyen tartışmalar tezat görüşler ve zaman zaman üslubu bilim çerçevesi dışına taşan köken çekişmeleri içerisinde bulabilirler. Aslında bu kadar tartışmalı olan konularda kesin yargılarda bulunmak bugün için hiçbir araştırmacının yaklaşım tarzı olmamalıdır. Demir Çağı’nın ilk dönemleriyle başlayan Karanlık Çağ ile birlikte Hellas’ta dış dünya ile bağlantı kaybolmuştur. 

Bu dönemde yüksek miktarda terrestrik hidratlı doğal demirin Limonit = FeOOH tüketimi Hellen çanak çömlek teknolojisi için önemlidir. Miken “thalassokrasi”sinin devrilmesinin ardından bakır ve kalay ithali kesilince tunç yapımı olanaksızlaşmıştır. Bu durumun zorunlu bir sonucu olarak 1535 730;C’de sıvılaşan maden cürufu Skoria halindeki iletken demir cevherinden Manyetit= Fe3O4 çok daha sert bir öz elde edilmesine başlanır. Antikçağ’da çok fazla araç gereç gerektirmeyen demir ergitme işlemi odun kömürü ateşinde gerçekleştirilmektedir. Bunun için ormanlara yakın kurulan odun kömürü ocakları işlenmiş demir elde etmeyi fazlasıyla kolaylaştırmıştır. Ergitme işleminde kullanılan yeni teknikler ve daha gelişmiş havadar fırınlar çömlekçilere örnek olmuş olmalıdır ki erken dönemlere nazaran daha kaliteli fırınlanmış kaplar yapılabilmiştir. Yeni demir teknolojisinin çömlekçilik endüstrisine etkileri olarak değerlendirilebilecek bu durum “Karanlık Çağ”da yaşanan belirsizliğin ve kaosun demokrasiyi doğurması gibi diğer bir olumlu etkisidir. Bu çalışmanın kurgulanışı ve işleyiş tarzında güdülen öncelikli amaç ise Akdeniz Dünyası’nın odağında bulunan Anadolu’da demir kullanımı ve Demir Çağı uygarlığının halklarına bütünsel açıdan ışık tutabilmektir.



*



"Eski Türkçe'de tegirmen, timen (hazırlanmak), tümen ; Eski Uygur Türkçesinde, batman "batman, ölçek" , çrman (carman) "deri hastalığının bir türü, kitman "kazma, bel", Kögman Sayan dağı veya bir kısmı", tegirmen, tuman "duman, sis, karanlık", yaman "kötü, fena, korkunç". Divanü Lügati't Türk'te kurman "ok ve yay konan kap", sıkman "üzüm sıkma zamanı", sökmen "savaşta sırayı söken yiğit! ere verilen sıfat, tuman "duman, sis".  Kıpçak Türkçesi Sözlüğü'nde Azman: 1. Azmış, iri yarı 2. Yaşlı iken enetilmiş aygır, Güçeymen: baş örtüsü, Güçeymen: baş örtüsü, kuman, yay kabı, sadak, teyirmen, yelmen. Kılıcın üst tarafı, yalman dağ faresi, tarla faresi." ...


"Ariman: Ares, or Areimanios, in Latin Mars, the War-God"
ARİMAN is TURKİSH of ETYMOLOGY "ER/AR" means "MAN"
and "Man" supplement in Ari+MAN is "extremism, exaggeration, superlatives", within the meaning of "worker who does the work"; So, ARİMAN means "BİG/HUGE SUPERLATİVE MAN"
Just like the WAR GOD, which was the only reputable god of the Scythian and Hun Turks.
ERMAN/ARMAN is TURKİSH
and CHALYBS comes from XALUB/KAŞKA a SCYTHiAN-TURKS tribe in Blacksea Region, who produced İron and Steel, which gave his tribe name to Steel and to the mythological sword of Arthur the "eXCALİBur" !..
SB






5 Mart 2016 Cumartesi

Akinak - Alp






DOUBLE-BLADE KNIFE "AKINAK" / SAKA-TURKS / 7th c BC
ARZHAN (ARJAN - ) 2 - TUVA
Acinaces - Akinak is Turkish of etymology

"One of the emblems of the god or gods of war was the symbolic blade, called ching-lo (k'englu) in China and akinakes by Herodotos. Both words have been tentatively reconstituted as the Turkish kıngırak (short sword with double edges). Pulleyblank pointed to the possibility that the word kıngırak may already have occured in the beginning of the first millenary BC., in reports on Wu-Wang, the founder of the Chou-dynasty. Blades of the kıngırak variety suspended to belts, have been found in Innerasian nomadic graves. Pruşek underlined a Chines report which showed that the bonds of allegiance amongst warriors, presumably wearers of military belts with suspended weapons, were concluded since the first millenary BC in Shensi. The ceremony in question occured on a mountain, during a communal meal, where the flesh of a sacrificed horse was eaten and oaths of fidelity were sworn with the cup. This was a proto-type of the eastern Hunnic rite, when fidelity was sworn drinking a cup of wine, in which the blood of the scrificial horse was mixed with a blade called kıngırak. Thus the god of heaven was invoked, together with the god whose emblem was the sword."
Kur-Kurşak, (The Iconography of The Honorific Turkish Belt, In The Light of Inscriptions and Written Records)
Central Asiatic Journal, Vol 24, No.3-4, 1980, p.159-184



an other "Akinak":

Bronze dagger was one of the elements of the so-called Scythian triad and the most common and widespread melee weapon Scythian warrior. There are several typologies akinak, which is based on observation of the shape and the pommel crosshairs. Both elements are in addition to functional load reflects the aesthetic and artistic tastes of pastoral peoples of Eurasia. One type akinaka semantically associated with the image of ARES - Scythian god of war. The mounds of Sayano-Altai frequent bronze and wood (in the mounds with permafrost) akinak model made specifically as burial items.
link : 





* AKINAK (Acinaks): A short, iron Scythian/Hun sword. The word has a Scythian-Turkish origin. 


NOTE: 
Tr. kingirak, with silent ğ > kinirak, close enough, considering 3,000 years separating our languages. Kingirak is a term for a double-edged sword, dagger, knife, in the Middle Asia and South Siberia kinirak first appeared in the graves of the Tagar Culture, 700-100 BC, after Karasuks, 1200-700 BC, mastered iron production and alloys with arsenic and tin. Scythians brought along their kiniraks still during the Karasuk time, as depicted by the march of the kurgans from east to west. It would take a scholarly effort not to notice temporal, spatial, and linguistic evidence.


Vaissière supposes that the Ephtilite name Khingila is a name of the sacred sword worshipped by the Eastern Huns, “kenglu” compared with Türkic qïŋïraq “double-blade knife”. This sword was worshipped among the Eastern Huns in the same way as the Scythians and the Huns of Attila worshipped swords. In modern Chinese pinyin, kenglu is phoneticized as Cheng-lu. Vaissière stipulates that Kenglu was also a name of the god of war among Eastern Huns and the Huns of Attila, so Ephthilite Khingila might have been a theophoric name; that, however, conflicts with the concept of Tengriism, which holds Tengri as Almighty, allowing spirits and alps, but not other gods. - [Vaissière 2003, 129.]


F. Hirth calls the word kingirak, "a double-edged knife" among the weapons that King Wu 武 of the Zhou personally used to conquer the Shang, "the oldest Turkish word on record" - ["Ancient history of China, to the end of the Chou dynasty", New York, 1908; reprint Freeport, New York, 1969, p. 67].


This claim is consistent with archeological findings that show striking similarity in bronze daggers found in China and west Siberia). link: 


(SB- note for "Chou Dynasty" (MÖ.1122-255); Turkish Tribe that helped to build China state. Also said that Hsiongnu (Xiongnu-East Huns) Turks are involved.)


Scythian Warrior Stone Statue is actually a Balbal or Tashbaba (Taşbaba) 
just like Gokturks Balbal-Tashbaba below 
Tang Dynasty (618-907 AD)
Discovered at Altai, 
Xinjiang (Sincan) Uyghur Autonomous Region (East Turkestan)

Scythian Stone Statue ( below part)





* ARES: His name is non Greek origin. God of war in the Scythian pantheon. The Scythian-Turks (and the Hun-Turks) had a sanctuary on a hill in the form of a sword. Alp Arız (=Ares), son of Afrasiyab [Alp Er Tonga, a Turkish leader/King of Sacae/Scythian(Turan)]. Also to be seen in the name of Gut/Kut (Gutian Turks) leader Ariis Kaan.





NOTE: 
Ar in Tr. is a “soldier, warrior, man”. Extension to a “god of war” from a memorial akin to “eternal flame” would not be too unexpected. But any Türkic etymology is nothing more then V.I.Abaev-type philological fantasy, because Ares is a Greek god, likely of Thracian origin, a son of Zeus, and an inhabitant of Olympus. Herodotus did not cite the Scythian name for the god. In Greek mythology Ares was a god of war, or rather of violence and destruction caused by war. Long before Herodotus, Ares was depicted as wild, unrestrained, and traitorous. All romantic myths about Ares are incongruent with the depiction of the Scythian god of war, using Herodotus' terminology. A better description in Tengriism would be an "ALP", or a patron, instead of god, and not of destruction, but of military success, his symbol was a sword.


The Scythian ceremonies described by Herodotus are nearly identical to those depicted for the Eastern and Western Huns of the following millennium. For the Western Huns, the name of the god of war was recorded as Kuar, the Chinese rendition was Ching Lu. The parallels described for god Gor in Egyptian mythology, Sumerian Ishkur, Persian Gurchesh, Roman Mars, all point to cultural borrowings, even though the Sumerian Ishkur was recorded as early as 26th c. BC.


The Türkic god is reconstructed as Kur, in Chinese transcription Ching Lu; Kur falls into the same phonetical group as Gor, Ishkur, and Gurchesh. It may be too presumptuous to suggest that Türkic Kur was a model for the following gods of war, but in Sumer the word “kur“ means “foreign hostile country”, hinting on invaders.
The Türkic proper name Kur/Chur indicates a military leader, with slight dialectal variations it was widely spread geographically and temporally, first mentioned for the leaders, and later as a widespread name. Among Türkic names and titles are Gur-Khan, Gur as part of tribal names, Gurchi and Kuarchi for royal bodyguards for Chingizids and Safavids, Charik for Khan's guard regiment, Jenichars for Ottoman swordsmen, Gorgud and Korkut for prophets.


The sources elaborate that “pile of firewood” is actually a kurgan, or a natural hill, on top of which is set up a platform, where a sword is mounted and ceremonies held. We have records describing the service ritual for Scythians, Eastern and Western Huns, and Caucasian Türks. [(Ref. Z.Gasanov “Royal Scythians”, p. 233 on ).Herodotus IV 59.] link





*About, TURKISH "ALP" and NORDIC PEOPLES "ELF":

Old Scandinavian records inform that ancestors of the Scandinavian peoples had condensed contacts wth the region where ancient Turks used to live, and sometimes directly with the Turks. They contain very significant cultural elements. Besides, some ethnic contacts occured. Consequently, withnessing the very similarity of typecasting of heroes, which is one of the most outstanding cultural peculiarities, of the Scandinavian and Turanic realms is not very suprising. In addition, basic words of the two denominting heroes are strikingly similar to each other, and likely cognate.

Doç.Dr.Osman Karatay and Emre Aygün / link
- Osman Karatay other articles
- Emre Aygün articles







Saka-Turks / Arzhan (Arjan) 2 - Tuva






Saka-Turks - at the end of the 7th c BC
Arzhan (Arjan) 2 - Tuva




ilgili:
Royal Scythians" and ancient Oghuz Zaur Hasanov
Tsarskie skifi etnoyazikovaya identifikatsiya tsarskikh skifov i drevnikh oquzov.