dış oğuzlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dış oğuzlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2016 Perşembe

Part Türkleri





Saka/İskit-Dışiskitler-Partlar-Daşoğuzlar(Taş Oğuzlar)-Kıpçaklar

Sağda bir Part-Türk, soldaki Romalı tarafından esir alınmış. 
Septimius Severus Kemeri'nden detay - MS.203 /Roma


"Latin tarihçi Justin (MS.2.yy.Epitome of Trogus Pompeius) kitabında Partların İskitlerin bir boyu olduğunu, onlardan ayrılıp Harezm çölünün güneyine yerleştiğini, kendilerini de bölgenin ve dağların efendileri olarak ilan ettiklerini yazar. ... Partlar Aryan değildir ve kesinlikle Turani özellikler taşır."

Prof.George Rawlinson 

Tur the root word for Turks, and "Turkhan" as in Tarkan (Etruscan and Turks) in Parthian (Turanians)
photo from the book The Seven Great Monarchies of the Ancient Eastern World, Vol 1. - Prof.George Rawlinson


Parthian nationality, we shall find, in the first place, a general consensus that they were Scyths. "The Parthian race is Scythic" says Arrian (note:of Nicomedia 1st-2nd c AD). The Parthians", says Justin, in his "Epitome of Trogus Pompeius" (note: Latin, 2nd c AD) , "were a race of Scyths, who at a remote date separated themselves from the rest of the nation, and occupied the southern portion of the Chorasmian desert, whence they gradually made themselves masters of the mountain reigon adjoining it." Strabo adds to this, that the particular Scythic tribe whereot they belonged was of the Dahae; that their own proper and original name was Parni, or Aparni: and that they had migrated at a remote period from the country to the north of the Palus Maeotis (Sea of Azov), where they left the great mass of their fellowtribesmen.

We must view them as the congeners of the Huns, Bulgarians, Avars, Komans of the ancient world; of the Kalmucks, Ouigurs, Eleuts, Usbegs, Turkomans &c., of the present day. Perhaps their nearest representatives will be, if we look to their primitive condition at the founding of their empire, the modern Turkomans, who occupy nearly the same disticts; if we regard them at the period of their highest prosperity the Osmanli Turks.

SB Notes: Scythians, Huns, Bulgarisn, Avars, Komans, Ouigurs (Uyghurs), Usbegs (Ozbeks), Turkomans are Turkish tribe.






"Partlar "Dış-İskitler" yani dışlanmış olanlar olarak ta bilinir." 
Prof.Firudin Ağasıoğlu.



"The Avars many different names like Obors, Vars, Pars, in Roman times as Partians. 
Their ethnic group united with similar Scythian elements. ... 
All Turkish peoples, Uighurs, Kök-Turks, Ottoman Turks, belong to that central group of Eurasian humanity 
which we are calling Scythian."
Dr.IDA BOBULA (1900-1980)
ORIGIN of the HUNGARIAN




NUSAY KALESİ - TÜRKMENİSTAN
Toprak kalenin 43 kulesi vardır. Aşgabat’a 15 km. uzakta yer alan Bağır Köyü yakınlarındadır. NİSA ANTİK KENTİ (Parthaunisa) olarak ta geçer. Soldaki küçük resim ise Nisa'da bulunmuş Part askerine ait 
heykelinden kopmuş başı MÖ 2.yy'dan kalmadır.

Part Türklerinin merkezi, MÖ.1.yy Mithradatkirt (Mitridates'in Kalesi) olarak anılmış. 
2007 yılında Unesco Dünya Kültürel Miras'a dahil edilmiştir.



"Prof. Muhammedtagı Zehtabi (Kirşçi)´nin bana verdiği bilgilere göre kitabın asıl nushasının girişinde; Part devletini kuranların, günümüzdeki Türkmenler ve Kaçarlar´ın ataları olduğu açıkcasına yazılmıştır.

Part devletinin kurulup geliştiği ve oradan dünyanın dört yanına yayıldığı yurt, onu kurucuların Ana Vatanı Türkmenistan olmuştur. Ersaklar´ın kurduğu devletin ilk başkenti de bugünkü başkentimizin
hemen yanında yerleşen “Nusay Kalesi” olmuştur.

Aslında Aşkabad´ın adı da bu kurucu tayfa yani Ersaklar´ın adından yüze çıktığı açıkca duyulmaktadır; 
(Ersakabad> Erşakabad>Eşkabad> Aşkabad). 
O uygarlığın gerçek mirasçılar da, binyıllardan beri kendi toprağını ve kimliğini koruya gelmiş Türkmen Milleti olduğu bu gün herkese malumdur."

Büyük “Part” Türk Devletini Kuran Atalarımız
(M.Ö. 247-M.S. 224) Begmyrat Gerey/Türkmenistan



ERSAK-ARSAK-ARSACES

I.ARSAK (y. MÖ 247-211)
Arsaces I of Parthia (r. c. 247–211 BC) (ΑΡΣΑΚΟΥ)


“Arsak” kelimesinin etimolojisi

Uzun süredir ki, Ermeniler işgal ettikleri arazilerin adlarını değişmekle tarihlerden haber veren yer-yurt adlarını hafızalardan silme gayreti göstermişler. Hatta onlar gerçek Türk-Azerbaycan kökenli kelimeleri ermeni kökenli kelimeler gibi açıklamışlar. Bu tür kelimelerden biri de “Arsak” yer ismidir ki, bunun Haylara (Ermenilere) ait olmadığı defalarca kanıtlanmıştır. 

Pompey Trog “Arsag`ın kökeni belli değil” görüşünü öne sürmüştür. Orhon-Yenisey anıtlarının dilini keşfeden Danimarka bilim adamı V.Tomsen de Aslar hakkında aynı görüşü tekrar edirdi. V.V.Bartold Asların “gayri-Türk”, L.N.Gulimyov ise “gizemli halk” olduğunu belirtiyorlar. 

Sadece Asya, Kafkas, Azov gibi kıta, ülke ve deniz isimlerindeki as/az kelimesi kanıtlıyor ki, aslar zamanla dünyanın kudretli halklarından olmuşlar. 

Eski ve modern As ünvanlı nehir, deniz, dağ isimleri Heşterhan (Astrahan), Astara, Asnı (köy, nehir, tayfa, dağ-şerur ilçesi), Os/Oş (Kırgizistan, Fransa, Macaristan ve b.) gibi yer isimleri asların çokünvanlı ve çokülkeli bir halk olduğunun kanıtıdır. Ayrı-ayrı yerlerde, Macarisyan`da, Çuvaşıstan`da Eslar, Osslar, Aslar, Aşer/Aser gibi aslarla ilgili yer isimlerinin fazla olması asların ulu geçmişinden günümüze kalan hatıradır. 

Uzak Japonya`dakı Asaxi (beyaz aslar) şehir, nehir, deniz ve dağ isimleri de akas/asak kelimelerinin fonetik alternatifleri gibi dikkat çekiyor. 

XIX yüzyıl yazarı İvan Şopen de Kafkasya`da As isminin taşıyan nehir, dağ ve deniz olduğunu belirtmekle, asaxların (beyaz asların) bu toprağın gerçek sahibi adlandırıyor. Yazar as kelimesini “altın adam” anlamında açıklıyor. 

Böylece, Arsak kelimesinin içeriği “sak”ın “asak”dan yaranması gizeminin açılışı aslarla ilgili birçok topnim, etnotoponim ve antroponimlerin de sırlarının açılnasına olanak sağladı. 

“Asak”ın, “sak”a ve “sakın” ise “Asak”a dönüşmesini Orhon-Yenisey anıtları (V-IX yüzyıl) uygun gerçeklerin yazılışındakı yöntemi tarihin sırlarından biri gibi kabul etmek olar... 

…Anıtların dilinde iç metin transkripsiyonlarındakı gibi olan, fakat okunurken mutlaka a harfi ile başlanan (As, Az, Arğu, Akas) gibi etnonimler de vardır. Bu örneklerin sonuncusu – ks antik gayri-türk yazarlar tarafından aslında olduğu gibi değil, “a”sız - kas (kaspiler) formasında yazılmıştır ki, bu da tarihbiliminde konunun binyıllarla “akas”lardan değil, anlamı ve kaderi “soyut bir tayfadan” – kaslardan bahsedildiği anlamına gelmiştir. Buna göre de Herodot, Kaslar`ın eski zamanlardan yok olan halk olduğunu belirtiyor. 

Bu durum eski ve orta yüzyıllara ait türlü kaynaklarda verilen ve anlamı indi de bilinmeğen kun (hun), bun, sibun, bask, ser, serik (Seriki), Ker (iya) ve b. türk eponum ve etnonimlerini de örnek vermek olar. Bu kelimeler aslında “a”nın eklenmesi ile akun (akhun-ağ onlar-ağ hunlar, ebun-on ebler, asibun-on ev asları) Kafkasya`nın en eski türkdilli sakinlerini: ebas ak(saklar) –beyaz asların ebi-evi-vatanı (Kafkasya), aser-azer, aserik (Aseriki)-İkinci as erler, Aker-İya-( Kafkasya)-“Beyaz erler” gibi aydın anlamlı kelimeler olmuşlar. Örneklerin kendisi de “sak”ın tarihen “asak”(beyaz as) olduğunu bir kez kanıtlıyor.

Strabon`un eserinde milattan önce V yüzyılda yaşamış İran padişahı Ksereks ve Ermen-türk toprağında Ksersana eyaleti adına raslıyoruz. “Akas”ın ks okunuşu bu kelimelerde de uygulanmış ve türk dillerine ait bu örnekleri tanınması zor olan şekilde değişmişler. Eski türk alfabesine göre, ak aser akas … (Beyaz asların ağası) ve Akas er ak as on…(On beyaz as erlerinin beyaz ası) olan bu ifadeler milattan önceki binyıllara ait unvan ve görev isimlerindendir. 

Zamanla türk ellerinden olan “Uluğ ak as er eli” ve “Kiçig ak as er eli” (“el” – devlet demektir) ihtimal ki, “Büyük Midiya” vü “Küçük Midiya`nın” eski adıdır. Bu adlar şuan Cezayir ve Fas`dakı “El Ksar el Kebir” ve “El Ksar el-Seğir” toponimlerinde muhafaza edilmiştir. 

Rum (Türkiye) “Eron”. Eski türk alfabesinin özelliklerine göre bu kelime iç metin (Ron) rundur. Kelime iki kısımdan – “er” ve “on”dan oluşmuştur, On sayısının “un” gibi işlenmesine Unageb – On ağalrın vatanı – Marv, Karkun –ların beyaz eri – büyük lideri gibi örneklere raslıyoruz. Demek, Eron (On erlerin vatanı) demektir. Milattan önceki binyıllarda türk-as tayfaları birden-bine ve daha çok sayı ile sıralanmıştır. 

Bu anlamda Eron gayri-türk yazarların transkripsiyonunda (e-siz) “Run” gibi gösterilmiştir. Kafkasya`da Aragon ve Alazon (er, ak, on, ve on) Az on – On azlar ve On tayfalarının eski ünvanları hakkında bilgi verir. “Run” kelimesinin sonundakı n®m değişimi türk dillerinin ilkin dönemleri için de karakteristik olmuştur. M. Kaşğari (XI yüzyıl) gurun-gurum, boğun-boğum gibi değişimler gereğince yazır: “Bu kanun türk dillerinin özelliğidir. Ben bunu “yeni türkçe” olarak düşünüyorum. Lakin kıpçak ve başka kabilelerin sıradan adamları da böyle konuşuyorlar.” 

RAG. Strabon kaydı gereğince, rökonstruksiyon sonrası yunanlar tarafindan “Yevrop” adlandırılan bu şehri parfiyalılar “Arsak” adlandırmışlar. Eski türk alfabesinin yukarıda ibraz ettiğimiz özelliğine göre bu kelime Erak (Arak) “beyaz erler” olmuş ve onun yazı forması yunan yazarları tarafından aslında olduğu gibi - Erak (Arak) gibi değil, Raq şeklinde (k®q) yazılmıştır.

Bu kelimenin milattan önce yüzyıllar ve binyıllardakı türk tayfa dillerine ait söyleyiş forması Kür nehrinin bir kolu “Arak”ın, aynı zamanda Midiya şehri “Rag”ın (aslında Erak-beyaz erlere aid yer) adında belirtilmiştir. 

“Erak”ların (Arak) adı ile Akar (naniya), Akar (nanlar) gibi tayfa, vilayet ve kişi adları da ersakların sadece Kafkasya`da değil, hatta onun hudutları dışında da değişmez vatanları olduğunu kanıtlıyor. 

İbn Hordadbehde (IX yüzyıl) “Er-Rey adı ile bilinen (Tehran etrafında) Midiya`ya ait Rag şehrinin Halife Ömer tarafından alındığını ve 1220 yılında ise moğolların yakıp yıktıklarını Yagut Hemevi (XII-XIII yüzyıl) haber verir. Malum olur ki, İrak türkmenleri tarafından indi de “Erag” gibi telaffuz edilen “İrak” ülkesinin adı “aker”lerle (eraklarla) ilgili olmuş ve araplar onu “Erag” gibi telaffuz etmişler. Belirtelim ki, “İran” ülke adı da İron (kıpçakca: on erler) böyle yaranan tamamen türk kökenli addır ki, şimdi de İran gibi şekillenmiştir. Şunu da söyleyelim ki, şimdi Kafkasya`da (Gürcistan) İroni toponimi de bunu kanıtlıyor. 

Van (Türkiye) “Ebon”. On ev tayfasının adı ile ilgili olan bu kelimenin anlamı Onasların evi – vatanı demektir. Eski İon, Eleon (İl on, El on) şehir, yer-yurt, dağ isimleri ve Aragon (er ak on-on beyaz erler) gibi toponimlerin anlamı da on as erlerin (sak erler) yalnız Kafkasya`da değil, Yakın Doğu`da, Küçük Asya`da ve b. yerlerde köklü sakin olduğuna dair tarihi delildir. “Bon”la bir kökenden olan Frakiya`dakı Afon (Afos) – “On”ların evi (On asların evi) biri yarımada, dağ isimleri b®f, e®a, a®o değişimleri, nihayet “ebon”un e-siz (bon) transkripsiyonu “Van” gölü ve devlet adının yaranmasına neden olmuştur. 

Bu kökten olan tarihi ve modern Arbun , Orkun, (Orhon nehri), Krun, Karun, Esgeran, Şabran (Sabran) ve b. yer-yurt isimleri as aklarla (sak) ilgili olmakla yanısıra, Ersak anlamını da belirtiyor. 

Belirtilenler gereğince, Ersak kelimesi Ersarı, Ertoğrul, Erdahan, Erdebil, Eraz (Araz), Erzurum, Erak (Erakh) ve b. kelimelerin öncekinden er ile hem köken, hem de anlamca bir kökten olmasının yanısıra, tamamen Türk kökenli kelime olduğu gözüküyor...

...Malum ki, Kafkasya`ya sokulmuş yabancıların “Er asak”tan yaranmış Ersak (Arsak) - Beyaz as erlerin (Oğuzların) yeri Karabağ toprağına ve bu adla ilgili olan diğer unvanlara sahip olmaya ne tarihi, ne de manevi açıdan hiç bir şekilde kesin olarak hakkı yoktur. 

sitesinden alıntıdır.




Partlar - Dış İskitler - Kıpçaklar ise ve Memluklar da Kıpçak Türkleri ise
Memluk dönemine ait vazo ve "Türk Tipi Yay" 


İskit Türk; "Türk Tipi Yay" ve Pantalon




EK:




"Biz böyük bir ailəyik - 'Türk' kökənli böyük ailə."
"We are a huge family - 'Turk' of origin, a huge family"


2 Haziran 2016 Perşembe

Parthian Shot = Turkish Shot




 "Parthian Shot" : Turn back to shoot with a full gallop. The Stirrup was invented in the 6th c AD by the Turks. 
Before the 6th c AD the rider relied solely on pressure from his legs to guide his horse.
And actually it is "Turkish Shot", because the Parthians are Turks.


PARTLAR - PARTHIANS
called as
= Dağlı İskitler (Mounted Scythians - like Arimaspians)
= Dışiskitler (Excluded Scythians)
= Dışoğuzlar (Outsider Oghuzes - like Kipchak / Cuman Turks)
= Daşoğuzlar (Stone Oghuzes)


the oldest one belongs to 1000 BC, a clynder seal from Mesopotamia. 
Yes, Turks were already in Mesopotamia at that time...
look for "Turkish influence on Akkadian" and
Turukku , Turukka = Turk






Türkmenistan´ın eski tarihi hakkında özel yazılmış eserlerden; (TSSR Tarihi-1959 ve V. M. Masson 1987) hem de son yıllarda, yani bağımsızlıktan sonraki yıllarda yazılmış çok sayıdeki ilmi makalalardan belli oluşuna göre, Part (Parfia) devleti Güney Türkmenistan´da çok eski çağlarda, yani Bronz çağında kurulmuştur. Buna göre de biz, “Ersaklar” (Eşkaniler) devleti´nin İ.Ö. 247. yılda temelinin atılmasını, Part devleti´nin ikinci ve yeni dönemi sayırız. Gerçekten de Ersaklar devleti ve genel Part (Parfia) devleti hakkında en temel eserler, arkeologların son yüzyılın devamında Türkmenistan´da geçirdikleri kazıların verdiği sonuçlar esasında yazılmıştır....

Part hükümeti büyüyüp çiçeklendiği döneminde; şimdiki İran´ı, Mezopotamya´nı ve Afganistan´ı kapsamıştir, hakimiyette olan tayfanın bir kolu günümüzdeki Ermenistan´a da el koymuştur. Şahların şahı´nın kendisi ise memleketini Suriye´ye ve Batı Hindistan´a kadar genişletir. Coğrafiya ve tarih uzmanı “Ksares” ve “Strabon”un Partlar hakkında;-Onlar bu gün o kadar bir geniş memleketlere, o kadar çeşitli halklara hükümdarlık edirler ki, güç açısından Romalılarla aynı seviyededir- diye yazmaları hiçte temelsiz değildir. Tarihçi “Justinin”de; -Partlar doğuda öyle bir hükümet kurmuşlardır ki, dünyanı Romalılar´la aralarında bölmüşlerdir”- der....


Partı, Parthi (sürgün edilen, göçmen): Bu sözcük hakkında da; “p” ve “b” seslerin ve onu gösteren harfın birbirinin yerini alma olayı dillerin tümünde, özellikle Türk dilinin çeşitli lehcelerinde normal bir durumdur (parmak=barmak, bar bol=par bol=var ol v.b.). Bu gerçeği nazara alarsak; Partı vey Part sözcüğünün kökü “par”= bar= var (barmak, varmak, gitmek) olarak, eski Türkçede çoğunluk eki “-t” eklenerek, “varanlar, gidenler” anlamında kullanılmış olması doğal ve yasaldır diye düşünüyorum. “Çuwaş Türkçesinde; pir=gitmek ve pirat=uzaklaştırmak, sürmek gibi anlamda bulunmaktadır”. Üstelik; “Sümer dilinde de “bar” sözcüğü: varmak, uzaklaşmak, hatta “sürgün etmek” 
gibi anlamda olmuştur”.

Büyük “Part” Türk Devletini Kuran Atalarımız (MÖ.247-MS.224)
Our Ancestors Who Build the Great Parthia Turkish State (247 BC-224 AD)
Begmyrat Gerey - Türkmenistan / e-book



"'Partlar "Dışiskitler' olarak ta bilinir."
"The Parthians are also known as 'excluded Scythians'"
Prof.Dr.Firudin Ağasıoğlu - link




***


If we ask what the ancient writers have left on record with respect to the Parthian nationality, we shall find, in the first place a general consensus that they were Scyths. "The Parthians" says Justin, in his 'Epitome of Trogus Pompeius' "were a race of Scyths, who at a remote date separated themselves from the rest of the nation, and occupied the southern portion of the Chorasmian desert, whence they gradually made themselves masters of the mountain region adjoining it."

These nations wre nomadic, uncivilises, coarse, not to any brutal, in their habits; of a type very much inferior to that of the races which inhabited the more southern regions, felt by them to be barbarians, and feared as a continual menace to their prosperity and civilisation. There is always an underlying idea of dispraise and disparagement whenever a Greek or a Roman calls any race , or people, or custom "Scythic" - the term connotes rudenss, grossness, absence of culture and refinement - it is not perhaps strictly ethnic, since it designates a life rather than a descent, habits rather than blood - but it points to such a life and such habits as have from the remotest antiquity prevailed, and as still prevail, in the vast plain country which extend from the Caucasus, the Caspian and the mountain chains of the Central Asian regions to the shores of the great Arctic Sea.

It is certain that the inhabitants of this tract have belonged , from a remote antiquity, to the ethnic family generally known as Turanian. In the south they are of the Tatar or Turkish type; in the north of the Finnish or Samoeidic. Their language is agglutinate and wanting in inflections; their physique is weak, languid, anaemic, unmuccular ; they have large fleshy bodies, loose joints, soft swollen bellies, and scanthy hair. They live chiefly on horseback or in wagons. Still as enemies, they are far from contemptible. Admirable horseman, often skilled archers, accustomed to a severe climate and to exposure in all weathers; they have proved formidable foes to many warlike nations, and still give serious trouble to their Russian masters.

The Scythian character of the Parthians , vouched for on all hands, and their derivation from Upper Asia, or the regions beyond the Oxus, furnish a strong presumption of their belonging to the Turanian family of nations. This presumption is strengthened by the little that we know of their language. Their names, when not distinctly Persian, which they would often naturally be from conscious and intentional imitation, are decidedly non-Arian and have certain Turanian characteristics.

Parthia - by Prof.George Rawlinson (Ancient History-Oxford) / e-book





***



“the Parthians were a Scythian people, is accepted by everybody today, cf. Colledge (1967) and was shown on Sumerian background by Badiny (1998, 1999)….. From all these identifications it follows together with our proof presented here in EDH-5 that there is a genetical linguistic relationships of Sumerians, Huns, Avars, Scythians, Medes, Parthians and probably more people and a geographical continuity of Sumerians, Huns, Scythians and Avars 
in the Carpathian basin.” 

Sumerian, Hungarian and Mongolain by Prof.Dr.Alfred Toth / pdf

Of course Mr.Alfred Toth, they are all Turkish Tribes, 
and Magyars are the cousin of Turks, 
and with Hun-Turks, Avar-Turks, Pecheneg-Turks, Khazaar-Turks, etc. Europe is mixed like...
Hungarians are mixed with the Turks. 
"zsebemben kicsi alma van - Hungarian
cebimde küçük elma var - Turkish"
SB







Partlar (Parthians) = Dağlı İskitler (Mounted Scythians) = Sakalar (Sacae(Saka-Massagetae) = Daşoğuzlar/Taşoğuzlar (Stoneoghuzes) = Dışoğuzlar/Kıpçaklar (Excluded Oghuzes/Kipchak Turks)















DIŞ OĞUZLAR (KIPÇAKLAR) IN TAMGASI
"Dış Oğuz'lar ise dünyanın dört bir tarafına turlanıp gittikleri için Ok damgasını kullanıyorlardı. Dış oğuzların bilinen diğer ismi de Kıpçaklar'dır. Damgaları artı şeklinde, artı işaretinin uç kısımları ise Hıristiyanlık döneminde üç tane yonca şeklinde motif oluşturuyor ve nerede bunları görsek Kıpçak motifleri diyoruz."




MS.5.yy-6.yy - Mozaik - Bordj-el-Djedid-Kartaca








9 Kasım 2015 Pazartesi

TROYA

























TROYA VE TÜRK TAMGALARI ARASINDAKİ BENZERLİKLERİ GÖRÜYOR MUYUZ?
DÖRT YÖN- DIŞ OĞUZ / İÇ OĞUZ
YA DA ÜÇ AYAKLI KAZANI?











TRAKYA
FOTOĞRAF: M.ESMER



KÖPEKDAĞI  
(BUGÜNKÜ İRAN COĞRAFYASI- PERSLER MÖ.7.YY'DAN ESKİYE GİTMEZ.)



İSKİT TÜRKLERİ MÖ.6.-5.YY













TROY AND ITS REMAINS; A NARRATIVE OF RESEARCHES AND DISCOVERIES MADE ON THE SITE OF ILIUM, AND IN THE TROJAN PLAIN. 
BY DR. HENRY SCHLIEMANN.
kitabından
















23 Ekim 2015 Cuma

Kıpçaklar ve Haç




"Özellikle Kıpçakların damgaları artı şeklinde, artı işaretinin uç kısımları üç tane yonca şeklinde motif oluşturuyor, ve nerede bunları görsek Kıpçak motifleri diyoruz. Bu motifleri hıristiyanlıktan öncede görüyoruz. Ermeniler bu yapıların kendilerine ait olduğunu söylüyor, o zaman kendilerine bir sorsunlar bakalım bu Ermeniler kim? Bizim ırkımız, milletimiz kim, Haylarla, Huylarla bir ilgileri var mı? Yoksa bunlar o mezhebe girmiş Türk Boyları mı? . Halı kilim motiflerimize sahip çıkıyorlar, tamam ama siz kimdiniz geçmişte? Bunu irdelerseniz Kıpçaklara dayandığını göreceksiniz. Gürcü mezhebinde de bol miktarda Kıpçak Boyları var. Gagavuzlar da dinleri hıristiyan, ama aynı Türk boylarından gelme. Yapımız aynı, milletimiz aynı, dinimiz ayrı..."  





"Size bir anımı anlatayım. Mardin'de bir Süryani kilisesine gitmiştim. Mor Yakup Kilisesi'ndeki Mor Yakup Türbesinin üstündeki bütün motifler aslında Dış Oğuz Damgaları. Bunları hıristiyan olduktan sonra aynen kullanmışlar. Yine Mardin'deki Büyük Kilise'ye gittiğimizde oranın papazıyla konuştuk, tartıştık. Onlar çarmıha gerilmiş İsa'yı koymuşlar ama, onun yanında eski Türk Kültüründen gelen OG/ÖG damgasını haç olarak kullandıkları açıkça görülüyor.


"Bizim bu bölgedeki Kıpçak manastırların özellikleri tamamen ortada, Çadır stilinde manastırlar. Hatta bizim yanımızda Öşvank Manastırı/Kilisesi, gidin bakın usta damgaların hepsi Göktürk Alfabesi....ama kapılarındaki kitabe mensup oldukları dinin kitabeleri...bu da gayet normal. Bugün biz cami yapıyoruz ama halen daha bugünkü camilerimizde Arap alfabesi kullanıyoruz...Yani yarın 50-100 yıl sonra, biri geldiği zaman bunu Araplar yapmış demiyecek ki, dinin dilini konuşmuşlar diyecekler."



Prof.Dr. Tahsin Parlak - Qıpçaqlar/Kıpçaklar



Doç.Dr. Gaffar Çakmaklı




Nihai sonuçlar tartışılmaz: İki Türk konfederasyon Kıpçaklar ve Kumanlar



"The final results is indisputable : Two Turkic confederacies the Kipchaks and the Cumans"

Book: Cumans and Tatars : Oriental Military in the Pre-Ottoman Balkans, 1185-1365 by istvan Vasary



Kipchaks are Turkish people of the Oghuz (Oğuz) Tribes Confederation (also called as Cumans) like other Turkish tribes ; Pechenegs, Aq Qoyunlu (Akkoyunlu-White Sheep), Artiquids, Safavids, Seljuks, Ottomans...etc.
Kipchaks or Polovets (Turks) : Blond and blue/green eyed Turkish people, in Chinese and Russian archives (and more...)

Stone Ram (Gravestones) are Turkish Art and Culture
They belong mostly to Akkoyunlu and Karakoyunlu






Stone Horse (Gravestones) Turkish Art and Culture
They belong mostly to Kipchak Turks








Kıpçakların, yani Dış Oğuzların varlığı ve de Hıristiyanlığın yayılmasındaki rolü inkar edilemez.
Biz hep birbirimizle savaşmışız, savaştırılmışız.

______________________________________