Translate

31 Ağustos 2015 Pazartesi

Tarihçi Pachymeres ve Atman (Osman Gazi)





“Bizans kayıtlarına göre Osman veya Osmanlı ismine rastlamıyoruz. Osman Bey’e “Atman” diyorlar. Osmanlıya “Atmanik” diyorlar. Osmanlı da bu “Atma” adına Arapça aidiyet eki olan (i) harfini ekleyerek kendine “Atmi” diyor. Aslında Ertuğrul, Orhan, Gündüzalp, Aydoğdu gibi öz Türkçe isimlerin arasında bir Arap adı olan “Osman” isminin bulunmasına tarihçiler bir mana verememekte ve “Atman” adına daha sıcak bakmaktadırlar...Zaten yerel adı “Osman” değil, “Otman” dır.”
Prof.Dr. Levent KAYAPINAR.  





Dönemin tarihçisi Pachymeres "Atman" adını kullanır.











" The Alans, who should at least have been holding the rearguard had already made the crossing to Gallipoli; and once there they refused to lay down their arms. They had to be coerced into surrendering and begging the Emperor's foregiveness. Almost at the same time, in July 1302 the rest  of the alans, who had been sent to help hold the frontier at the Sangarios river in Bithynia, were driven back by the Turks. They were commanded by one of the Mouzalon family, and the total strength of the Byzantine army was not above 2000. The Turks numbered some 5000 and they were led by as ghazi emir to whom Pachymeres, writing only about five years later, gives the name of Atman (died 1326). This is the first mention in a contemporary source of Othman or Osman, the founder of the Ottoman or Osmanlı state." 

Donald M.Niool - The Last Century of Byzantium 1261-1453




"The only contemporary Byzantine reference to Osman Gazi is by the chronicler George Pachymeres. According to Pachymeres, the emperor Andronicus II Palaeologus (r.1282-1328) sent a detachment of 2000 men under a commander anmed Muzalon to drive back a force of 5000 Turkish warriors under Osman (whom he calls Atman) who had encroached upon Byzantine territory. But Osman forced Muzalon to retreat, which attracted other Turkish warriors to join up with him, in the spirit of gaza, or holy war against the infidel, attracted also by the prospects of plunder" 

John Freely, The Grand Turk: Sultan Mehmet II








PACHYMERES, Georgios (ö. 1310 [?])
Osmanlılar hakkında bilgi veren ilk Bizans tarihçisi.

1242 yılında İznik’te doğdu. İstanbul’un Latinler tarafından işgali üzerine bu şehre göç etmiş İstanbullu bir ailenin çocuğudur. İlk öğrenimini İznik’te tamamladı, 1261’de Latin işgalinin sona ermesi üzerine ertesi yıl İstanbul’a gitti. Burada Niketas Choniates’in eserinin devamı olarak 1203-1261 yılları arasındaki olayları anlatan Chronike Syngrafe’nin yazarı ve döneminin en ünlü âlimi Georgios Akropolites’in öğrencisi oldu. 


Klasik kültür konusunda aldığı eğitim ve bu konudaki yeteneğiyle kısa zamanda dinî ve siyasî makamlara ulaştı. Önce Ayasofya Kilisesi’nde papaz yardımcılığı (diakonos/diyakoz/zangoç) yaptı. Ardından papazlar yargıç meclisinde görev aldı ve saraylılar hiyerarşisine girdi. 1265’te Bizans’ta siyasî-dinî bir makam olan noterliğe yükseldi, 1277’de havâri tarihi öğretmeni (didaskalos tou apostolou) oldu, 1285’te “hieromnemon” makamına geldi. Son olarak Ayasofya Kilisesi dinî heyetinin ileri gelenlerinin hiyerarşisi içinde en önemli makam olan ve Ayasofya’ya sığınan köle, borçlu ya da cinayet zanlılarını dinleyerek günahlarından arınmaları için ceza veren “protekdikos”luğa yükseldi. 


Böylece, sarayda XI. yüzyıldan itibaren imparatorun din adamlarına ve halktan insanlara, VIII. Mikhail döneminden itibaren de sadece din adamlarına verilen en alt kademedeki yargıç rütbesi olan “dikaiophylax” unvanını aldı. Bu görevler Pachymeres’in hem kilise hayatını hem de imparatorluk ailesiyle devletin ileri gelenlerini yakından tanıma imkânı verdi. Kilisenin ileri gelenleri olan Jean Bekkos, İskenderiyeli II. Athanasios ve Theodosios Prinkipos’la dostluk kuran Pachymeres, Latin ve Ortodoks kiliselerinin birleştirilmesi konusundaki yoğun tartışmalar sırasında birlik fikrine muhalefet etti (Karagiannopoulos, s. 333-334). Ölüm yılı hakkında herhangi bir bilgi yoktur. Tarihinin 1307 yılı olaylarıyla kesilmiş olmasından hareketle bu tarihten sonra 1310’da öldüğü tahmin edilir.


Georgios Pachymeres’in günümüze sekiz eseri ulaşmıştır. Bunlardan ilki on iki bölümden meydana gelen Aristoteles’in Felsefesinin Özeti’dir. İkinci eser, antik Yunan hatiplerinin çok tanrılı dünyadan aktardıkları güzel konuşma konularını içeren Belagat Egzersizleri’dir. Üçüncü eseri matematik, astronomi ve müziğe dair Quadrivium’dur. Dostu İskenderiyeli II. Athanasios’a bir ithaf mektubuyla başlayan Pseudo-Ddenys Areopagite’nin Eserinin Yorumlanması dinî mahiyet taşır. Diğer teoloji konulu çalışması, Lyon’da imzalanan kiliseler birliği antlaşmasını Ortodoks gözüyle değerlendirdiği Aziz Ruhun Kitabı’dır. İskenderiyeli II. Athanasios’a Yazılmış İki Mektup ve Çeşitli Şiirler başlığı altındaki eseri yedinci çalışmasıdır. 


Georgios Pachymeres’in Türk ve İslâm tarihi açısından en önemli eseri 1260-1307 yılları arasını kapsayan Syngrafikai Historiai adlı kitabıdır.


Eser, İstanbul’un 1261’de Bizanslılar tarafından yeniden alınmasından sonra VIII. Mikhail (1259-1282) ve II. Andronikos (1282-1328) dönemi tarihinin en güvenilir ve en ayrıntılı kaynağıdır. VIII. Mikhail devri altı kitap halinde olup diğer kısımlar 1307’ye kadar II. Andronikos zamanının olaylarını ihtiva eder. Kitapta basit bir anlatımdan ziyade edebîlik ve belâgat ön planda tutulmuş, Homeros’tan beri gelen tarihçilik geleneği sürdürülmüştür. Coğrafî yer adları ve kavim isimleri için Attiki lehçesinde kullanılan antik isimler tercih edilmiş ve adları unutulmuş pek çok yer ismi yeniden canlandırılmıştır. Bizans içindeki olaylar anlatılırken yer yer eleştiriler de yapılır. Yazar özellikle İmparator VIII. Mikhail’i eleştirir, onun ikiyüzlülüğünü ve asabiliğini vurgular.


Pachymeres, 27 Temmuz 1302’de vuku bulan Bafeus (Bapheus) savaşında Osman Bey’i zikreden ilk tarihçidir. Ancak eserinde sadece Osmanlılar’dan bahsetmez, Türk kavimlerinden olan Bulgarlar’a, Kumanlar’a, Memlükler’e, Moğol ve Tatarlar’a, Selçuklular’a da değinir. Kitapta Deştikıpçak’ta Altın Orda hanları Batu, Berke ve Mangıt emîri Tokta’dan, kumandan Nogay’dan; Selçuklu sultanları Gıyâseddin Keyhusrev, İzzeddin II. Keykâvus, oğulları Mansur ve Mesud, kardeşi Rükneddin IV. Kılıcarslan’dan; Dobruca’da Sarı Saltuk’tan; İlhanlı hanları Abaka, Argun, Geyhatu, Gāzân, Olcaytu’dan; Karesioğulları Beyliği’nden; Germiyan sülâlesinden; Menteşe Beyliği’nden; Osmanlı Beyliği’nden ve Candaroğlu Süleyman Paşa’dan; Marmara ve Batı Anadolu’da Bizans’a akınlarda bulunan pek çok Türk beyinden söz edilir 


(Pachymeres’in eserinde verilen bilgilerin dönemin diğer kaynaklarıyla karşılaştırılmadığı zaman ne gibi yanlış yorumların yapılabileceği ya da bu mukayeseli çalışma sayesinde anlaşılmaz gibi görünen pek çok metnin ve kelimenin nasıl çözüleceği hakkında bk. Beldiceanu-Steinherr, XXXII [2000], s. 425-434). 


Pachymeres’in eserinde Türkler’le ilgili başlıca konular şöylece sıralanabilir: 
1258-1261’den sonra Türkler tarafından doğu sınırındaki dağların işgali; 
Kotis’in tavsiyesi üzerine Mikhail Palaiologos’un Türkiye’ye kaçması (1256); 
Mikhail Palaiologos’un Türkiye’den dönüşü ve Makedonya seferi (1257); 
Tatarlar tarafından Türkiye’nin istilâsı ve Sultan İzzeddin II. Keykâvus’un kaçışı (1260); 
önceki imparatorların Tatarlar’a karşı tavrı (1260); 
VIII. Mikhail’in Tatarlar’a ve Mısırlılar’a gönderdiği elçiler (1261); 
Mısırlılar’ın Suriye’yi alması ve Nogay’ın Kırım’a yerleşmesi (1261); 
Sultan İzzeddin’in Enez’e, daha sonra Kırım’a kaçışı ve VIII. Mikhail tarafından çıkarılan tehlike (1264); 
İznik’in Tatarlar’ca istilâsına dair yanlış bilgilendirme (Şubat 1265); 
Nogay ve Tatar istilâları (Bulgaristan’dakiler, 1268); 
Tralles’in Türkler tarafından daha sonraki alınışı (1283-1284); 
I. Ioannes Angelos’u yenmek için VIII. Mikhail’in Tatarlar’a başvurması (1282 sonbaharı); 
Tatarlar’ın Trakya’dan gitmesi ve iktidarın II. Andronikos’a geçmesi (Aralık 1282); 
Alexsis Philandropenos’un etrafındaki Türkler’in tavrı (1296); 
Nogay’ın ölümü (1299) ve Teodor Svetoslav’ın tahta çıkışı (1297); 
II. Andronikos’un gayri meşrû kızının Tokta Han ile evlenmesi (Ağustos 1297); 
Leon Muzalon’un Bapheus’ta yenilgiye uğratılması (1302); 
Koitzimpaxis aracılığıyla II. Andronikos’un Solymampaxis’ le ittifak kurması (1302); 
genel yıkım ve Türk emîrlerinin ilerlemesi önünde Anadolu’dan göç edilmesi (1303); 
Anadolu’da Türkler’in ilerleyişi ve halkın mutsuzluğu (1304); 
Türkler’in Menderes Tripolisi’ni alışı (1304); 
Türkler’i yenmek isteyen Ioannes Choiroboskos adındaki çete başının ortaya çıkışı (1304); 
İlhanlı Gāzân Han’ın ölümü (1304); 
Andre Morisko tarafından Anadolu’da Katalan ordusundaki Türkler’in geri dönüşüne yasak konulması (1305 yazı); 
Bizans ordusunda yer alan Türkler’in ve Alanlar’ın ayrılması (1305 yazı); 
Kouboukleia’nın Türkler tarafından alınması (1305 yazı); 
Thyraia’nın işgalinden sonra Emîr Sâsân’ın Efes’i (Ephese) alması (Ekim 1305); 
Türk Melek İsaak’ın imparatorluk lehine davranması (Ekim 1305);
İzzeddin’in bir akrabasıyla evlenen Melek İsaak’la II. Andronikos arasındaki antlaşma (Temmuz 1306); 
Katalanlar tarafından Melek İsaak’ın ihanetinin ortaya çıkartılması ve onun idam edilişi (1306 sonbaharı); 
Türkler’in İznik yakınındaki Trikokkia Kalesi’ni zaptı (1307 ilkbaharı).


Eserin on üç nüshası bilinmektedir. Bunların büyük bir kısmı birbiriyle uyum göstermekle birlikte zaman zaman farklılıklar da görülür. Bu yazmalardan üçü Pachymeres’in eserinin basımında ve değerlendirilmesinde esas alınmıştır (bunlar Monecensis graecus 442, Vaticanus Berberinianus graecus 198 ve Vaticanus Berberinianus graecus 203 numaralarıyla Vatikan’da muhafaza edilmektedir). 


Özellikle sonuncu yazma, P. Poussines’in 1666’da Roma’da Pachymeres’in eserinin ilk altı bölümünü kapsayan kitabına ve 1669 yılında yayımladığı, Pachymeres’in yedi ve on üçüncü kitaplarını kapsayan bölümlerini ihtiva eden eserine temel teşkil etmiştir. Poussines’in neşrettiği Pachymeres’in bu eseri 1729’da Venedik külliyatı içinde XIII. cilt olarak yeniden yayımlanmıştır. Poussines bu çalışmasında her zaman Grekçe el yazmasının metnine sadık kalmamış, Venetus Marcianus graecus 404’te bulunan, Pachymeres’in eserinin daha basit bir Yunanca ile yazılmış özeti olan yazmayı da sık sık kullanmıştır. 


Poussines’in çalışması, 1835 yılında I. Bekker’in desteğiyle Bonn külliyatı içinde iki cilt halinde yeniden basılmıştır. Bekker bu yayımda Roma baskısında görülen imlâ hatalarının bir kısmını düzeltmiş, ancak çeviriden kaynaklanan hataları düzeltmeden bırakmıştır. Buna rağmen Bonn baskısı, Pachymeres’in eserinin 1666-1669 ve 1729 yayımlarından sonra gerçek anlamda ikinci baskı olarak kabul edilmelidir. 


Eser, 1865 yılında J. P. Migne’nin Paris’te neşrettiği Patrologiae Cursus Completus: Series Graeco-Latina içinde 143 ve 144. ciltler halinde Bekker’in Bonn baskısını esas alarak bir defa daha yayımlanmıştır. 


P. Poussines’in neşrini esas alan L. Cousin kitabı Fransızca’ya (Historie de Constantinople depuis le règne de l’ancien Justin jusqu’à la fin de l’empire, VI. l’Historie des empereurs Michel et Andronique, écrite par Pachymere, Paris 1685), A. Karpov da Rusça’ya (Georgija Pachimera Istorija o Michail i Andronik Paleologach trinacat knig. I. Carstvovanie Michaila Paleologa [1255-1282], St. Petersbourg 1862) çevirmiştir. 


Pachymeres’in eserinin yayımları ve çevirileri Poussines’in yaptığı yayıma dayandığından onun yaptığı hatalar ve açıklamalar daha sonra modern tarihçiler tarafından pek çok keyfî yorumun yapılmasına ve tarihî muhtevanın bozulmasına sebep olmuştur (Beldiceanu-Steinherr, XXXII [2000], s. 425-434).


Eserin modern bir edisyonu Vatikan, Paris, Tübingen ve Atina gibi şehirlerin kütüphanelerinde muhafaza edilen, 1308-1650 yılları arasında istinsah edilmiş on yedi yazma üzerinde karşılaştırmalı çalışma yapılmak ve Vaticanus Berberinianus graecus 203 nüshası temel alınmak suretiyle Vitalien Laurent ve Albert Failler tarafından gerçekleştirilmiştir (Pachymérès, Relation historiques [ed. Albert Failler], I-II, Paris 1984-2000 [Corpus Fontium Historiae Byzantinae XXIV: 1-2, Series Parisiensis]). 


Pachymeres’in eserinin metni bu son baskıda dört cilt halinde yayımlanmış, V. ciltte indeksi verilmiştir. İlk dört ciltte orijinal Yunanca metin tek numaralı sayfalarda gösterilirken Fransızca çevirisi çift numaralı sayfalarda yer almıştır. Bu yayımın orijinal yazmaları karşılaştırmanın dışında diğer bir özelliği, Pachymeres’in olayları anlatırken sürekli biçimde hikâyesini keserek geriye dönük olaylar hakkında bilgi verme alışkanlığından kaynaklanan ve modern araştırmacılara olayların kronolojisini tesbitte zorluk çıkaran unsurların diğer tarihî kaynaklara dayanılarak dipnotlarla açıklanmış olmasıdır.


Doç.Dr.Levent Kayapınar  


BİBLİYOGRAFYA:

I. Bekkerus, Georgh Pachymeris de Michaelle et Andronico Palaelogis, Bonn 1835, I-II; J. P. Migne, Patrologiae Curcus Completus, series Graeco, Paris 1857-66; a.e., series Latina, Paris 1844-1855; K. Krumbacher, Geschichte der Byzantinischen Litteratur, München 1897, s. 288-291; M. E. Colonna, Gli Storici Bizantini dal IV al XV Secolo, Napoli 1956, s. 93-95; G. Moravcsik, Byzantinoturcica, Berlin 1958, I, 280-282; I. E. Karagiannopoulos, Pegai tes Byzantines Historias, Thessalonike 1970, s. 333-334; A. M. T., “Pachymeres, George”, The Oxford Dictionary of Byzantium (ed. A. P. Kazhdan v.dğr.), New York 1991, III, 1550; I. Beldiceanu-Steinherr, “Pachymères et les sources orientales”, Turcica, XXXII, Paris 2000, s. 425-434.
















_____________________
_____________________