16 Temmuz 2026 Perşembe

Hangi Frig Kurganları

 


Gordion Kurgan E bir ATLI KURGAN

Kurgan D de İKİ ATLI bir kurgan

Kurgan KY de İKİ ATLI bir kurgan

Kurgan B ise (şimdilik) BALBALLI/TAŞBABALI bir kurgan

"Frig" kurganları "Frig" değildir.

Çünkü;

* "Friglerin Gordion'a (ve Ankara'ya) gelmeden önce bu gömme geleneğini nerede uyguladıklarını ve bu Gordion mezarlarının ve içindekilerinin yakın atalarını Anadolu'nun, Avrupa'nın veya Asya'nın hangi bölgesinde, tanımamız gerektiğini bilmiyoruz. Güney Rusya ve daha sonra İskit (=Türk -SB) ölü gömme gelenekleriyle genel bağlantı kabul edilmelidir. Ancak Anadolu'ya giriş şekli belirsizdir."

(Matchteld J.Mellink, 1981)


Sonra da bunları "Frig" diye tanımlayın! Olmuyor sayın "akademisyenler", olmuyor! ...

Gordion Kurgan E, MÖ 530
Ak Alaha Kurganı (Ukok Platosu/Altay), MÖ 5.yy

Üzerinde palmetler olunca "Ahameniş" mi oluyormuş?

Nerede görülmüş Perslerin bırak atlı kurganları, kurgan  yaptıkları?

Bırakın yerli konumundaki Sakaları/Kimmerleri, peki Pers ordusu hangi halklardan oluşuyordu? Bunu hiç dikkate aldınız mı?

Bir de kendilerine "akademisyen" diyorlar!

Bizimkiler de bu "akademisyenlere" biat ediyor!

Pes doğrusu!


Pers ordusu için link 1 - link 2 - link 3




Bet/Bediz ile ilgili yazım kaynaklarıyla "Turova Ve Saka Türkleri" adlı kitabımda.



Hangi Frig? Hangi Ahameniş?

Bana bir masal anlat, içinde dürüstlük olsun...

Atlı Kurganlar varken, "Frig" yazıtlarındaki "Beudos/Bevdos" kelimesi Türkçe kökenliyken; BET/BEDİZ.

***

Şimdiye kadar yapılan açıklamalara göre; ATLI Kurganlar *KY (2 AT), *D (2 AT), *E (8-9 AT, başka hayvanların kemikleri de var ki özellikle kurban edilmişler denilmekte). Balballı/Taşbabalı kurgan ise *B. MM kurganı dedikleri de aslında "Baba Gordios"a ait oğlu Mita(Midas)'a değil ki "Gordios" Türkçedir ve "Goroğlu (Köroğlu)" kelimesinin eski ve farklı dillerdeki söylenişidir.

Kurgan *E'den çıkan koşum aksesuarları arasında bulunan bir gem palmetlerle süslenmiş ve her iki tarafında koç başları bulunmakta. Bilimsel bir sempozyumda bunların "Ahameniş" dönemi "Perslere" ait olduğu anlatıldı. Nerede görülmüş Perslerin bırak atlı kurganları, kurgan yaptıkları? Bir de kendilerine "akademisyen" diyorlar! Bizimkiler de bu "akademisyenlere" biat ediyor! Pes doğrusu!

İkinci Dünya Savaşı sırasında Yunanistan'da çalışan ve "Amerikan Klasik Araştırmalar Okulu (ASCSA)" üyeleri Amerikalı "philhellenist" arkeologlar OSS ajanı olarak görev almıştı. Bu dönemde Türkiye'nin bazı bölgelerini de "istasyon" olarak kullandılar. Savaş bitiminde bu arkeologların büyük bir kısmı bu "asıl görevlerine" devam etti. Öyle ki "istasyonlar" ve "gezip-gördükleri" yerlerdeki antik dönem kalıntılarını inceleyip kazmak istediler ki bazıları zaten İkinci Dünya Savaşı öncesinde kazılar yapmıştı; Carl Blegen (Yale Üni.), John Caskey (Yale), John Daniel Franklin (Pennsylvania) ve Jerome Sperling (Yale) "TUROVA" kazılarındaydı. 

Casus-arkeologlardan Rodney Stuart Young (Pennsylvania Üni) ile birlikte çalışmak isteyen ve "istasyon" olarak kullandığı "gizli liman" bölgelerinde kazı izni isteyen Franklin (ki SARDES ile TARSUS'ta da kazı yapmıştı) GORDİON'da karar kılmıştı. Ancak ömrü burada çalışmaya yetmedi ve "şüpheli" bir şekilde 1948'de öldü. Fullbright sistemini Türkiye'ye getirmek isteyenler arasındaydı ki Carl Blegen de Yunanistan'a getirmişti. Franklin'in ölümüyle GORDİON kazı başkanlığı casus-arkeolog Rodney S.Young'a kaldı ve 1974'e kadar kazıları o yürüttü. Young ayrıca Ankara'da kurulan "Amerikan Araştırma Enstitüsü (ARİT)"nün de kurucularındandı.

ARİT'in amacı şu şekilde tanımlanır: 

- "... Amerikan araştırma kurumlarının kurulmasının tesadüf olamayacağı açıktır. Türkiye'deki Amerikan Araştırma Enstitüsü (ARIT), İstanbul SI [Gizli İstihbarat] şefinin 1944'te Türkiye'de kalıcı bir istihbarat görevlisi için önerdiği derin örtüye çarpıcı bir şekilde benzemektedir.  OSS, örtüsü Amerika'da kurulacak ve gizli olarak sürdürülecek gelecekteki Gizli İstihbarat (SI) ajanlarını arıyordu. “Ofisle kesinlikle hiçbir teması olmayan ve yalnızca aracı kişilerle son derece gizli ve kısıtlı bir şekilde iletişim kuracak” olan ajanlar için, “Türkiye'de araştırma yapan izinli öğrenciler ve profesörler” önerildi... “Türkiye'de bir Amerikan Arkeoloji Enstitüsü veya Doğu Enstitüsü kurulması, bu alanda çalışma olanakları açacaktır. Bu konuda yapılacak ön araştırmalar bile, insanların Türkiye'ye giriş çıkışını sağlamak ve kuruluşa hizmet etmek için kullanılabilir.”

Türkleri ve Türkçeyi sevmeyen, bizden nefret eden casus-arkeolog Dorothy Cox (Pennsylvania Üni) da Rodney Young ile birlikte Gordion'da çalışmıştı. Amirleri kendisi için "Türkiye'deki en iyi adamımız, o mükemmel bir casustu" diyorlardı...

Sonra da bu "philhellenist-casus-arkeologların" yetiştirdikleri "hocalar" kalkıp bunlara Balkanlardan gelen "Frig"lere mâl ediyor!... ATLI KURGAN yapan bu yönetici kesimi "arkeologların, tarihçilerin ve dilcilerin" sorgulamaya başlaması gerek. Söylenecek daha çok şey var da... 

SB.

Not: Bu üniversitelerin, enstitüler, vakıfların ve kazı alanlarının sponsorlarının da sorgulanması gerek. Gordion kazısı Pensylvania Üni (tıpkı Yale Üni gibi Sarmaşık/Ivy Leage üniversitesilerinden) ile "Kaplan Vakfı" tarafından desteklenir. Onların da destekçileri UNESCO (ortakları WMF ile WWF-Dünya Doğayı Koruma Vakfı), WMF (Dünya Anıtlar Fonu, kurucuları arasında Bilderberg'ciler var) ve Rockefeller gibilerdir... Yani, parayı verenin düdüğü çalınr!..