Translate

26 Ekim 2014 Pazar

HATTİLER HİTİT ÖNCESİ ANADOLU'NUN YERLİ HALKI









HATTİLER
proto-Hitit demek  ya da Hititler için Hattilerin devamıdır demek tamamen yanlıştır,  iki farklı halktır.
Anadolu'nun en eski adı Hatti Ülkesidir,
MÖ.3000 lerden itibaren 
1700 yıl boyunca da bu adla anılmıştır.
Prof.Emin Bilgiç birçok Hattice şehir isimlerini ortaya çıkarmıştır.




Hattilerin ülkesine gelip yerleşen Hititler (Nesiler) , Hattilerin tanrılarını, kültürünü ve dilini kullanmışlardır....
Hint-Avrupa olmayan, eklemeli dil ailesindendir, İskitler, Kimmerler, Partlar, Sümerce, Hurice, Urartuca ve Türkçe gibi...


Hititlerin gelmesiyle Hatti ülkesi Hitit ülkesine dönüşüyor...
ve Hititlerin Başkentleri Hattuşa aslında 
Hattiler tarafından kurulmuştur.



Hatti (Hitit değil) Güneş Kursu (Alem)
MÖ.2300-2200

"Standartlar/güneş kursları yanlış bir algılama ile "Hitit güneş kursları" olarak yaygın bir şekilde anılmaktadır. Hâlbuki bu eserler, Hititlerin Anadolu'ya gelişlerinden yaklaşık 300-350 yıl öncesine, Eski Tunç Dönemine, bir başka deyişle Hatti Çağına aittir. Büyük olasılıkla, Alaca Höyük krali mezarları, Alaca Höyüklü Hatti prens ve prenseslerine ait olmalıdır." - ALACAHÖYÜK KAZISI


"MÖ 2.binyılın Hitit imparatorluğu, eski dünya tarihinde en şaşırtıcı ve en olağanüstü siyasal görüntüdür, ama kültürel bakımdan hiçbir önemi yoktur. "
C.W.Ceram
Tanrıların Vatanı Anadolu



Anadolu Yarımadası'nın bu gün için bilinen en eski adı Hattuşaş Ülkesi idi ve bu topraklar 1500 yıl boyunca Hatti Ülkesi olarak bilindi. Bu ad o kadar yerleşmişti ki Anadolu'yu istila eden Hititler bile yeni yurtlarından söz ederken Hatti Ülkesi deyimini kullanmışlardır. Oysa sonradan yine tabletlerden öğrenildiğine göre, söz konusu Hind-Avrupalı halk kendini Nesice konuşan Nesililer olarak anıyordu.  Ancak Hitit biçimindeki adlandırma, Eskiçağ tarihi çevrelerinde yayıldığı için onu değiştirmek güç olurdu. Zaten filologlar söz konusu Hind-Avrupalı kavim için Hatti sözcüğünü olduğu gibi almayıp, onun Ahd-i Atik'de zikredilen "Heth" ve "Hittim" şeklinden esinlenerek Almanca Die Hethiter, İngilizce The Hittites, Fransızca Les Hittites ve İtalyanca Gli Ittiti deyimlerini üretmişlerdir. Türkçede ise önceleri Eti sözcüğü kullanıldı, şimdi ise Hitit deyimi yerleşmiştir.  (Ekrem Akurgal)



Hitit yoktur yani....Nesili'dir




Hatti buluntusu  MÖ. 3000
Resuloğlu Höyük / Çorum








Naramsin referred to Anatolia as “the land of Hatti” and to the people of Anatolia as “the people of Hatti”. From that day forth, Anatolia was to be referred to as “the land of Hatti” until the end of the 2nd millennium BC.



Hattian was a non Indo-European language spoken by the Hattians in ancient Anatolia, with unusually long chains of prefixes together with shorter suffixing chains. The very limited knowledge about Hattians and Hattian language makes it difficult to even set an approximate time frame for the spoken language.



Resuloğlu

Situated on a high ridge overlooking the Delice Valley, the cemetery at Resuloğlu particularly presents the burial customs of the Hattians, who existed in the area between the rivers Kızılırmak and Yeşilırmak before the Hittites came into Anatolia. The tombs and the goods inside the tombs, which were well preserved in their original positions, provide us with important information regarding the burial customs of a society living in the 2nd half of the 3rd millennium BC.



Alacahöyük


Alaca Höyük was introduced to the scientific world by the name “İmat Höyük” by W. C. Hamilton in 1835. The mound was visited by many travelers and researchers during the second half of the 19th century. In 1907, Theodor Makridi Bey conducted a 15 day excavation on behalf of the Istanbul Archaeological Museums, in the area in front of the Sphinx Gate. In 1935, R. Oğuz Arık began systematic excavations on behalf of the Turkish Historical Society, by order of Atatürk.



Eskiyapar

On a central point of the inner nucleus area of the Hatti and Hittite region, Eskiyapar Höyük is located at the intersection of important 3rd and 2nd millennium centers nearby, such as Boğazköy and Alaca Höyük. The Early Bronze Age levels unearthed at Eskiyapar, reflect the heyday of the Hattian culture.

link

















Hititler 



D.Ö.1700. yılda Hitit imparatorluğu (Hitit kralı Murşiliş zamanında) Babil hükümetiyle savaşıp onu yenilgiye uğratarak topraklarını ele geçirdi. Babil gibi güçlü bir hükümeti yenen Hitit devletinin uzun yıllar ondan önce kurulması ve Hitit halkının bir kaç yüz yıl ondan önce, yaklaşık D.Ö.3. bin yıllığın ikinci yarısı ve sonlarında Batı Anadolu’ya gelmesi ve orada uygarlık ve hükümet kurmağa başlaması bilim dünyasına aşağı yukarı kesinleşmiştir. 



Ali Paşa Salih gibi bazı tarihçi ve hukukçular, Hitit halkını Ari soylu gösterseler de, büyük tarihçilere göre, Aryalar 900 yıl doğumdan önce doğudan İran çölüne ve bölgemize akmağa başlamışlar. Hatta Pirniya bile Hitit halkını Ari soylu göstermemiştir.



Büyük olasılıkla Sümer ve ya Elam göçlerinden ayrılarak Urmu Gölü’nün güneybatısında Zagros’un batı ve Toros’un doğu eteklerinde yurt tutup yaşayan ve Erettelerin (Arattalar) soyundan olan Hurriler D.Ö.2400. yılda 4 yöne göçmüş ve onlardan bir bölümü kuzeybatı ve bir bölümü de kuzeye gidip yerleşmişlerdir. 



Birinciler Batı Anadolu’da Hitit halkı ve devleti, ikinciler ise Doğu Anadolu ve Van gölünün kuzeyi ve çevresinde, Zagros dağlarının batısında Urartu halkı, devleti ve uygarlığını yaratmışlar. Yani Anadolu’nun eski tarihini iki bölüme ayırabiliriz:



1. Anadolu topraklarının doğu bölümleri: Van gölü çevresi, onun doğu kısmı, Zagros dağlarının batı yamaçları, Ağrı dağının batı etekleri ve Karadeniz kıyılarına kadarki yerleri, eski tarihçiler Van ve ya Urartu ülkesi adlandırmışlar. 



2. Anadolu topraklarının batı bölümleri: Bugünkü Van Erzurum’dan Aralık denizi ve boğazlara kadarki yerlerin ilk insanları ve topluluklarına gelince, tarihçilerin düşüncesine göre, bunlar Hititler olmuşlar. Hitit halkı Orta Asya’dan bölgemize olan üçüncü eller göçünün ürünüdür. Bazı tarihçilere göre bu göç D.Ö.3. bin yıllığın sonlarında, yani D.Ö.2050. yıllarında olmuştur.



Hitit imparatorluğu topraklarında yapılmış arkeoloji araştırmalara göre, önceler onun başkenti bugünkü Boğazköy topraklarında yerleşen Peteryum şehri olmuş, sonralar ise bugünkü Karakamış toprakları ve Fırat kıyılarında yerleşen bir şehir olmuştur. Hitit imparatorluğu topraklarındaki kazılardan elde edilen heykeller ve kabartma resimler gibi değerli tarihi eserler Hitit uygarlığının büyüklüğünü gösteriyor. Elde edilen birçok taş yazıt bugün Berlin Müzesi’ndedir.



Hitit imparatorluğunun başında Güneş adlanan büyük kral otururdu. Kralın bu gücüne bakmayarak, eski Türk ellerinin çoğunda olduğu gibi, onun gücü Pank (topluluk, kütle anlamında) kurulu, meclisi aracılığıyla sınırlanırdı. Pank’ın üyelerinin çoğu savaşçılardan, kralın oğulları ve kardeşlerinden ibaret olurdu. 



Hitit devleti çeşitli eyaletlere bölünür ve her birinin yerli hakimi olurdu, bu hakimler, genellikle, kralın ailesinden seçilir ve oldukları ortamda kral adlanırlardı.



Hitit hükümetinin alfabesi önceler hiyeroglif, sonralar ise çivi idi. Onlar kendi eklemeli dillerinde yazarlardı. Hitit halkının çeşitli allahları vardı, özellikle de bütün eklemeli dilli halklarda olduğu gibi, ‘Büyükana’ allahı, tufan ve kasırga allahı Telepinu (doğa güçlerini yaratan allah) vs idi. Genellikle Hitit halkının dini görüşleri doğa güçlerine tapınmak yani bir çeşit Şamanlıktı. Babil-Akkad dini düşüncelerinin etkisinde bir savaşçı şeklinde tufan allahı olan Teşub’u da kabul ettiler.



Sümerler ve Elamlar gibi Hititler de Türk dilli olmuş ve bugünkü Anadolu’nun belki de ilk sakinlerini teşkil etmişlerdir, 



Dolayısıyla Anadolu’nun birinci sakinleri Yunanlılar ve ya başka Hint-Avrupa dilli halklar olmamış, Türklerin ulu dedeleri olmuş ve ilk uygarlık ve devleti burada onlar yaratmışlardır.






___________________


RESULOĞLU YERLEŞİMİ VE MEZARLIK ALANI 2013 YILI KAZI RAPORU - pdf

ÇORUM-RESULOĞLU ESKİ TUNÇ ÇAĞI MEZARLIĞI’NDA 
KUMAŞ KULLANIMINA İLİŞKİN YENİ BULGULAR 
Özlem TÜTÜNCÜLER - pdf

RESULOĞLU MEZARLIĞINDA ELE GEÇEN BİR GRUP SAP DELİKLİ BALTA
Tayfun YILDIRIM - pdf 































İşte Anadolu, Türk Tarihi ile dolu...Proto ve bugünkü Türkler


"Keşifler yapmak istiyorsan, yaptığın yanlışlara çoğu kez sevinmen gerekeceğini düşün." 
H.Sayce