ali şir nevai etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ali şir nevai etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2015 Pazar

Ali Şir Nevai / Türk Dili



Men Türkçe başlaban rivayet
Qıldım bu fesâneni hikâyet.
Kim, şuhreti çün cahânga tolgay,
Türk eliğe dağı behre bolgay.
Nev çünki bükün cahânda etrâk
Köptür huştab'u safı idrâk.

A.Nevâî, 
"Mükemmel Eserler Toplamı", 9. Cilt, Taşkent 1992

Nevai'nin yaşadığı dönemde Farsça Edebiyat, Arapça'ysa Bilim diliydi. Bunu bilmek bile yaptığı işin büyüklüğü hakkında bir fikir verir. Nevai'nin başlattığı çığır bütün Orta Asya ve Anadolu'da yankılarını buldu. İran ve Hindistan saraylarında eserleri okundu, öyleki Çağatay lehçesine "Nevai Dili" denildi. 4 Türkçe 1 Farsça divan hazırladı, ayrıyeten 18 eseri daha var.

* 15 yy'da yaşamış olan Ali Şir Nevai, 1488 yılında Esterabad valisiyken yazdığı “Târîh-i Mülûk-i ‘Acem” (İran Memleketleri Tarihi) eserinde “Arjasp Binni Efrasiyab kim, Türk Padişahi erdi", derken Avesta'da geçen Arjasp'ın Alp Er Tunga olduğunu söyler. Kaşgarlı Mahmut‘dan sonra Türk diline hizmet eden en büyük Türk edebiyatçılarından biridir......

Nevali mesela,  Türkçe'de atın muhtelif yaşlarda olanlarına ayrı ayrı isimler verildiği halde Farsça'da sadece bir kelimeyle bunlar karşılanmaktadır demektedir. Nevali daha da ileri giderek Türklerin daha da zeki olduğunu, daha kolay dil öğrendiklerini ileri sürmüştür. Halbuki Farslar Türkçe'yi aynı kolaylıkla öğrenemezler, demektedir. 

Eserinde Türk dilinin üstünlüğünüde ispat ediyor. Burda yüz tane fiili alıyor, ve bu yüz fiil sizin övdüğünüz Fars dilinde bulunmamaktadır, bu Türk dilinin zenginliğinin ispatıdır, siz Fars dilinde şiir yazan şairler neden kendi dilinizi beğenmiyorsunuz? Oysa Türk dili zengin bir dil ve bu dilde eserler verin,  diyor. Bununla birlikte herhangi bir şairin kendi ustalığını Türk dilinde daha kolay göstereceğini söylüyor.


VE 




Ali Şîr Nevaî’nin doğumunun 550. yılı anısına 1991 yılında Rusya Merkez Bankası'nca basılan hatıra parası. Bu para ile ilgili Dünya Para Kataloğu'nda Almanca olarak şöyle yazmaktadır: "Alişer Navoi: tschagatai-türkicher Dichter aus Herat heute Afghanistan, Begründer der tschagataischen Literatur sprache und Dichtung Turkestans."
















Ali-Shir Nava'i 
one of the biggest Turkish poet, man of letters who lived in the 15th century.

 "A Tournament at Arms", Folio from a Divan (Collected Works) of Mir 'Ali Shir Nava'i 
(metropolitan museum: and again nothing about Turks-Turkish culture : the info is given "islamic"," iran"???)
Why are te "West" so afraid to use these words; 
Turkish Culture or Turkish, Turks?



Mir 'Ali Shir Nava'i - 1499–1500
photo:Divan (Collected Works) of Nava'i (Ali Şir Nevai)


"Horses in various ages have separately names in Turkish, but in Persian language just one. The Turks can learn another language easier than the Persians, however they can not learn Turkish so easily"


"A Scene of Conviviality at Court", 
Folio from a Divan (Collected Works) of Mir 'Ali Shir Nava'i



"Hunting Scene", Folio from a Divan (Collected Works) of Mir 'Ali Shir Nava'i


"A Contest of Skill in Archery on Horseback", Folio from a Divan (Collected Works) of Mir 'Ali Shir Nava'i

"Preparation For a Noon-Day Meal," Folio from a Divan (Collected Works) of Mir 'Ali Shir Nava'i



ek bilgi:

Türklere Arapçanın kutsal bir dil olduğunun benimsetilmesinde ne yazık ki Türk seçkinlerinin de etkisi büyük olmuştur. Türk dilcisi Ali Şir Nevai, Farsçanın biricik yazı dili olarak benimsendiği bir dönemde tüm gücüyle Farsçayı kötüleyip Türkçeyi yüceltmeye çalışmış, ancak söz Arapçaya gelince Farsçaya karşı dikilen boynu, Arapça önünde eğilmiştir. Arapça deyince akan sular durmuştur. Nevai, Arap dilininn üstünlüğünü benimsemesine bir gerekçe olarak, Kur'an'ın bu dille yazılmış olduğunu söylemektedir. Ancak Arapların başlangıçta Kur'an ayetleri kendilerine okunduğu zaman, bu kutsal buyruklara da, Tanrı'nın elçisi Muhammed'e de, yine o Arap diliyle sövdüklerini unutuvermiştir. Türkçenin üstünlüğünü savunurken; öte yandan Arapçanın Türkçeden de , bütün dillerden de üstün olduğunu söylemiştir. Arapların öteki uluslara, Arapçanın öteki dillere üstünlüğünü ileri sürüp buna inanmayanları cahillikle (bilgisizlikle), kafirlikle suçlandıran İbn Kuteybe'ye karşı çıkan Biruni, gerçekte Arapların daha cahil olup, İslam'a ayak diremede öteki uluslardan daha şiddetli olduklarını, Kur'an'dan alıntılarla kanıtlamıştır. Biruni'ye göre, ulusların birbirlerine üstünlük taslamaları, 
boş bir davranıştır, kötüdür.

Tanrının elçisi Musa, Yusuf, İsa, İbrahim ve Nuh Arapça falan konuşmuyordu. Tanrı Arapçadan başka dillerle bildirimde bulunduğuna göre, Tanrı'nın Arap dilini diğer dillerden daha üstün, diğer dillerden daha kutsal saymadığı apaçıktır.

Prof.Naim Onat'ın Arapçanın Türk diliyle Kuruluşu adlı kitabında şunlar yazılı:

"Arapça dünyanın en zengin lisanı sayılıyor. Kelime çok. Ancak lugat toplanırken muhtelif kabilelerin şive ve lehçeleri hep tesbit olunarak - hatta peltek söyleyenlerin telaffuzları bile sanki ayrı bir kelime imiş gibi gösterilerek- bunlar sanki ayrı ve başlı başına birer sözcük imişler gibi, madde başı yapılmışlardır. Lugatın hacmi işte böyle bölye yapay olarak şişirilmiştir. Arap filologları da bu hakikati belirtiyorlar."

Cengiz Özakıncı
Dil ve Din; Kur'an'ı Doğru Anlamak,2007



Farsçadaki Türkçe sözler

Farsça yabancı kelimelerin çok olduğu bir dildir ve bu dilde binlerce Türkçe kelime vardır. 1942’de Fuad Köprülü yazdığı bir makalede Farsçadaki Türkçe kelimelere dikkati çekmiş, 280 Türkçe kelime tesbit etmiştir (Fuad Köprülü, “Yeni Fariside Türkçe unsurlar”, Türkiyat mecmuası, 1942-45, 7-8, sayı, 1-6.).

Alman alimi Gerhard Doerfer, Farsçanın yüzde seksenini Arapça kelimelerin oluşturduğunu, lakin bu yüzden Farsçanın bir Sami dili sayılamayacağını söyler. F. K. Timurtaş da Farsçadaki Arapça kelimelerin Farsçadan fazla olduğunu kaydeder (F. K. Timurtaş, Osmanlıca Grameri, İstanbul 1964, 248. s.). Doerfer, Yeni Farsçada Türkçe ve Moğolca Unsurlar (Turkische und Mongolische elemente im Neupersischen, Wiesbaden, 1963, 1965, 1967, 1975) isimli 4 ciltlik eserinde bunlardan binlercesini tesbit etmiştir.

Doerfer’in kitabının 1. cildi Moğolca kelimelere ayrılmıştır. Burada Farsçaya giren 409 Moğolca söz yer almaktadır. 2, 3 ve 4. ciltler ise Farsçadaki Türkçe kelimelere ayrılmıştır. Burada da 2.000’e yakın Türkçe kelimeye yer verilmiştir. Ne yazık ki 4 ciltlik bu eser halen Türkçeye tercüme edilmeyi beklemektedir.

Arapçadaki Türkçe sözler

Türkçe en çok etkilendiği dil olan Arapçaya da binlerce kelime vermiştir. Cezayirli bir bilim adamı olan Mohammed ben Cheneb, 1922’de yaptığı “Cezayir konuşma dilinde muhafaza edilen Türkçe ve Türkçe aracılığı ile gelen Farsça kelimeler” adlı araştırmasında (Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten 1966, 157-213. s.) isimli çalışmasında Cezayir Arapçasında 634 Türkçe kelime tesbit etmiştir.

Bu kelimelerin 72’si askerî, 31’i denizcilik, 39’u besin maddelerine ait kelimeler, 59’u alet ve kap kacak kelimeleri, 55‘i giyecek, 65’i sanatlarla alakalı, 313’ü ise çeşitli sahalara ait kelimelerdir. Cheneb, Türkçe özel adları çalışmasına dahil etmemiştir.

Ahmet Ateş, Cheneb’den müstakil olarak yaptığı bir araştırmada Arap edebî dilinde 539 Türkçe kelime tesbit etmiştir. Ateş Türkçe örnek kelimesinin dahi urnîk şeklinde ve “örnek, model, şekil” manasında Arapçaya geçtiğini de (çoğulu arânîk) kaydetmiştir (Ahmet Ateş, “Arapça yazı dilinde Türkçe kelimeler üzerine bir deneme”, Türk Kültürü Araştırmaları, 1965, 2. yıl, 1-2. sayı, 5-25. s.).

Hüseyin Ali Mahfuz, Bağdad Arapçasındaki 500 Türkçe kelimenin listesini yayımlamıştır (Ahmet Ateş, “Arapça yazı dilinde Türkçe kelimeler, 10. yüzyıla kadar”, Reşit Rahmeti Arat İçin, Ankara 1966, 26. s.).

Erich Prokosch adında bir Alman alimi de Sudan Arapçasına 259 Türkçe kelimenin geçtiğini tesbit etmiştir. Bunların içinde ağa, balta, baklava, basma, bastırma, başıbozuk, binbaşı, birinci, bohça, boru, bölük, burma, burgu, damga, demir, doğru, dolap, dondurma, cebehana, çizme, gümrük, hekimbaşı, kanca, karakol, kavun, kavurma, kazan, kılavuz, kışlak, orta, sancak, şiş, tabur, temelli, topçu, yüzbaşı gibi kelimelerle –cı eki de vardır (Erich Prokosch, Osmanisches Wortgut in Sudan-Arabischen [Sudan Arapçasında Osmanlı Kelimeleri],Klaus Schwarz verlag,Berlin 1983,75 s.).

Son zamanlarda bu mevzuda çalışan Bedrettin Aytaç, Arap Lehçelerindeki Türkçe Kelimeler (İstanbul 1994) isimli eserinde Arapçaya şimdilik 941 kelimenin geçtiğini meydana koymuştur (Bedrettin Aytaç, Arap Lehçelerinde Türkçe Kelimeler,TDAV y.,İstanbul 1994,159 s.).

Aytacın çalışmasında Arapçaya geçen kelimelerin 179’unun meslek ismi, 75’inin yiyecek içecek ismi, 97’sinin çeşitli sıfatlar, 45’inin askerlikle ilgili kelimeler, 24’ünün özel isim, lakap ve unvan, 40’ının mekân ismi, 89’unun araç gereç ismi, 15’inin fiil, 52’sinin giyim kuşam ve dokumacılıkla ilgili isimler, 8’inin akrabalıkla, 6’sının madenlerle, 7’sinin hayvanlarla ilgili olduğu görülmektedir. (Toplamı 657’dir). Geri kalan 284’ü sair isimlerdir. Bunların içinde çavuş (çaviş veya şaviş şeklinde), topçu gibi çok kullanılan kelimelerle beraber, çapçak (kulplu ve madeni bir kap, eski Türkçede çamçak) ile sagu (ağıt), sagucu (ağıtçı) gibi günümüz lisanında kullanılmayan eski Türkçe kelimeler bile vardır.

Dr. Yusuf Gedikli - link






Sinan Meydan "El Cevap"


Prof.Dr.Firudin Ağasıoğlu "Etrüsk-Türk Bağı"



// TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
________________________
________________________


24 Aralık 2014 Çarşamba

AFRASYAB / ALP ER TONGA / TONGA ALP ve TOMARS / TOMRİS






ALP ER TONGA  /  AFRASYAB  / TONGA ALP


Pers ve Türk rivayetlerinde geçen "Afrasyab", Milattan yedi yüzyıl önce yaşayan en meşhur kahramanımızdır. Atalarımız ona Tonga Alp - Alp Er Tunga adını vermişlerdir ki, ecdatlarımızın milattan yedi yüzyıl önce Orta Asya'dan ta Karadeniz'e kadar uzanan geniş topraklarda kurdukları Büyük Saka İmparatorluğu'nun mehşhur hükümdarıdır. Milattan önce birinci yüzyıla kadar varlığını sürdüren bu imparatorluğa Persler "TURAN" diyorlardı.

(Tur/Tar Türk kelimesinin köküdür, tüm araştırmacılar bu konuda hem fikirdir. An eki pers dilinde çoğul takısıdır.-SB)

Tonga Alp hakkındaki ilk bilgiler ateşgillerin mukaddes kitabı Avesta'da yer almaktadır. Bu kitapta Turan imparatorundan Afrasyab diye söz edilmektedir. Ebu'l Kasım Firdevsi, Gazneli Türk sultanı Mahmut'un *(997-1030) emriyle yazdığı "Şehname"* adlı eserinin değişik yerlerinde Turan imparatoru Afrasyab'ın Pers padişahlarıyla yaptığı savaşlar hakkında bilgi vermektedir.

Kaşgarlı Mahmut'a göre Tonga Alp havası güzel olan Ordukent (Kaşgar)'te oturmaktadır. Bu sırada Persler de güçlü bir imparatorluk kurmuşlardı. Milattan önce yedinci yüzyılda kurulan Pers Akamenidler sülalesinini (MÖ.700-330) hükümdarı Keyhüsrev Turan hükümdarı Afrasyab'ı mağlup etmiş, o da doğuya çekilip Altay dağlarına geri gelmiş; ama MÖ.625 yılında Azerbaycan'da Perslerle girdiği ikinci bir savaşta atılan bir okla hayatını kaybetmişti.

Tonga Alp'le ilgili Türk ve Pers rivayetleri kafamıza bazı istifhamların oluşmasına yol açmaktadır. Acaba Tonga Alp gerçekten yaşamış tarihi bir kahraman mıydı, yoksa efsanevi bir kişilik miydi? Ellenlerin İskit, PErslerin Saka dedikleri halk Türk müydü yoksa Perslerin akrabaları mıydı?

Tonga Alp'in tarihte geçekten yaşayan bir şahıs olduğu konusunda yeterli delillere sahibiz. Kaşgarlı Mahmud kitabında Tonga Alp hakkında yazılan sagudan bazı parçalar aktarmıştır :



Alp Er Tunga öldi mu -- Alp Er Tunga öldü mü
İsiz ajun kaldı mu -- Kötü dünya kaldı mı
Ödlek öçin aldı mu -- Felek öcünü aldı mı
Emdi yürek yırtılur -- Şimdi yürek yırtılır
Ulşıp eren börleyü -- Erler kurt gibi uluşur
Yırtıp yaka urlayu -- Yaka yırtıp bağrışır
Sıkrıp üni yurlayu -- Yırlayıcı gibi inilder
Sıgtap közi örtülür -- Ağlamak gözü örtülür


Tonga Alp'ın ölümüne gelen beylerin ruh halini beyan eden şiirler de şöyledir:


Begler atın argurup -- Beğler atlarını yordu
Kadgu anı turgurup -- Kaygı onları durdurdu
Mengzi yüzi sargarup -- Benizleri yüzleri sarardı
Körküm angar törtülür -- Sanki safran dürtülür


Tonga Alp hakkında yazılan sagular, onun tarihte yaşayan gerçek bir kahraman ve ecdatlarımızın her zaman saygıyla yad ettiği büyük bir hükümdar olduğunun ispatıdır.







"Büyükelçiler Salonu"nundan detay,7.yy ortaları sağlı sollu Kurt-Ejder tuğlar. 
Afrasiyab / Semerkant





ALP ER TONGA / AFRASYAB / TONGA ALP.

"Pers ve Türk rivayetlerinde geçen "Afrasyab", Milattan yedi yüzyıl önce yaşayan en meşhur kahramanımızdır. Atalarımız ona Tonga Alp - Alp Er Tunga adını vermişlerdir ki, ecdatlarımızın milattan yedi yüzyıl önce Orta Asya'dan ta Karadeniz'e kadar uzanan geniş topraklarda kurdukları Büyük Saka İmparatorluğu'nun mehşhur hükümdarıdır. Milattan önce birinci yüzyıla kadar varlığını sürdüren bu imparatorluğa Persler "TURAN" diyorlardı. 

Tonga Alp hakkındaki ilk bilgiler ateşgillerin mukaddes kitabı Avesta'da yer almaktadır. Bu kitapta Turan imparatorundan Afrasyab diye söz edilmektedir. Ebu'l Kasım Firdevsi, Gazneli Türk sultanı Mahmut'un *(997-1030) emriyle yazdığı "Şehname"* adlı eserinin değişik yerlerinde Turan imparatoru Afrasyab'ın Pers padişahlarıyla yaptığı savaşlar hakkında bilgi vermektedir. Kaşgarlı Mahmut'a göre Tonga Alp havası güzel olan Ordukent (Kaşgar)'te oturmaktadır. Bu sırada Persler de güçlü bir imparatorluk kurmuşlardı. Milattan önce yedinci yüzyılda kurulan Pers Akamenidler sülalesinini (MÖ.700-330) hükümdarı Keyhüsrev Turan hükümdarı Afrasyab'ı mağlup etmiş, o da doğuya çekilip Altay dağlarına geri gelmiş; ama MÖ.625 yılında Azerbaycan'da Perslerle girdiği ikinci bir savaşta atılan bir okla hayatını kaybetmişti... "

"UYGURLAR" Turgun ALMAS (1924-2001), Kaşgar.





...Diğer yandan Türklerin sarışın ve açık renk gözlü olmasından bahseder. Afrasyab'ın bayrağında yaldızla işlenmiş yarım bir ay parlamaktadır der; "Mor menekşe zemin üzerinde, tepede yarım bir Ay'la altın işlemeli ipek bayrak....". Turan ve Çin kralı Argasp'ın ordusunda kullanılan bayrakta Türklerin totemi olan bir kurt resminin varlığı da Şehname'de zikredilmektedir....


Şehname'de Türkler - Tadeusz Kowalski
Çev.Yrd.Doç.Dr.Harun Güngör
Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 1, YıI 1: 289-300



"İran destanlarında Afrasiyap, Divânü Lûgati’t-Türk’te Alper Tunga biçiminde adı geçen kahramanın Sakaların kağanı olduğu sanılmaktadır. Alper Tunga’nın ismi Şehname'de İran-Turan savaşının anlatıldığı bölümde geçmektedir. Bu durum aslında şüpheleri ortadan kaldırmaktadır."


ORTA VE DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ’NİN TARİHÎ ALT YAPISI
(TARİH - ETNİK YAPI - DİL - KÜLTÜR)
Doç. Dr. Necati DEMİR / oku
Genelkurmay ATASE ve 

Genelkurmay Denetleme Başkanlığı Yayınları, 2005

resim için kaynak:




"The Afrāsiāb wall paintings refer to 7th-century Sogdian murals, discovered in 1965 in the residential part of ancient Samarqand (Samarkand), the most famous cycle of which was found in the so-called “Hall of the Ambassadors.”

The importance of Afrāsiāb as an archaeological site was already recognized after fragmentary wall paintings were found at the beginning of the 20th century. In 1965, the local authorities nonetheless decided to continue with the construction of a road in the middle of Afrāsiāb tepe."  link: 





Afrasiab is a Turkish Saka leader called Alp Er Tonga in Turkish.








TOMARS / TOMRİS / TOMYRiS


Milattan önce 625 yılında Tonga Alp öldükten sonra Turan imparatorluğunu Amurg, Melike TOMARS [Tomris] ve Şu adlı hanların yönettiği bilinmektedir.

Keyhüsrev öldükten sonra tahta kardeşi Astıyag (MÖ.584-555) geçti. Ondan sonra, Akemenidler hanedanının başına geçen kişi Keykavus [Kyros]'dur. 

Keykavus, Turanlara hücum ederek Turan hanı Amurg'ı esir aldı. Ellen tarihçisi Kitesias (?-SB) , Turan hanının hanımı Simapitra'nın (?-SB) erkek ve kadınlardan oluşan bir ordu hazırlayarak Perslerle savaştığını ve savaşta Keykavus'u mağlup edip kocası Amurg'u kurtardığını yazmaktadır. Aynı yazara göre bu savaştan sonra Turanlar Keykavus'la bir anlaşma yapmışlardır, ama Keykavus anlaşmayı hiçe sayrak Orta Asya'ya saldırmıştır.

Herodot'un verdiği bilgilere bakılırsa bu dönemde Masagetlerin (Büyük Saklar) başında Melike Tomars bulunuyordu. Keykavus , Orta Asya'ya düzenlediği sefer sırasında Amu nehrinin arka taraflarındaki çölde yolunu kaybetmiş ve arka saflarından ayrılarak mağlubiyete uğramış ve savaşta ölmüştür. Herodot, Keykavus'un bu seferle ilgili ayrıntılı bilgi vermektedir. Anlaşıldığı kadarıyla Heredot bazı ayrıntıları Tomars, hakkındaki rivayetlerden almıştır. 

Tomars hakkındaki rivayetlerde, onun bir tulumu kanla doldurduğu ve savaşta ölen Keykavus'un başını bunun içine sokarak "Kana doymuyordun al, kana kana iç!" dediği nakledilmektedir.

Orta Asya halklarının ülken anası, akıllı, ferasetli, cesur, yürekli ve vatansever Turan kızlarının idolü olan Tomars'ın, Tonga Alp'ın torunu olduğu söylenmektedir. Paul Wittek'e göre Tomars'ın asıl adı Tömür'dür. Yunan tarihçileri ise onu Tomaris ve Tömürs şeklinde kaydetmişlerdir.

Saklar tarihte en ihtişamlı dönemlerini MÖ.7.yüzyılda Tonga Alp zamanında yaşamıştır. Sakların Fars kökenli olduğunu ileri sürmektedirler, ama bu doğru değildir. Nitekim miladı Romalı tarihçi Attalata "İskitler (Saklar) ile Türkler aynı soydandır" demektedir.



UYGURLAR
Turgun ALMAS (1924-2001), Kaşgar
Selenge Yayınları,2013
Bu eser yayınlandıktan sonra Çin hükümeti tarafından tüm eserleri yasaklandı ve ağır siyasi baskılara maruz bırakıldı.







"Massagetlərin türk (hun) olduğu barədə bir çox tarixi qaynaqlar xəbər verir. Məsələn Romalı səlnaməçi Kesariyalı Prokopi, və ya qrabar mətnləri. Əslində yuxarıda gedən olaylar Türküstanda deyil Qafqazda, yəni Azərbaycanda baş vermişdir. Tomur Xanım (onun adını yanlış olaraq Tomris yazırlar) Qafqaz maskutlarının hökmdarı idi. Bu mövzunun coğrafiyası Herodotda göstərilmişdir. Günümüzün tarixçilərisə, nədənsə Ktesinin yazdığına önəm verirlər."
Elşad Alili






Mısır'da "TAMARISK"






Dr.Mustafa Aksoy



***



ŞAHNAME / ŞEHNAME ve FİRDEVSİ

Şahname'nin Türkler hakkında verdiği bilgiler taraflıdır ve objektif bir yargı yoktur. Kaynağı Avestâ, Tevrat ve Hudaynâmeler olan ve bir çeşit Türk düşmanlığı saçan bu eseri Türk Sultanı olan Gazneli Mahmud kabul etmemiş ve Firdevsi ödüllendirilmemiştir. 

Şehname, baştan bir iki genel girişten sonra, sonuna kadar Efrasiyab , İran ve Turan savaşını anlatmaktadır. Bizim Alp Er Tunga adını verdiğimiz İranlıların Efrasiyab dedikleri Türk Kahramanı' nı ve cihana hakim olmuş, asırlarca İran'ı ve Turan'ı yönetmiş olan kahramanımızı yerden yere vurma gayreti içine girmiş; onu korkak, savaştan kaçan, her çarpışmada yenilen ve en sonunda da öldürülen bir asker olarak ele almıştır. Ona göre bizim bu kahramanımız - anlattığı - İran padişahlarının hüküm sürdüğü yılları dikkate alacak olur isek, 300 yıl kadar yaşamış, İran hükümdarlarının torununun torunu ile de savaşmıştır. Zal ve oğlu Rüstem isimli hayâl kahramanlarını hep galip getiren bir destan bu.

Şair, 120 yıl hakimiyet süren Menuçehr zamanında önce Rüstem 'i doğurur, sonra da birdenbire konunun içine İran şahı Nevzer zamanında Efrasiyab'ı İran'a getirir, ardından Bizim Alp Er Tunga'mıza Nevzer'i öldürtür...Ve Nevzer döneminden itibaren, Şehname'nin anlatımında tek konu vardır : Efrasiyab ... Bir insan ömrü ile asla bağdaşmayacak uzunca bir süre bizim Efrasiyâb ona göre yaşamış ve İranlılarla savaşmıştır.

Eserin daha yarısına bile gelmemişken, Efrasiyâb; bu destanda, İran Padişahlarından
-Nevzer- 7 yıl
-Tahmasb oğlu Zev- 5 yıl
-Gerşâsp: 9 yıl
-Keykubat: 100 yıl
-Keykâvus: 150 yıl olmak üzere tam tamına 271 yıl eder ki sadece, eserin bu kısmında 271 yıl ve artı savaşacak yaş en azından 25 olsa, Efrasiyâb'ın yaşının 296 olması gerekir. 

Eserin ne kadar hayâlci olduğunu ortaya koymaya yetmektedir. Firdevsi, "hiç yoktan yeni bir İran halkı diriltme"ye çalışırken, yeryüzü tarihinin en önemli kahramanlarından, tarih yazan Türk, Alp Er Tunga' ya Efrasiyab adını verdikten sonra, ona demediğini bırakmaz. 60.000 beyitlik Şahname-Şehname'sinde baştan sona Efrasiyâb'la uğraşan şair, hayâl kahramanlarıyla asırlarca savaştırır Efrasiyâb'ı ve sonunda daha fazla dayanamaz, bir harpte onu İranlı kahramanlarına mağlup ettirir ve öldürtür. 

Oysa Alp Er Tunga ömrü boyunca hem Turan illerinin hem de İran'ın hakimi olarak adaletle koskoca bir coğrafyayı yönetmiştir. Hiç bir savaşta yenilmeyen, bileği bükülmeyen, kahramanlar kahramanı , tarih yazan kahraman Alp Er Tunga'yı, korkak, kaçak, saklanan, ağlayan, salya sümük yalvaran duruma düşüren bu İran şövenisti Firdevsi'nin yazdıklarından kopyalanıp nesillerimize DESTAN diye sunanlara yazıklar olsun!!!

Gerçek şudur ki : 1000 yıldan fazla İran'ı Türk hakanlar yönetmiştir. 

Gerçek şudur ki: Arian Çingeneleri'nden bir İran ulusu yaratmaya çalışmış Firdevsi ve Türk kahramanı Alp Er Tunga'ya ödlek, korkak ve zavallıların yapacağı şekilde, uydurmasyon ve iftira saçan bir kalem anlayışıyla yaklaşmıştır.



Mustafa Ceylan / LİNK





* "Tomris Türk ismidir. Sakaların (İran'daki İskitlere verilen ad) bilinen en eski Türk boylarından birisi olduğu tarihi gerçeğini burada bir kez daha belirtmekte yarar görmekteyim. Amazonlar ile Büyük İskender arasında politik diyalog sonucu, Amazonlar Büyük İskender'e yılda 100 talent altın ve 500 kadın savaşçı desteği ile 100 adet at teklif etmişlerdir." Uluslararası Giresun ve Doğu Karadeniz Sosyal Bilimler Sempozyumu: 09 - 11 Ekim 2008


* Tur ailesi, "Manijeh, Türkan'ın kralı Afrasyab'ın kızıdır. " - "family Tur, Manijeh is the daughter of Afrasyab, the King of Turkan." A study of the story of Bijan and Manijeh in Ferdowsi’s Shahnameh (The Epic of
Kings) Susan Fotoohi


* "At this time the Massagetae were ruled by a queen, named Tomyris, who at the death of her husband, the late king, had mounted the throne. "Herodotus (1:205) 


* "TOMRIS - historical person, woman rule ( Azerbaijan )Tomyris, was a queen who reigned over the Massagetae, a Turkic people of Central Asia (Azerbaijan ) , at approximately 530 BC. she "defeated and killed" the Persian emperor Cyrus the Great during his invasion and attempted conquest of her country." turkic world


*“Tonga/Tunga” sözcüğü aslında leopar cinsinden yırtıcı bir hayvanın adıdır. Ton/tun leopar veya panter demektir. Türkçede Don/Ton Tong donanımlı olmayı ifade eder ve giysi, teçhizat manaları da taşır. Bu yüzden Şehname'deki Leoparlı olan aslında Afrasiyab olmalıdır....


*Alber, the name of a Trojan commander, is the same old Turkic Alper, denoting “hero”, “brave” (O.Turk. alp, alb, “hero”, “brave” - er “man”) which was widely used as a component of Old Turkic personal names, and in the name of Alper Tonga, a Turanian ruler.
Garasharli discovers this name in old Germanic sagas. “The saga about Nibelungs” tells us about the albs (”heroes”) and their king Alberikh - Trojan by origin, who were the leaders of the Trojans.. 
The Turkic Civilization Lost in the Mediterranean Basin”Chingiz Garasharly


*Afrasiyab, (Afrāsīāb, Afrosiab), günümüz Özbekistan'da MÖ 500 ile M.S. 1220 yılları arasında Semerkand'ın kuzeyinde eski bir yerleşim yeridir. Buluntular Semerkand Afrasiyab Müzesi'nde sergilenmektedir.....


*15 yy'da yaşamış olan Ali Şir Nevai, 1488 yılında Esterabad valisiyken yazdığı “Târîh-i Mülûk-i ‘Acem” (İran Memleketleri Tarihi) eserinde “Arjasp Binni Efrasiyab kim, Türk Padişahi erdi", derken Avesta'da geçen Arjasp'ın Alp Er Tunga olduğunu söyler. Kaşgarlı Mahmut‘dan sonra Türk diline hizmet eden en büyük Türk edebiyatçılarından biridir......



Ali Şir Nevai Belgeseli: 
1-TRT: