isa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
isa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2015 Cuma

Kybele, Attis ve Şamanlar




Parabiago tabağından detay - Gümüş, MS.200-400 
Milan'da bulunmuştur - Archaeological Museum of Milan

Kybele ile İskit başlığı ve çobanlık asası ile oturan Attis Dört aslan tarafından çekilen arabanın 
etrafında dans eden Koribantes'ler (Corybantes)






Koribantes'ler ; Apollo ile Musalardan Thalia'nın oğulları. Anatanrıça Kybele'nin rahipleri, Asya kökenli. Sayıları ve adları zaman zaman değişir. 



"Ey karanlık diyarı Kureta'ların,
Girit'te Zeus'un doğduğu kutsal mağaralar!
Orada icat ettiler, benim için,
üç sorguçlu miğfer giyen Korybant'lar
çembere gerilen deriyi.
Orada karıştı çoşkun davul sesleri,
Phyrgia kavallarının tatlı nefeslerine
Korybant'lar davulu Rhea anamıza verdiler
Bakkha'ların çığlıkları arasında
gümberdesin diye."

Euripides; Bakkha'lar Tragedyası'ndan



Kureta'lar Giritli anatanrıça Rhea'nın, Korybant'lar da Phrygialı anatanrıça Kybele'nin rahipleridir. Burada iki ana tanrıçanın ve onun hizmetinde bulunan efsanelik rahiplerin de birbirine karıştığını görürüz. 


Korybas Lydia ya da Phyrgia dilinde ilkin Attis'e verilen bir addır. Kureta'lar ise Zeus efsanesinde rol oynayan cinlerdir. Toprağın oğulları oldukları söylenir :


Rhea Girit'in Lyktos mağarasında Zeus'u doğurduğu zaman onu Amaltheia adlı nympha'ya teslim eder, Amaltheia da onu keçi sütüyle besleyip büyütür. Ama tanrı bebeğin seslerini Kronos duyup da öbür çocukları gibi Zeus'u da bulup yutmasın diye, Rhea çocuğun çevresinde Kureta'ların çoşkun rakslarla, tunç kalkanlarına vura vura gürültü yapmalarını emretmiş, böylece çocuğun bağrışmalarını tunç sesleriyle boğuyorlarmış.


Efsaneye göre Kureta'lar iki ya da dokuzmuş. Sonradan Zeus, Kybele ve Dionysos tanrılarının kültleri birbirine karışmış ve Dakty'ler, Korybant'lar ve Kureta'lar, hepsi birden anatanrıça Kybele'nin kültüne bağlanmıştır.


Bu rahipler Kybele ayinlerini baş döndürücü rakslarla , bağrışmalarla, flüt, davul ve tef sesleriyle kutlarlar, gümbürtülü bir vecit içinde kendilerinden geçerek tanrıya karışmayı sağlarlardı.




Azra Erat- Mitoloji Sözlüğü



* * * *




Şamanlık öğretisine göre dünya iyi ve kötü ruhların etkisi altındadır. Şaman ise bu ruhlarla ilişki kurabilen kişidir. Şamanlar iyi ruhların etkisini devamlı kılmaya, kötü ruhları ise uzaklaştırmaya ve yarattığı kötü etkileri yok etmeye çalışırlar. Bu amaçla şamanlar çeşitli ayinler yaparlar. Şamanlar ayinleri sırasında çeşitli enstrumanlar kullanırlar. Özellikle ritm verici davul tipi enstrumanlar daha yaygındır. 


Mesela Sibirya’da halen bu davullar kullanılmaktadır. Asya Şamanları bu davulları yalnız dini törenler esnasında kullanır. Davulun kullanım amacına bakarsak, ruhlar boyutuna giderken kullanılan bir araç olarak görülebilir veya kötü ruhları kaçırmak için kullanıldığına dair düşünceler de vardır. Asya'nın bazı bölgelerinde, davul yerine yay veya ziller takılı asa kullanan şamanlar da vardır. Sonuçta her türlü şaman ayini esnasında bir ritmler dizisi vardır. ..link









Zeus / Keçi sütü = Herkül / Hera sütü = Yiğit / Anatanrıça, ; Kurt / At / Keçi / Süt Gölü = İlk Ruh - Türk Mitolojisi..link





- Lyktos ya da sonradan Lyttos olarak anılan şehir, Girit'te en güçlü şehir devletlerinden biriydi ve Knossos'un da düşmanıydı. (Homer) ; Kurt - Likya : "Lykia'lıların bu adı almalarının nedeni, tanrıları Apollo Lykeios'a bir kurt (lykos) olarak tapınılmasıydı." - (George Thomson- Tarih Öncesi Ege) ; Ama annesi Leto bir dişikurttur ve güneybatı Anadolu'da doğmuş, doğurmuştur. Girit'te de kurt vardır ve Anadolu'dan gitmiştir, Leto adına şenlikler düzenlenir. Girit'ten kıtlık nedeniyle geldikleri söylenen Likyalılar, Truvalılar ile akrabadır ve Kurt kutsal hayvanlarıdır. Artemis ile Apollo'nun babası Zeus değildir, sonradan yamanmıştır, ki Apollo için bile Leto'nun ailesine, anaerkile karşıt olarak sonradan eklenmiştir, denilir.



- Zeus'un mağarada doğması = Türk halk kültüründeki mağara kültü, Hz.İsa 

- Anadolu kökenli Attis - ölüp dirilmesi = Adonis-Osiris-Dionysos-Persephone-Hz.İsa 

- Anadolu kökenli Kybele / Batılılara göre Asyalı...(Britannica Encyclopaedia)

- Kışın sona erdiği ve baharın resmen başladığı , genç ve yakışıklı "Tanrı", mevsimlerin değişimiyle dönemsel olarak ölür ve tekrar dirilir. Ekinoks kutlamalarının kökeni de Sümerler'e kadar uzanır. Tarih kronolojisine göre ; Yunan mitleri diğer uygarlıklardan alıntıdır .












Güney Amerika Yerlileri ile Sibirya Şamanları benzerlik gösterir.



not:
Türkler Müslümanlıktan Öncede Tek Tanrı İnancına Sahipti, 
Şamanizm bir Din Değildir.





























2 Nisan 2015 Perşembe

KARİYE / CHORA 3/3



İsa'nın Ataları

İç narteksin güney bölümdeki kubbe de madalyon içinde Pantokrator İsa tasviri yer almaktadır. Kubbe dilimleri arasında iki sıra halinde İsa’nın atalarına ait figürler yer almaktadır. Üst kısımda ,Adem’den başlayarak Seth, Noah, Cainan, Maleleel, Jared, Lamech, Sem, Heber, Saruch, Nachor, Thara, Abraham, İsaac, Jacop, Phalec, Ragau, Mathusala, Enoch, Enos ve Abel ‘in yer aldığı 24 atası betimlenmiştir. Alt kısımda Yakup’un 12 oğlu ile Judah’ın 2, Pharez’in 1 oğlunun figürü yer almaktadır.






Pantokrator İsa

Girişte ilk karşımıza çıkan mozaik iç narteks kapısı üzerindeki lunette yer almaktadır. Bu tasvirde İsa sol eli kutsal kitabı tutarken, sağ eli ile de takdis işareti yapmaktadır. Bu sahne “Kainatın Efendisi” görünümündeki İsa’nın yüceliğini ve tanrısallığını anlatmaktadır. İsa’nın başının iki yanında “Hazreti İsa , yaşamın mekanı” ve “Khora” yazılıdır. Bu yazı ile İsa’nın İncil’de belirtilen bir özelliği ile kilisenin adı birleştirilmiştir. Sanatçı ince bir uslupla işlediği bu sahnede İsa’nın yüzündeki kırmızılığı bile detaylandırmış, sağ kulağı yukarıda yapmış, bu sayede tasvire insani değerler katmıştır. Seçilmiş kişiler başlarında sadece bir hale ile betimlenirken İsa’nın halesinin içinde hep haç yer almaktadır.

Sol ve Sağ üstte ise:
Kana Düğünü Mucizeleri: 
Ana girişin üstündeki tonozun ortasında günümüze tam olarak gelemeyen mozaik tasvirde düğündeki ziyafet sahnesinin bir kısmı görülmektedir. Sağlam kalan diğer mozaiklerde ise İsa’nın ilk mucizelerine yer verilmiştir. Bunlardan kuzey yönünde bir boğanın kurban edilmesi ve küplere su doldurulması, güney yönünde ise boş ve dolu ekmek sepetleri görülmektedir.



Ekmeklerin Çoğaltılması: 

12 ekmek sepetinin doldurulduğu ve düğüne gelen beş bin kişinin bu sayede doyurulabildiği anlatılmaktadır.  İsa iki kişinin kendisine getirdiği ekmekleri vermelerini ister. İsa diğer insanların yiyeceği olmadığını bildiği için kutsamış olduğu bu ekmekleri kırarak yanındakilere verir ve herkesin kendisi gibi yapmasını ister.



Şarabın Çoğaltılması: 

İsa’nın insanlar önündeki ilk mucizesi olan suyun şaraba dönüştürülmesi ile ilgili olan bu sahnede İsa, annesi Meryem ve havariler, Galile’deki Kana kentinde bir düğüne giderler. Düğünde şarabın bittiğini öğrenen Meryem, İsa’ya giderek şarapların bittiğini söyler. İsa, düğündeki hizmetkarlara evdeki altı su küpünü su ile doldurmalarını ve elindeki şarap dolu bardağı su dolu küplere boşaltmasını ister. Daha sonra şaraba dönüşen bu sulardan bir kısmını düğünde olan valiye götürmelerini söyler. Vali şarap dolu kadehi içtiğinde gelin ve damada şimdiye kadar düğündeki en güzel şarabın bu olduğunu, daha önceden neden ikram etmeyip sakladıklarını söyler. Hizmetkarlara düğündeki herkese bu şaraplardan dağıtılmasını söyler. Bu mucizevi olaydan sonra buradaki tüm insanlar İsa’ya iman ederler. Tasvirli sahnede, hizmetkarlardan biri küplerden birine su koyarken, sağda bir hizmetkar omzunda taşıdığı bir amphora ile yaklaşmakta, vali ise elinde şarap kadehi tutarken, İsa’nın yanında Meryem ve havarilerden ikisi gözükmektedir.



İsa'nın Mucizelerini anlatan Mozaiklerden

İsa’nın İki Kör Adamın İyileştirmesi (İç narteks): Kubbenin kuzey-batı pandantifinde, İsa’nın yanında Havari Petrus yer alır. İsa’nın ağaçlık bir yerde oturan iki kör adamı iyileştirme sahnesine yer verilmiştir. Burada “İki kör adama Mesih’in şifası” yazılıdır. 




Vaftizci Yahya- İsa ve Şeytan: 

Kuzeydeki ilk tonozda, orta kısımda dekoratif bir madalyon yer almaktadır. Konular madalyonun etrafında tasvir edilmiştir. 

Tonozun kuzey kısmında İsa’nın vaftiz sahnesi anlatılır. Şeria(Ürdün) nehrinin kıyısında Vaftizci Yahya arkasındaki kalabalık topluluğa, önünde duran İsa’yı tanıtmaktadır. Burada İsa’nın yanında iki havari betimlenmiştir. İsa’dan kısa bir süre önce doğan Vaftizci Yahya, Şeria(Ürdün) nehrinde insanları vaftiz edip tövbe ettirerek günahlarından arındırmak için davette bulunmaktadır. 

Yahya kendisine “peygamber sen misin?” diye soranlara “peygamber ben değilim ancak onun(İsa) öncesinde görevlendirildim. Sizleri ben tövbe için su ile vaftiz ediyorum, ancak benden sonra gelen o, benden çok daha yüce, ben onun yerinde olmayı hak etmem, o sizi kutsal ruh ve ateş ile vaftiz edecektir.” diye cevap verir. 

İsa davete uyarak Şeria(Ürdün) nehri yakınlarına gelir ve İsa tarafından vaftiz olmak isteyen Yahya’nın tüm ısrarlarına rağmen İsa’nın kendisi vaftiz edilir. Bu sırada gökyüzünden kutsal ruh bir güvercin şeklinde inerek İsa’nın başına konar. Bu sırada gökten “İşte bu, Allahın sevgili oğludur…”sesi duyulur. 

İşte bu olayla İsa ilk kez insanlara bir Mesih olarak tanıtılmıştır. Nehrin içindeki kuşun yılanı öldürmesi insanların günahlarından arınmasını temsil etmektedir. Tasvirli sahnede “Hakkında söylediğim odur, benden sonra gelen, benden ileridir, çünkü benden öncedir” ibareleri ile “Aziz John, müjdeci” ve İsa Mesih” monogramları yazılıdır.

İsa, Vaftiz edilişinden sonra, şeytan tarafından yoldan çıkarılarak, günaha davet edilmeye çalışılır. İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra, şeytanın kendisini yoldan çıkartma çabalarına karşı gelir. İsa’nın şeytan tarafından suça teşvik edildiği sahnede şeytan kanatlı, siyah ve çirkin bir yaratık olarak görülmektedir. 





Figürlerin üzerindeki yazılar olayları anlatmaktadır.

İlk sahnede, Şeytan açlık hisseden İsa’ya bir taş uzatarak “eğer tanrının oğluysan bunu ekmek yap ye der” İsa Şeytan’a “insan yalnız ekmekle yaşamaz tanrının sözüyle yaşar” der. Burada altta “Eğer Tanrının oğluysan, bu taşlar ekmekten olsun” yazılmıştır. Üstte ise “insan sadece ekmekle yaşamaz, ancak Tanrının ağzından çıkan her sözle yaşar” yazılıdır.

Buradaki ikinci sahnede şeytan kendisine tapmasını ister ve tapınağın damına çıkartarak oradan atlamasını emreder. İsa da Tanrının ona meleklerini yollayacağını meleklerin onu sağ salim aşağıya indireceğini söyleyerek şeytanı yine red eder. Buradaki yazıda altta “sonra şeytan, onu kutsal şehre çıkardı” aşağıda ise “Eğer sen Tanrının oğluysan kendini aşağıya at” yukarda ise “Arkama geç (çekil), şeytan” yazılıdır. 

Üçüncüsünde, şeytan İsa’ya, dünyanın bütün güzelliklerini bütün saltanatları göstermek için onu yüksek tepeye çıkararak, “önümde diz çök bütün bunların hepsi senindir” der. İsa yine şeytanı red eder ve “uzaklaş benden ey lanetlenen, seni dinlemeyeceğim. Bir gün sende Tanrıya secde edeceksin” diyerek şeytanın sınavından başarıyla geçer. Burada “Sana bütün şeyleri vereceğim, eğer yere kapanır, bana tapınırsan” ibareleri ile, “Tanrının Rabbine özenmeyeceksin” yazılıdır. 

Bu sahnelerde İsa’nın halesi yanında “İsa Mesih” monogramları görülmektedir.




Mahşer 

Parekklesionun doğu tarafındaki kubbesel tonozda yer alan yargı sahnesi tüm üst duvarları ve tonoz örtüsünü kaplayan mahşer kompozisyonunun merkezini oluşturmaktadır. Mahşer gününde, bütün insanlar yaşamları süresince yaptıklarından ötürü yargılanacağından ve bu yargının sonucuna göre ya cennette sonsuz ve mutlu bir yaşam sürecek ya da cehennemde acılar içinde kıvranacaklarına ilişkin olarak yazınsal kaynaklar bulunmaktadır. Mahşer ve son yargı günü ile ilgili sahnelerin esas yazınsal kaynağı, Yuhanna’nın Vahiyi’nde bulunmaktadır. Burada, Göklerin bir rulo gibi dürülmesi, yargı için kurulan taht ve ruhların bunun önünde yargılanmaları, denizlerin ve karaların ölülerini vermeleri, ateş gölü, ölümün olmadığı ikinci yaşam anlatılmaktadır.




Deesis sahnesi 

Bizanslılar tanrılarına doğrudan ulaşmak yerine, tanrıya daha yakın buldukları ve tanrıya daha kolay ulaşabileceklerine inandıkları kutsal kişilerin aracılığı ile ulaşmayı tercih etmektedirler. Tanrı ile insan arasında aracı olarak görülen bu kutsal kişiler, rahip, piskopos olabileceği gibi özellikle Hıristiyanlığın ilk yüzyıllarında din uğruna ölen azizler (martyr), eski ahit peygamberleri, baş melekler, melekler ve Tanrı Anası Meryem (Theotokos) olabilmektedir. Öncelikle tanrı anası Meryem, Tanrı’ya en yakın insan olarak düşünülmektedir. Meryem’in şapeller, taşınabilir ikonalar, el yazması minyatürlerde ve özel yapıtlarda yer alması, duaları kabul edilen aracı olarak görüldüğündendir. Kariye parekklasionu en üstün arabulucu olan Meryem’e ithaf edilmiştir. 

Bizanslılar için Meryem’den sonra gelen ikinci önemli arabulucu İsa’nın gelişini bildiren ve onu vaftiz eden, aynı zamanda arkadaşı olan vaftizci Yahya’dır. İsa üzerinde, birisi ana, diğeri arkadaş olarak büyük etkiye sahip bu iki kutsal kişi Bizans sanatında “Deesis” olarak bilinen sahnede yan yana gelirler ve mahşer gününde tüm ölümlüler adına İsa’dan şefaat dilerler. Son yargı sahnesi kompozisyonunun orta yerinde yargı tahtında oturan İsa ve iki yanında, hafifçe İsa’ya dönük olarak ve dua eder pozda duran Meryem ve Vaftizci Yahya’dan oluşan Deesis son yargı gününde, Meryem ve Yahya’nın, bütün insanlık adına İsa’dan af dilemesini betimlemektedir. Son yargı sahnesinde, imparator giysileri içinde, Meryem ve Yahya’nın arkasında duran iki figür, baş melekler Mikhael ve Gabriel’dir. Onlarda Deesis sahnesine katılarak insanlık adına İsa’dan af dilemektedirler.

Deesis sözcüğü on dokuzuncu yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. En kutsal kişilerin mahşer gününde insanlar adına tanrıdan af dilemelerini gösteren Deesis sahneleri çok önemlidir.

Son yargı sahnesi
Doğu mekan kubbesel tonozu bütünüyle kaplayan son yargı freskosunda, kompozisyon daireseldir. Dairenin merkezinde yani tonozun ortasında çok etkileyici bir “gökyüzünün dürülmesi” sahnesi, çevresinde ise daire biçiminde sıralanan “seçilmişlerin koroları” (Peygamberler korosu, havariler korosu, din şehitleri korosu, kutsal kadınlar korosu, azizler korosu, piskoposlar korosu) dizilmiştir. 

Yargılama sahnesinde, ortada tahtında oturan İsa’nın, sağında Meryem, solunda Yahya ayakta durmakta, her iki tarafta oturan havariler, İsa’nın hemen arkasında ise melekler topluluğu görülmektedir. Bu iki sahnenin etrafında seçilmişlerin korolarının bulunduğu dört bulut yer almaktadır. İsa’nın tahtının altında sol tarafta, “Gel, ey Babamın sevgili kulu daha dünyanın kuruluşunda senin için hazırlanmış olan cenneti al”, sağ tarafta “uzaklaş benden ey lanetlenen, şeytan ve onun melekleri için hazırlanmış olan sonsuz ateşe gir” yazılıdır. İsa’nın hemen alt kısmında tahtın hazırlanması sahnesi yer almaktadır. Burada basit bir taht üzerinde kapalı İncil, iki yanda ise Kerubimler bulunmaktadır. Tahtın önünde diz çökmüş vaziyette Adem ve Havva betimlenmiştir. Tahtın hemen altındaki terazi ruhları tartmaktadır. Terazinin altındaki küçük bir figür ile ellerinde defter tutmakta olan iki melek görülmektedir.

Terazinin diğer yanında İsa’nın ayakları dibinden başlayan ateşten bir ırmak pandantifte görülen cehennemi yansıtmaktadır. Küçük figürler (şeytan) bazı ruhları cehenneme götürmektedir.

Tonozun güney batı pandantifinde, üste karalar, altta denizler betimlenmiştir. Yanlarda melekler, borularını yere ve denize doğru çevirmişlerdir. Karada ölüler mezarlarından çıkmakta, denizde balıklar insan organlarını ağızlarından çıkarmaktadırlar. Bu sahnede çok fazla bozulmalar oluşmuştur.

Kuzey batı pandantifte yer alan “melek ve bir ruh” freskinin, başmelek Mikhael tarafından takdim edilen Metokhites’in ruhu olduğu ileri sürülür. Kanatları açık bir melek, küçük, çıplak bir figürün(ruh) arkasında durarak, bir elini ruhun başının üzerini koymuştur.

Doğu taraftaki iki pandantifte “dilenci Lazarus ve zengin adam” freskosu yer almaktadır. Dilenci Lazarus’un ruhunun, öldükten sonra bir melek tarafından İbrahim’in kucağına verilmesi öyküsü betimlenmiştir. Ağaç tasvirleri içinde oturan yaşlı adam (İbrahim Peygamber) kucağında oturan küçük bir çocuk olarak betimlenmiş fakir lazarus’un ruhu, arkada ise ayakta duran çok sayıda ruhlar betimlenmiştir.

Güney doğu pandantifte Çıplak bir figür, alevler içinde oturmakta alt tarafta ağzı açılmış iki kese içinden altınlar saçılmaktadır. Burada dilenci Lazarus ile bu dünyadaki yaşamında ona kötü davranan zengin adamın öyküsü anlatılır. Öldükten sonra cehenneme konulan zengin adam, acılar içinde kıvranırken, Lazarus çiçeklerle dolu bir bahçede İbrahim peygamberin kucağında görülür. Kubbesel tonozun kuzey doğu ve güney doğu pandantifinde bulunan bu iki sahnede iyi olanlar ödüllendirilirken, kötüler cezalandırılmaktadır.

Doğu mekan, güney duvarı, sol taraftaki sahne dört bölüme ayrılmıştır. Her bölümde farklı renklerle cehennemin bir azabı belirtilmiştir. Sol üstte” dişlerin gıcırdaması”, sağ üstte “zifiri karanlık” , sol altta “ uyku bilmeyen kurtlar”, sağ altta “sönmeyen ateş” sahneleri tasvir edilmiştir.




Parekklesion da Göklerin bir rulo gibi dürülmesi.

Tonozun ortasında, dürülen gökyüzünün bir melek tarafından taşınan rulosu 86 cm. çapındadır. Göz alıcı beyaz renkte boyanmış, altın yaldızlarla bezenerek çarpıcı bir görünüm verilmiştir. Gökyüzü rulosu, zamanın sonunda göklerin dürülerek toplanacağını anlatmaktadır. Melek, tomar halinde dürdüğü gökleri, iki eli ile başının üzerinde taşımakta, sarılmakta olan gökyüzü üzerinde ise altın yaldızdan yıldızlar, ay ve güneş görülmektedir.



Başmelek Mikhael’in madalyon içindeki portresi .

1.21 m. Çapındaki bu madalyon, parekklasiondaki en büyük madalyon portredir. Mikhael’in sol elinde tuttuğu kürede, “adil yargıç İsa” anlamındaki Khristos Dikaios Krites sözcüklerinin baş harfi olan XDK harfleri görülür. Sağ elinde ise bir kılıç vardır. Buradaki portre son yargı sahnesiyle bağlantılıdır çünkü başmelek Mikhael’in bir görevide yargılanan ruhları cennete iletmesidir.


***


Bir elinde kılıç diğer elinde yerküre "Tanrı adına bu dünyaya hükmediyorum" demektir.

Mikha’el “Tanrı Kimdir” anlamına gelir. Dört büyük meleklerden olan Mikail bütün dinlerde tanınır ve kabul edilir. Tanrı’nın kendisinden yarattığı ilk varlık, ilk melektir. Kendisinden sonra Evren’in ve diğer tüm varlıkların yaratılışında Tanrı’nın yanında yer almıştır.

Evren’in düzeninden, dünyadan ve insanlığa yardımdan, koruyuculuğundan sorumlu, olumsuz enerjiyle savaşan ve olumsuz enerjiyi arındıran, semavi ordunun komutanı, Baş Meleklerin lideridir. Doğa olaylarını düzenler, ucuzluk, pahalılık, kıtlık, bolluk yapmak, refah ve huzûr getirmek ve her maddeyi hareket ettirmekle görevlidir.

Hristiyanlıkta Kutsal Ruh ile (Ruhulkudüs) eşit tutulur. Tüm melekler gibi dişil ya da eril değildir, görünmek istediği şekilde görünebilir. Enerjisi, altın sarısı, mor ve mavi renklerde arıtan, nötrleyen ve olumsuz enerjiyi temizleyen çok güçlü bir enerjidir.

Bazı inanışlara göre dünyada bedenli olarak görev almış tek Baş Melektir. 

Musevilik de Mikail Güneş, İslamda ise Merkür’tür. Türk mitolojisinde ise Mergen Merkür’dür. Akıl ve Zeka Tanrısıdır, bilgelik sahibidir, bilimi ve felsefeyi simgeler, insanlara bilgelik verir. Pergen Han olarak da bilinir. Göğün yedinci katında oturur. Oku ve yayı vardır ve hedefini şaşırmaz. 

Patron Azizler MS.4.yy'dan itibaren, yaşamın çeşitli alanlarında , meslekler, ülkeler, yani bizim için önemli olan her alanda özel koruyucu olarak seçilmiş azizlerdir, Baş Meleklerde patron aziz seçilebilir. 

Mikail ; Bankacılık, paraşüt, Brüksel ve Almanya'nın Patron Azizi'dir.


Bunlara ilaveten Mitoloji ve Din içiçe girmiş, sanatta birbirinden esinlenmiştir. Görevlere bakıldığında Baş Melek Mikail ile Prometheus birbirine benzer.

İnsanı yaratan Prometheus, insanlığı koruyan kollayan, uygarlığı öğreten ve ateş ile de bilgiyi getiren , beceriyi, ekip biçmeyi öğreten, bir düzen getirendir. Dört büyük Baş melekler gibi, kardeşleri Atlas, Menoitios ve Epimetheus ile dört tanrıdan oluşurlar. Ve her birinin de dünya, evren ve insanlıkla ilgili görevleri vardır.

Epimetheus kardeşi Prometheus ile beraber dünyayı hayvan ve insanlarla dolduracaktır, lakin elindeki tüm becerileri hayvanlara dağıttığından Prometheus'un eli başyapıtı için boş kalmıştır ve bu yüzden de Ateşi (bilgeyi) insanlığa vermek için Zeus'tan çalmak zorundadır. Epimetheus aynı zamanda, Zeus'un talimatıyla Hephaestus ve Athena tarafından yaratılan ilk kadın Pandora'nın da eşidir. Umut hariç herşey çıkmıştır bu da kıyameti bildiren Başmelek İsrafil'i andırır.

Atlas, dünya ile gökyüzünün arasındaki dengeyi sağlayan tanrıdır, astronomi, yıldızlar, yörünge, navigasyonu sağlayan, yol gösterendir, tıpkı Başmelek Cebrail gibi....aynı zamanda Cebrail, Prometheus gibi ileriyi gören, geleceği bilendir.

Menoitios ise şiddet, öfke ve insanlığın ölümü ile ilgili bir tanrıdır. Zeus onu kibirli olmasıdan dolayı yeraltına göndermiştir, bu yüzden de başmelek Azrail (Uriel) ile ilgili olması muhtemeldir.


SB.




1 - İsa’ya ilk inananlardan olan Aziz Petrus, sağ elinde bir yazı rulosunu tutarken, diğer eli ile de cennetin anahtarlarını tutarken betimlenmiştir. Katolik Kilisesi’nce Roma’nın ilk piskoposu, dolayısıyla ilk Papa kabul olarak edilmektedir. 

Havari Andreas'ın kardeşidir, balıkçıdır. İsa'nın çağırmasıyla havari seçilir. Simun'un diğer adı olan Petrus'un anlamı "Kaya"dır. Havarileriyle birlikte Son Akşam Yemeği’nde olan İsa’nın "gece horoz ötmeden önce kendisini üç kez inkar edeceğini" Havari Petrus'a söylemiş ve o da inkar etmiştir. Ama ayrıca, "Göklerin anahtarlarını sana vereceğim; yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde bağlanmış olur ve yeryüzünde çözeceğim her şey göklerde çözülmüş olur" ifadesiyle cennetin anahtarlarının ona verileceğini de bildirmiş olur. Petrus'un ilk kez Antakya'da "Sen, yaşayan Tanrı'nın Oğlu Mesih'sin" dediği için de İsa'nın "kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım" diyerek ona ilk papalık görevinin verilmesiyle, inkar etmiş olsa da Katolikler arasında İlk Papa konumunu güçlendirir. İsa bizzat kendi sözleriyle Petrus'u başlangıçta bütün topluluğun lideri yapmıştır. Misyon amacıyla Roma'ya gitmiş ve İmparator Nero döneminde, İsa'nın taklit edilemeyeceğini söylediği için baş aşağı çarmıha gerilmiş ve şehit edilmiştir.

2 - Tarsus’lu Havari Aziz Pavlos, ayakta cepheden gösterilmiştir. Sol elinde kutsal kitabı tutarken, diğer eli ile takdis işareti yapmaktadır. İmparator Nero döneminde Roma’ya gelmiş ve Hıristiyanların yaşadıkları zulmü eleştirdiği için 65'te başı kesilerek öldürülmüştür.

Gerçek adı Saul olan Pavlos, Tarsus'ta yaşayan Musevi bir aileden geliyordu ve 8 günlükken sünnet olmuştu. Ama sünnetin, din adamlarına danışarak ve Kudüs'teki ekümenik konsille alınan kararla Hıristiyanlığa geçişte ön şart olmadığını yayarak sünneti Hıristiyanlıkta kaldırdı. Böylece Yahudi olmayanlar arasında dinin yayılmasını kolaylaştırmış oldu. 

Pavlos ilk zamanlarda Hıristiyanlığa karşı bir misyon yürüttü, hatta öldürdü. İsa ona görünüyor ve neden eziyet ettiğini soruyor, ışıktan gözleri kör oluyor. Şam'da Hananya adında bir İsa öğrencisinin yardımıyla "gözleri açılır" ve Hıristiyanlığı yaymak için çalışmaya başlamıştır. Kendisi 12 havarilerden biri olmadığı içinde Katolikler arasında Petrus'un ayrıcalığına sahip değildir ve İsa ile de şahsen tanışmışlığı yoktur. Antakya'da başlayıp Antakya'da sonlandırarak Anadolu'yu 3 kez baştan aşağı dolaşmıştır.

Tanrıyı üç varlıkta gösteren üçleme (teslis) inancını Hıristiyanlığa sokan Pavlos'tur. Ona göre bütün insanlar günahkardır ve ilk insan Adem'in suçunu taşımaktadır. İsa'nın çarmıhta ki ölümü, bütün insanlığın günahı için, kefaret olmak üzere, kendini feda etmesidir.

Pavlos'un yazdığı Mektuplar İncil'de yer alır. Ayrıca dört İncil yazarlarından Luka onun öğrencisidir.




*


DÖRT İNCİL YAZARI ve ATRİBÜTLERİ / LİNK

Matta İncili - Melek. (Havari)
Markos - Aslan (Havari değildir - Petrus'un öğrencisi )
Luka - Öküz ( Havari değildir - Pavlos'un öğrencisi )
Yuhanna İncili - Kartal. (Havari)




Petrus için kaynak:
KATOLİK HIRİSTİYANLIĞINA GÖRE İSA’NIN HALEFİ İLK PAPA HAVARİ SİMUN PETRUS - Dr. Muammer ULUTÜRK




_________________________
_________________________




















KARİYE / CHORA 2/3




Hz.Meryem'in Ataları

İç narteksin kuzey bölümündeki kubbe yüzeyinde madalyon içersinde Meryem ve Çocuk İsa tasviri yer almaktadır. Hz. Meryem’in başının iki yanındaki monogramlar “Tanrı Anası” anlamına gelmektedir. Orta kısımda yer alan madalyonun etrafı 16 dilime ayrılmıştır. Bu kısımlarda alt alta ikişer sıra halinde Hz. Meryem’in ataları olan Kral Davut’un soyundan gelen on altı Yahudi kral tasvirleri bulunmaktadır. Üst kısımdaki bu 16 kral - peygamber ; Davud, Solomon, Roboam, Abia, Asa , Josaphat, Joram, Ozias, Joatham, Achaz, Ezekias, Manasses, Amon, Josias, Jechonias ve Salathiel’in tasvirleridir.

Alt kısımda ise sırasıyla; Hananiah, Azariah, Mishael, Daniel, Joshua, Moses, Aaron, Hur, Samuel, Job, ve Melchizedek’in figürleri yer almaktadır.



Meryem'in Hayatına dair sahneler

Meryem’in Sevilmesi: Tonozun doğu kısmında, Yoahim ile Anna oturur şekilde, çocukları Meryem’i severken tasvir edilmiştir. Sahnenin etrafında ise mimari yapılarla birlikte iki hizmetkar ve köşelerde ölümsüzlüğü ve bozulmayan ahlakı temsil eden iki tavus kuşu betimlenmiştir. Anna ve Yoahim’in üst kısmında “Theotokos’un (Tanrı Anası ) Sevilmesi” yazılıdır.

Meryem’in Takdis Edilmesi: Kuzeyde yer alan basık iç tonozun ortasında dekoratif bir madalyon betimi bulunmaktadır. Batı kısımda Yoahim, kucağında taşıdığı Çocuk Meryem’i takdis edilmesi için masa etrafında oturan 3 rahibe doğru yürürken tasvir edilmiştir. Burada Yoahim’in ellerinin örtülü oluşu dikkat çekmektedir. Tasvirin üst kısmında “Ruhbanların Takdisi” yazılıdır.



Orta mekana açılan ana girişin üzerindeki üçüncü bölümde, çocuğu olmayan Yoahim’in bir gün çocuğu olursa onu tapınağa adayacağını dilemesi üzerine, Meryem’in 5 yaşına geldiğinde annesi ve babası tarafından, ellerinde meşaleler taşıyan kadınlar alayı ile birlikte Rahip Zekeriya’ya teslim edilmesi sahnesi görülmektedir. 

Bu andan itibaren sadece yüksek rütbeli din görevlilerinin oturabileceği kiborion Meryem’e tahsis edilir ve 15 yaşına kadar tapınakta eğitim görürür. Rahibin arkasında dört sütunlu ve kubbemsi bir kiborion içinde, arkalıklı bir koltukta oturan çocuk Meryem’in sağ tarafında bir melek figürü yer almaktadır. Kiborion’un çevresinde “Kutsalın Kutsanması” yazılıdır.



Meryem’e Müjde Sahnesi: 

Kuzey kubbe pandantifinde, Meryem, mimari bir yapının önündeki kuyu başına su almak üzere geldiği sırada görülmektedir. Cebrail’in kendisine çocuğu olacağı haberini müjdelemesi üzerine, Meryem burada şaşırmış bir vaziyette tasvir edilmiştir. Burada Cebrail Luka İnciline göre Meryem’e “Allah seninledir, sen kadınların en mukaddesisin, gebe kalacaksın ve adını İsa koyacaksın ,Allah ona Davud’un saltanatını verecek ve o Yakub’un tahtına çıkarak sonu olmayan bir saltanat sürecektir” der. Meryem ise “Allahın dediği olsun fakat ben daha erkek yüzü görmedim” demesi üzerine Cebrail “kutsal ruh üzerine inecek ve doğacak çocuk Allahın oğlu adını alacaktır….” der Tasvirli sahnede “Kuyuda duyuru” yazılıdır. 



Yusuf, ortada katır üzerinde Meryem, önde ise Yusuf’un oğlu tasvir edilmiştir. Burada nüfus sayımı için Bethlehem’e gidiş sahnesi görülmektedir. Arka planda şehir tasvir edilmiştir. Tasvirli sahnede üstte “ve Yusuf , Nasıra şehri dışındaki Galile’den, Judaya’daki Bethlehem olarak adlandırılan Davud’un şehrine çıktı” altta ise “İşte Tanrının meleği O’na rüyasında göründü, dedi ki,Yusuf sen Davud’un oğlu, Meryem’i kendine eş olarak almaktan korkma: çünkü kendisinde doğmuş olan Kutsal Ruhtur” yazılıdır. 



Valinin Önünde Vergi İçin Yapılan Nüfus Sayımı: 

Kuzey kısmın doğu lunetinde yer alan tasvirde, İmparator Augustus’un tüm Roma Eyaletlerinde vergi için nüfus sayımı yapılmasını emretmesi üzerine, yapılan nüfus sayımı anlatılmaktadır. Herkesin doğduğu şehirde yazılması gerektiğinden, Davud’un soyundan gelen Yusuf’un da ailesi ile birlikte nüfus sayımı için Bethlehem’e gidişleri tasvir edilmiştir. Suriye ve Filistin Valisi Cyrenius taht üzerinde oturur vaziyette, yanında ise askeri bir muhafız yer almaktadır. 

Valinin önünde elinde kılıç tutan sorguda görevli Romalı asker ile kayıtları yapan bir katip, karşısında hamile olan Meryem’in kaydını yapmaktadır. Çocuğun babası sorulduğunda Meryem sesiz kalmış, ancak arkasındaki Yusuf hemen cevap vererek çocuğun babasının kendisi olduğunu belirterek onu evlat olarak kabul etmiştir. Arkasında üç oğlu görülmektedir. “… çünkü o, Davud’un evinden ve soyundandı… vergilendirmek için evleneceği karısı (nişanlısı) Meryem’le ki o gebeydi” yazılıdır. Meryem’in başının üzerinde “Tanrı Anası” anlamına gelen monogramı görülmektedir. 



Doğu’lu 3 Kahin Kral Herod’un Huzurunda: 

Dış narteks güney kanadının ilk doğu lunetinde 2 bölümlü bir tasvir bulunmaktadır. Sol kısımda atları ile Beytülrahim yıldızını takip eden 3 Kahin kralın(Baltazar,Gaspar,Melkior) Kudüs’e gelerek, “Yahudilerin Kralı olarak doğan nerdedir? Çünkü doğuda onun yıldızını gördük, ona ibadet etmek için ve hediyelerini vermek geldik” şeklindeki sözlerinin Kral Herod tarafından duyulması üzerine, Kral Herod, baş papaz ve katiplerinden bu konu ile ilgili bilgi ister. Yeni doğan bu çocuğun Bethlehem’de olduğunu öğrenmesi üzerine 3 kahini çağırarak, kendisininde bu peygambere ibadet edeceğini söyler ve peygamberi onun için bulmalarını ister. 

3 kahin yeni doğmuş İsa’yı bularak, onun ilk ibadet edenleri olurlar. Kahinler Kral Herod’un kötü niyetini anladıklarından dolayı, İsa’nın nerede olduğu hakkında bilgi vermeden evlerine dönerler. Bu durum karşısında kandırıldığını anlayan Kral Herod, askerlerine Bethlehem’de bulunan ve iki yaşına kadar her erkek çocuğunun öldürülmesi emrini verir. Tasvirli sahnede mimari bir yapı önünde taht üzerinde oturan Kral Herod bir elinde asa tutarken diğer elini karşısında duran kahinlere uzatır vaziyettedir. Kralın arkasında bir muhafız, karşısında ayakta duran 3 kahin vardır. Soldaki uzun sakallı kahinin elinde İsa’ya sunulmak üzere içinde hediye olan bir kutu bulunmaktadır. 

Kutunun içinde bir tanrıya ilk kez sunulacak manevi semboller olan mür, tütsü ve altın bulunmaktadır. 

Tanrı = Tütsü ; 
İnsan = Mür, Koku ; 
Kral = Altın 

Tasvirli sahnede “ Ve işte doğudan Kudüs’ e bilge adamlar geldi, dediler ki, Yahudilerin Kralı olarak doğan nerede” yazılıdır.




Katliam’ın Emredilmesi: 

Dış narteks, güney kanadı, güney lunetinde, doğulu kahinlerin bebek İsa’yı bularak hediyelerini sunduktan sonra ülkelerine dönmeleri üzerine, Kral Herod, Bethlehem ve civarında ki 2 yaşına kadar olan erkek bebeklerin katliamını emrediyor. Solda taht üzerine oturan Kral Herod, arkasında iki muhafız, karşısında ise 3 asker yer alırken, panonun sağ kısmında ise, çocukların askerler tarafından öldürüldüğü katliam sahnesine yer verilmiştir. Bir anne karnı deşilen çocuğuna bakamıyor diğeri ise çocuğunu saklamaya çalışırken görülmektedir. Mozaikli sahnede “Sonra Herod, bilginler tarafından alaya alındığını gördüğünde, çok kızdı ve dışarı yolladı ve Bethlem’deki ve bunların bütün kıyılarındaki iki yaş ve altındaki bütün çocukları öldürdü” yazılıdır. 

Yas Tutan Anneler: 
Dış narteksin güney kanat, 2. bölüm batı kemerinde, günümüze tam olarak gelemeyen mozaik tasvirde, çocukları öldürülmüş anneler bir arada oturarak, ölen çocuklarının yasını tutmaktadır. Tasvirli sahnede, “Rama’da bir ses duyuldu, ağıt ve ağlama ve büyük yas” yazılıdır.

Elizabet ve Yahya’nın katliamdan kaçışı: 
Dış narteksin güney kanat, birinci kısımdaki batı kemerinde, Azize Elizabeth, kucağında oğlu Vaftizci Yahya ile dağda bir mağaraya sığınmaları betimlenirken, sol tarafta ise, bir asker bir elinde kılıç, diğer elinde kılıcının kını ile onlara doğru koşarken tasvir edilmiştir. Elizabeth ve oğlu, mucize eseri olarak mağaranın girişinin bir kaya ile kapanması sayesinde katliamdan kurtulmuştur. Mozaikli sahnede “Elizabet’in kaçışı”yazılıdır.



MATTA 2
16 Hirodes, yıldızbilimciler tarafından aldatıldığını anlayınca çok öfkelendi. Onlardan öğrendiği vakti göz önüne alarak Beytlehem ve bütün yöresinde bulunan iki ve iki yaşından küçük erkek çocukların hepsini öldürttü. 

17 Böylelikle Peygamber Yeremya aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelmiş oldu: 

18 “Rama’da bir ses duyuldu, 
Ağlayış ve acı feryat sesleri! 
Çocukları için ağlayan Rahel 
Avutulmak istemiyor. 
Çünkü onlar yok artık!”





Meryem'in Ölümü - Koimesis

Naos batı duvarında, ana kapının üzerinde yer alan Meryem’in Ölümü (koimesis) sahnesinde kumaşlarla kaplanmış lahitin üzerine uzanmış Meryem, etrafında ise havariler, kilise ileri gelenleri ve Kudüs’lü kadınlardan oluşan kalabalık yer almaktadır.

İsa, çift mandorla içerisinde, elleri saygı ifadesi olarak örtülü kucağında Meryem’in ruhunu temsil eden bebek tutmaktadır, Mandorla (ışık halesi) içersindeki İsa’nın etrafında melekler, dışında ise altı kanatlı melek serafim* mandorlanın üst kısmında kanatları açık vaziyette mandorlayı yukarı doğru çekerek sahneye hareketlilik kazandırmıştır. Arka planda mimari yapı yanında, muhtemelen İsa’nın kucağındaki Meryem’in ruhunu alarak cennete götürmek için bekleyen iki melek görülmektedir.

Meryem’in baş ucunda Petrus elindeki buhurdanı sallarken ayak ucunda ise Pavlos Meryem’e doğru eğilerek üzgün bir ifadeyle bakmaktadır. Sahnenin üst kısmında "Tanrı anasının ölümü" tasvir edilmektedir.

*

Serafim (Seraphim- Seraphs) altı kanatlıdır , ikisini kullanır, alevler içinde kılıçta tutarlar, tanrı tahtının üstünde uçarlar, Hıristiyanlıktaki tasvirlerinde ayakları gözükmez , genital bölgesinin kapatılması olarak düşünülür. Tanrı’nın sevgisi ile yandıkları için ‘yanan melekler’ şeklinde de tasvir edililirler.




Khalke İsa'sı ve Meryem Ana 

İç narteks güney kanadı, doğu lunet duvarını kaplayan mozaik tasvirde Kariye’nin Deesis sahnesi işlenmiştir. Burada ayakta duran Tanrı Anası Meryem insanların günahlarından arınması için üzgün bir şekilde dua ederken ayakta olan İsa’nın sağında betimlenmiştir. 

Bu sahne Büyük Sarayın giriş kapısındaki tunç kapı “Khalke Kapısı” üzerindeki sahne ile benzerliğinden dolayı bu isimle anılmıştır. Meryem’in eteğinin yanında Prens İsaak Komnenos, sağ tarafta ise rahibe kıyafetleri içinde prenses Maria Palaiologos diz çökmüş dua eder vaziyette tasvir edilmişlerdir. Muhtemelen bu mozaik pano 12. yy. ve 14. yy’larda kiliseye hizmette bulunan, yapının tamirini yaptıran kişilere ait olmalıdır. 

İmparator VIII.Mikhael Palaiologos’un meşru olmayan kızı olan Maria, 1265 yılında Moğol Hanı Hülagü’ye eş olarak Karakurum’a gönderilmiş, ancak Karakurum’a varamadan Hülagü Han ölmüş, Maria onun oğlu Abaka Han ile evlenmiştir. 15 yıl burada yaşamış ve Hıristiyanlığı yaymıştır. Eşi öldürülünce de İstanbul'a geri dönmüştür. Bu evlilik nedeniyle Moğolların Maria’sı diye anılmaktadır. Rahibe olduktan sonra Melane adını almıştır.





kaynak: Kariye Müze

ayrıca 
Moğolların Maria'sı ve Kanlı Kilise ile ilgili 






Parekklesion daki Apsis duvarında yer alan piskopos figürleri

Piskopos figürleri gerçek insan boyutlarında yapılmış, kendi içlerinde önem sırasına göre sıralandırılmışlardır. Piskopos giysili olan bu azizlerin başlarının yanında adları yazılı, ellerinde ise kapalı kitap tutmaktadırlar. Bizans litürjisinin kurucuları olan iki piskopos aziz ortada yer alır. Orta sağ tarafta Aziz Basileos, onun sağında aziz Ioannes Khrysostomos, yanında aziz Athanasios, onunda sağında ismi silinmiş muhtemelen aziz Nikolaos yer almaktadır. Aziz Baselios’un solunda aziz Georgios Theologos, yanında İskenderiyeli aziz Kyrillos bulunmaktadır.




ek:


________