büke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
büke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2024 Cuma

Puyang Ejderha Mezarı


Çin'de bir ejderhanın en eski tasviri olan Puyang Ejderha Mezarı, Yangshao kültürü


"1987 yılının Haziran ayında Henan Eyaleti'ndeki Puyang şehrinde neolitik döneme ait bir mezar keşfedilmiştir. Mezarda yatan kişinin iskeletinin her iki yanında istiridye kabuklarından oluşan iki büyük mozaik yer almakta olup, doğuda bir ejderha, batıda ise bir kaplan figürü bulunmaktadır. Antik Çin'de gece gökyüzünde ana yönlerde dört dev takımyıldızı hakimdir ve her birinin bir hayvanı temsil ettiği düşünülmektedir. 

Bu dörtlü, Doğu'yu temsil eden Masmavi Ejderha, Güney'i temsil eden Kırmızı Kuş, Batı'yı temsil eden Beyaz Kaplan ve Kuzey'i temsil eden Siyah Kaplumbağa'dır.

Puyang mezarında bulunan iki istiridye kabuğu mozaiğin gerçek yıldız konfigürasyonlarını, yani ana yönlerden ikisinin ilkel takımyıldızlarını, Doğu'nun masmavi ejderhasını ve Batı'nın beyaz kaplanını tasvir ediyor olabileceği ileri sürülmüştür. Puyang mezarı radyokarbonla milattan önce 5.000 yılına, Yangshao boyalı çanak çömlek örnekleri ise milattan önce 5.000 ve 6.000 yıllarına tarihlendirilmiştir. Buradan Çin astronomik gözlemlerinin milattan önce en az 5.000 yıl önce başladığı sonucuna varıyoruz."

Kaynak/Source: East-Asian Archaeoastronomy: Historical Records of Astronomical Observations of China, Japan and Korea. By Zhenoao Xu, W. Pankenier, Yaotiao Jiang (2000)




Puyang Dragon Burial, with the earliest depiction of a Dragon in China, Yangshao culture

"In June 1987, a neolithic tomb was discovered in the city of Puyang, Henan Province. On either side of the skeleton of the tomb occupant there are two large mosaics formed by clamshells, with the figure of a dragon on the east and that of a tiger on the west. In ancient China, four giant constellations dominated the night sky in the cardinal directions, each thought to represent an animal. 

The four are, the azure dragon respresnting the East, the red bird for the South, the white tiger for the West, and the black turtle for the North.

It has been argued that the two clamshell mosaics found in the Puyang tomb may depict actual stellar configurations; that is, the primitive constellations of two of the cardinal directions, the azure dragon of the East, and the white tiger of the West. The Puyang tomb has been radiocarbon dated to 5.000 years BP and the samples of Yangshao painted pottery to 5.000 and 6.000 BP. From this we conclude that Chinese astronomical observation began by at least 5.000 years BP."


SB Note:

In old Turkish direction system, geographical directions were indicated by colors.


White (AK) - West (Akdeniz = Mediterranean)

Black (KARA) - North (Karadeniz = Black Sea)

Blue (GÖK = sky) - East (Gök Deniz/Hazar Denizi = Caspian Sea)

Red (KIZIL) - South (Kızıldeniz = Red Sea)

(which I shared earlier // daha önce paylaşmıştım)


Türk kültüründe yönler renkler ile belirtilmiştir.

Beyaz (Ak) - Batı (Akdeniz = Mediterranean)

Siyah (Kara)- Kuzey (Karadeniz = Black Sea)

Mavi (Gök) - Doğu (Gök Deniz/ Hazar Denizi = Caspian Sea)

Kızıl - Güney (Kızıldeniz = Red Sea)


SB



18 Mart 2023 Cumartesi

Kurt - Buri Alpler

 

KURT/BURİ-EVREN/BÜKE ALPLER

"Kurt savaşçı" ile miğferli bir asker bezemeli 12.yy taş kabartması 1895 yılında Tuzla'da bulunmuş. Aynı yıl benzer bir başka rölyef Eskişehir'den çıkmış. Bu rölyefin ise her iki tarafında da Kurt başlı çıplak bir adam var. Biri oval bir kalkan taşırken, diğerinin başında da dizgin bulunmaktaymış.

Bu rölyef Dragos Suyu Anlaşması'nı göstermektedir
(Görseldeki rölyef Bode müzesi Berlin'de)


* * *

Dragos Suyu Anlaşması

11 .yüzyılın son çeyreğinde, 1071 Malazgirt Savaşı'nı takip eden ilk on yıl içinde, Ege ve Marmara kıyılarına hatta İstanbul'un karşısında Kadıköy ve Üsküdar'a kadar uzayan Türk akınları yüzünden Bizans'ın Anadolu'da, gerek Bithynia gerekse Phrygia bölgelerinde sahip olduğu şehir ve kalelere ulaşması adeta imkansız hale gelmişti. Fakat Türk akınları ilerleyen yıllar içinde bu bölgelerde ulaştığı uç noktalarda kalıcı olamadı. 1081'de Bizans tahtına çıkan imparator I.Aleksios Komnenos (1081 - 1118) yirmi beş yıldan beri imparatorluğun içine düştüğü karışıklık ve zaafa son vermek üzere büyük bir gayretle harekete geçti. Süleymanşah ile yaptığı Dragos Suyu (*) Anlaşması sonucunda Türkler Boğaziçi kıyılarından Dragos Suyu'nun doğusuna çekilmeyi kabul ettiler.

Dragos Suyu Anlaşması sayesinde Anadolu'da barışı sağlamak ve hem de bu sayede Norman tehdidine karşı Süleymanşah'dan yardım elde etmek imkanını da buldu. Süleymanşah'ın gönderdiği yedibin kişilik askeri birlik ve yine yardım istediği Venedik'in sağladığı donanma desteğiyle dört yıl süren bir mücadeleden sonra Normanlar'ı yenmeyi başardı. Bundan sonra da Trakya bölgesine kadar ilerlemiş olan Peçenekler'i (1091) ve onların arkasından gelen Kumanlar'ı (1094) geri püskürterek Balkanlar'da sükuneti elde etti. Böylece on yılı aşkın bir süre aralıksız devam eden savaşlar sonunda elde edilen başarılar ile imparatorluk yeniden rahat nefes alacak duruma kavuşmuş oldu.

Norman savaşının son bulmasından sonra 1085 yılının sonunda İstanbul'a dönen imparator Aleksios, Süleymanşah'ın Çukurova bölgesini ve Antakya'yı zaptetmek üzere güneye giderken başkenti Iznik'in idaresiyle görevlendirdiği kumandanı Ebulkasım'ın, iki taraf arasında 108l'de yapılan Dragos Suyu Anlaşması'nın şartlarını bozarak Bizans arazisine akınlar düzenlediğini ve Türklerin yeniden İstanbul yakınına kadar ilerlemiş olduğunu gördü. Aleksios derhal karşı saldırıya geçerek Türk akıncılarını kıyı bölgelerinden uzaklaştırdı. Anna'nın ifadesine göre Tatikios (*) imparator Aleksios'un emriyle İznik'te hüküm süren Ebulkasım'a karşı gönderilmişti.

Süleymanşah'ın 1086'da ölümünden sonra ise Aleksios, Selçuklu başkenti İznik'de hüküm süren Ebulkasım'ın elinden Nikomedia (İzmit)'yı ve Kios (Gemlik)'u geri aldı. 1093 yılı başında İznik'de Türkiye Selçuklu tahtına çıkan Sultan I.Kılıç Arslan (1093- 1107) döneminde ise Bizans Türklere karşı İzmit Körfezi ile Sapanca Gölü arasında uzayan çizgi boyunca kuzeydoğu sınırını koruyabildiği gibi, Apollonias (Gölyazı), Kyzikos (Erdek yanında) ve Poimanenon (Eski Manyas / Soğuksu)'u geri almak suretiyle Marmara Denizi'nin güney sahil bölgesini de tekrar eline geçirdi . Buna mukabil Türklerin Anadolu'nun batısında Ege Denizi kıyılarına kadar yayılmalarını önleyemedi.

İmparatorluk, her ne kadar, Karadeniz'in kıyı ve dağlık bölgelerinde hakimiyetini hala devam ettirebilmekteyse de, Orta-Anadolu'da Eskişehir ovasına kadar uzayan Türk yerleşimini de durduramamıştı. Çünkü Balkanlar'da önce Normanlar'a, sonra Peçenek ve Kumanlara karşı yürüttüğü savaşlar İmparator Aleksios'un Anadolu'da Türklere karşı ciddi bir harekete girişmesini engellemekteydi.

Prof.Dr. Işın DEMİRKENT (Bizans Tarihi Yazıları)


* Dragos Suyu Maltepe ve Kartal ilçe sınırları içindedir. Dragos (Ejder/Evren/Büke) suyun iyesidir. Mitolojide ise kökeni ve adı Grekçe olmayan savaş tanrısı Ares'in bekçileridir.

"Türklerde Evren motifi bir alplik örneği olarak karşımıza çıkar. Orhun yazıtlarında alp anlamında Büke sözü belki de buna işaret etmektedir. Evren tipleri bazen buri (kurt) başlarına benzer. Ordos ve Sibirya sanatında, Partların bayraklarında, Türk Kağanlığı döneminin bayrak tepelerinde ve Türkistan ile Uygur duvar resimlerindeki bayraklarda evren başı olarak tekrar eden buri maskesi görülür. Kara-balgasun anıtındaki Kök/Gök-Büke'lerin başı da "buri" maskelerine benzer." - Dr. Emel Esin


* Komutan Tatikios da Türk kökenlidir.


SB


KURT/BURİ-EVREN/BÜKE ALPLER