Translate

15 Mart 2014 Cumartesi

ALACAHÖYÜK





Alacahöyük, E Mezarı: 
Gümüş bezemeli tunç geyik heykeli.


Kasım 2009’da gerçekleştirilen çalışmalar sonunda edinilen bazı önemli gözlemler:

Yapılan Çalışmalar ve İlk Gözlemler
Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Alacahöyük ITÇ kral mezarlarına ait 800’ün üzerinde envanterlik ve 100 kadar etütlük metal eser bulunmaktadır. Bunlardan 400 adedi şu anda teşhir edilmektedir. 

Şimdiye kadar depodaki etütlük eserlerden 88 adet örnek alınmıştır. Laboratuvarda analiz için gereken ön işlemler tamamlanmış olup kimyasal ve kurşun izotop analizleri devam etmektedir. 3 adet ahşap örneğin C-14 analizi ise sonuçlanmıştır. 

Alınan örneklerin yanı sıra depoda bulunan envanterlik eserlerden seçilen 200 adet eserin analizi, esere zarar vermeden taşınabilir XRF cihazı ile yapılmıştır . Kalan eserlerin analizine 2010 yılında devam edilecektir. Sonuçlar şu an değerlendirme aşamasındadır: Ölçülen değerler tek tek gözden geçirilmekte, hatalı olanlar ayıklanmakta, diğerleri bilgisayar ortamına geçirilmektedir. Esere zarar vermemek için uygulanan metotla sadece yüzeyden ve 3-5 mm. çapındaki bir alandan analiz yapılabilmektedir. Analizi yapılan yüzeyin temiz, korozyonsuz veya kontaminasyona uğramamış olması gerekir, aksi takdirde uzun süre toprak altında kalma ve bozulma sonunda yüzeyde oluşan tuzlar ve benzeri bileşikler veya restorasyon işlemi esnasında kullanılan kimyasal maddelerin kalıntıları da analize yansımakta ve analiz sonucunu yanıltmaktadır. Dolayısıyla bu ikincil verilerin ayıklanması gerekmektedir. 

Ayrıca güneş kursu veya heykel gibi eserlerde birden fazla noktadan analiz yapmak gerekmektedir. Aynı şekilde altın, gümüş ve bronz gibi birçok ayrı malzemenin bir arada kullanıldığı eserlerde muhtelif yerlerden alınmış örnekleri analiz etmek gerekmektedir.

Alacahöyük İTÇ mezarlarında ele geçirilen altın malzemenin hemen hepsi gümüş içermektedir. Gümüş oranı % 5 ile 30 oranında değişmektedir. Ayrıca % 1 ile 5 oranında değişen bakır içermektedir. Öte yandan gümüş eserlerin altın içermediği göze çarpmaktadır. Gümüş sadece bakır içermektedir.

Görünüşte altın olan birçok eserin gümüşten yapılmış olduğu ve altınla kaplandığı anlaşılmaktadır. Anadolu’nun gümüş madeni açısından zengin oluşu gözönüne alınırsa, Alacahöyük’te gümüşün daha sık kullanılması sürpriz sayılmaz. Birçok obje gümüşten yapılmış ve daha sonra altınla kaplanmıştır . Kullanılan gümüşün de saf olmadığı, % 0,5 ile 20 oranında bakır içerdiği anlaşılmaktadır.

Bazı bakır eserlerin de altınla veya gümüş içerikli altınla kaplandığı anlaşılmaktadır.

Saf bakırın çok nadir kullanıldığı anlaşılmaktadır. Daha çok tunç kullanılmıştır. Analizi yapılan tüm bakır eserlerin % 95 gibi büyük çoğunluğu tunçtan yapılmıştır. Ancak % 5 kadarı arsenik içerikli bakırdan veya saf bakırdan oluşmaktadır.

Şimdiye dek Alacahöyük’ten 6 adet demir eser bilinmekteydi. Bunlardan en önemli olanı şu anda teşhirde olan altın kabzalı hançerdir. Depo araştırmasında bir ikinci demir hançer daha tespit edilmiştir . Yapılan analizden nikel oranının düşük olduğu anlaşılmakatadır. Muhtelif yerler üzerinde yapılan analizler sonucunda % 0,60-2,05 oranında nikel tespit edilmiştir; bu da kullanılan demirin meteor kökenli olmadığını gösterir.

Güneş kursu grubundan iki tane depo buluntusu ile teşhirde bulunan bir güneş kursunun analizi yapıldı. Her üçünün de tunçtan döküm tekniği ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Depodaki bir güneş kursunun önce kalay oranı düşük bakırdan dökme tekniğiyle yapıldığı, daha sonra kalay oranı (% 12-15 Sn) yüksek tunç levhalarla kaplandığı anlaşılmaktadır . Güneş kurslarının yapım tekniği hakkında elde edilen bu yeni veriler çok önemlidir ve diğer güneş kurslarının da detaylı analizinin gereksinimini açığa koyar. 

Elektron kakma süslü geyik heykelinin analizi yapılmıştır. Bunun şimdiye kadar sanıldığı gibi elektronla değil, gümüşle süslendiği anlaşılmaktadır. Geyiğin başı gümüşle kaplanmıştır, ayrıca vücut kısmı gümüş halkalarla kakmametoduyla bezenmiştir. Geyik üç ayrı parçadan oluşmaktadır. Kalay içerikleri farklı üç tunç birbirine eklenecek şekilde kalıba dökülmüş, sert bir âletle yüzeydeki pürüzler giderilmiş ve daha sonra yer yer gümüşle kaplanmış ve bezenmiştir.

Sonuç olarak daha önce altın olarak kabul edilen ve yorumlanan birçok eserin gümüş olduğu ve altınla kaplandığı anlaşılmaktadır. Buna göre tüm altın eserlerin tekrar gözden geçirilmesi gerekir. İlk alınan sonuçlar analizlerin devamının kaçınılmazlığını göstermektedir. Alınan sonuçlar Alacahöyük eserlerinin doğru tanımlarının yanı sıra M.Ö. 3. binyıl madenciliği ve kullanılan teknolojiler hakkında da önemli bilgiler verecektir.Bilim dünyasını ilgilendiren diğer bir konu ise mezarların tarihi ile ilgilidir. 

Bilindiği gibi Alacahöyük kazıları 1935 yılında Remzi Oğuz Arık ve Hamit Zübeyr Koşay tarafından TTK adına başlatıldı. Daha ilk yılda yapılan sondajlarda höyükte 4 kültür tabakası tespit edilmişti: En altta ana kaya üzerinde 14.-9. mimarî tabakaları içeren Kalkolitik Dönem kalıntıları yer almaktadır. Onun üzerinde (8.-5. mimarî tabakalar) kral mezarlarının da bulunduğu İTÇ gelmektedir. 5. mimarî kat büyük bir yangın tabakasıyla son bulur. Yangın tabakasının üstünde Hitit Dönemi kalıntıları yer almaktadır (4.-2. tabakalar). En üste ise Frig, Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemini barındıran karışık bir katman gelir.

Konumuz olan kral mezarları İTÇ dönemine ait 5. ve 7. kültür tabakalarında gün ışığına çıkmıştır. Hafirler H, S, B, D, R, T’, T ve A’ mezarlarını 5. mimarî kata, A, C ve E mezarlarını 6. mimarî kata F, K ve L mezarlarını ise 7. mimarî kata dâhil etmektedirler. Buna göre mezarların hem kendi aralarında hem de Alacahöyük kronolojisindeki yerleri farklı yorumlara yol açmaktadır. Şimdiye kadar arkeolojik literatürde genel kanı mezarlar için M.Ö. 2500-2200’leri önermektedir.

Bu kapsamda bazı bız ve saç tokasının içinde kalmış ahşap kalıntılardan alınan örneklerin C-14 tarihleri önem taşımaktadır. A, A’ ve S mezarlarından alınan üç örnek M.Ö. 2850-2500 tarihini vermiştir.

Bu yeni C-14 tarihleri mezarların şimdiye kadar düşünüldüğü gibi M.Ö. 3. binyılın ikinci yarısına değil, aynı binyılın ilk yarısına, yani İTÇ II’ye ait olduğunu göstermektedir. 

Bu sonuç Alacahöyük kral mezarlarının tarihini değiştirdiği gibi, aynı zamanda İç Anadolu kronolojisini de etkileyecek önemdedir.





ALACAHÖYÜK İLK TUNÇ ÇAĞI METAL BULUNTULARI ÜZERİNE 
ARKEOMETALURJİK ARAŞTIRMALAR
Prof.Dr.Ünsal YALÇIN
Deutsches Bergbau-Museum Bochum
Arkeometri,2010, pdf


ALACAHÖYÜK - link




Alacahöyük'te bir KOÇ


____