dolon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dolon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2019 Cuma

Trak Kralı Rhesos ve Atları





Kuvvetli bir direnişle karşılaşan Akha ordusu Truvalılar tarafından kovalanırken gece çöker ve meydan savaşına ara verilir. Herkes kendi kampına çekilerek nöbet tutmaya başlar. Akha kampında savaşçılar uyurken Aga Memnon'la Menelaus'u uyku tutmamaktadır. Aga Memnon kardeşine diğerlerini alması için gönderirken kendi 'aslan postu'nu sırtına geçirir ve 'yaşlı' Nestor'un çadırına doğru yol alır. 

Nestor çadırına birinin girdiğini duyunca hemen kalkar ve Aga Memnon'un telaşlı olduğunu görür ve sebebini sorar. Aga Memnon endişelidir 'ne olacaktır bu Danaoların durumu? Korkuyordur, ya nöbetçiler uykuya yenik düştüyse?..' 

Nestor cevap verir ona: "Endişelenme, Zeus Eke Tor'un her dediğini yapacak değil ya? Akhilles hele bi çıksın bakalım meydana o zaman görürüz Eke Tor'un becerilerini! Eğer plan yapacaksak diğer önderleri de çağıralım, soralım bakalım bu gece ne yapabiliriz. Gönder kardeşini sözünü dinler hepsi, gelirler hemen çağırınca. Zaten tüm yük senin omuzlarında, zorluklardan kaçar hep, yatar uyur o şimdi."

Aga Memnon ise, "uyanıktı o da, çağırsın diye ötekileri gelirken gönderdim onu. Biz Odysseus'la Diomedes'i uyandıralım." der. Nestor ile Aga Memnon Odysseus'un çadırına giderek önce onu uyandırır, sonra da Diomedes'in çadırına giderler. Diomedes şaşırmıştır gecenin bir vaktinde dolaşan önderleri görünce. Sorar ne olup bittiğini, onlar da anlatır. Diomedes sarınır 'aslan postu'na gider Telamonoğlu Ayas'la Meges'i kaldırır, 'hemen hazırlanın bir şeyler dönüyor' der. 

Hep beraber yola çıkarlar ve tek tek nöbetçileri kontrol ederler. Akha nöbetçileri Truva kampını gözetlemektedir. Nestor savaşçıları uyanık görünce 'tetikte olun güldürmeyelim kendimizi "düşmana" (!) ', diyerek onlara aferin çeker! Bu arada diğerleri gelir nöbetçilerin oraya. Aralarında Nestor'un oğulları da vardır. Toplantıda casus göndermeyi teklif eden Nestor, 'bakalım ne yapıyor bu Truvalılar, anlatsın bize 'gönüllü' giden casusumuz' der.

Diomedes 'gönüllü' olunca onunla gitmek isteyen bir çok önder çıkar, Menelaus da buna dahildir. Ama abisi onun 'gönüllü' olmasını istemez ve Diomedes'in kendisi seçmeli yol arkadaşını, der. Diomedes bu kararı beğenir ve düşünmeye başlar. Bu arada Aga Memnon'un ödü kopar kardeşini seçecek diye! Diomedes Odysseus'u seçer ve her ikisi de hazırlanarak zifiri karanlıkta yola koyulur.

Truva kampında da hareketlilik vardır. Eke Tor bir casus gönderilmesini istemiştir. Akhalar gemilerinin başında mı yoksa kaçtılar mı, diye gözetleneceklerdir. Ayrıca bu görevi yerine getirecek olan kişiyi hediyelere boğacaktır. Hızlı koşmasıyla ünlü olan Dolon gönüllü olur ve 'kurt postu'nu giyerek yola koyulur.

Birbirlerinden habersiz iki taraftan da yola çıkmış olan casuslar zifiri karanlıkta sinsice ilerlerken Odysseus ile Diomedes Dolon'u fark ederek hemen çalıların arkasına saklanırlar. Dolon onları çok geç fark eder ve kaçmaya başlar, ama Diomedes kargısını önündeki yola fırlatınca olduğu yerde donup kalır. Yakalanmıştır. Sorguya çekilir ve Dolon 'hemen çözülür', bir bir anlatır Truva kampında olan biteni. Üstüne bir de yalan söyler, güya Eke Tor onu casusluk yapması için zorlamıştır! Odysseus ile Diomedes her şeyi öğrenmiştir. Dolon'la işleri bittiği için Diomedes onu öldürerek 'kıvrık yayı' dahil silahlarından soyar. (İlyada'da öldürülse de başka bir kaynakta Dolon savaşın son günlerinde Antenor ve Aeneas'la birlikte hareket ederek 'ikinci' kez ihanet eder.)

Trakya kralı Rhesos adamları ve çok değerli atlarıyla daha yeni gelmiştir. Truva kamplarının dışında kalan bir yerde kendi kampını kurmuş ve dinlenmeye çekilmiştir. Odysseus ile Diomedes bu bilgiyi Dolon'dan almıştır ve Truva kampı yerine, daha kolay bir 'av' olarak düşündükleri Trakların kampına yönelmişlerdir.


Odysseus Trak savaşçılarını,  Diomedes Trak Kralı Rhesos'u öldürüken.ve Trak Atları
Amphora MÖ 540 / Getty Müzesi



Önce atları görürler, muhteşemdirler ve onların olmalıdırlar. Uyumakta olan Trak savaşçılarını tek tek sessizce öldürürler. Kralın çadırına geldiklerinde ise artık son darbeyi de vuracaklardır. Diomedes uyuyan kral Rhesos'un bedenine kılıcını saplar. Kralla birlikte toplam 13 kişi öldürmüşlerdir. Diomedes görevinin başarısıyla; Atları alıp gitsin mi yoksa devam mı etsin öldürmeye, soysun mu bu güzel silahları da, diye hayal ederken Athene onu uyarır. Truvalılar farkına varmadan oradan ayrılmaları gerektiğini söyler, çünkü Apollon onların ne yaptığını görmüş ve Trakların danışmanı Hippokoon (İppo=At ; Koon=Kun/Hun)'u uyandırmıştır. Arkasından Truvalılar uyanmış ve hemen Trakların çadırına koşmuştur ama Diomedes ile Odysseus atlarla beraber çoktan kaçmıştır.

Akha kampına geldiklerinde 'yaşlı' Nestor hemen bu muhteşem atları nereden aldıklarını sorar. Çünkü kendisi de 'at yetiştirmektedir' ve bunlar gibisini hayatında hiç görmemiştir....

İlyada; 10



- Atları arabayla değil binerek getirmişlerdir; "bindi atına kamçıyı şaklattı", "atlardan inip yere ayak bastılar". Ama... 'Grekler' atlara MÖ 7.yy'dan sonra binmeye başlamış ve ancak Philip II ve oğlu Büyük İskender ile 'süvari' birlikleri oluşturulmuştur.
- Diomedes evlilik çağına gelmiş olan 'Helena'nın taliplerindendir.
- Hayatında Trak atları gibisini görmeyen 'yaşlı' Nestor, üç nesil eskittin hala danışmanlık yapıyor, bir de üstüne aktif bir şekilde savaşıyorsun. Kaç yaşındasın? :)
- Doğu Türkistan'da Dolan adında bir Türk boyu vardır.
SB





7 Kasım 2015 Cumartesi

KURT DONUNA BÜRÜNMÜŞ TROYALI SAVAŞÇI DOLON





"Dolon attı omuzlarına KIVRIK YAYINI, BOZ BİR KURT POSTUNU giydi üstüne, başına sansar derisinden bir tolga koydu, sivri kargısını aldı eline, yürüdü Troya ordusundan gemilere doğru."
Homer, İlyada 10:335


Hector'un isteği üzerine, casusluk yapmak için gece dışarı çıkar ve Achaean'ların (Akhaioí-Akhalar) kampına gider. Farkedilmeden geçmek için, GRİ KURT postunu üzerine geçirir. Böylece bir savaşçıdan bir hayvana dönüşmüştür. Casusluk yapan kişinin de kurt gibi hızlı koşması gerekmektedir ve Dolon Troya'nın en hızlı koşan savaşçılarındandır.

Buna paralel olarak, Diomedes ve Odysseus'te aynı casusluk misyonuyla harekete geçer. Gece Dolon'u görürler, ama Kurt-Dolon gece karanlığında onları geçer. Dolon'un öne geçmesine izin verirler ve ona arkadan süpriz yaparlar. Artık Truva Kampına dönemez, iki Akhalı onu takip eder ve yakalar, konuşturmak için onu zorlarlar ve sonrada idam ederler, kalıntılarını da Athena'ya kurban ederler.

Dolon'un oğlu Eumedes (Dolon'un babasının adı verilmiş) Truva Savaşı'ndan kurtulur ve Aeneas ile birlikte İtalya'ya gider. Hatta onun komutası altında savaşır.

Dolon'un yakalanışı birkaç Attika vazosunda görülür. Dolon, MÖ.5.yy'da her zaman Kurt kılığında, her iki yönden yolu kesilmiş, Odysseus ile Diomedes arasında temsil edilir. Bu tür sanatsal yapıtlar ise Attika seramiklerinde çok nadirdir.

MS.1-2.yy'da Romalıların ordusundaki İskitler "Kurt Postu Giyen Askerler"dir. Kurt Savaşçıları da denir, cesur ve de vahşidirler, önden gönderilen keşif koludur. Bu Kurt Savaşçılar Marcus Aurelius Marius döneminde (MS.3.yy) yok olmuştur. Romalıların kullandıkları Kurt Alemlerini de İskitler getirmiştir.

Heredot (4:17, 105), Balkanlarda Borysthenes'in (ki burada da Boru - y = u olarak okunur - Börü) batısında yaşayan İskit boyu Neuriler'den bahseder. İskit, Budin (Boy-Budun) , Agathyrsos (Ağaçeri) ve Gelon (Jelon-Yılan) ile komşudurlar. Neuriler Kurt Savaşçılardır, çünkü senede bir kere Kurt'a dönüşürler.


Otto Maenchen-Helfen'ın "Hunlar" kitabında Neuriler Hun boyu olarak geçiyor.


"Neuri'lerin görenekleri Skyth'lerinki gibidir. - Dareios istilasından bir nesil önce ülkelerini yılanlar kaplamış, burası daha önce de zaten yılan doluymuş, yurtlarını bırakıp çıkmak zorunda kalmışlar. Kuzeyden küçük bir ordu gibi yenileri inmiş, ülke artık yılanlarla dolmuş, sonunda gidip Budin'lerin yanına sığınmışlar. Bana öyle geliyor ki, bunların tümü de gözbağcıydı. Skyth'lere ve Skythia'da yerleşmiş Yunanlılara bakarsanız, her Neuri yılda bir kez ve birkaç gün için kurt biçimine girer, sonra eski haline dönermiş. Aslında bu lafları şüpheyle karşılarım, ama ısırmazlarmış, bunu söyler, yemin bile ederler." Heredot 4:105


Odin'in babasının adı Bur, dedesinin adı da Buri'dır. Börü yani...ve onlarda da Kurt donuna bürünme vardır.

Kurt donuna bürünme Etrüsk sanatında da görülür, çünkü Etrüskler hayatta kalmış olan Truvalıların soyundan gelir. Kurt savaşçılarını, kurt donuna bürünme olayını kullanan diğer milletler, Kelt, Roma, İskandinav (özellikle Odin ve halkı geldikten sonra) , vs.. ya içindeki Türklerden yararlanmış, ya da direk olarak Türklerle temaslarında öğrenmişlerdir. Çünkü hayvan donuna bürünme, özellikle Gri Kurt, ne Hellenlerde ne de Romalılarda görülür, aksini söyleyen, bilim dünyasını aldatmaktadır. Ve bence "Kurt donuna bürünmüş" Etrüsk freskosunu (Tomba dell’Orco-MÖ.325 - Tarquinia) kullanan/yaptıran kişi de , Dolon'un soyundan geliyor olabilir.




Kurt Donuna Bürünmüş Sabazios (Saban İskit-Türk boyu), MS.1.yy


Amerika Yerlilerinde (önünde bir Tengri Tamgası ile)
Kızılderili ve Türk Efsanelerinde Kurt Totemi için bkz Eliyeva







Kurt Donuna Bürünme yüzünden de Kurt Adam efsanesi doğmuştur. 
Kurt Savaşçılar - Serdengeçtiler/Başıbozuklar


Roma'yı kuran Etrüsklerin mitolojisinde de olan savaş tanrısı Mars, Romulus ve Remus ikizlerinin de babasıdır, Kurt Savaşçılar da Mars'a bağlıdır, Kurt Mars'ın kutsal hayvanıdır. Dişi Kurt efsanesinin Romalıların tekeline geçmesiyle, Avrupa ve Akdeniz'in her yönüne dağılmıştır. "Kurt Savaşçılar", dedikleri gibi Roma (Latin) kökenliyse, neden yok olmuştur? Çünkü, onlara ait bir kültür değildir, öbür yandan Orta Asya'da devam ettirilmiştir. Şamanlar hala Kurt donuna bürünür. 




* * *


"Troyalı Dolon’un ismini Kırgız ve Kazak Türkçelerinde de görürüz. Mesela; 16.yüzyıldaki araştırmalarda, Kırgız atalarında bir BOY adı Dolon-biy olarak görülür."

"This Trojan personal name sounds completely the same as the Turkic personal names Dolon in Kirghizian and Dolan in Kazakh languages. In genealogies Dolon is presented as the ancestor of the Kirghizian tribes. In a 16th century source, for instance, we see a person by the name Dolon-biy among the ancestors of the Kirghizians. "


Prof.Dr.Chingiz Garasharly
of Philological sciences, Baku, 2011
Turkic Civilization Lost in Mediterranean



Doğu Türkistan'da da Dolan Türk boyu vardır.
[Dolan people: Dolan refers to a people or region of what is now Xinjiang Province, China. People who call themselves Dolan can be found in the Yarkand River valley, the Tarim River valley and the Lop Nur region of present-day Xinjiang.]



* * *


DOLON THE WOLF : A TROJAN HERO


At the request of Hector, he goes out at night to spy on the Achaeans (Akhaioí) camp. In order to pass unnoticed, he covers himself with the skin of a GREY WOLF. Thus he is transformed from warrior into animal. Speed is another factor, like a wolf, Dolon is one of the speed runner warrior of Troy.

In parallel, Diomedes and Odysseus are going on similar spying mission.They see Dolon, the wolf, pass them in the dark. They allow him to advance, and suprise him from the rear. He can no longer go back to the Trojan camp, the two Achaeans pursue him, capture him, and force him to talk, then they execute him and sacrifice his remains to Athena.

Dolon's son Eumedes, named after Dolon's father, survived the Trojan War, and goes to Italy with Aeneas, which he also fights under his command.

The episode of Dolon's capture is found on several Attic vases, with dolon always represented between Odysseus and Diomedes, who bar his path in both directions. The painters of the 5th century are more focused on Dolon's animal disguise. Artistic representations of such transformations are rare in Attic ceramics.

The Wolf skin is to be seen in Etruscan art too, Etruscans are the descendants of the survived Trojans.

Wolf warriors, wolf impersonation event which was used by other nations, like Celtic, Roman, Scandinavian, etc ..benefited from in Turkish with direct contact, or have Turks among them. Because, nor Achaeans (Hellens-Greeks) nor the Romans have this culture, wearing an animal skin, especially the GRAY WOLF. And I think, the person who used the "Wolfskin weared person" in Etruscan fresco is, of Dolon's descendant.






"Kurt Donuna Bürünmüş" bir Amazon
Amisoy /Samsun- y. MÖ.85-65

Bust of Amazon, wearing Wolfskin Headdress
Amisoy / Samsun Circa 85-65 BC. AMI-ΣOY, 
Nike walking right, holding wreath in right hand, palm over left shoulder. 

not: 
AMI-ΣOY (Σ-Sigma ; Y-Upsilon) = SOU = SOY = AMİSOY nasıl AMİSOS oluyor?
Samsun'da Türk Tamgaları - Prof.Dr.Emine Yılmaz

"The principal types that appeared during the reign of Mithradates VI and the cities that
minted them are as follows (Tekin, 1999: 24-26).
- Female bust in wolfs skin (Amazon?)- Nike
- Female head in wolfs skin- Herakles, standing"
/Indo-European or Iranian people do not wear animal skin! It comes from Shamanizm. Amazons are the children of Scythians and 
called by them as Oerpata (Man-Slayer in Turkish). SB





KURTTAN TÜREME İLE İLGİLİ OLARAK


* Etrüsk mezar taşı 5.yy - Tek çocuk

*Çocuk Lahti - MS.2.yy - Ostia/Roma
Dünya'nın içinde Dişi Kurt ve İkizler; 
Dünya'yı taşıyan Atlas; ve Kentaur'lar
Romulus ve Remus ikizlerinden Romulus 
Roma'yı kuran kişi olarak anlatılır.
Etrüskler'den "Tarkan" Hanedanlığı Roma'yı MÖ.509 'a kadar yönetmiştir. Roma'yı Romalıların kurduğunu "kanıtlamak" için MÖ.3.yy'da Romulus ve Remus efsanesini yazarlar, bu Agustus döneminde de sürekli anlatılır, sırf Roma'yı kuranların Etrüskler olduğunu "Romalılara" unutturmak için....

* Leto "Kurtların Tanrıçası" - Dişi Kurt.

* Zırhlı İmparator Torsosu
MS.2.yy ilk yarısı (MS.117-138)
İmparator Hadrian'ın dönemi
Amasra Bedesten Mevkii -Amasra Müzesi.
Üzerinde Athena ve Dişikurt ile Remus Romulus ikizleri
Yani Çifte Dişikurt ATHENA=ASENA

* "Capitoline" Dişi Kurt-MÖ.400, İkizler ise MS.1400






* Hititler, Luvileri "Kurt-İnsanları" olarak tanımlamıştır. Ama Luvi diye bir etnik, devlet ya da uygarlık yoktur! Kurt İnsanları ancak Lukkalar olabilir!

* LİKYA - LUKKA - LUKİYA
"Doğrusu Lukiya'dır, kökünde LUK-os KURT kelimesi vardır." (Elşad Alili - Institution of Linguistics, Azerbaijan)

* Etrüskler, Grekler tarafından Tyrrhenoi, Tyrsenoi; Romalılar tarafından Tusci, Etrusci isimleriyle anılırlar iken, kendilerine ise, liderlerinden birinin adına bağıntılı Rasna, Rasenna isimlerini vermişlerdir.

* DİŞİ KURT LETO, TANRIÇA VE BOY ADI:
ATHENA=ASENA=A-SHIH-NA=R'ASENA

* ANADOLU'NUN BATISI EGE VE İTALYA'DA İKİZLER:
ROMULUS/REMUS ; DİŞİ KURT BESLER
APOLLO/ARTEMİS ; DİŞİ KURT BESLER
MİLETUS/KYDON ; DİŞİ KURT BESLER VE MİLETUS'UN İKİZLERİ BYBLİS/KAUNOS



Jean Paul Roux "Türk savaşçılar ait oldukları boyun ongun hayvanı olan kurt kılığına girerler" diyor ama "En Büyük Türk-Moğol efsanesi, kurtla ilgili olan efsanedir. Hem eskiden ve hem daha sonraları, arka planda Hiung-nu'larda var olmasının temel önemde olması yanında, bunun en eski kanıtı Hıristiyanlık çağının biraz öncesinde Shiratori'nin proto-Türkler dediği Vu-suen'lerde mevcut olmasıdır. Ancak bu efsane belki de Hint-Avrupa kökenlidir." de diyor... (Türklerin ve Moğolların Eski Dini,syf 157)



Ama bu olay HİÇ BİR ZAMAN Hint-Avrupa kökenli olmamıştır. Onların Kültüründe Kurt'tan türeme, dona bürünme yoktur, çünkü bu Kam'lığın (Şamanlığın) izlerini taşıyan milletlerde görülür. Moğollar'da milattan önce Batı Anadolu'da bulunmadığına göre....Hint-Avrupa diye bir olgu da yoksa, bu terim ilk defa 1813’de Thomas Young tarafından ortaya atılmışsa....






"Ellin (Hellen-Ellen) öncesi bin yıllarda Sümer-Hatti-Girit üçgeninde etkin durumda olan toplumların dili bizim dilimiz gibi eklemeli yapıya sahipti!"... Prof. Dr. Saleh SULTANSOY

R'Asena olan Etrüskler ile Asena olan Göktürkler kan bağı ile bağlıdır ve de tesadüf olması mümkün değildir.


SB.





Kurt ve Avcı




// Türk Mitolojisi ve Kültürü
// Turkish Myths and Culture
______________________
______________________

TUR IS RELATED WITH THE TURKS



TUR IS RELATED WITH THE TURKS
TURSKİA = THE TURKS - LAND OF TURKS.
...the link between the Etruscans and Troy. Firstly, the root of the name Troy in Hittite, tru (Truisa) and in Greek tro (Troie) appears to be identical to that in the name for the Etruscans, which is tru.
The e- in 'Etrusc' is a vowel prefixed to facilitate articulating the initial consonant cluster tr-. Compare the e-less variant Tur- in the Greek word Tursenoi, and the Latin Turcia derived from the earlier TURSKİA.
...the original language of Troy was a precursor of Etruscan.








Priam, the name of the last Trojan king, is a vivid example for Trojan – Turkic kinship. This name is quite consonant with Priyam, the name of a Turanian (Old Turkic) commander in a Kazakh epic («The story of Priyam») .


This personal name is followed by a number of common Trojan – Turkic personal names. Troy itself, together with the name of its legendary founder, Tor, is the same Turyana (the country of the Turks) and its legendary leader, Tura, described in «Avesta» . In the poem «Shahname» by Firdovsi, an old Persian poet, the same country is represented as Turan and its eponym Tur .


The association between the Trojans, Thracians and the Turks in old Scandinavian writings of the 13th and 14th centuries is logically consistent with ethnic names that were used to refer to these peoples in different sources: Tiras – Thracians, Turks (old Scandinavian writings); Tir-s, Turis – Turks (the Khazar document of the 10th C.);


Tirsen – Etruscans (in Old Greek);
Tursk – Etruscans (in Latin);
Turushka – Turks (in Sanskrit);
Turuska – Turks (in old Iranian sources);
Tursi – Turks (in an Armenian source);
Tursha – Trojans (in an old Egyptian source of the 13th c. B.C.);
Trosiya, Trusiya – Troy, Truse – Trojans (in old sources);
Trause, Trakes – Thracians (in old sources)
Taruisha - Troy (in a Hittite source of the 13th c. B.C.);


The peoples mentioned in old sources under these names all appear to have a large number of common anthroponyms, ethnonyms and the writings they left in Italy appear to be Turkic. They were generations of the Turanians who had migrated to the Mediterranean basin independently from Asian Turks. The onomasticon of the peoples who were settled here and old genealogies concerning them reveal that they migrated from another centre of Turkic civilization, which seems to have existed in a large area between the Caspian and Black Sea and Asia Minor.


As for the Central Asian Turks, they were only a part of the proto-Turks who, in the 8th millennium B.C., had left their motherland – Fore Asia.


The English scientists, I.Lloyd and G.Child consider the Turanians to have migrated to Central Asia from Mesopotamia . Luis Delaporte, a French archeologist, in his work «The Hittite» mentions these people by the name Turki amongst those who fought against Naram-Sin (the heir of Sargon III) . The Turukkis and Turkis are also mentioned in the texts of Mari, Fore Asia. For instance, a text referring to the early 2nd millennium B.C. mentions the Turukkis living in the province of Tiguna .


The Turukkis/Turkis, who lived in 3rd and 2nd millennia B.C. in the territory of South Azerbaijan, in the neighbourhood of Mesopotamia , were the ancestors of the Azerbaijanis, who were later known as the Midians (Maday), mentioned in the Bible as a brother of Gomer, Tiras and others .


In old Indian languages these people were known as Turukka (Prakrit) and Turushka (Sanskrit) , the latter being close to Tursk («Etruscan») in Latin, Tursha («Trojan») in an Egyptian source of the 2nd millennium B.C.


Old Scandinavians considered the Trojans and the Turks to be the same people. In their sagas the legendary people, who are told to have settled in the North, are presented as either Turks or Trojans:
"Upphaf allra frasagna i’ Norreni tungi ðeirri er sanindi fylgia, hofz ða er Tyrkir ok Asia menn bygdu nordrit… Hofud madr ðessa folks uar Odin son ðors, hann atti marga sonu" .... «in the beginning of all trustworthy stories in the northern language it is told that the North was settled by Turks and the people from Asia… The leader of this people was Odin, the son of Thor».


In the Scandinavian writings of the 13th century («Junior Edda» by Snorri Sturluson, «The saga about Skyoldings», «The saga about Sturlungs, etc.) the people of Priam, a Trojan king, who is told to have come to the north of Europe under the leadership of Odin, are presented as Trojans. Asia, which Turks or Trojans are referred to, is Asia Minor, where legendary Troy existed.


SOME NAMES:

Batiya. This female personal name is referred to the daughter of Teucros, the first king of Troy. The same female name (Batiya) is used in the Kazakh anthroponomy.


Alber, the name of a Trojan commander, is the same old Turkic Alper, denoting «hero», «brave» (O.Turk. alp, alb, «hero», «brave» - er «man») . Alper was widely used as a component of Old Turkic personal names, and in the name of Alper Tonga, a Turanian ruler. The Trojans, who settled in North Europe after the collapse of Troy, left this name in old Germanic sagas. «The saga about Nibelungs» tells us about the albs («heroes») and their king Alberikh - Trojan by origin.


Askan, the name of a Trojan hero, is completely consonant with an Old Turkic personal name – Askan, used by the Huns. Today it is observed in the anthroponomy of the Turkic Altays. Its origin stems from the appellative askan («violent», «naughty») , the Chuvash variant of the Turkic azhgın.
Paris, the name of Priam’s son, is consonant with the Turkic (Khakas) Paris, a variant of the personal names Baris/Barys/Barysh/Bars, used in other Turkic languages. It is derived from the Turkic parys/pars/bars («ounce», «snow leopard») and used as the symbol of strength in Turkic anthroponomy. It is also observed in such compound personal names as Barsbeg, Barskan, Barısbek (Kazakh), Barisbi (Karachay – Balkar), etc..


Atas, the name of another son of Priam, can be compared with Atas, a Kazakh personal name, derived from the Turkic ata («father») with the unproductive suffix s, denoting likeness, similarity: ata-s «like father», «similar to father». The analogical word is observed in the Bashkir language (atas «like father»).


The Etruscans and Trojans were those Turks who, according to N.Y.Marr , a famous Soviet linguist of the 1930s, were said to have settled in the Mediterranean basin before the Greeks and Romans. His conclusions about the early inhabitants of this region are correct as revealed by the onomasticon and Etruscan writings. Turkic elements, found in the old onomasticon of Greece, Italy and Troy, reveal the origin of the early settlers of the Mediterranean basin.


Thus, the Turks who made up only part of the Turanian race settled in Central Asia cannot be considered Central Asians by blood. According to old sources, some Turanians who migrated Westward established the early Mediterranean civilization.


Prof.Dr.Chingiz Garasharly
of Philological sciences, Baku, 2011
Turkic Civilization Lost in Mediterranean






* Etruscans, are called by the Greeks "Tyrrhenoi, Tyrsenoi"; by the Romans "Tusci, Etrusci " , while they called themselves onbehalf of one of their leaders "Rasna" "Rasenna" .
Halicarnassus Dionysius I.30; Otto-Wilhelm Von Vacano, The Etruscans in the Ancient World, New York 1960




* Asilas is a master of Etruscan lore. (Virgil's Aeneid,175-78,latin "Now all the troops rush back into the struggle-all the Latins, all the Dardans: Mnestheus and the brave Serestus, and Messapus , tamer of horses, though Asilas, and the Tuscans, and the Arcadian squadrons of Evander" )



* Astyr (Astur) the name of Etruscan warrior , also to be seen in Spanish tribe with Astures, horses and horsemanship. And of course in Homer İliad (6:400-405) "Him Hector was wont to call Scamandrius, but other men Astyanax; for only Hector guarded Ilios."



* Horse sacrifice was known between the Trojans, Etruscans and Odin and his people....




// R'ASENNA is the same tribe name as in Gokturks "ASENA, A-SHIH-NA"
// AS Turks + SAKA Turks.
// Horse, Holly and Sacrificial....





İTALYA'DA TURIN VİLAYETİ
TAURINI - TAUR KÖKÜNDEN GELİYORMUŞ..
VE ANLAMI DA "DAĞ" MIŞ .... :)
TAUR - TAU - TAUU - TAY- TAW - TAG - DAĞ


Torino:
Dal nome del popolo dei Taurini che anticamente abitava la pianura piemontese nell'area dove attualmente sorge la città. La radice taur sarebbe di origine indo-ariana, col significato di “Monte”. Con la conquista romana la città passò a chiamarsi Castra Taurinorum e successivamente Iulia Augusta Taurinorum. In realtà il toro, divenuto poi simbolo della città, non ha nulla a che fare con le origini del nome.

"Turin":
From the name of the people that once lived Taurini the Piedmont plain area where now stands the city. The root would taur of Indo-Aryan, meaning "Mountain." With the Roman conquest of the city came to be called Castra Taurinorum and then Julia Augusta Taurinorum. Actually the bull, which later became a symbol of the city, has nothing to do with the origins of the name. (translated with google )
Etimologia dei toponimi italiani capoluogo di provincia

TAURINI - TAUR 
IS NOT INDO-ARYAN, BUT TURKISH.
TAUU - TAU - DAĞ - MOUNTAIN
EVEN "TURIN" HAVE TUR = ROOT WORD FOR TURK.
INDO-ARYAN DOES NOT EVEN EXİST.
IF YOU WANNA KNOW THE ETYMOLOGY
YOU MUST LOOK INTO TURKISH...!



HAVE NO DOUBTS!
THE HIDDEN HISTORY OF THE TURKS.
SB.
_________________________________
_________________________________