Translate

29 Şubat 2016 Pazartesi

ASLAR, ALANLAR, OSETLER, SARMATLAR ve SAKALAR







Bugün yarısı Gürcistan'ın kuzeyinde , yarısı da Rusya'ya bağlı olarak dağlık Kafkas'ta bulunan Oset halkı tarihi Asların torunları kabul edilir. Kelimenin aslı Oseti'dir, buradaki -eti kısmı Gürcüce'de ülke anlamı verir: Os Yurdu. Kelimeyi Gürcülerden bu şekilde duyan Ruslar, kendi dillerindeki etnik aidiyet eki -n'i ekleyerek Osetili manasına Osetin demişlerdir. Dünyanın geri kalanı ise sondaki -in'i atıp Oset biçimini kullanır. Rusça'da baştaki ünlü harf kapalı a şeklinde telaffuz edilirken, diğer dillerde doğrudan o sesi çıkarılır.


Osetler İrani bir dil konuşurlar ve bölgeye kuzeyden gelmişlerdir. Tarihçilerin tamamına yakını, buna dayanarak tarihteki aynı bölgede bulunmuş olan Alan-As'ların bunların atası olduğunu söylerler; böylece hiçbir delil olmadan, Alan-As'ların üyesi bulundukları Sarmat birliği tamamen İrani yapılır. Kaynaklarda Seyhun nehrinin ötesinde kalan bölge, bugünkü Güney Kazakistan vilayetleri, Asi ülkesi olarak geçer. Kafkasya'daki Aslar buradan koparak gitmişlerdir.


Ancak bunların İrani asıllı olduğuna dair açık veriye sahip değiliz. aksine, onlara verilen dil kalıntıları daha çok Türkçe'yi göstermektedir.


Göktürk yazıtlarında, kuzeyde, Kögmen dağlarında Kırgızların komşuluğunda yaşayan Az Budun'dan bahsedilir. Burası, Türklüğün en doğu sınırıdır ve hemen ondan sonra etnik Moğol sınırı başlar. İrani bir kavmin bu kadar uzağa, Sibirya içlerine gitmesini düşünmek çok zor.


Zaten bunlar yazıtlarda bir yabancı kavim olarak görülmüyor. Kırgızlarla birlikte hareket eden bir Türk kavmi gibiler. Daha sonraki dönemde de Özbekistan'dan Tataristan'a kadar Türklerin olduğu hemen her yerde bir boy veya uruğun ismi Az/As'dır. Hatta Çuvaş kelimesi en yaygın etimolojiye göre Su+As şeklinde açıklanır. Çeşitli komşu Fin-Ugor halkları da Kazan Tatarlarına As, Gas gibi isimler verirler.


Kafkasya'da ise çok farklı ve düşündürücü bir durum vardır. İrani asıllı Osetler, Türk komşuları Karaçay-Balkarlılara As derler. Birinciler Büyük, ikinciler ise Küçük As'dır. Birbirinden hiçbir farkı olmayan bu iki Türk topluluğunun kendi içinde ise birbirine hitapta Alan kelimesi kullanılır. Güneydeki komşu Gürcü-Megreller de bu Türklere Alan derler.


Kafkasyalı Alan-Aslardan haber veren Ortaçağ kaynakları ise onları sürekli bir Türk kavmi olarak niteler. Buna karşılık, İrani olduklarını gösteren bir ipucu yoktur. Dolayısıyla, esas Asların Türk olduklarını düşünmek, Kafkasya'daki İrani bir topluluğun uzun süren As hakimiyeti ve komşuluğu neticesi bu ismi benimsediğini varsaymak daha mantıklı görünüyor. Esasında Oset veya Os kelimesi bu topluluğun asli ismi değildir. Bunlar kendi içlerinde ikiye ayrılır ve kendilerini başka türlü adlandırırlar. (Kendilerine IRON derler - Prof.Max Müller-SB)


Tarihte Asların anıldığı en ilginç yer ise İzlanda olmalıdır. Kuzeyin German asıllı halkları, mitolojik ögeler yükleyerek tarihlerini saga denilen destanlarda yaşatmışlardır. Snorri Struluson adlı İzlandalı bir Viking, bundan sekiz asır önce, 1222-1225 yıllarında halkı içindeki bu sagaları toplayarak Heimskgringla adlı bir kitap hazırlamıştır.


Buna göre As halkı eski zamanlarda Troya'dan çıkmış ve Saks ülkesine (Saksonya) gelmiştir. Burada yerleşip bir süre yaşadıktan sonra daha kuzeye İskandinavya'ya gitmişlerdir. Yerli ahali bu yabancı insanları hayranlıkla karşılamış ve tazim etmiştir. Böylece içinde yaşadıkları toplumla bütünleşen ve İskandinav kızlarıyla evlenen As savaşçıları zamanla erimişler, ama önemli izler bırakmışlarıdır. En önemli izler Sturluson'un eserinde kalmıştır:


"Troya Türk ülkesidir...Türklerin ülkesini terk edip...Avrupa'ya gelen Aslar buraya Türk töresi getirdi ve burada Türklerin koyduğu yasalar uygulandı..."


Bu arada bir not düşmek istiyorum. Bizanslılarca 15.yy'da Türklerin Troyalıların soyundan olduğunun belirtilmesi çok ilginç ve düşündürücüdür. Fetihten sonra İtalya'ya giden Bizans yazarı Gazes ile İtalyan düşünürü Filelfo arasındaki sohbette, Türklerin İstanbul'u alarak, Yunanlardan ataları olan Troyalıların intikamını aldıkları belirtilmektedir.


Doğrudan Türk kelimesinin geçmesi oldukça ilginçtir. Bunu 13.yüzyılda artık Türk isminin yerleşmiş olmasına ve Anadolu ve Azerbaycan'ın Türk ülkesi olarak görülmesine vermek mümkünüdür.  İskandinavyalı Aslar açık şekilde Türkçe olan pek çok yer adı bırakmışlardır : Asgaard (As-kent), Göl, Orun, Qöpül, Qömül, Eykin.... ayrıca destanlarda Türkçe oldukları anlaşılan isimlere rastlanmaktadır: anar, Torkel, Atıl, Qamlı, Yekul, Eqil, Erp, Eyrik, Qangleri, Buri, Qunn, Qunlauq, Eynar, Elli, Aslauq, Asdis.




Sarmatlar ve Sakalar


Saka birliği içinde çeşitli boylardan biri olan Sarmatlar, batı bozkırlarında çöken Saka gücünün yerini almış ve Saka mirasının devamcısı olmuştur. Sarmatların içindeki diğer boylar: Yazığlar, Ugorlar, Alanlar, Roksolanlar ve Siraklar. Sarmatlar MÖ.3.yy sonlarında Avrupa'ya geçmiştir. Uzun süren Saka ve ardından gelen Sarmat çağlarında sürekli Türkler tarafından yönetilmeleri, bu halkların en azından yönetici tabakasının hayli Türkleşmesine yol açmıştır. Bildiğimiz Alan isimlerinin önemli bir kısmının Türkçe ile açıklanması bunu gösterir. Ugorlar, kaderini Türk topluluklarıyla birleştiren Macarlar gibi Fin-Ugor ; Sirak ve Yazığlar ise Türk asıllıdır. Heredotus'a göre, Sarmatlar Saka dilini "bozuk bir şekilde" konuşuyordu, bu Saka dilinin bir lehçesi olduğunu gösterir. Hippokrates de Sarmatları bir Saka boyu olarak gösterir. Sarmatların anayurduda şimdiki Başkurdistan'ın etrafıdır.


O dönem Türkçe'sindeki sözbaşı "s"nin yerini şimdi Ortak Türkçe "y" almaktadır. Bu sesin Macarca'daki karşılığı ise "gy"dir (d'ye yakın bir ses). Bu durumda, Sarmat kelimesi yaşasa idi, mesela Başkurtça'da Yarmat, Başkurdistan'dan çıkıp gelen Macarların dilinde ise Gyarmat olacaktı. Dikkat buyurun, bugün bir Başkurt boyunun ismi Yurmat'tır. Gyarmat ise,  Kürt boyu ile ikili bir birlik kurarak Macar ittifakına katılan Türk boylarından biridir. Bu bağlantı yüzünden  Mandoky, Sarmatları İrani bir topluluk sandığı için, sözkonusu Macar ve Başkurt boylarınında İrani olduğunu düşünmüştür. Başka bir Macar alimi Berta ise hem İraniliği, hem de söz konusu üç kelimenin bağlantısına karşı çıkarak bu görüşü "savunulmaz" bulmaktadır. Eğer Başkurt boyu ile bin yıl önceki Macar boyu alakalı ise o eski Macar boyu ile Sarmatlar haydi haydi alakalıdır. Dilbilimsel olarak da bağlantı gayet açıktır. 


Yani Başkurdistan ve çevresinde yaşayan Sakalarla aynı dili konuşacak kadar yakın olan Türk boyu Sarmatlar, nüfusları artıp güç kazandıktan sonra batıya doğru kaymışlardır. Bunların batı üçları özellikle Ruthenya ve Polonya halklarını ntarihi hafızasında önemli yer etmiş, bunların azilzade takımı kendilerini Sarmatların torunu saymışlardır. Anayurtta kalan Sarmatların bir kısmı Macar birliğine karışarak batıya göçmüş, kalanlar ise Başkurt Türkleriyle karışmıştır. Bu yüzden Macarlar ile Başkurtları sürekli karıştırırlar.


Kalan iki Sarmat boyundan Yazığlar en batıda bulunmuşlar, özellikle Romalılarla sürekli mücadeleleri ile bilinmişlerdir. Bunların kimliğini aydınlatacak fazla veri yoktur, ancak arkeolojik kalıntılar onları klasik bir bozkır toplumu olarak sunar. Tuna'nın kuzeyindeki bölgelerin eski yer adlarını iyi bilmediğimiz için izlerini takip etmek zordur, ancak eski Yugoslavya bölgesinde daha içaçıcı bir durum vardır. Kimi Yazığ topluluklarının Romalılar tarafından alınarak İllirya'nın içlerine yerleştirildiklerini biliyoruz. burada hem kabile isimlerinde, hem de yer adlarında Türkçe'yi çağrıştıran kelimelere rast gelinmektedir. Maalesef bu konuda bir çalışma yoktur.


Kafkaslardan Azerbaycan'a inen Siraklar ise kimi dil delilleri bırakmışlardır. Bunları inceleyen Seyidof, isimlerinin Sir ve ak kelimelerinden oluştuğunu söylediği Sirakların, Türkçe konuştukları sonucuna ulaşmıştır. 


Sarmatların Slav etnik yapılanmasındaki tarihi katkılarını da çoktur. Polonya meclisinde "Ey Sarmatların torunları" diye hitap edilmişlerdir.



İran ile Turan: 
Hayali milletler çağında Avrasya ve Ortadoğu
Osman Karatay 



Okuyalım-okutalım







Today, Ossetian people are considered as grandchildren of AS, which are located in the Caucasus mountains, which is half in north Georgia, as half in Russia. The original word is Osetia; -etia is in Georgian "country" ; OS COUNTRY. Russians heard the word from Georgians in this way, to their own language, with -n ethnicity addition, became Ossetian. The rest of the world uses only Osset. In Russian pronunciation, initial vowel closed -a, is in other languages directly -o pronunciation.


Ossetians speaks an İranian language and came from the north region.  Almost all of the historians, on this basis, at the time Alan-As people who lived there, is accepted as their ancestors, and without any evidence, a member of them, the Sarmatians made entirely Iranian peoples.


In resources, beyonde the river Seyhan, today's South Kazakhstan province, is AS country. The As people came from here to Caucasus. However, we do not have clear evidence of their Iranian origin, on the contrary, it shows more Turkish language.


In Orhun (Gokturk) inscriptions they mentioned as neighborhood of Kyrgyz in Kögmen mountains. This is the farest, eastern border of Turks, inmediately begins ethnic Mongolian border. Thinking of an Iranian tribe that far in Siberia is very difficult. Acctualy, this tribe is not be seen as a foreign nation, they are acting with Kyrgyz, like other Turkish tribes. A later period, from Uzbekistan up to Tatarstan, all the tribes , small, big, are called as AS/AZ. Even in the word Chuvash (Çuvaş) is it described as SU+AS. Several Finno-Ugric neighbor peoples called Kazan Tatars AS/GAS.


In the Caucasus there is a very different thought. Iranian Ossetians, call their Turkish neighbors Karachay-Balkar AS. Karachay is the biggest, Balkar is the smallest AS. There is no different from each others, these two Turkish communities of the area, used each other in self ALAN. The southern neighbors Georgian-Mingrelian, also called these Turkish tribes ALAN.


The medieval sources, about Caucasian ALAN-AS, decribed them permanent as Turkish tribe. Whereas, there is no hint that they were Iranian. As a result, of the long domination of these AS TURKS on Iranian community, and neighborhood in the Caucasus, adopted this name. In fact, the word Os or Ossetia, is not essential of this community, they call themselves otherwise. (They call themselves IRON-Prof.Max Müller)







The most interesting place where these AS people are mentioned in history is Iceland. North German people, write about them in epics which they call saga, with installing mythological elements. Snorri Struluson an Iceland viking, collected eight centuries ago, in 1222-1225, these sagas and publised in Heimskgringla.



Yngvi king of the "Turks"
Yngvi - Yngvin - İnguin - Engin in today Turkish
and below "Turkia"



Accordingly these sagas, AS people came from Troy to Saks (Saxony) country. They settled here for a while they lived here, and went father north to Scandinavia. Native community admired these peoples and accepted them in their community. AS warrior married Scandinavian girls, assimilated among them, but left important marks. The most important traces remained in Sturluson's work.


"Troy is Turkish country...Turks leave the territory...AS Turks who came to Europe, brought customs with them and the laws of Turks are applied here..."


In the meantime, I want to drop a note: In the 15th c the Byzantines also noted the Trojans as Turks. After the conguest of Byzantine, Byzantine writer Gazes went to Italy and came with one of Italian thinker Filelfo, they mentioned that the Turks took revenge of their ancestors Trojans from the Greeks.


A direct using of the word Turk, is interesting. That means in the 13th century the name Turk was settled for Anatolia and Azerbaijan. Scandinavian AS left many Turkish topografic names: Asgaard (As City), Göl, Orun, Qöpül, Qömül, Eykin...also in their sagas many Turkish names: Anar, Torkel, Atıl, Qamlı, Yekul, Eqil, Erp, Eyrik, Qangleri, Buri, Qunn, Qunlauq, eynar, Elli, Aslauq, Asdis....


(translated by SB)