Translate

9 Şubat 2015 Pazartesi

HUN ATİLLA İSKİT





Atilla the Hun - A Turkish Leader
special coin from Kazakhstan







Hunlar tartışmasız Türk.
Göktürkler soyunu Hunlara bağlar.
Mete ile Atilla aynı millet.
Batılılarda ilk "Ötekileştirme" Hunlarla başlıyor !!!



Hunlara Asya'da bulundukları dönemde "Hyung-nu" veya "Hunnu" Avrupa'da ise "Hun" denildi. Hunlar ve diğer Türk halkları bilinçli bir şekilde tüm Türklerin anayurdu Doğu Avrupa'ya uzandılar.


Hunlar hakkında yazan yazarlar, sadece onları "kültür tahrip edicileri" olarak göstermişlerdir. Gerçekten de onlar acımasız savaşçılar idiler ; fakat bu özellikleriyle onlar, kölelik sistemine sahip olan devletlere darbe indirdiler; gerici toplumsal sistemin tahrip edilmesine yardımcı oldular; bundan dolayı, onların fetihleri ilerlemeci, objektif ve tarihi bir özellik taşımaktadır. 



Bunun dışında bu dönemde diğer halklar Hunların ulaşmış oldukları yüksek kültür seviyesinden etkilendiler ve ondan faydalanarak hayvancılık ekonomisi, at üzerinde savaş teknikleri, kullanışlı kışlık giysiler, özellikle de deri giysiler yapmasını öğrendiler; yani, onların kültürlerinden kazanımlar elde ettiler.



Büyük Anayurt savaşı arifesinde meşhur arkeolog tarihçi A.N.Bernştam tarafından başlatılmış olan Hunların tarihinin derinlemesine incelenmesi çalışmaları, 50'li yılların başında kesintiye uğramıştır. Bilim adamını, bu büyük halkın tarihini objektif olarak aydınlatmamakla suçladılar. Hatta göçebe Hunların çok düşük bir kültüre sahip oldukları söylemlerini ispata çalıştılar. Bütün dünya tarafından kesinlikle Hunlara ait olduğu bilinmesine rağmen, 1938 yılında A.N.Bernştam ve Leningrad Üniversitesi'nden arkeolojik bir araştırma heyeti tarafından araştırılan Kırgızistan'ın Talas vadisinde MÖ.1.yüzyıla ait Hun Kenkol mezarlarının Hunlara ait olmadığını iddia ettiler.



Fakat "Kenkolskiy Mogilniké (Leningrad 194) ve "Oçerk İstorii Gunnov" (Leningrad 1951) ve bilim adamının diğer kitapları Hun kabilesinin tarihinin öğrenilmesinde çok önemli bir rol oynamıştır. Günümüzde arkeologlar ve tarihçiler A.N.Bernştam'ın bilimsel mirasının değerini yeniden anladılar ve onun eserlerine yöneldiler. 



Yeri gelmişken Bernştam'ın kazdığı ve anlattığı Kenkol mezarları kültürünün , M.P.Abramov'un Podkum Mezarlığı adlı kitabında topladığı materyallere nazaran, o zamanlar Kislovods yakınlarındaki Podkumka boğazında yaşayan Sarmatların kültürüyle benzerlik arzettiğini belirtelim. 
Bu tespit, bir kez daha etnik ve kültürel bakımdan Hunlarla Sarmatların akrabalığını teyit etmektedir.


Hunların ve doğrudan onların torunları olan Bulgar ve Hazarların birçok halkın kültürüne olumlu etkiler yaptıkları tartışmasız bir realitedir. Bundan dolayı kısaca onun önemi üzerinde duralım. Bilindiği gibi bir etnosun teşekkülünde yazılı eserlerin rolü fevkalade büyüktür; çünkü yazılı eserler "isterse primitiv ve basit olsun, ilk aşamada bir toplumun yapısının yeni nitelikler kazanmasına imkan sağlarlar. Kayalar üzerine kazınan yazıların ve onların okuyanların yeni yeni ortaya çıkmaları yeni bilgilere ulaşmasına hizmet etmektedir." (Arutunov,1989)



Asya halklarından olan ve Avrupalıların kabul ettikleri gibi vahşi olmayan Hunlar kendi yazılarını oluşturmuşlardı. MS.1.yüzyılın 30'lu yıllarında onların artık yukarıda bahsedildiği üzere kendi taş kitabeleri vardı.



Peyzayı* tasvir eden Moğol bilim adamı Karjaubay Sartkoca Ulı şöyle yazmaktadır : "...peyzanın ortasında gür sakallı ve bıyıklı (Avrupai) erkek kafası çizilmiş, kafanın çevresinde ise eski Türk runik alfabesiyle "Oysengir, Elşigıtı" yazısı kazınmıştır ki, anlamı "bu peyzayı taşıyan kişi Oy-sengira'nın elçisidir" demektir. Hunlar ilk önceleri hanlarına (kaganlarına) "Oy-sengira" (tam anlamı: 'en yüce'dir) Çinliler ise "şanyü" diyorlardı."



Bu kitabe öncelikle Hunların Türkçe konuştuklarına ve Türkçenin onlarda devlet dili olduğunu, ikincisi ise hunların bir kısmının Avrupai ırka mensup olduklarına kuvvetli bir şekilde delalet etmektedir. (Sartkoja Ulı Karjaubay,1991) 
L.N.Gumilev de aynı şekilde, Hunların 316 yılında Çin'in kuzey bölümünü fethettiklerine işaret etmektedir: "Onlar beyaz ırka mensup, sakallı ve gaga burunlu idiler." (Gumilev,1990)


Claudius Ptolemaeus'un da belirttiği gibi Hunların bazı kolları İdil üzerinden Karadeniz civarına ve Kuzey Kafkasya'ya sarkmaya başlamışlar (Ptolemey, kitap IV,12,14;1942.s.238) ; daha sonra da Alanlar ve diğer Kuzey Kafkasya kabileleriyle müttefiken Ermenistan ve Ön Asya'ya akınlar düzenlemişlerdir.



*Peyza: Moğolların ve daha önceki Türklerin kullandıkları metalden yapılmış, el ayası büyüklüğünde bir tür lesepase veya pasaport.



Türk Halklarının Kökeni

Kazi T.Laypanov - İsmail M.Miziyev









"Onlar beyaz ırka mensup, sakallı ve gaga burunlu idiler"  
Gumilev, 1990



Skil/Skilur aslında bir ad değil.
Sk = Scyth-İskit=Saka etniğini
il = Ülke kelimesini belirtiyor.
Skil / Skilur = İskit/Saka Ülkesi

İskit-Saka-Hun-Türk-Atilla-Saka Ülkesi
Scythian Hun Turks Attila Skilur.
Dile yabancı olanlar kendilerine göre isim türetmiş...




Atilla'nın bir elinde "Tanrı'nın Kılıcı" diğer elinde Tuğrul
Janos Thuroczi Chronica Hungarorum'daki tasviri
Augsburg,1488
_______



Turul, Toğrul veya Doğrul olarak da söylenir ve atmacagillerdendir.



Attila'nın ve bazı Oğuz boylarının bayraklarında Tuğrul kuşu yer almıştır. Oğuz Kağan Destanı'nda Oğuz eşini tepesinde bir tuğrul kuşu bulunan bir ağacın kovuğunda bulur. Bahaeddin Ögel'e göre Atilla'nın kalkanının üzerinde bir kuş (doğan) resmi vardır. Daha sonra Macar geleneğinde bu kuşun başına bir de taç koyulmuştur. Kral Geza zamanındaki Macarlar bu armayı her yerde kullanmışlardır.



Kılıç ise İskit/Sakalar'daki gibi Hunlarda Kılıçlarını yere saplarlardı ve Mars'a adarlardı. Excalibur Kılıcı'da İskitlerden Hunlara, Hunlardan da Batılıların arasında yayılmıştır. Excalibur aynı zamanda İskit boyu olan Xalub'tan gelmedir ve Karadeniz Bölgesinde yurt tutmuştur. Burada Atilla'nın liderlik hakkını simgeliyor.



Atilla'nın Kılıcı - Arthur'un Kılıcı'na dönüşür...ve Batılılar hikayenin çıkış noktasını, yani Türk Kültürünü inkar eder.






Macaristan'ın Komárom-Esztergom vilayetine bağlı Tatabánya'da bulunan Tuğrul







ATİLLA THE HUN - A TURKISH LEADER
'There is no doubt that the Huns are Turk."
"Huns are the ancestor of Göktürks/Köktürks"
from the Chinese sources
Prof.Dr.Ahmet Taşağıl

SCYTHIANS-HUNS-TURKS.









"Hunlar, âdetleri üzere, saçlarından bir kısmını kesmiş ve yüzlerini derin yaralar bırakacak şekilde bıçaklarla korkunç bir biçimde çizmişlerdi; öyle ki cesur savaşçı için, sadece erkek ve kadınların ağlamaları ve göz yaşlarıyla değil, insanların kanlarıyla da yas tutuluyor, kadınlar tarafından ağıtlar yakılıyor, gözlerden akan yaşlarla yanaklardan akan kanlar birbirine karışıyordu."


....Kutrigur cut their cheeks with daggers, the Turks cut off their hair and slashed their ears and cheeks, so did the Magyars....

The world of the Huns: Maenchen-Helfen










Hunlar ve Macarlar Nimrod'un soyundansa , Nimrod'ta Nuh'un soyundansa..... Nimrod : the son of Cush and great-grandson of Noah (Bible) Biz zaten demiyormuyuz Nuh Türktür diye....link



Kâşgarlı Mahmud, Divanü Lügati’t-Türk’te: “Türkler aslında yirmi boydur, Bunların hepsi –Tanrı kutsal kılası- Yalavaç Nuh oğlu Yafes, Yafes oğlu “Türk”e dek ulanır” şeklinde tanıtır (3). (Muazzez İlmiye Çığ :" Sümerliler / Kengerler Türktür. Nuh Sümerlidir" demiştir. SB)








Geovitzas pistos krales tourkias" = Géza nemes Király a Török 
olan yazıyı 
" Geza, faithful king of Hungary!! 
diye çevirirler....link