Translate

11 Şubat 2016 Perşembe

Çin Elçisi Wang Yen-Te’nin Uygur Seyahatnamesi







Altın Maske - MS.6.yy-5.yy - Antik Boma Mezarlığı
Sincan Uygur Özerk Bölge






Onların kralı (Arslan Han) bir mesaj yollıyarak dedi ki : "Biz elçiyi kabul etmek için bir gün seçeceğiz. Biz öyle ümit ederiz ki tehire uğramaz."


[Arslan Han] bizi yedinci günde kabul etti. Onların Kralı (189) oğulları ve hizmetkarlarının hepsi yüzlerini doğu'ya çevirdiler ve [Çin imparatoru tarafından] yollanan hediyeleri kabul ettiler. Bir tarafta bir kimse [elinde] taştan bir çan tutuyordu. O [şahıs] seromoni için tempo tutuyordu. [Kao-ch'ang] kralı çanın sesini duyunca selam verdi. Bundan sonra, oğlu, kızı ve yakın akrabaları [benim] etrafımı çevirerek eğildiler ve hediyelerini kabul ettiler. Sonra, müzik, içki, ziyafet ve gece yarısına [kadar] artisler tarafından [oynanan] piyes vardı.


Ertesi gün bir kayıkla [gezinti] yaptık. Gölün dört bir tarafından davullar çalışıyordu. Tekrar [ertesi gün] sabahleyin, Budist tapınağı Ying-yün T'aining'i (190) gezip seyrettik. [bu tapınak] Chen-kuan (191) (devrinin) dördüncü yılında inşa edilmişti. Pei-t'ing (Beşbalık) in kuzeyindeki dağlarda Kang-sha (192) (amonyak) imal ediliyordu. Dağın içinden sık sık duman yükseliyordu. Fakat hiç sis yoktu. Bundan başka, (193) ışık ve alevler, meşalenin yansıması gibi idi. Kuşlar ve farelerin hepsi kırmızı [renkli] görünüyordu. Bu Kang-sha (Amonyak) ile ilgili kimseler ayakkabı giyerlerdi. [Ayakkabılarının] tabanında tahta vardı. Eğer [ayakkabının] tabanı deriden olsaydı, onlar kavrulurdu.


Dağın eteğinde mavi çamur üreten bir mağara vardır. [Çamur] mağaranın dışına çıktığı zaman, derhal sha-shıh (kumtaşı) ya dönüşürdü. Yerliler hunu deri tabağlamakta kullanırlardı. Şehrin içinde pek çok iki katlı binalar vardır. İnsanlar iyi yüzlüdür ve usta sanatkarlardır. Altın, gümüş, bakır ve demir kaplar üzerinde çalışırlardı. İyi bir atın fiyatı bir p'i (194) ipektir. Zayıf ve bakımsız atlar [ise] yemek için kullanılırdı ve değeri yalnız bir chang (195) ipektir. Bütün fakirler et yerler. (196)


Biz sonra daha Doğu' da T'ang [Sülalesinin] doğu sınırı olan Anhsi (Arsak) (197) [şehrine] vasıl olduk.


Yedinci ayda (23 Temmuz-21 Ağustos, 982), [Arslan Han] Yente'nin [memleketine] dönüşünden önce (198) [Kao-ch'ang'a] vasıl oldu. [Bu sırada] bir Kitan elçisinin geldiğinden haberdar edildi. Elçinin yaban tavşanı gibi dudağı vardı. Bunu gümüş bir yaprakla örtüyordu. Elçi krala (Arslan Han'a) dediki : "Han (Çinliler), Ta-tan (Tatar)lara sizin topraklarınız yolu ile bir elçi yollamış olduğunu duydum. Maksadı, sizin sınırlarınızda casusluk yapma teşebbüsüdür. Siz hemen onu [W ang Y en-te] Tatarlara yollayın. Sizinle oyalanması için izin vermeyin."


Elçi devamla dediki : ''Kao-ch'ang önceleri Han (Çin) toprağı [memleketi] idi. [Netice olarak] Han (Çin) elçisi, ilerideki hareketlerine (düşüncelerine) uygun olarak sizin topraklarınıza casusluk yapmak için geldi. Siz bu işi araştırın."


Yen-te kendi ajanları vasıtasıyla bu sözleri öğrendi ve krala (Arslan Han(a) dediki : ''Ch'üan-jung (199) (Köpek barbarları), her zaman Çin'e muhaliftirler. Şimdi, onlar [bizim] aramızı açıyorlar. Ben onları öldürmek istiyorum." (200) Kral [Arslan Han] rica ederek [bu düşüncelerden] Wang Yen-te'yi caydırdı ve [W ang Y en-te] vazgeçti. O [W ang Y en-te ], altıncı senenin beşinci ayında (5 Haziran- 3 Temmuz 981) başşehri terketti (yola çıktı).



Çin Elçisi Wang Yen-Te’nin Uygur Seyahatnamesi
Prof.Dr.Özkan İzgi
Türk Tarih Kurumu,1989 ... pdf:




dipnotlar:
189 - Wen-lısien t'ung-k'ao, bölüm 143 s. 22a da bu cümlede bir yanlışlık yapılmış ve cümleye fazladan hir "chu" kelimesi ilave edilmiştir.

190 - Ying-yün T'ai-ning tapınağı hakkında hiç bir yerde malumat bulamadım. Yalnız Barthold, "Beşbalık" makalesinde "Wang Y en-te'nin kayıkla geçtiği ve eserinde tasvir ettiği göl, şehrin her halde şarkında idi. Burada bir takım sed bakiyeleri bulunmuştur ki, nehir bu sedler vasıtalarıyla bir göl teşkil edecek şekilde genişlemekte idi. Harabelerin garbında, vaktiyle bir Buddha manastırının mevcud olduğu zannediliyor. Wang Yen-te'ye göre, o zamanlar, Pei-t'ing'de daha 637 senesinde inşa edilmiş Buddha mabetleri vardı." demektedir. Bkz. Barthold, "Bişbalık" maddesi, İslam Ansiklopedisi, Cilt 111, s. 652.

191 - Chen-kuan saltanat dönemi 22 Ocak 627 de başlamış ve 6 Şubat 650 de sona ermiştir. Dolayısıyla Ying-yün T'ai-ning tapınağı 630 tarihinde inşa edilmiştir. Yukarıda ki notta (128) Barthold'un söylediği gibi 637 senesi yalnıştır.

192 - Kang-sha (amonyak) için Laufer (Sino-Iranica, s. 503-504) de bilgi vermektedir. Ayrıca bkz. T'ai-p'ing huan-yü ehi, bölüm 181, s. 6b de, Kuei-tzu (Kuça) da üretilen amonyak için bilgi veriliyor. Japon bilim adamı Matsuda Hsiao, Kodai Tenzan no rekishi chirigakuteki, (Eski T'ien-shan bölgesinin tarihi coğrafyası üzerinde çalışmalar), Tokyo, 1956, s. 408-410 da Wang Yen-te seyahatnamesini kullanarak, amonyak hakkında bilgi veriyor.

193 - Wen-hsien t'ung-k'ao'da (bölüm 143, s. 22b) cümleye "akşam olunca" ibaresi eklenmiştir.

194 - P'i, 12.44 metrelik bir ölçü birimidir. Bkz. Wittfogel-Feng aynı eser, s. 609.

195 - Chang, 3.11 metrelik bir ölçü birimidir. Bkz. Wittfogel-Feng, aynı eser, s. 609.

196 - O zamanlar Çinde yalnızca zenginler et yiyebilirdi.

197 - An-hsi (Arsak), Hsin-chiang'da şimdiki T'u-lu-fan (Turfan) bölgesinin Batı tarafındadır. Pinks tarafından An-hsi, Kuça olarak gösterilmiştir. Bkz. Pinks, aynı eser, 178-179, not 561. Bu hususla ilgili olarak T'ai-p'ing huan-yü ehi bölüm 156, s. 7 de şu bilgiyi bulmaktayız :" An-hsi ta-tu-hu fu, aslında Chiu-tzu (Kuça) devletidir." An-hsi'nin "Arsak" olarak okunuşu için bkz. Pelliot, Marco Polo, Cilt 1, s. 18.

198 - Arslan Han'ın Kao-ch'ang'a dönüş tarihi, Hui-ch'u ch'ienlu kitabında bulunmamasına rağmen, Hsü Tzu-chih ı'ung-chien ch'ang-pien, bölüm 6, s. 7b, Shuo-fu, bölüm 56, s. 4b ve Sung Shıh, bölüm 135, . 12a da "dokuzuncu ay" olarak geçmektedir.

199 - Ch'üan-jung, Çinin Batı bölgelerinde yaşıyan kabileler için verilmiş bir isimdir. Burada Ch'i-tan (Kitan) lar kastedilmektedir. Bkz. De Groot, Die Hunnen der vorchristlichen Zeit, s. 7 ve 21.

2oo - Bu cümle bir başka şekilde "onları" yerine "elçi" yi öldürmek istiyorum şeklinde de anlaşılabilinir.






* * * * * * * * ENG * * * * * * * *




Their Wang (Arslan Qan) dispatched a messenger to say, 'We shall choose a day to receive the envoy. We hope that he will not mind [8a] some delay.'


He received [us] on the seventh day. Their Wang as well as his son and attendants all facet east, bowed, and accepted gifts [sent by the Emperor]. There was on the side one who held a stone chime. He beat time for the ceremony. When the Wang heard the sound of the chime, he bowed. After that, his son, his daughter, and his close relatives surrounded [ me] and bowed to aceept their presents. Afterwards, there was music, drinking, feasting, and plays by actors until evening.


The next day we sailed in a boat on the lake. On the four sides of the lake they were playing the drums. Again, on the morrow, after that, we went sightseeing in the Buddhist temple Ying-yün T'ai-ning. This was built in the fourteeth year of [the] Chen-kuan [period]. In the mountains north of Pei-t'ing (Bis Balıq) kang-sha ( amonia) is produced. From inside the mountains smoke frequently rises. But there is no haze. Moreover, the light and the flames are like torch reflections. Birds and rats are all seen in a brigt red. Those who deal with kang-sha (amonia) wear shoes, the soles of which are of wood. lf soles of leather, they would be scorched immediately. At the foot of the mountain there is a cave which produces blue clay. When it comes out of the cave, it is immediately transformed into sha-shih (Sandstone). Natives use it to treat hides.


Within the city there are many [8b] two-storied buildings, much vegetation. The people are well-feetured, but skilled in craftsmanship- good at warking a gold, silver, copper, and iron into vessels. They [are] also good at working on jade. The price of a good horse is one p'i of silk. An inferior horse, providing food, costs only one chang of silk. All the poor eat meat.


Farther west we reached An-hsi (Arsak) which was the western boundary of the T'ang. In the seventh moon [July 23-August 21, 982,] [Arslan Qan] had Yen-te proceed first to his country before the Wang's own arrival. There was also the report that a Ch'i-tan (Kitan) envoy had arrived - he had a hare lip and was hiding it with a leaf of silver - who said to the Wang' I heard that the Han ( Chinese) had sent a messenger to the Ta-tan (Tatar), but via your territory. The intention was to tempt you to espy the border. You should dispatch him [Yen-te] quickly to the Ta-tan (Tatar). Do not allow him to tarry with you.'


He also said, 'Kao-ch'ang was formely Han (Chinese) territory. [The fact that] the Han (Chinese) envoy has come to spy your territory means that there are ulterior motives. You should investegate this.'


Yen-te, having learned such words through intelligence, said to the Wang, 'The Ch'üan-jung (Dog Barbarians) have always been antagonistic to China. Now, then, they alienate [us]. I want to kill him.'


The ruler [Arslan Qan] strongly dissuaded him and so he desisted. [9a] He [Yen-te] left the capital in the fifth moon of the sixth year [June 5-July 3,981]. In the fourth moon of the seventh year [April 26-May 25, 982] he arrived at Kao-ch'ang. Wherever he passed, he conferred by imperial order upon various barbarian chieftains garments, golden helts, and silk.


In the spring of the eighth year [February 16-April 15, 983] he returned via the old route, accompanied by more than one hundred messengers to express gratitute on the part of these chieftains. In the fourth moon of the first year of [the] Yung-hsi [period] [May 4-June, 1,984] [Yen-te] arrived at the capital. When Yen-te first arrived at the Ta-tan (Tatar) horder, he sometimes saw the descendants of the people who had been taken captive at the downfall of the Chin leading one another, who intercepted him to express welcome and to offer him food drink.


They inquired about their neighbors and relatives - with very much nostalgia. They detained him for ten days, so that he could not go. [The above] is said to come from Yen-te's own account. Although this is included in the Kuo-shih it is not generally known. Therefore, I have included it in my compilation here. In the future those who take trips to the Chiu-i (Nine I) and the Pa-man (light Man) or who are on diplomatic missions may perhaps, find it useful.









Anneme Türkiye'de yaşadığımızı söylemeyin, 
O bizi Çin'de sanıyor! ;)
SB
_________________________