Translate

4 Temmuz 2015 Cumartesi

HUN MODASI...






Romalı şair Ovid (Ovidius-MÖ.43-MS.17)'in mezarı başında 
resmedilen İskitler 
Saçları tepede uzun, kenarları kazınmış. 
"Hun Modası"




Solda : Ege bölgesinde ( Fethiye) araştırma yapan antropolog F.Von Luschan'un 19 .yy'da fotoğrafladığı Türk.
Sağda : 1640,Johann Heinrich Schönfeld - Budapeşte Güzel Sanatlar Müzesi




"* Partililer*, başlangıçta saçlarını öteki Bizanslılardan farklı biçimde kestirip yeni moda bir saç sitili edindiler. İranlılar gibi bıyık ve sakallara dokunmadan, mümkün olduğu kadar uzattılar, saçları ise, önleri şakaklara kadar kesip geri kalanını düzensiz biçimde, Massagetler gibi boylu boyunca uzattılar. Kimi zaman buna Hun modası da denildi. "


Bizans'ın Gizli Tarihi - Prokopius (6.yy)
çev. Orhan Duru
* Partililer : Yeşiller ve Maviler, Doğu Roma "Nike İsyanı" MS.532.






Başka bir kitabımda da belirttiğim gibi halk iki partiye ayrılmıştı. Justinianus, aslında heyecanla desteklediği Mavilere kendini bağladı ve böylece evrensel bir karışıklık yaratmanın yolunu buldu. Bu davranışıyla Bizans devletini dizleri üzerine çökertti. Bununla birlikte, aşın eylemciler dışında bütün Maviler Justinianus’un önderliğine hazır değildiler. 


Ama aşın eylemciler, işler bütünüyle kötüye gittiğinde en disiplinli insanlar olarak belirdiler; çünkü onlara işledikleri suçların çok ötesinde ruhsat verilmişti. Söylemeye gerek yok. Yeşiller de sessiz durmadılar. Zaman zaman cezalarını çekseler bile, suç mesleğini kesintisiz ve izin verildiği oranda sürdürdüler. Sonuçta, sürekli olarak daha cüretli suçlar işlemeye kışkırtıldılar. Çünkü insanlara insafsızca davranılırsa, onlar da doğal olarak umarsız yollara saparlar. 


Böylece Justinianus olayları körükledikçe ve açıktan Mavileri destekledikçe, bütün Bizans İmparatorluğu bir deprem ya da afet olmuş ya da her kenti düşman eline düşmüş gibi temelinden sarsıldı. Her yerde kargaşa çıktı ve bu karışıklık sonunda devletin yasaları ve düzenli yapısı altüst oldu.


Partililer, başlangıçta saçlarını öteki Bizanslılardan farklı biçimde kestirip yeni moda bir saç sitili edindiler. İranlılar gibi bıyık ve sakallara dokunmadan, mümkün olduğu kadar uzattılar, saçları ise, önleri şakaklara kadar kesip geri kalanını düzensiz biçimde Massagetler’ gibi boylu boyunca uzattılar. Kimi zaman buna Hun modası da denildi. 


Giysilerine gelince, hepsi şık giyinip kuşanmayı, toplum içindeki özel durumlarına göre elverdiğinin çok üstünde çalımlı ve gösterişli kılıkları gerekli gördüler. Böyle süslenip püslenmek onların durumunda ancak başkalarının sırtından sağlanabilirdi. Giysilerinin kollarını kaplayan bölümü bileklerde çok dardı, ama omuzlara doğru genişliyor ve bollaşıyordu. Tiyatroda ya da hipodromda kendi tuttukları kimseleri güçlendirmek için bağırıp kollarını salladıklarında giysilerinin omuzlarındaki bölümü de havada sallanıyor ve anlamayan kişilere, vücutları sanki çok gürbüzmüş de bu çeşit bir elbiseyle örtmek zorunda kalmışlar izlenimini veriyordu. 


Aslında böyle giyinmenin, sefil vücut yapılarını ortaya koyduğunu anlamıyorlardı. Başlıkları, giydikleri gömlekler ve çoğu kez ayakkabıları Hun modası olarak nitelendiriliyordu.


Bizans'ın Gizli Tarihi - Prokopius (6.yy) - çev. Orhan Duru




NOT: 
Çeviri de "Bizans İmparatorluğu" olarak geçse de, 
İngilizce çevirisinde "Roma İmparatorluğu" olarak geçer.



Afganistan'da bir Türkmen çoçuğu



/ENG.


The people had since long previous time been divided, as I have explained elsewhere, into two factions, the Blues and the Greens. Justinian, by joining the former party, which had already shown favor to him, was able to bring everything into confusion and turmoil, and by its power to sink the Roman state to its knees before him. Not all the Blues were willing to follow his leadership, but there were plenty who were eager for civil war. Yet even these, as the trouble spread, seemed the most prudent of men, for their crimes were less awful than was in their power to commit. Nor did the Green partisans remain quiet, but showed their resentment as violently as they could, though one by one they were continually punished; which, indeed, urged them each time to further recklessness.

For men who are wronged are likely to become desperate.

Then it was that Justinian, fanning the flame and openly inciting the Blues to fight, made the whole Roman Empire shake on its foundation, as if an earthquake or a cataclysm had stricken it, or every city within its confines had been taken by the foe. Everything everywhere was uprooted: nothing was left undisturbed by him. Law and order, throughout the State, overwhelmed by distraction, were turned upside down.

First the rebels revolutionized the style of wearing their hair. For they had it cut differently from the rest of the Romans: not molesting the mustache or beard, which they allowed to keep on growing as long as it would, as the Persians do, but clipping the hair short on the front of the head down to the temples, and letting it hang down in great length and disorder in the back, as the Massageti do. This weird combination they called the Hun haircut.

Next they decided to wear the purple stripe on their togas, and swaggered about in a dress indicating a rank above their station: for it was only by ill-gotten money they were able to buy this finery. And the sleeves of their tunics were cut tight about the wrists, while from there to the shoulders they were of an ineffable fullness; thus, whenever they moved their hands, as when applauding at the theater or encouraging a driver in the hippodrome, these immense sleeves fluttered conspicuously, displaying to the simple public what beautiful and well-developed physiques were these that required such large garments to cover them. 

They did not consider that by the exaggeration of this dress the meagerness of their stunted bodies appeared all the more noticeable. Their cloaks, trousers, and boots were also different: and these too were called the Hun style, which they imitated.

The Secret History of Procopius, 6th c AD - tr. by Richard Atwater,1927

Photo: 
Left: a Turkish man photografed by anthropolog F.Von Luschan in the 19th c in West Turkey (Fethiye) .
Right: Scythians at the Tomb of Ovid (c.1640), by Johann Heinrich Schönfeld. Budapest Museum of Fine Arts.








"Onlar beyaz ırka mensup, sakallı ve gaga burunlu idiler"   - Gumilev, 1990



"Irk bakımından Açina-tepe'de tasvir edilmiş kimseler , Doğu Türklerine  nisbeten, Mongoloid değildir. Aksine, Çinlilerin Hunları ve Türkleri tarif ettiği şekilde, gaga burunlu "Hu" (Çinliler'e yabancı) tipindedirler." - Prof.Dr.Emel Esin














İSKİTLER-MASSAGETLER-HUNLAR-TÜRKLER
SCYTHIANS-MASSAGETS-HUNS-TURKS