Translate

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Pontus Devleti Kimin Devletiydi?





"Selçuklu fetih ve iskan hareketlerinden asırlarca önce yöreye yerleşen Saka, Hun, Kuman/ Kıpçak, Macar, Hazar, Avar, Bulgar ve saire gibi Türk urukları bölgeyi Türkleştirmeye başlamışlardı. Bu Türk boylarının bir kısmı yurt tutmak için bölgeye geliyordu, bir kısmı da siyasi ve askeri zaruretlerden dolayı Bizans veya Gürcistan kralları tarafından özel olarak iskan ediliyordu."





PONTUS DEVLETİ KİMİN DEVLETİYDİ ?

Yunanlıların devleti değildi.


Devletin kurucusunun da, hanedanın da, halkının da, Yunanlılarla herhangi bir ilgisi yoktu. Tarihin hiçbir çağında Doğu Karadeniz Bölgesi'ne Yunan göçü olmamıştı ki, (1) Helen' in çocukları orada bir devlet kurmuş olsunlar! Tarih sahnesine M.Ö. 281 , 298, 301 yıllarında çıktığı telaffuz edilen bu devletçik Pers Genel Valisi'nin oğlu Mitridat tarafından kurulmuştur.

- Bu Pers Genel Valisi'nin oğlu Mitridat (veya Mihirdat) Yunanlı mıdır?
- Hayır, Makedonyalı İskender'in ölümünden sonra çıkan post kavgasından istifade ederek Pontus Devleti'ni kuran Mitridat İranlıdır. (2)

Devletin ahalisini de Yunanlılar değil, Halibler, Haldiler, Tibarenler, Makronlar, Mosinekler, Kolhlar, Driller, İskitler gibi (3) Anadolu'nun kadim halkları teşkil ederler. Ünlü tarihçi Faruk Sümer, bu kavimlerin hangi soydan olduklarının bilinmediğini yazıyor ve diyor ki: "Yalnız onlardan hiçbirinin Yunan asıllı olmadığı kesindir!" (4)

Biz bu net ifadeye, Genelkurmay Başkanlığı'nın verilerinde de rastlıyoruz. Genelkurmay'ın bir kaynak eserinde Pontus Devleti'nden bahsedilirken deniyor ki: "Halkı Yunanlı değildi!" (5)

Bu hüküm sadece Faruk Sümer ve Türk Genelkurmay Başkanlığt'na ait değildir. Yunanlı tarihçi Yorgos Kardatos da aynı kanıdadır. Bakın ne diyor: "Yunanlıların Pontus ile hiçbir ilgileri yoktur! Yunanlıların Pontus'la ilgileri Atinalı tüccarların gemilerle gelip, Trabzon bölgesinden çaldıkları inekleri Atina ve Mısıra götürüp satmalarından ibarettir!"

Alfred Duggan, King of Pontus adlı eserinde bu inek hırsızlığından nezaketen bahsetmez ama Pontus krallarının Yunanlılarla hiçbir ilgilerinin bulunmadığını da yazar. Tarihçilerin babası olarak kabul edilen Heredot, İran egemenliği altındaki ulusları sayarken, incelediğimiz bölgede Moşililerin, Tibaren, Makronlu, Mosinekli ve Marlıların yaşadığından bahseder, Yunanlılardan bahsetmez!

M.Ö. 63 yılında yani Pontus Devleti'nin çöktüğü yılda doğup, M.Ö. 23 yılında öldüğü bilinen ünlü coğrafyacı Strabon ve M.Ö. 900 yılında yaşadığı tahmin edilen Homer, İlyada Destanı'nda Truva Savaşları sırasında Doğu Karadeniz Bölgesi'nden Alizonların (Alazonların), Truvalıların yardımına gittiğini kaydederler. Heredot ve Ksnefon, Pontus adını dahi kullanmazlar, bölgeden, orada yaşayanların adını zikretmek suretiyle bahsederler. M.S. 105 yılında doğan Makedonyalı İskender'in Asya seferini anlatan eserinden başka, bize önemli bir Karadeniz Seyahatnamesi bırakan tarihçi Arrianus'un Doğu Karadeniz halklarıyla ilgili listesinde de Yunanlılar yoktur. (6)

Fransız bilim adamı Lebeau (Löba), yukarıda zikrettiğimiz kadim Pontus ahalisinin "burayı çok eskiden beri vatan yapmış olan Turanlılar olduğunu " söylüyor. (7)

Mehmet Aşıki Menazirü'l- Avalim'de, Şemsettin Sami Kamus'ta, Diyarbakırlı Sait Paşa Mirat'ül İber'de, Süleyman Hüsnü Tarih-i Alem'de, Hüseyin Hüsamettin Amasya Tarihi'nde, Tibarenlerin, Mosineklerin, Haldilerin, Haliblerin, Makronların, Doğu Karadeniz'in eski halkları olduklarını yazarlar. Lebeau, Ksenefon'un milattan 400 yıl önce Doğu Karadeniz'de karşılaştığı Mosineklerin "tıpkı Doğu Karadeniz'in diğer kadim halkları gibi Turanlı olduğunu " belirtir!

Hüseyin Hüsamettin Efendi ile Diyarbakırlı Sait Paşa bu "Turanlı" kavramına açıklık getirerek "Mosineklerin Türk olduğunu" yazarlar! Hüseyin Hüsamettin Efendi, Doğu Karadeniz'in diğer eski halkları gibi ''Makronların da Türk olduğunu" kaydeder. Ona göre bu halka daha sonra "Çan" adı takılmış, oturdukları bölgeye "Çanika" demiştir ki, işte koca bir bölgenin adı olan Canik, bu Çanika kelimesinden bozmadır. (8)

Jakop Phillipp Falmerayer adında bir Alman tarihçi vardır. Bu tarihçi 19. yüzyılın başlarında Batılı kralların ve sarayların yardımıyla canlandırılmak istenen "Elen Dostluk Akımı" nedeniyle Danimarka'nın Kopenhag Üniversitesi tarafından açılan yarışmaya, maksada pek uygun bir eserle katılır: Trabzon İmparatorluğu Tarihi.' (9) Ödül almak için eserini Elen dostlarına beğendirmek zorunda olan bu tarihçi bile bütün gayretlerine rağmen "Trabzon'un Kafkasya'dan gelen Türkler tarafından kurulduğunu" gizleyememiştir.

Friedrich Hrozny, "Ortaasya'dan Kafkasya'nın kıyı kesimine gelen boyların uygarlık öğreterek buralara yerleştiğinden" bahseder. R.P. Pullant ve Charles Texier de aynı görüştedir. Onlar da "Trabzon'un yerli halkının Türk olduğunu " yazmışlardır. Fransız seyyah Texier, Architecture Byzantine adlı eserinde, "Trabzon'un milattan yüzyıllarca önce Ortaasya'dan gelen Türk boyları tarafından kurulduğunu " kaydeder.

Türklerin M.Ö. 1000 yıllarından itibaren Doğu Karadeniz Bölgesi'ne yerleşmeye başladıkları, başka bilim adamları tarafından da tespit edilmiştir. (10) Bazı tarihçiler ise bu tarihi M.Ö. 2000 yıllarından başlatırlar. (11)

Yunanlılar ise Fenikelilerden az sonra M.Ö. 670 yıllarında bölgede bazı ticaret kolonileri ve balıkçılık merkezleri kurmuşlarsa da yöreye kalabalık kitleler halinde yerleşmemişlerdir. Sadece şehirlerde ticaret maksadıyla bulunmuşlardır. Nitekim Bizans İmparatoru Teophiros, 9. yüzyılda, ülkenin idari taksimatını yeniden düzenlerken, Trabzon'u eyalet merkezi yaptığı halde, yeni eyalete Helen, Yunan veya Grek dememiştir, bir Turani kavim olduğunu gördüğümüz Haldilere izafeten Haldiya adını vermiştir.(12)

Yunanlılar, Pontus'un tarihinde hırsızlıktan sonra ancak bir cinayet ve ihanetle adlarını duyurabilmişlerdir ki, zaten Kral VI. Mihridat'ın bir Yunanlı olan kraliçe tarafından öldürülmesiyle devletin de sonu gelmiştir. Mahmut Goloğlu, bu hain kraliçenin Romalılara yaranmak için Pontus'un ayyıldızlı devlet armasını da kaldırdığını yazıyor.


Latince sözlüklerde Grek kelimesinin hilekar, dolandırıcı anlamlarına geldiği yazılıdır. Eğer ünlü Fransız ansiklopedisi Larousse'un 1930 baskısı, 3 . cilt, 867. sayfasını açarsanız bu hilekar komşunun şöyle tanımlandığını görürsünüz. "Grek: Roue, fripon, escroc, particulierement au yev: Etpulser les grees d'un cerele." Ne demektir bu ?

Türk Dil Kurumu'nun Fransızca - Türkçe Büyük Sözlük'üne göre yukarıdaki metnin manası şudur: "Çıkarı için anasını satar. Kurnaz, sinsi, düzenbaz, dümenci, üçkağıtçı, hin oğlu hin, edepsiz, bilhassa oyunda kulüpten kovulan!" (13)

Böylece çıkarı için anasını satacak kadar tiynetsiz olduğunu öğrendiğimiz bu edepsiz komşuda, hilekarlığın karakter
haline geldiği anlaşılıyor. Şöyle ki:

Eski çağda Yunanlılar Karadeniz'e Pontus adını vermişlerdi. Zaten " Pontus': Grekçe'de "deniz" demekti. (14) Yunanlılar tiynetlerine uygun olarak bir elçabukluğuyla, kendileriyle hiçbir ilgisi bulunmayan bu devleti kendi devletleri, devletin İranlı kurucusu Mihirdat'ı da Mihirdates yaparak kendi kahramanları ilan ettiler! Karadeniz'in güney sahillerine Pontus , bölge sakinlerine de Pontuslu dediler. Sonra bölgede yaşayan bütün Hıristiyanları Yunanlı ilan ettiler. Onlara göre Karadeniz Müslümanları da Türklerin zoruyla din değiştirmiş Ortodokslardı.

Aynı oyunun Trabzon isminde de oynandığı anlaşılıyor. Hüseyin Hüsamettin Efendi, Amasya Tarihi'nde Trabzon adının Tibaren veya Tibaron kelimelerinden bozma olduğunu yazar. Diyarbakırlı Sait Paşa'nın Miratü'l İbar'da bildirdiğine göre bazı Arap tarihlerinde Trabzon'un adı, şehirde çoğunluğu teşkil ettikleri anlaşılan Tibarenler'e izafeten Tibarende, Tibarite, Trabende, Trabzende imlaları ile yazılmıştır. Bazı Arapça eserlerde ise Karadeniz'e Bahr-i Trabezanda yani Trabzon Denizi denmektedir. İdrisi şehrin adını Atreb ezun olarak kaydeder.

Konuyu inceleyen Mahmut Ak, Joachim Lelewel'in Atlası'nda Trabezonda olarak geçen kelimeyi Batılı kartografların Trabezonda, Trebxonda, Trebezonda, Trebisond, Trapezunt, Trabiso n şeklinde okuduklarını yazmaktadır. (15) Yunanlılar, yine bir el çabukluğu ile bu kelimeyi " Trapezous" haline getir rek güya Yunanlılaştırıvermişlerdir! Oysa Karadeniz sahilinde Yunanlılar tarafından kurulmuş herhangi bir şehir yoktur! (16)


NECDET SEVİNÇ
''Pontus''ta Hesaplaşma
(okuyalım,okutalım-SB)

1) Mahmut Goloğlu, Anadolu'nun Milli Devleti Pontus, Ankara, 1973, s.xvıı.
2) Faruk Sümer, Tirebolu Tarihi, İstanbul, 1992, s.14.
3) Sakalar'ın ismi Anabasis'te Skythenler (yani İskitler) olarak geçiyor.
4) Faruk Sümer, a.g.e .  s.12.
5) Türk İstiklal Harbi, c. VI, İstiklal Harbi'nde Ayaklanmalar, Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı Yayınları, Ankara, 1974, s.281
6) Mahmut Goloğlu, a.g.e., s.79.
7) Bakınız: Mahmut Goloğlu, a.g.e., s.12, 97.
8) Doğu Karadeniz'in Türklüğü ile ilgili birçok araştırması yayımlanan dilbilimci Necati Demir. Canik adının Pcçeneklerle ilgili olabileceğini yazıyor. Bakınız: "Bir Coğrafi Bölge Olarak Canik ve Tarihi Altyapısı': Silahlı Kuvvetler dergisi, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları, sayı 380, Ankara, 2004, s.66, 67.
9) Hüseyin Albayrak, "Trabzon'un İlk Kuruluşu, Yerli Halkı ve Adı" Yeşil Karadeniz dergisi, sayı 1, Ankara, 2003, s.17.
10) Muhammed Beşir Aşan, "Bazı Anadolu Beylikleri'nin Trabzon ile Olan İlişkileri". Trabzon Tarihi Sempozyumu Bildirileri, Trabzon, 2000, s.123.
1 1) Geniş bilgi için bakınız: Bilgehan Atsız Gökdağ, "M.Ö. 2000'1i Yıllardan Günümüze Giresun'daki Türk Varlığı': Giresun Tarihi Sempozyumu, 20-25 Mayıs 1996, İstanbul, 1997, s.25-49.
12) 1554 tarihli Trabzon Tahrir Defteri'nde Rize Kazası'nda Haldi adını taşıyan kişilere rastlanmıştır. (Hanefi Bostan, XV. ve XVI. Asırlarda Trabzon Sancağı'nda Sosyal ve lktisadi Hayat, Ankara, 2002, s.340) Bir araştırmacımız da Oftaki Haldizan ve
Maçka'daki Haldiyan köy adlarının Haldi kelimesinden muharref olduğunu yazıyor. (İlyas Karagöz, Grek, Bizans ve Eski Türk Kaynaklarına Göre Trabzon Yer Adları,Ankara, 2004. s.51)
13) Bakınız Aydın Taneri, Türk-Yunan Kültür Savaşı, Ankara, (Ocak Yayınları arasında çıkan eserde baskı tarihi yoktur). Aydın Taneri Yunan Hükümeti'nin İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra müracaatı üzerine Grek kelimesinin anlamında düzeltme yapıldığını yazıyor.
14) P. Minas Bijiskyan, Karadeniz kıyıları Tarih ve Coğrafyası (1817-1819), Tercüme ve Notlar, Hırand D. Andreasyan, İstanbul, 1969, s.1.
15) Mahmut Ak, "İslam Coğrafyacılarına Göre Trabzon": Trabzon Tarihi Sempozyumu Bildirileri, 6"8 Kasım 1998, Trabzon, 2000, s.29.
16) Yusuf Gedikli, Pontus Meselesi, İstanbul, 2002, s.102, 76 numaralı dipnot.

İçindekiler:
Gaflet, Dalalet ve Hatta
Bizimkiler Uyurken 
Pontus Devleti Kimin Devletiydi?
Doğu Karadeniz'e Türk Yerleşmesi
Hıristiyan Türkler 
Rum Demek, Yunanlı Demek Değildir
Milletlerarası Tezgah
İhanet ve Tehcir






KARADENİZ - AXİNE - EUXİNE
Axine Pontos = Konuk Sevmez Deniz (erişilemez)
Euxine Pontus = Konuk Sever Deniz (erişilebilinir)
AXİNE = AKSİNE = AKSIN.


Haritadaki Türk boylarının (Budin,Thyssagatae, Scythe, Agathyrsi, gibi)  coğrafik konumuna bakarak ve de Türkler'de yönlerin renklerle belirtildiğini hatırlarsak, Karadeniz'e bir zamanlar AK denilmesi şaşırtmamalıdır. Çünkü, İskitlerin yoğun olarak yaşadığı bölge Karadeniz'in kuzeyinde kalır. Bu sebeple güneylerinde kalan bölgenin AK olarak adlandırılmış olması doğrudur. Yabancıların "Konuk sever(miş), sevmez(miş)" (aslında, geçit veren-vermeyen anlamında) açıklamasını SİNMEK kelimesinden de çıkarabiliriz, çünkü sinmek aynı zamanda Korkmak demektir. Buradan da AK+SİN'e geliriz. - SB.



siŋ- ‘gizlenmek, saklanmak’: [* -sin buyrum kipi olarak ta geçer. Gel-sin veya Ak-sın da ki gibi; (aksın: sıvının akıtılması...)SB] Kelime, Eski Uygur Türkçesinde sing- ‘damlamak’ şeklinde (EUTS), Orta Türkçede (DLT) sing- ‘gizlenmek, saklanmak’ olarak geçmektedir (KBS). Kelime, Atabey ağzında Eski Türkçedeki şekliyle siŋ- olarak; ancak Eski Uygur Türkçesindeki ‘damlamak’ anlamından farklı olarak DLT’deki ‘gizlenmek, saklanmak’ anlamıyla kullanılmıştır:  “ galannā burdu siŋnemmiş.” (‘Kalanlar burada gizlenmiş.’: AA, 43/22).

Yrd. Doç. Dr. Ertan Besli, Arş. Gör. Ali Osman Yalkın





Scythae - İskit
Sauromatae - Sarmatlar - İskit+Oerpata [Er-Öldüren (Amazon)] 
Tanais - Don
Maiotis - Azak Denizi
Caspium Mare - Kaspium - Kaspiy - Hazar / Gilan (Yılan) / Hyrcanian (Kurt) / Gök Deniz (doğu)
Pontus Euxinus - Euxinus - Axinus - Aksinus - AK.SIN.





ilgili: