john caskey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
john caskey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2025 Cuma

CASUS ARKEOLOGLAR 2 - SB

 

CASUS ARKEOLOGLAR 2 - SB

(II.Dünya Savaşı Dönemi)


Alman akademisi ile Alman Arkeoloji Enstitüsü (DAI) Amerikan Okulu ile Amerika Arkeoloji Enstitüsü (AIA)'nün birleşiminin muadili olarak, klasik arkeoloji ve filolojiye uzun süre hakim olmuştu. Alman hükümeti DAI'yi finanse etti ve ülkenin dış politikasını meşrulaştırmak için kullandı. 1936 Berlin Olimpiyatları'nı destekleyen milliyetçi propagandasının bir parçası olarak, Riefenstahl'ın Olympia filminde yüceltilen hükümet, Olympia kazılarını da yeniden başlattı. Bu durum, Almanya'da sık sık lisansüstü çalışmalar yapan ve buna karşı durmaktan nefret eden Amerikalı arkeologların gözünden kaçmadı. Ancak Hitler 1938'de Sudetenland'ı ilhak ettiğinde, Young'ın Agora'daki meslektaşı Benjamin Meritt protesto amacıyla DAI'deki prestijli üyeliğinden istifa etti.

Princeton'a döndüğünde Meritt siyasette aktif hale geldi ve izolasyon yanlıları ile İngiltere'yi destekleyenler arasında bölünmüş olan durgun Amerikan hükümetini hedef aldı. İleri Araştırmalar Enstitüsü'nde Albert Einstein ile aynı çatı altında çalışan Meritt, aylarca ABD'nin hazırlıklı olmasını ve küresel sorumluluk almasını savundu. Mussolini'nin Arnavutluk'u işgali ve Avrupa'da savaşın patlak vermesinin ardından Meritt, senatörüne ve kongre üyesine mektup yazarak ulusal savunmayı, topyekûn hazırlıklı olmayı ve Almanya'nın Atlantik'in diğer yakasında yenilgiye uğratılmasını sağlamak için ABD'nin İngiltere ve Fransa'ya destek vermesini savundu. (*) Ancak o sırada yeniden seçilmek üzere olan Başkan Franklin Delano Roosevelt buna karşı çıktı.

(*) Almanya'nın Avusturya ile birleşmesinden sonra Meritt, Okul'un yayını Hesperia'nın basımını Viyana'dan Amerika'ya taşıdı. Meritt Avusturya, Almanya ve İtalya'da üniversite ve müzelerdeki görevlerini kaybetmiş ya da toplama kamplarına gönderilme tehdidi altında olan Yahudi arkeologları kurtarmış ve onlara Enstitü'de geçici sığınma hakkı tanımıştı. Şöyle yazmıştı: "Son savaşa piyade eri olarak katıldım. Hoşuma gitmedi ve bir daha gitmek istemiyorum. İki oğlum var ve onların da gitmesini istemiyorum. Ama Amerikan yaşam tarzımızı korumak için savaşırdım ve oğullarımın da savaştığını görmekten memnuniyet duyarım. Kendimizi savunmak için askerileşmiş bir ulus olmalıyız. Kendi çıkarlarımız için ... İngiltere ve Fransa'ya kazanmalarına yardımcı olmak için ihtiyaç duydukları tüm malzemeleri göndermeliyiz. "


Allen'in kitabından çeviri ve ek bilgiler SB


* Benjamin Dean Meritt (1899-1989);

Arkeolog- Casus. OSS Yabancı Uyruklular Şubesi. Princeton Üni, Profesör. ASCSA (Amerikan Klasik Araştırmalar Okulu Atina). Eşi Lucy Shoe Meritt (1906-2003) de bir arkeolog. Lucy de Bryn Mawr College mezunu ve ASCSA'da çalıştı. Casus olmaması düşünülemez.


* John Caskey  (1908-1981);

Arkeolog - Casus. Binbaşı, 1943-44 İzmir Gizli İstihbarat Şubesi (SI) Şefi; 1945-46 Gizli İstihbarat Şubesi (SI) Münih Şefi; Yale ve Cincinnati Üniversitesi, Profesör. ASCSA. Blegen'le birlikte TUROVA KAZILARI.


* Virginia R. Grace (1901-1994); (görselde)

Arkeolog-Casus. OSS İzmir, Katip, sekreter. 1944 şifreler ve raporlar. OSS İstanbul Yunan Masası raporlama ve çeviri. ASCSA. Bryn Mawr Doktora. Agora Atina, Kourion (GKRY), LAPTA (KKTC) ve BERGAMA TARSUS kazıları. Tarsus'ta kazı başkanı Hetty Goldman* altında çalıştı.


* Hetty Goldman da ilginç bir karakter. Meşhur Goldman soyundan geliyor. Princeton Üniversitesi'nden arkeologlar Yunanistan'a Yardım için Amerikan Okul Komitesi'ni kurarlar. Capps, Shear, George Elderkin, Meritt, Hetty Goldman, Alison Frantz, Lucy Talcott ve Oscar Broneer gibi isimler Meritt'in Enstitü'deki ofisinde bir araya gelerek tüm genel masrafları üstlenir ve gerekli parayı toplamak için gönüllü olurlar. Frantz ve Talcott bir kitap yayınlayacak ve gelirini bağışlayacaktır. Princetonlular amaçlarına ulaşmak için, Meritt'in küçük oğlunu, Yunan Bağımsızlık Savaşı'nın kahraman askerlerinin giydiği siyah yelekler, beyaz bluzlar, etekler, çoraplar ve kırmızı ponponlu ayakkabılarla Yunan evzonları gibi giyindikleri ve torunları olan seçkin dağ birliklerinin bugünkü mücadeleye öncülük ettiği bir yardım konseri düzenler. Hetty Goldman Balkan Savaşları ile I. Dünya Savaşı sırasında da Yunanistan'a yardım faaliyetlerinde bulunmuştur.

Hetty Goldman Alalakh'ta kazı yapan casus Leonard Woolley tarafından kazı alanına davet edildi. Woolley casus Gertrude Bell ve casus Arabistanlı Lawrence ile dosttu. Woolley'in Türklere esir düşmesiyle ilgili bir anısı Crawford (2015) tarafından aktarılmakta:

"Woolley'in savaş patlak verdiğinde Kraliyet Sahra Topçusu olarak görevlendirildiğinde kendisini Askeri İstihbarat'ta bulması beklenen bir şeydi. Lawrence ile birlikte çalıştığı Kahire'ye gönderildi ve orada çalışan ve Ur'da kazı yaparken kendisi için önemli olacak olan Gertrude Bell ile tanıştı. Daha sonra İskenderiye'ye tayin edildi ve burada Doğu Akdeniz'deki Fransız ve İngiliz casus gemilerinden sorumlu oldu. Bu gemilerden biri Woolley gemideyken Türkler tarafından ele geçirildi ve sonraki iki yılını bir Türk savaş esiri kampında geçirdi. Mektuplarında oyunlardan, konserlerden ve bir kamp gazetesinden bahsettiği için bu deneyim çok zahmetli olmamış gibi görünüyor. İskenderiye'deki çalışmaları savaş çabalarına faydalı olmuş olmalı ki daha sonra Fransız Croix de Guerre nişanı ile ödüllendirildi.” 


SB



Homer Armstrong Thompson (1906-2000)
Kanadalı klasik arkeoloğu. Kanada donanmasındayken Bari-İtalya'daki "Akdeniz Deniz İstihbaratı" için İngiliz Kraliyet Donanması'na hizmet eder. Atina'daki Amerikan Klasik Çalışmalar Okulu (ASCSA) üyesidir. Atina Agorası 1946-1970 kazı başkanlığı.
Arkeolog Dorothy Burr Thompson ile evliydi.







__________


29 Mayıs 2025 Perşembe

CASUS ARKEOLOGLAR 1 - SB

 

CASUS ARKEOLOGLAR 1 - SB

(II.Dünya Savaşı Dönemi)


İzmir Emniyeti de Yunanistan'ın işgalini beklerken, aniden Caskey'e üç liman önerir; İzmir'in kuzeyindeki Yunan adası Midilli'nin karşısındaki Ayvalık, Ayvalık'ın güneyindeki Çandarlı ve İzmir'in güneyindeki Kuşadası. Hepsi de İngilizlerden ve Karaburun'dan uzaktır.* Coşkuya kapılan Caskey, Doğu Yakası'ndaki yetiştirilme tarzını yansıtan bir iç mantıkla bu limanları şifreli isimlerle adlandırır - “Portland” (Ayvalık), “Boston” (Reşadiye/Çandarlı) ve “Miami” (Kuşadası)- ve “her biri kendi filosuyla her gece merhamet yolculuğuna çıkan bir dizi liman”, hayalini kurar.

Emniyet temsilcisi İzmir'in iki saat güneyinde pitoresk bir liman olan Kuşadası'ndan başlamayı tavsiye eder ve Caskey'yi müstahkem bir adacık ve burun tarafından korunan küçük limana götürür. Bir zamanlar burada Rumlar yaşıyordur, ancak kırmızı kiremitli, beyaz badanalı evleri I. Dünya Savaşı'nda ve 1922-23 yıllarında terk edilmiş, harabeye dönmüştür. Demir attığı yerde küçük bir deniz tamirhanesi ile petrol varilleriyle malzeme balyalarını boşaltmak için bir vincin bulunduğu bir rıhtım vardır. Bu arada, kuzeyde iyi bir yol onu Selçuklu'daki antik Efes bölgesine bağlıyordu ki acil durumlarda OSS'ye telefon edebilirdi.

Kuşadası rıhtımının yakınında Belediye Binası, gümrük binası ve telgrafhane bulunuyordu. Kervansarayın arkasında ve üstünde Emniyet karargâhı vardı. Caskey, ticari kimliği nedeniyle ofis olarak gümrük binasını seçmişti. Caskey, Truva kazılarından* çıkarılan eşyalarla döşenmiş ikinci kattaki bir odada ilk gizli üssünü kuracaktı. (...)

Eylül 1943'ün başlarında Ege sessizliğini koruyordu. Rodney Young hem görevleri hazırlıyor hem de Dow'un gelmesini bekliyordu. Jerome Sperling ise “neredeyse ortadan kaybolacak” kadar derinlere gizlenmişti. John Caskey ise imparatorluğunu Türk kıyıları boyunca genişletmişti.

Emniyet (Türk Güvenlik Polisi/Ajanı/Şefi için kullanılan söz), Caskey'e daha kuzeyde, Çandarlı'dan (“Boston”) Ayvalık'a (“Portland”) kadar gizli limanlar vermişti. Daha kuzeyde, Meriç deltasındaki “New Orleans”, Çanakkale Boğazı'nın Asya kıyısındaki “Cardiff” (Kum Kale) ve Troas açıklarındaki Türk adası Bozcaada (“Bristol”) Makedonya ve Trakya trafiğini idare edebilirdi. Bunlara Kuşadası'nın hemen güneyindeki Aslan Burnu'nu (“Key West”) da ekleyerek Caskey'nin erişim alanını kuş uçuşu 150 mil genişlettiler. Ama koylar, fiyortlar ve yarımadalar mesafeyi iki katına çıkarmıştı. Ancak ulaşım olmadan casusluk ağı yeraltında kalıyordu.

Caskey yakınlardaki İtalyan işgali altındaki Yunan adası Samos'ta hareketliliğin arttığından şüpheleniyordu, ancak tekneler olmadan bunu araştıramazdı. Caskey kendi kayıklarını satın almak için Young'dan altın dilendi öyle ki şimdiye kadar gördüğü tek altının “Orta Minos I'de” kendisinin kazıp çıkardığı altın olduğunu söyledi. Kahire'nin kendi trafiğini idare etmek üzere Denizcilik Birimi'ni kurduğundan habersiz olan Caskey, Rees'i sıkıştırdı ve sonunda Rees ona Eğriboz'dan (Eretria) eski bir kayık verdi.

Türklerin de onayıyla Caskey, 1 Eylül günü öğleden sonra saat beşte ilk saha ajanını "ajan ve kayık avlamak" üzere Sisam'a gönderdi. Caskey'nin “Miami ”deki (Kuşadası) üs şefi olan George Manoudis, ajana tanıtım mektuplarıyla Yunan ve İngiliz servislerinden ödünç alınmış mürettebat verdi. O gece kayığı Mykale Dağı'nın altındaki uzun ve ıssız bir yarımadanın (Dilek Yarımadası) ucuna demirlediler. Ertesi gün ajan bir kayıkla bir mil genişliğindeki Samos Boğazı'nı geçti. Adadaki nöbetçi kulübesine yaklaştığında İtalyanlar onu on sekiz el bombasıyla karşıladı. Caskey'nin ajanı da ateşe karşılık verdi.

Ajan bir İtalyan'ı öldürüp bir diğerini yaraladıktan sonra kayığı karaya çekmişti. O gece “imparatorluk ölçeğinde” bir kutlama yaptı, ancak güvenliğinden endişe eden Caskey'e haber vermeyi unuttu. Ertesi gün Manoudis Kuşadası'na gelen bir kayık dolusu mülteciyi sorguya çektiğinde, Samos'un karantinaya alındığını ve bir Faşist lejyonun gerillaları avladığını anlattılar. Manoudis kayıklarına el koydu ve kayıp ajanı aramaya gitti. Ancak bir İtalyan devriyesi onu yakalayıp esir aldı.

Olaylar hızla gelişiyordu. Lincoln MacVeagh, sürgündeki Yunan hükümetinin yeni ABD büyükelçisi olarak Kahire'ye geldi. Yanında da siyasi analisti olarak Arthur Parsons'ı getirmişti. 3 Eylül'de Müttefikler Messina Boğazını geçerek İtalyan Yarımadasına ayak bastılar. Beş gün sonra, 8 Eylül 1943'te İtalyanlar bir ateşkes imzaladı. Eisenhower İtalyanların teslim olduğunu BBC akşam altı haberlerinde duyurdu. Teslim şartlarına göre, Müttefikler İtalya'ya yumuşak davranmayı kabul ediyordu. Ancak İtalyan gemileri silahlarını Müttefiklere teslim etmeli ve savaş esirlerini de serbest bırakılmalıydı. Bunlar Almanlara teslim edilmemeliydi. Buna ek olarak, tüm İtalya ve İtalyan kontrolündeki topraklar Müttefiklere açılacaktı.

Amerikalı Korgeneral Mark Clark, Salerno'da Müttefiklerin İtalya'yı işgalini yönetirken, Young da Kahire'deki masasında, operasyonunu İtalya'nın batı kıyısındaki Brindisi'ye (Puglia bölgesinde) taşıma konusunda spekülasyonlar yapıyordu. Orada Yunanistan'a 600 yerine sadece 60 mil uzakta olacaktı. Washington'daki Crosby'ye kışı Atina'da SI yaparak ve “Güvercin yumurtaları bırakarak” geçirmeyi umduğunu yazarken neredeyse neşeliydi.

O gece herkesin aklındaki soru şuydu: “Adalara ilk kim ulaşacak?” Churchill Ege'deki “ada ödüllerine” göz dikmişti. “Doğaçlama yapın ve cesaret edin,” diye 9 Eylül'de kurmay başkanlarına telgraf çekti; ”Şimdi yüksek oynamanın tam zamanı.” 

İzmir'deki İngiliz istihbarat personeli Almanları İtalyan takımadalarında yenmek için temaslarda bulundu. Kahire'deki İngiliz ordusu ise "Oniki Ada'nın Eriği" Rodos'a odaklanmıştı, ancak İzmir'deki İngiliz ajanları eldeki imkanlara bakıyordu. (...)


Allen'in kitabından çeviri ve ek bilgiler SB;


** AMERİKALI:

* Rodney S. Young ; "Roger" (1907-1974);

Arkeolog. Casus. Kod adı "Güvercin (Pigeon, Dove)". Kahire Yunan Masası Gizli İstihbarat Şubesi (SI) Şefi. Young Planı kurucusu. NİKİ I Operasyon Şefi. Stratejik Hizmetler Ofisi (OSS) Atina Üssü Ekim-Kasım 1944. Princeton ve Pennsylvania Üni., Profesör. Atina Amerikan Klasik Araştırmalar Okulu (ASCSA). Agora (Atina) kazıları (sponsoru John D. Rockefeller Jr). Pennsylvania Üni sponsorluğunda 1950'den 1974'teki (şüpheli) ölümüne dek GORDİON Kazı Başkanlığı. Türkiye'de Amerikan Araştırma Enstitüsü (ARIT,1964)'ün kuruluşunda yer aldı. Ölümünden sonra Gordion 77-87 kazı başkanlığına arkeolog Keith DeVries (1937-2006) devam etti. Yazı içindeki "Güvercin yumurtaları"nın anlamı Rodney Young'un kod adından kaynaklanıyor.


* John Langdon "Jack” Caskey (1908-1981);

Arkeolog. Casus. Binbaşı. Kod adı "Chickadee ("Baştankara" kuşu)", 1943-44 İzmir Gizli İstihbarat Şubesi (SI) Şefi; 1945-46 Gizli İstihbarat Şubesi (SI) Münih Şefi; Yale Üniversitesi; Cincinnati Üniversitesi, Profesör. ASCSA. Blegen'le birlikte TUROVA KAZILARI. Lerna ve Kea kazıları direktörü. 1980 yılında Amerika Arkeoloji Enstitüsü tarafından Üstün Arkeolojik Başarı Altın Madalyası ile ödüllendirildi. Bu arkeoloji alanında verilen en yüksek ödüldü.


* Sterling Dow "Gümüş (Silver)" (1903-1995);

Arkeolog. Casus. Washington Yunan Masası SI (Gizli İstihbarat) Şefi ; Eylül-Aralık 1943 Kahire Yunan Masası SI Şefi; 1943 ASCSA  (Atina Amerikan Klasik Araştırmalar Okulu) ile Agora (Atina) kazısı; Philips Exeter Akademisi, Harvard Üni, Profesör.


* Jerome L. "Jerry" Sperling (1908-1997);

Arkeolog. Casus. Binbaşı, AUS; Kod adı "Serçe (Sparrow)", "Ağaçkakan (Sapsucker)"; Kahire ve Yunan SI (Gizli İstihbarat) Başkanı; İstanbul Emniyeti ile irtibatlı; Haziran-Ekim 1944 Kahire Young Planı; 1944-46 SI operasyonu "Young Planı" Orta Makedonya Selanik. ASCSA. Cincinnati Üni, Yale Üni, Profesör, TUROVA (KUM TEPE) KAZILARI. Eşi Clio Sperling Jerry ile Kahire'de tanışır. Clio Rodney Young ile birlikte OSS-Kahire Yunan Masası'nda çalışır.


* Margaret Crosby (1901-1972);

Arkeolog. Casus. Kod Adı Missy (Bayan). Washington, Kahire rapor memuru. Bryn Mawr, Yale Üni., ASCSA. Agora kazıları.


* Arthur Wellesley Parsons (1900-1948);

Arkeolog. Casus. Yale ve Johns Hopkins Üni. Korinth ve Agora/Atina kazıları. Amerikan Klasik Araştırmalar Okulu Atina [ASCSA (American School of Classical Studies at Athens)] müdürü. Yunan Yardım Derneği. ABD Dışişleri, MacVeagh'ın siyasi analisti, Kahire ve Atina. 


* Lincoln MacVeagh (1890-1972) ;

Arkeolog. Casus. Diplomat. ABD Atina Büyükelçisi 1943-47. Episkopal Groton Okulu, Harvard Üni. Sorbonne Üni/Paris. (detaylı 4.bölümde)


* Mark Clark (1896-1984);

Korgeneral. I. ve II. Dünya Savaşları, Kore Savaşı, Kore Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması. İngilitere Başbakanı Churchill ona "Amerikan Kartalı" lakabını takmıştı. II.Dünya Savaşı sonunda İtalya'daki Müttefik Kuvvetler Komutanı. 

- Yahudi sorunu konusunda, Eisenhower'ın Kuzey Afrika'daki kilit generalleri George S. Patton ve Mark Clark ilginç karşıtlıklar oluşturuyordu. Patton en kaba ırkçı antisemitistlerden biri olduğunu kanıtladı, Clark ise Yahudi bir anneye sahipti. Patton Almanlara büyük saygı duyuyordu, Clark ise Nazi suçlarının Alman halkının içsel "vahşetini" yansıttığına inanıyordu ve "Adamlarımız çıngıraklı yılanları veya akrepleri öldürür gibi Almanları öldürmeli," diyordu.


** İNGİLİZ:

* Noel Rees; 

Kod adı "Hadzis (=Hacı)". MI-6 Başı. 1941 yılında Sakız Adası'ndaki İngiliz Konsolos Yardımcısı Noel Rees idi. İngiliz Donanması'nın eski bir komutanıydı ve Türk yetkililerle mükemmel ilişkilere sahipti. Annesi Yunan'dı ve tüccar ailesi Levant bölgesinde iyi biliniyor saygı görüyordu. Türk hükümetiyle benzer iyi ilişkilere sahip olan ve Gelibolu'daki İngiliz Savaş Mezarları Komisyonu'ndan sorumlu Avustralyalı Yarbay C.E. Hughes da ona yardım etmişti. Noel Rees İzmir'in batısındaki yarımadada gizli bir deniz üssü kurmuştu. Öyle ki Türk yetkililerin burayı Mihver diplomatları da dahil olmak üzere Türkiye'deki herkese “yasak bölge” olarak tutmasını sağlamayı bile başarmıştı. Ayrıca Mısır'a kaçmak için bir ikmal bağlantısı olan Antiporas-Yunanistan'ta da bir kayık üssü daha kurmuştu. Noel Rees savaştan sonra İzmir İngiliz konsolosu olarak görev aldı.


** YUNAN:

George Manoudis;

Kuşadası üs şefi. Kod adı " Bittern (=Balıkçıl Kuşu)". Yunan Ordusu, Subay, Jandarma. İngiliz Gizli Servisi. Akıcı bir Türkçesi vardı. Çeviri ve daktilo işlerine yardım eden kişi ise eşi Evanthia idi.


** TÜRK:

Emniyet:

* Recai Bey; Albay, TSK, Ege Bölgesi Başkanı. Kod adı Grosbeak (Büyük gagalı ispinoz)

* Tahsin Bey; Teğmen, TSK, Kuşadası Temsilcisi.

 

* "1943’te İngiliz istihbarat örgütü SOE İzmir bölgesi komutanlığını kurmuş ve Türk yetkililerden Alaçatı’da küçük bir tamirhane ve depoyu içeren bir üs kurma imtiyazını koparmıştır. Amerikan istihbarat örgütü OSS(Office of Strategic Service)’nin de Dikili-Aliağa(İzmir) civarında bir üssü vardı." (Sertel, 2016)

* Kuşadası Kervansary'daki Caskey'in gizli üssündeki Truva hazineleri, hangi buluntulardır? Hangi hazinelerdir?..


SB