Translate

14 Haziran 2016 Salı

Eski Türklerin Kutsal Mezarları Kurganlar








Geç Tunç devri Kazakistan'daki Begazı-Dandibay kültürü kurganları da büyük oranda Andronova kültürünün bu özelliklerini koruyordu; ancak tabii ki bazı farklı özellikler de bulunmaktaydı. Cesetler yan tarafı üzerine yatırıldığı gibi yüzüstü de yatırılıyordu. Tepesi altında dairevi form oluşturacak şekilde yerleştirilmiş üç sıra radyal taş kuşatma duvarı bulunan, en büyük kurganının yüksekliği 2 m., çapı 30 m. olan Karagandı'nın güneyindeki Aksu-Avulu II Mezarlığı bu devirden kalma idi. Bütün bu bölge mezarları Sirderya'daki aşağıda tekrar sözü edilecek olan ünlü TAGİSKEN mezar anıtları ile bağlantılı görünmektedir.

Bazı araştırmacılar söz konusu kurgan örneklerinin yer aldığı Kazakistan'daki bu kültürlere ait bölgeleri Andronova'dan çok Karasuk kültürü ile paralel olarak görmüşlerdir. Nitekim Orta Kazakistan'ın tunç çağı kültürler üzerine önemli çalışmaları olan Margulan, Begazy-Dandybai kültürünü Geç Tunç çağı evresi içerisinde MÖ.10.-8.yüzyıllar arasına yerleştirir. Bu döneme geçiş evresi olarak da MÖ.12.-11.yüzyılları belirler. Margulan'a göre Orta Kazakistan'da bu kültürün de içerisinde yer aldığı bütün anıtların yaratıcıları tunç çağı boyunca varlıklarını sürdüren aynı bozkır kabileleri idi. Bunlar şüphesiz ki Türk boylarının atalarını oluşturan kavimlerdendi. Begazy-Dandybai kültürü mezarları daha çok Begazy, Buguly II, III, Aksu-aiuly II, Sangru I, Dandybai, Aibas-Darasy gibi bölgelerde idi.

Margulan'a göre Begazy-Dandybai kültürünün gelişiminin doruk noktasında (taş yapılı kurganların) mezar anıtı komplekslerinin taş mimarisinde yüksek gelişmeler olmuştur. Etnik bir değişime işaret etmeyen bu yükselme, eski yapıcıların, taşları ve iri kaya parçalarını kullanarak, bu mezar anıtlarını inşa etme noktasına ulaştığını gösteriyor. Kuvvetli bir konstrüksiyonla kurulmuş, kayadan yapılmış Begazy mezar anıtları, yukarıda da ifade edildiği gibi şaşılacak derecede TAGİSKEN mezar anıtlarına benzemektedir. Margulan'a göre bu husus Bozkır kabilelerinin Sirderya bölgesine yayılmaları neticesinde gerçekleşmiştir. Söz konusu kültürünün mezar yapıları hakkında daha sonraki Türk boyları ve hanedan yapıları için de doğru olduğu anlaşılan bir husus özellikle dikkati çekmektedir. Bu evlerin konstrüksiyon şekli ile mezar anıtların konstrüksiyonunu birbirine benzemektedir. Mezar anıtlarının defin odaları, evler gibi çatıyla kapatılmış, granit duvarlı veya balçıkla birbirine bağlanmış taş duvarlı ve ağaç konstrüksiyon katkılı olarak inşa edilmişti ve bu mezarlarda ateş, güneş ve aya ilişkin sembolizm ve bununla ilgili simgeler yanında (defin odalarında) ağaç kömürü kalıntılarına rastlanmıştı....





Sirderya Nehri'nin aşağı kısmında, eski Yeksart Vadisi'nde, Aral Havzası'nın bronz devrinden TAGİSKEN mezarları, bir yeraltı mezarı olan kurgandan yer üstü mezar anıtlarına geçişin nasıl olabileceğini gösteren çok önemli mezarlardır. Araştırmacılara göre burası batı Orta Asya'daki tarım kültürleri ile daha kuzeydeki bozkır kültürlerinin işbirliğini yansıtmakta olan ve MÖ.10.yüzyıldan beşinci yüzyıla kadar kullanılan bir mezarlık alanıdır. Söz konusu kerpiç mezarlar yer üstüne inşa edilmiş mezar anıtlarının bilinen en erken örneğidir. Kurganlarda olduğu gibi asıl mezarın bulunduğu kısmın etrafı, kerpiçle örülmüş, daire şeklinde, en büyüğü 25 m. çapında kuşatma duvarı ile çevrilmişti. Bu kuşatma duvarı ile orta kesimdeki defin odası arasında 2 m. genişliğinde bir boşluk bulunmaktaydı. Merkezdeki yine kerpiçten yapılmış dikdörtgen şeklindeki odanın duvarlarındaki tunç çivilerden, diğer kurganların bir kısmında, örneğin daha sonraki Pazırık kurganlarında olduğu gibi, duvarlara asılmış halı veya keçe örtülerin olduğu anlaşılmaktadır....

Bu mezarlar, tarihleri daha geç olmakla birlikte Begazı-Dandibay kültürü ile olduğu kadar, Andronova mezarları ve ayrıca Güney Türkmenistan kültürleri ile (Tekkem Tepe ve Yaz Tepe) yakından bağlantılıydı. Bu birbiri ile ilişkili kurgan ve mezarlar aynı zamanda Türk-İslam kümbet mimarisine geçişin ne şekilde olduğuna dair ipuçları da vermektedir. TAGİSKEN mezarlarından söz eden D.Christian'ın bildirdiğine göre, S.P.Tolstov, TAGİSKEN mezarlığının "SAKA-HAUMAVARGA" ile aynı olabilecek "SAKARAVAKS" olarak bilinen yarı-göçebe SAKALARDAN bir grubun kral gömü yeri olduğuna inanmaktadır....



Orjinalinde Kurt görünümlü yazıyor, lakin At olabilir.



Andronovo ve paralel kültürlerin mezarları ile ilgili satırlarımıza son vermeden evvel bu konuyla ilgili yukarıda kısmen değindiğimiz bir hususa göz atmakta yarar var. Bilim adamı J.P.Mallory, başka bazı araştırmacılar gibi, radyo-karbon tarihlemeye göre MÖ. erken 2.bin yılda ortaya çıkmış olabileceğini ifade ettiği Andronovo kültürünü Hint-İranlı kimliğe mal etmeye çalışmaktadır. Bununla birlikte, bu konuda kesin bir şey söylemenin mümkün olmadığını da yine kendisi ifade etmektedir. Araştırmacı bu konuya delil olarak birçok şeyi ileri sürmektedir; ancak bu ileri sürülen hususlar, Türk kültür ve sanatında da çok önemli olduğundan sadece Hint-İranlı veya Hint-Avrupalı kavimlere mal edilemez. Örneğin; kazı sonuçlarına sözünü ettiğimiz çok önemli bir merkez olan Kazakistan Sintaşta'daki mezarlık buluntularını bu doğrultuda yorumlamakta olan araştırmacı; bu mezarların höyük (kurgan) tipinde olmasını, at, köpek vb. hayvanların kurban edilmesini, araba kalıntılarının bulunmasını Hint-Avrupalılığın lehine deliller olarak göstermektedir. Araştırmacı, tip olarak yukarıda sözünü ettiğimiz, Begazy-Dandibay Kültürü kurganları ve TAGİSKEN mezarları ile bağlantılı olan bu anıtların, ileride inşa edilecek Pazırık Kurganlarını haber verdiğini de ifade eder ve dolaylı olarak bu kurganları da kendi teziyle bağlantılı kılmaya çalışmış olur. 

Anlaşılacağı üzere, Mallary tarafından ileri sürülen bu ve benzeri kanıtlar, esasında Türk kültürünü biraz tanıyan bir kişi için tamamiyle Proto-Türk kültürüne bağlanabilir mahiyettedir.

Mallory ve Gimbutas'ın iddia etmeye çalıştığı gibi "kurgan kültürü" bir Hint-Avrupa kültürü değildir veya en azından sadece Hint-Avrupalılara özgü bir kültür değildir. Kurganlar, at kurbanı, arabalar, hayvan yetiştirme ağırlıklı ekonomi, yaylak-kışlak yaşantısı ve çeşitli defin gelenekleri, sonraki Türk devirlerine işaret etmektedir.







Kazakistan'ın orta kesiminde mezarları kurgan olan ve MÖ.7.-3.yüzyıllara tarihlenen ve yine kimine göre Sakalarla ilişkili olan TASMOLA (TAŞ MEZAR) kültürü olarak adlandırılmış olan bir kültür ortya çıkmıştı. Üç devreye ayrılan bu kültürün birinci evresindeki kurganlar MÖ.7.-6.yüzyıllara aittir. 




aynı kültür







Eski Türklerin  Kutsal Mezarları Kurganlar
Prof.Dr.Yaşar Çoruhlu
















Polo'da bir atlı spor olduğu için at başlarının bu şekilde betimlemeleri mümkün müdür? - SB