cappadocia etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cappadocia etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Nisan 2021 Salı

Kapadokya "Güzel Atlar Ülkesi" mi demek?




Kapadokya bölgesi de dahil tüm İç Anadolu MÖ 13.yy Mısır yıllıklarında "Hatti Ülkesi" anlamında "Khita" ya da "Khatti" olarak geçer. II.Ramses ile II.Muvatalli arasında yaklaşık MÖ 1274 yılında gerçekleşen Kadeş Savaşı'nı kaydettiren II.Ramses Hititlerin ülkesinden "Khita-ülkesinin kralı.." diyerek bahsettiği Hatti Ülkesi'dir. Anadolu'nun yerlisi olan Hattilerin ülkesini 1700'lerde işgal eden Hititler bile ülkelerinden bahsederken Hatti sözünü kullandığı gibi Hattilerin başkenti Hattuşa'dan türetilmiş kral adları almışlardı. Hitit sözünün bile Khita/Khetta sözünden 20.yy'da uydurulduğu bilinmekle birlikte, Hititler kendilerine asla Hitit dememiş, "Nesili, Nesi dili konuşanlar, Neşalılar" demişti.


Hititlerin MÖ 12.yy'dan sonra tarih sahnesinden silinmeleriyle Kapadokya bölgesinde, MÖ 9.yy Asur kaynaklarına göre, Tabal Krallığı bulunmakta. Anadolu'dan ayrılan bazı Taballar da önce Kafkas İberya'ya, oradan da İber Yarımadası'na giderek bugünkü Baskların (Euskara) atalarını oluştururlar. Hatta İber sözünü de İber Yarımadasına onlar götürmüştür. Taballar, Kaşka ve Muşkilerle de soydaş gösterillir. Kaşkaların Hattilerin Ay Tanrısı Kaşku'dan dolayı Hattilerin devamı oldukları düşünülür ki bu hiç de mantıksız değildir. Çünkü Hititlerin gelmesiyle Hattiler yok olmamış ve birçok Hattili kuzeye yerleşmiştir. Hitit döneminde ise bu topluluğa Kaşka denilmiştir.


Bugün Kafkas halklarının kökenini Hatti, Kaşka, Muşki olarak gösterenler bir bakıma haklıdır. Ancak Kafkas akademisyenlerin dile getirdiği gibi bunlar (Ata Hatti, Ata Kaşka, Ata Muşki) özünde Kafkas topluluklarından değildir. Sonradan Abhaz-Çerkes ve Laz topluluklarının atalarından biri olmuşlardır. Hattilerin dili Türkçe gibi eklemeli dil sınıfındansa Kaşkaların da aynı dili konuştuklarını varsaymak yanlış değildir. Kaşkalar ile Muşkiler aynı zamanda Sak-Türk boylarından kabul edilir ki adları Kaşka-y (Gaşgay) ve Meşe-Mişer olarak bugün dahi Türk dünyasında yaşatılmaktadır.


Hattilerin ülkesi MÖ 13.yy Mısır kaynaklarında Khita-Khata olarak anılırken MÖ 5.yy'da Katpatuka'ya dönüşmüş. Bu aradaki 800 yılda kültür ve gelenek gibi çok şey değişir, dil bile... Pers kralı Darius tarafından 3 dilde yazdırılan Behistun yazıtında Kapadokya'nın Persecesi "Katpatuka", Elamcası ise "Ka-at-ba-du-kaš" olarak geçmektedir. Ancak, Katpatuka sözünün anlamı "Güzel Atlar Ülkesi" değildir. Çünkü Persce "Güzel Atların Ülkesi"nin karşılığı Huwaspadahyu olarak verilir ki Huwaspa- ile Katpa- arasında sesdeşlik bile yoktur. Ahamenişler de tıpkı Hititler gibi işgal ettikleri toprakların önceki adlarını kullanmıştır.



Pers (Ahameniş, MÖ 550-330) öncesinde bölgede at-katır ticareti yapılmakta olduğundan Katpatukka sözünün anlamına da "Güzel Atlar Ülkesi" yakıştırması yapılmış. Oysa bölgenin adındaki Kat (Khatti/Khita) Hatti anlamındadır, yani bu adı ve "Güzel Atlar Ülkesi" anlamını veren Persler değildir, çünkü...


MÖ 7.yy'da bölgeye yerleşen Kimmerlerin at ve katır ticareti yaptıkları Eski Ahit'te anlatılır. Bölgenin Bey'i olan Togarma aslında Kimmer Türklerindendir. Çünkü Togarma, Gomer (Kimmer)'in oğlu olarak geçer. Yani Perslerden 250-200 yıl önce Kimmerlerin at ve katır yetiştirmelerinden kaynaklanan bir anlamlandırmadır "Güzel Atlar Ülkesi". Strabon (11.13.2) Perslere ödenen verginin bile at, katır ve koyun olduğunu belirtmekte ki Kapadokya halkı Roma İmparatorluğu döneminde de vergisini at ile ödemeye devam etmiştir.


Kapadokya'ya yerleşen Kimmerlerle birlikte bölge Kimmerlerin Ülkesi anlamında Gomer ya da Gamirk olarak da birçok kaynaklarda yer alır. Bu sebeple de Eski Ahit'te Kapadokya olarak değil, Togarma Ülkesi anlamında "Beyttogarma (Bit=Ülke + Togarma)" olarak geçer. Demir Çağ döneminin Tabal (Tubal) ve Kaşkaları (Chalybs) ile bölge "Demircilerin/Madencilerin Ülkesi" anlamında da kullanıldı. Çünkü Taballar ile Kaşkalar (Chalybs) demir-çelikten silahlarla madeni eşyalar üretip ticaretini yapmaktaydı. Hatta Komana (Gümenek-Tokat) kenti çelik silahlarıyla ünlüydü ki, kentin içinde bulunduğu Pontus bölgesi (ki Kaşkaların da yaşadığı bölge) bile bu sebeple "Cappadokia Pontus" olarak anıldı.



Okçu İskit-Türkü ve Teke - MÖ 330-322 / Kapadokya
Not "Phrygian Cap", but Scythian-Turk Cap, because early examples are among Central Asia's Saka(Scythians), and Goat represents the high dynasty


Özetle, Katpatukka'dan türetilen Kapadokya "Güzel Atlar Ülkesi" anlamında değildir. Bölgenin adı Hattiler'den gelir, ancak adını MÖ 7.yy'da at yetiştiren Kimmerlerle birlikte "Atların Ülkesi" olarak ün yapmıştır ki Katpatuka sözcüğünün atlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Ayrıca kronolojiye göre Kimmerler Perslerden önce bölgede yerleşik yaşamaktadır.


Semra Bayraktar


Kaska (Gaska-Kaskian) - Togarma (Tegarama) - Cimmerian - Scythian > Turks



EK:

Tabal Krallığı'nın vergilerini at ve katır ile ödemesine dair yazıt




25 Şubat 2016 Perşembe

Ortodoks Türkler...







Karamanlıca yazılmış mezar taşı , 2.13.2003 envanter numarasında kayıtlı olup, alt kısmı kırık ve parçası eksiktir. Yunan harfleriyle 16 satır Türkçe yazılıdır. Etrafı S kıvrımlı yaprak motifleriyle çerçevelenmiş olup, üstte; sağında ve solunda döneminin yaygın motiflerinden güvercin kabartmaları ile bunların ortasında bir saksıdan dağılan Barok çiçek demeti vardır. Yazı çok düzgün biçimde ve kazıma olarak mermer zemine yazılmıştır. Yazılışı ve okunuşu şu şekildedir; 




1. ΧΑβΑΤΖΕ ΖΑΤΕ ΣΙΟΧΡΕΤΙΛΕ
Abacı zade söhretiyle
2. ΜΟΥΦΤΕΧΙΡΤΙΜ ΠΙΡ ΖΕΜΑΝ
Müftehirdim bir zaman
3. ΣΑΝΙΕ ΡΟΥΤΠΕΣΙΝΙ ΙΧΡΑΤΖ
Sani rütbesini ihraç
4. ΙΛΕ ΑΛΜ ΣΤ Μ ΣΕΡΕΦ
İle almıstım şeref
5. ΕΛΛΙ ΟΥΤΖ Γı Λ ΜΕΣΚΕΝΙΜ
Elli üç yıl meskenim
6. ΟΛΤ ΜΟΥβΑΚΑΤΤ Ρ ΤΖΕΧΑΝ
Oldu muvakadder cihan
7. ΠΕΛΤΕΙ ΣΠΑΡΤΑ ΤΑ ΤΕΡΛΕΡ
Belde-i Sparta da terler
8. ΙΚΕΝ ΠΙΡ ΧΑΝΕΤΕΝ
İken bir haneden
9. ΡΕΦΚΙΛΕ ΠΑΙ ΚΕΤΑΓı ΕΙΛΕΤΙΜ
Refkıle payi ketay eyledim
10. ΧΟΣΝΟΥΤ ΧΕΠ
Hosnut hep
11. ΤΑΡ ΟΥΠΑΚΑΤΑ ΜΟΥΚΙΑΦΑΤ
Tar upakata mükafat
12. ΕΙΛΕΓΙΕ ΟΛ ΜΟΥΣΤΕΑΝ
Eyleye ol müstean
13. ΙΠΡΕΤ ΑΛ ΖΑΙΡ ΚΙΟΡΟΥΠ
İbret al zahir görüp
14. Π Ρ ΖΕΜΙΝΤΕ ΤΖΙΣΜΙΜΙ
Bir zeminde cismimi
15. …ΙΚΕΝ ΦΑΝΙ ΤΟΥΝΓıΑΤΑ
…iken fani dünyada [satırın baş kısmı kırık ve parçası eksik]
16…. ΙΠΡΕΤΛΕ ΣΙΑΝ
...İbretle sen [buradan itibaren mezar taşının alt kısmı tamamen
kırık ve parçası eksiktir]



Karamanlı Ortodoks Türklerin Anadolu’da yoğun olarak yaşadığı yerlerin başında Kapadokya bölgesi gelmektedir. Özellikle Niğde, Nevşehir, Kayseri ve Aksaray illeri ile bunlara bağlı yerleşim yerleri Karamanlı Ortodoks Türk nüfusun yoğun olarak yaşamış olduğu yerlerdir. 


Nevşehir (Nevşehir Merkez, Ürgüp, Mustafapaşa), 
Derinkuyu (Suvermez, Yazıhöyük, Özlüce), 
Niğde (Gölcük, Misli,Fertek, Sementra, Andaval, Hasköy, Aravan/Kumluca, Kurdanos/Hamamlı, Bor),
Aksaray (Güzelyurt, Uluağaç), 
Kayseri (İncesu, Zincidere, Pınarbaşı, Endürlük, Develi)





KÜLTÜREL BAĞLAMDA KAPADOKYA BÖLGESİNDE BULUNAN GREK HARFLİ TÜRKÇE KİTABELERİN DİLİ - pdf
THE LANGUAGE OF THE TURKISH EPIGRAPHS IN GREEK ALPHABET IN THE CAPPADOCIA REGION FROM A CULTURAL PERSPECTIVE
Yrd. Doç. Dr. Adem ÖGER
Arş. Gör. Ahmet Turan TÜRK
Nevşehir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 






Aziz Vasilios Kilisesi bugün harabe halindedir ve kitabesi de kaybolup gitmiştir. Fakat 1914 yılında yazılmış Nevşehir Salnamesi’nde bu kilisenin kitabesine yer verilmiştir:

Bunu iyleyen Tın-CI tereli Lazari
1 bu aziz hane Sultan Mahmut eyaminde ve 2 Kosantos Patrigin vaktında muceleten 3 bina oltu. Eparhiyanın mitropolu Paisios 4 efendimizin vaktıta mutteber atama 5 arin nazirligi ve Ürküpte mevcut kü6 çük ve bögük, erkeg ve tişexlicemigi 7 hristiyanların verkileri ve emekleri ile bir 8 senete tekmil oltupanagia Koimisis koy9 nu çok zegnetilen egkeniasita etti Agos10 Kayseriyas Paysios efendimizin sene AODD 11Augüstü IE 1350







Niğde Müzesi,hangi kiliseye ait olduğunu tespit edilemeyen kitabe:

1Etos 1843 Taciroğlu hristo Nikola hacı 2 < mübarek et(t)i bu şerif 3 haneyi kabul gılmak riyali ziyer4et edennar her niyetleri 5 kabul eylesin şerrafetlü efenti6miz Agos İkonu Kurios Neofitos7 en kenisteti Ortodoks hıristiyanın8 igin garyetiyinen yapıtlı sultan 9Mecid Efentimizin fermanı10ynen yapıldı sene 1209 taizisi11 hristo oğlu nikolau < merkül









Kayaardı’nda bulunan kilisede kitabe:
1 Bu azizi Solopia yaptıranlar 2< karyelilerallahu3azimişan için yepanlara eyva yene4 sebep olanlara versin amin.








"İslam'ı kabul eden Türkler Hıristiyanlığı kabul etmiş Türkleri, ilk önce , kara imanlılar diye tanımladılar. Karamanlıların da ismi buradan kaynaklanıyor. Zaman zaman Oğuz Türklerine rakip oldular ve Hıristiyanlığı kabul etmiş Karamanlıların bir kısmı sonradan Osmanlı devleti güçlendiğinde ayrı ayrı yerlere, Azerbaycan'ın Karabağ bölgesine, özellikle de , Cebrail bölgesine, bir kısmıysa Bizans'a sürüldüler. Aynı dönemde sürgün olunanlar içersinde Hıristiyan Ermenidi Türkleri de vardı. Onların adıyla bağlı olan Karaman-Ermenek bölgesiyse bugün de aynı isimle Konya kentinde mevcuttur. Şuan Yunanistan'da yaşayan Karamanlılar hala Türk olduklarını anımsıyorlar, ama Yunan toplumunun bir parçası haline geldiler. Yunanistan'ın Başbakanı Karamanis de Karamanlılar soyundan gelen bir Türk'tür, Hıristiyan Kıpçak Türküdür.... " - Hikmet BABAOĞLU- BAKÜ,2011







İlgili:



__________________________

ANADOLU'DA "YUNAN" MİLLET OLARAK DEĞİL, KİLİSE OLARAK BÜTÜNLEŞMİŞ 
VE BİR TOPLULUK OLUŞTURMUŞTUR.
BU YÜZDEN, BÜTÜN HIRISTİYANLARI "YUNAN"LI YAPMAKTAN VAZGEÇİN!
SB.
__________________________







16 Nisan 2014 Çarşamba

BİR ZAMANLAR KAPADOKYA




Altın yumurtlayan tavuğun tüyleri nasıl dökülüyor?

Nevşehir, 1970’lerde bile muhafaza ettiği bu şirin görünümünü giderek kaybediyor; biriketler, çirkin betonarme binalarla sevimsiz bir Orta Anadolu kentine dönüşüyor

Geçenlerde Kapadokya denen bölgedeydik. Evvelce çokça gezdiğim bu bölgeyi uzun yıllardır görmemiştim, Kapadokya bize turizmin kullandırdığı bir coğrafi adlandırma. Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Niğde ve kısmen Sivas’ı içerir. Osmanlı döneminde Nevşehir ve Aksaray, Konya vilayetine, Kayseri de Ankara vilayetine bağlıydı. Bu bölgeye özgün bir isim konmamış, şimdi turizmin tur ve konaklama alışkanlıklarıyla antik coğrafi adlandırma "Kapadokya" deyimi yeniden kullanılır oldu. 

Geçmişte Nevşehir, Ürgüp, Aksaray, Niğde gibi yerlerde Türk hıristiyanlar (Karamanlı Rumlar) da yaşardı, mübadele ile Yunanistan’a gönderildiler. Burası Türkiye’nin zengin bölgelerinden sayılır. Nüfusa göre kamyon ve otobüs sayısı fazladır.

Bereketli volkanik toprağında bağcılık ve meyvecilik yapılır. Bir arşın toprak bile mahkemelere gidip tesbit yaptırılacak kadar değerlidir. Yerleşme merkezlerinin yakınlığından dolayı sadece bugün değil, bundan bir asır önce bile bölgenin zeki çocukları kolayca okula gidebilirdi ve Niğde, Nevşehir bölgesi köyleriyle birlikte bir hayli bürokrat yetiştirmiştir. 1960’lardan sonra bölge turizme açılınca, halk bu altın getiren faaliyete katıldı ve galiba biraz fazla katıldılar. Birtakım yerel müteşebbisler her yerde otel yapmaya, volkanik oluşumlu tüf kayaları oymaya başladılar. 

Zenginleşmenin getirdiği inşaat histerisinin ciddi boyutlara ulaştığı görülüyor. Tahribat iki yönlü oluyor; volkanik madde içeren, bereketli pek sınırlı arazilerin, bağ ve bahçelerin üzerine ev ve otel yapılıyor, hatta belediyeler gelir elde edecekleri için Göreme Vadisi’nde olduğu gibi otoparklara çeviriyor. Peri bacası dediğimiz kayaların içini oyuyor, hızını alamayıp üstüne kat çıkıyor.

Bölgenin bir zamanlar en pitoresk köyü olan Avcılar (eski Maçan) bir gecekondu yığını haline dönüşmüş, üst üste yapılan inşaattan göz bir şey göremiyor. Tüften evlerin birinde kırmızı bahçe tuğlasından balkon örüldüğünü gördüm. Tasarruflu olsun diye tüf binaların üzerine briketle katlar çıkılmış. Bütün bu yapıların bölgenin ucuzcu turistlerine konaklama hizmeti verdiği açık; ama vadi bu gelişmelere daha ne kadar süre dayanır, onu bilemeyiz. 

Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın Muşkara denen bir küçük yeri "Nevşehir" olarak isimlendirdiği malum; onun cami, hamam, medrese külliyesiyle yeni bir kent olarak kurduğu Nevşehir, 1970’lerde bile muhafaza ettiği bu şirin görünümünü giderek kaybediyor; briketler, çirkin betonarme binalarla sevimsiz bir Orta Anadolu kentine dönüşüyor. Kızıma ve arkadaşlarına yurdun bu şirin köşesini, Avcılar köyü ve Nevşehir’i göstermek istedim ama çocuklar benim bir zamanlar gördüğüm şirin Avcılar ve Nevşehir’i göremediler.

Bölge insanının çalışkanlığı, girişimci yetenekleri daha iyi yönlendirilebilirdi. Kanunlar eski ve yetersiz; uzmanların hazırladığı fakat arada başkalarının çarpıttığı mevzuatı dar kafalı ve bazen de kötü niyetli bürokratlar uygulanamaz hale getiriyor. Vatandaşlar da işin kolayını ve kestirmesini tercih ediyor; kanunlar ihlal ediliyor ve çevre ve tarih yağmalanıyor. Herkes, büyük şehre göçeceği apaçık çocuklarına ev yapmak için çevreyi tahrip ediyor. Yakın gelecekte, yirmi otuz yıl içinde, çirkin boş binalarla dolu küçük şehirler göreceğiz; bu bölgeyi fotoğraflardan seyredip özleyeceğiz; imar kurnazlıkları ile ortalığı dağıtanlar, hiç değilse bir yandan da fotoğraf arşivi toplasalar.

Altın yumurtlayan tavuğun tüyleri dökülüyor, çirkinleşiyor ve "altın yumurtlayan tavuk turizm" yaveleriyle etraf çirkinleştiriliyor.


İlber Ortaylı
18 Mart 2001
Milliyet












Fotoğraflar : Library of Congress/USA 



NOT: 
Ne yazık ki fotoğraf arşivi yapan bizimkiler değil , 
Amerikalılar !


___________________