12 Şubat 2026 Perşembe

Kibirli ve Küstah Alman Arkeologlar 1

 

Arkeolog Ahmet Semih Tulay'ın bir anısı

BİZE GÜVENİN

Lidar höyük kazısında ne heyetteki kazı başkan yardımcısı şişman adamı, ne de onların işçi çavuşluğunu yapan adama ısınamadım. Özellikle ikisi kazı çukurlarını gezmemden rahatsız. Bir gün kazı çukurunun içindeyken adam benim oraya inmem konusunda bir iki laf edecek oldu ama ağzının payını aldı.

Kazı sabah erken başlıyor, öğleden sonra üç gibi bitiyordu. Bir gün kazı bitimine yakın şişman adamın açmasına indim. Çavuş da orada. Bir şeyleri kazdırıyorlar. Madeni bir objenin kenarı çıkmış ama belli değil. Çavuş bitiş düdüğünü çaldı. Herkes dağıldı ama çukurdaki kişilerde kıpırtı yok. Ben de oturup beklemeye başladım. Şişman adam da oturdu. Karşılıklı bekleşiyoruz. Sonunda dayanamadı sordu. “Semih Bey, siz yemeğe gitmiyorsunuz?”  “Siz” diye sordum. “Hayır, biz biraz çalışacağız” dedi. “Çalışacaksanız ben de gitmiyorum” dedim. Adam kızardı bozardı “ama bize güvenin” dedi. Bensiz çalışamayacaklarını söyledim. Bunun üzerine çalışmaktan vazgeçtiler.

Sonraki birkaç gün içinde o açmadan bronzdan yapılma nefis dört kulplu bir lahit/tekne içinde bir iskelet ve yanında asası, ceylan işlemeli nefis bir altın yüzük ve diğer hediyeler çıktı.


27-01-2026

ANTİKA ANILAR (5) makalesinden / link

EK:

Fırat Nehri'nin sol kıyısında yer alan Lidar Höyük (Urfa), Samsat yerleşimiyle Kommagene'deki Toros Dağları arasındaki geçitte önemli bir ticaret yolu üzerindeydi. Böylece Suriye ile Anadolu arasındaki bağlantılardan birini sağlıyordu. 1979-1987 yılları arasındaki kazılar Aşağı Fırat Kurtarma Projesi'nin bir parçasıydı. Atatürk Barajı'nın su seviyesinin yükselmesiyle daha fazla kazı yapılamamıştır. Lidar Höyük'ün yerleşim tarihi, MÖ 3.binyıl Erken Tunç Çağı'ndan MS 13. yüzyıla kadar uzanıyordu.


SB* Norşun Tepe ile Lidar Höyük kazılarını Prof. Harald Hauptmann (1936-2018) yapmıştı.

SB* Göbekli Tepe'yi kazan Klaus Schmidt onun öğrencisiydi.

Lidar Höyük


***

TÜRK BAYRAĞI

Ahmet Semih Tulay

1983 yazında Bakanlık Temsilcisi olarak gittiğim, Şanlıurfa’nın Bozova ilçesindeki Lidar Höyük Kazısı’nın ilk günleri. Bir gün çalışma mekanı olarak kullanılan salona girdim. Etrafı incelerken köşede duvara yapıştırılmış küçük bir harita gözüme ilişti. Yakından bakınca beynimden vurulmuşa döndüm. Haritada Doğu Anadolu’nun bir bölümü Ermenistan olarak gösteriliyordu. Kazı başkanını bularak salona getirdim ağzıma geleni söyledim. Ardından da kazıyı kapatacağım tehdidini savurdum. Kazı Başkanı özür üstüne özür diliyor, kendini bilmez bir münasebetsizin yaptığını söylüyordu. O kızgınlıkla akşam yemeğini mutfakta yedim.

Sabah erkenden kapım çalındı. Kapıda kazı başkanı duruyordu. “Benimle salona gelir misiniz” dedi. Salona girdik. Haritanın olduğu duvarı gösterdi. Duvarda kaldırılan haritanın yerine yepyeni bir Türk Bayrağı asılmıştı.

20 Ocak 2026 tarihli makalesinden / link


SB* Bayrakla birlikte Türkiye haritasını da asmalıydı. Bu yabancı arkeologların birçoğu küstahtır, efendilik taslar, ters tepince alttan alır, ama düşünceleri ve eylemleri değişmez. Saygıyı hak etmeyenler yüceltilmesin.



Kibirli ve Küstah Alman #Arkeologlar

______________________________


A.Semih Tulay'ın Miletli Aspasia kitabı