Translate

11 Şubat 2018 Pazar

ARİMAN - ARES - MARS - DEMİR





ARİMAN = ARES = MARS
ARİMAN = ARMAN = ERMAN
Ve Erman'dan türetilen kelime "German" 
(etimolojisi/kökeni TR.)




ARTHUR'un KILICI denilen KILIÇ
aslında TÜRKLERİN KILICI
çünkü, EXCALİBUR XALUB'tan geliyor
(öteki adları Halup, Kaşka-Kaška, Kasku, Gasga)
ki bir İSKİT BOYU ve bölgede DEMİR YATAKLARI
işgalci HİTİT kaynaklarında geçen ve KUZEY ANADOLU'da yaşayan HALKTIR
Ayrıca, PRİSCUS HUNLARIN KUTSAL KILICINDAN bahseder.
HİTİTLERİN de bir KILIÇ TANRISI YOK MUYDU? 
HATTİLERİN BAŞKENTİ OLAN HATTUŞA YAZILIKAYA'da görülen KILIÇ TANRISI NERGAL...
KÖKENİ ASLINDA HATTİ OLAN "KAYAYA SAPLANMIŞ KILIÇ"
KÜLTÜRLERİNİ HURRİ ve HATTİLERE BORÇLU OLAN HİTİTLER...
Tıpkı HEREDOT'un bahsettiği "İSKİTLER'in KILIÇ TANRISI"
Ya da Mircea Eliade'nin: "İSKİTLER her yıl ARES'e ATLAR ve her yüz savaş tutsağından birini kurban ediyorlardı; TANRI YAPAY BİR TEPECİK ÜZERİNE DİKİLİ DEMİR BİR KILIÇLA temsil ediliyordu." dediği gibi...


Hangi German?..Hangi Kelt?..Hangi Arthur?..
Yani, Hangi Avrupa?..
Arthur ve kılıcı Excalibur ile Hititlerin Nergal'inin kökenini Türk kültüründe aramalı Batılı!...



HUN = İSKİT/SAKA = ATİLLA = ARİMAN = TÜRK.


Homer'in İlyada'sında : Alybs (Alizonain), Ksenophon'un Anabasis'inde: Chalybes (Khalybs), ya da Hitit kaynaklarında Gaşga - Kaşka olarak geçen İskit boyu Xalub - Haluplar'dır. Hellen kaynaklarında Khalybler çeliği bulan halktır ve Çelik kelimesinin karşılığı olarakta bu halkın adını vermişlerdir: Khalbys = Çelik 


[The Khalybs, who were famous for their iron-mining and were mentioned in Homer's “Iliad” as Alybs or Alizonians, were described by Xenophon in the same terms too but it is also stated that they had adopted Mossynoik nationality. link]


Buradaki Mossynoik ise, Mosk (Moskova adının da kökeni)- Mosynoeci, Ağaçeri boy adı gibi Meşe/Meşer Türkleri'dir. İskit boyu olan bu Moskların bir diğer adı da Muşki'dir, ki kral Midas'ın da Muşkili Mita olabileceği söylenir... [Milattan Önce Karadeniz'de Türkler:link]








Latince Sözlükte Chalybs'in karşılığı Demir/Çelik ve Kılıç'tır.

Chalybs
iron/steel; iron weapons/implements; sword (L+S); horse bit; arrow point; rail 
steel, iron, sickel, sword. [latin dictionary: link]



Ve yüzyıllar sonra... 
13.yüzyılda efsane için üretilmiş çelik kılıçın adı da eXCALİBur'dur.... 
ve Demircilik Türklerle Başlar....


Semra Bayraktar





EKLER


Anadolu'da demir buluntuları MÖ 3 binyıla tarihlenir. Anadolu'nun erken demir buluntularıyla ilgili en önemli soru, demirin doğada nabit halde çok ender bulunması nedeniyle, köken konusudur. Meteor kökenli nabit demirden daha da ender bulunan tür, terrestrik nabit demirdir. Yapılan son araştırmalarda terrestrik nabit demirin nikel ve ayrıca karbon içerebileceğini gösterir. Buna göre erken demirin kökeni konusundaki tartışmalarda sadece nikel oranını değerlendirmek yetmez, buluntuların karbon oranını da dikkate almak gerekir. ....

Khalib (Khalyb) demirinin yüksek nikel oranı içerdiğini öne sürerler. Kuzey Anadolu'nun demir içeren nehir kumlarından elde edilen, paslanmayan Khalib demirinin basit demirden daha güzel olduğu söylenir ve bu iddia Aristoteles'e atfedilir:

"...Amisos'ta (Samsun) Khalyblerin özel metotla demir elde ettikleri anlatılır. Ülkede bol miktarda bulunmaktadır. Bu demir diğer çeşitlerinden daha iyidir ve dış görünüşü gümüşten farklılık göstermez..."

"... Karadeniz'in güney sahilinde, Amisos yakınlarında bulunan Khalyblerin ocaklarında bol miktarda demir kazanılmaktadır. Cevher kil içerdiğinden zor ergitilmektedir. Bilinen en iyi ve en sert demir Khalyblerden gelmekte ve adına da KHALYB denmektedir.

[Kaynak: Doç.Dr.Ünsal Yalçın (arkeoatlas, sayı 3,2004)]



*

"Daha az belirleyici olmakla beraber, diğer nedenler de bizi maden işlenmesinin ilk ocağını Altaylı ve Turanlı ulusların en eski atalarında aramaya zorlamaktadır." (Atatürk'ün notu: ÇOK MÜHİM)

Lenormant, Şarkın Eski Tarihi - Med Savaşlarına Kadar
Atatürk'ün Okuduğu KitaplarDerleyen: Gürbüz Tüfekçi

*

ilginç başka bir makale:

DEMİR ÇAĞI: BAŞLANGICI VE BAŞLATANLARI, ANADOLU’YA ETKİLERİ ÜZERİNE
Hakkı Fahri ÖZDEMİR / PDF

Yerleşik topluluklarda demir kullanımının neden olduğu kültürel değişimlere ve demir metalürjisine olan yöneliş arkeolojide yaklaşık olarak yarım asırlık geçmişi olan bir konudur. Araştırmacıları bu alana yönlendiren sorunların en önemlisi; ideolojik çekişmeler nedeniyle 20. yüzyılın ortalarından itibaren popülerliğini yitirmiş olan Demir Çağı’nın başlarındaki göç hareketleri ve “kitlesel aksiyon” kuramlarının sahaya uygulanabilirliğinin açmazlarıdır. Yeniden arkeoloji biliminin gündemine taşınan bu problemli olgu geleneksel arkeoloji bakış açısından uzak analitik düşünce sistemine sahip araştırmacılar tarafından coğrafi ve siyasal durum tarihsel süreç mekansal ve kuramsal çerçeve gözetilerek arkeolojik verilerle bütünleştirilmeye çalışılmaktadır. 

Demir Çağı’nda Anadolu’nun durumu kolonizasyon faaliyetleri ve bölgesel seramik ekolleri gibi konulara ilgi duyan araştırmacılar kendilerini bir anda bitip tükenmeyen tartışmalar tezat görüşler ve zaman zaman üslubu bilim çerçevesi dışına taşan köken çekişmeleri içerisinde bulabilirler. Aslında bu kadar tartışmalı olan konularda kesin yargılarda bulunmak bugün için hiçbir araştırmacının yaklaşım tarzı olmamalıdır. Demir Çağı’nın ilk dönemleriyle başlayan Karanlık Çağ ile birlikte Hellas’ta dış dünya ile bağlantı kaybolmuştur. 

Bu dönemde yüksek miktarda terrestrik hidratlı doğal demirin Limonit = FeOOH tüketimi Hellen çanak çömlek teknolojisi için önemlidir. Miken “thalassokrasi”sinin devrilmesinin ardından bakır ve kalay ithali kesilince tunç yapımı olanaksızlaşmıştır. Bu durumun zorunlu bir sonucu olarak 1535 730;C’de sıvılaşan maden cürufu Skoria halindeki iletken demir cevherinden Manyetit= Fe3O4 çok daha sert bir öz elde edilmesine başlanır. Antikçağ’da çok fazla araç gereç gerektirmeyen demir ergitme işlemi odun kömürü ateşinde gerçekleştirilmektedir. Bunun için ormanlara yakın kurulan odun kömürü ocakları işlenmiş demir elde etmeyi fazlasıyla kolaylaştırmıştır. Ergitme işleminde kullanılan yeni teknikler ve daha gelişmiş havadar fırınlar çömlekçilere örnek olmuş olmalıdır ki erken dönemlere nazaran daha kaliteli fırınlanmış kaplar yapılabilmiştir. Yeni demir teknolojisinin çömlekçilik endüstrisine etkileri olarak değerlendirilebilecek bu durum “Karanlık Çağ”da yaşanan belirsizliğin ve kaosun demokrasiyi doğurması gibi diğer bir olumlu etkisidir. Bu çalışmanın kurgulanışı ve işleyiş tarzında güdülen öncelikli amaç ise Akdeniz Dünyası’nın odağında bulunan Anadolu’da demir kullanımı ve Demir Çağı uygarlığının halklarına bütünsel açıdan ışık tutabilmektir.



*



"Eski Türkçe'de tegirmen, timen (hazırlanmak), tümen ; Eski Uygur Türkçesinde, batman "batman, ölçek" , çrman (carman) "deri hastalığının bir türü, kitman "kazma, bel", Kögman Sayan dağı veya bir kısmı", tegirmen, tuman "duman, sis, karanlık", yaman "kötü, fena, korkunç". Divanü Lügati't Türk'te kurman "ok ve yay konan kap", sıkman "üzüm sıkma zamanı", sökmen "savaşta sırayı söken yiğit! ere verilen sıfat, tuman "duman, sis".  Kıpçak Türkçesi Sözlüğü'nde Azman: 1. Azmış, iri yarı 2. Yaşlı iken enetilmiş aygır, Güçeymen: baş örtüsü, Güçeymen: baş örtüsü, kuman, yay kabı, sadak, teyirmen, yelmen. Kılıcın üst tarafı, yalman dağ faresi, tarla faresi." ...


"Ariman: Ares, or Areimanios, in Latin Mars, the War-God"
ARİMAN is TURKİSH of ETYMOLOGY "ER/AR" means "MAN"
and "Man" supplement in Ari+MAN is "extremism, exaggeration, superlatives", within the meaning of "worker who does the work"; So, ARİMAN means "BİG/HUGE SUPERLATİVE MAN"
Just like the WAR GOD, which was the only reputable god of the Scythian and Hun Turks.
ERMAN/ARMAN is TURKİSH
and CHALYBS comes from XALUB/KAŞKA a SCYTHiAN-TURKS tribe in Blacksea Region, who produced İron and Steel, which gave his tribe name to Steel and to the mythological sword of Arthur the "eXCALİBur" !..
SB